O, bir aptaldan başka bir şey değil.He is nothing but a fool.
Onun başka bir iş aramaya başladığını duyuyorum.I hear he's just begun looking for another job.
Annesinin ölümünü duyduğunda ağlamaktan başka bir şey yapmadı.He did nothing but weep when he heard of his mother's death.
Onu bir kulübün başkanı yaptılar.They made him the chairman of a club.
Onlar onu başkan seçtiler.They elected him chairman.
Onu başkan olarak seçmeyi uygun buldular.They agreed to elect him as president.
Onu başkanlığa atadılar.They appointed him chairman.
Bir süre bana bakmaktan başka bir şey yapmadı.For a while she did nothing but stare at me.
O, başka herhangi bir kızdan daha güzel.She is more beautiful than any other girl.
O, bir çocuktan başka bir şey değildir.She is nothing but a child.
Onun önerisini geri çevirmekten başka çaresi yoktu.She had no choice but to turn down his proposal.
Babam başkanlığa terfi etti.My father was promoted to president.
Akademisyen öğrenciler sınıfta başkalarına yardımcı oldu.The academically talented students helped others in the classroom.
Sisten başka bir şey göremedik.We could see nothing but fog.
Ünlü yazar bir başka en çok satan kitabı oluşturdu.The famous author created another best-selling book.
Başkan çalışanları kendi inisiyatifiyle hareket etmeye teşvik etti.The president urged employees to act on their initiative.
Yardımınıza ihtiyacım var. Ve ben sizin de başkanınız olacağım.I need your help. And I will be your president, too.
Saat 1.00'de öğle yemeği yiyeceğiz. Başka bir deyişle, 10 dakika içinde.We're going to lunch at 1 o'clock. In other words, in 10 minutes.
İtaat etmekten başka bir seçenek yoktu.There was no option but to obey.
Başka ne?What else?
Bana bir bloknot ya da başka bir şey ver.Lend me a memo pad or something.
Başka bir şey var mı?Anything else?
Başka bir şey?Anything else?
Başkanlık seçimi güzellik yarışması değildir.The presidential election is not a beauty contest.
Başkalarına çok fazla güvenme.Don't depend too much on others.
Başka bir gün daha geldi geçti.Another day gone by.
Ben Allan'ı başkan yardımcımız olarak ilan ediyorum.I declare Allan as our vice president.
Hava soğuk olduğunda genç insanlar içmekten başka bir şey yapmazlar.When it's cold, young people do nothing but drink.
Başkan dört yıl boyunca yönetir.The president governs for four years.
Büyük bir kalabalık başkanın konuşmasını bekledi.A great crowd waited for the president to speak.
Amerikalılar her dört yılda bir yeni bir başkan seçerler.Americans vote for a new president every four years.
Hayatın var olabileceği başka gezegenler var mı?Are there any other planets on which life can exist?
Belki başka bir zaman.Maybe some other time.
Başka bir yolu yok mu?Is there no other way?
Başka yolu yok mu?Is there no other way?
Bir gün başka bir Esperantist ile gerçekten tanışmak istiyorum...I really would like to meet another Esperantist some day...
Bir gün gerçekten başka bir Esperantist ile tanışmak istiyorum.I really would like to meet another Esperantist some day...
O, başka bir yol bulmak zorundaydı.He had to find another way.
O, eski bir başkan karısıydı.She was a former first lady.
Birçok insana göre o başkan olmak için çok gençti.Many people thought he was too young to be president.
Başkan Cleveland uzlaşmaya varmak zorunda kaldı.President Cleveland had to compromise.
Amerikalıların çoğu Başkan Wilson ile mutabık kalmıştı.Most Americans agreed with President Wilson.
Başkan Jackson onaylamadı.President Jackson did not agree.
Başkan Roosevelt öfkelendi.President Roosevelt was furious.
Başkan Roosevelt memnundu.President Roosevelt was pleased.
Yeni başkan ne yapardı?What would the new president do?
Adams 1796'da başkanlığı kazandı.Adams won the presidency in 1796.
Başkan Arthur tasarıyı veto etti.President Arthur vetoed the bill.
Başkan Van Buren rahatsızdı.President Van Buren was troubled.
Franklin Roosevelt 1933'te başkan oldu.Franklin Roosevelt became president in 1933.
Franklin Roosevelt 1933'te devlet başkanı oldu.Franklin Roosevelt became president in 1933.
Başkan McKindley anında cevap gönderdi.President McKinley sent an immediate answer.
Başkan Wilson Almanya'nın özrünü kabul etti.President Wilson accepted Germany's apology.
Andrew Jackson 1828 yılında başkan seçildi.Andrew Jackson was elected president in 1828.
Başkan Roosevelt 1940 seçimini kazandı.President Roosevelt won the election of 1940.
Dwight Eisenhower bir başkan adayıydı.Dwight Eisenhower was the candidate for president.
Başkan Clinton herhangi bir namussuzluk eylemini reddetti.President Clinton denied any dishonorable actions.
Başkalarına sordunuz mu?Have you asked the others?
Her zaman bir başkasının aptalıyız.We're always somebody else's idiot.
O, başka bir dünyadan.He is from another world.