Ana içeriğe geç
Sözlük

başka ile cümle

başka kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Para kazanmaktan başka bir şey düşünmez.He thinks of nothing but making money.
Ben onun seni sevdiğini sanıyordum, ama gerçekte, o başka bir kız seviyordu.I thought he loved you, but as it is, he loved another girl.
O, bir yalancıdan başka bir şey değil.He is anything but a liar.
O başkaları hakkında asla kötü konuşmamayı kural haline getirmektedir.He makes it a rule never to speak badly of others.
Söylenileni yapmaktan başka seçeneği yoktu.He had no choice but to do as he was told.
O şu anda başka bir telefonda.He is on another phone at the moment.
Onun tekrar başkan seçileceğini düşünüyor musun?Do you think he will be elected president again?
O, belediye başkanı ile tokalaştı.He shook hands with the mayor.
O, belediye başkanı ile tanışıktır.He is acquainted with the mayor.
Tekrar belediye başkanı seçildi.He was elected mayor again.
Ona bir belediye başkanı olarak yemin ettirildi.He was sworn in as mayor.
O, belediye başkanı seçildi.He was elected mayor.
Belediye başkanlığı için yarışan adaylardan biridir.He is one of the candidates running for mayor.
Onlar onun belediye başkanlığı için aday olacağını söylüyor.They say that he will run for mayor.
O, belediye başkanlığına aday olacak.He is going to run for mayor.
O, belediye başkanı olarak görev yaptı.He served as mayor.
O, belediye başkanlığı için aday olacak.He will run for mayor.
Başkalarına soru sormayacak kadar çok gururludur.He is too proud to ask others any question.
İşini şikâyet etmekten başka bir şey yapmadı.He did nothing but complain about his job.
O, kendisinden başka kimseyi umursamaz.He cares for nobody but himself.
Kendi hatası için başkalarını suçladı.He blamed others for his own failure.
Başkaları için çalışmaya istekliydi.He was willing to work for others.
Başkaları hakkında her zaman kötü şeyler söylüyor.He is always saying bad things about others.
O, başka nasıl davranabilir?How else can he act?
O başka herhangi bir çocuktan daha uzundur.He is taller than any other boy.
Başka herhangi biri kadar çok çalıştı.He worked as hard as anybody else.
O başkalarına karşı nazik olmamı söyledi.He told me to be kind to others.
Başkaları hakkında kötü konuşmamayı kendisine prensip olarak benimsemektedir.He makes it a rule never to speak ill of others.
Başkalarının duygularına dikkat etmez.He pays no attention to others' feelings.
O, başkalarının gizliliğini ihlal ediyor.He invades the privacy of others.
O birçok adaylar arasından başkan olarak seçildi.He was elected as chairman from among many candidates.
O, başkana yakındır.He is close to the president.
Devlet başkanı olarak göreve başladı.He was inaugurated as President.
O başkan seçildi.He was elected president.
O, başkanlığa adaylığını koymak istiyor.He wants to run for President.
O, başkan olarak istifa etti.He resigned as president.
O, başkanlık için aday gösterildi.He was nominated for the presidency.
Başkanken Japonya'yı ziyaret etti.He visited Japan while he was President.
O, bir aptaldan başka bir şey değil.He is nothing but a fool.
Sabahtan akşama kadar şikayet etmekten başka bir şey yapmaz.He does nothing but complain from morning till night.
Onun kaçmaktan başka seçeneği yoktu.He had no choice but to run away.
Küçük bir sanatçıdan başka bir şey değildir.He is nothing but a minor artist.
Yoksulluktan dolayı okulu bırakmaktan başka seçimi yoktu.He had no choice but to give up school because of poverty.
Onun başka bir iş aramaya başladığını duyuyorum.I hear he's just begun looking for another job.
Annesinin ölümünü duyduğunda ağlamaktan başka bir şey yapmadı.He did nothing but weep when he heard of his mother's death.
O çizgi roman okumaktan başka bir şey yapmaz.He does nothing but read comics.
O bir hayalperesten başka bir şey değil.He is nothing more than a dreamer.
O, sebzeden başka bir şey yemez.She eats nothing but vegetables.
Onu başkan seçmelerine şaşmamalı.No wonder they have elected him chairman.
Onların gidecek başka yeri yok.They have nowhere else to go.
Onlar John'ı komite başkanı yaptı.They made John chairman of the committee.
Onlar Bayan Smith'i başkan atadılar.They appointed Miss Smith chairperson.
Onlar ağlamaktan başka bir şey yapmazlar.They do nothing but cry.
Onlar tüm plandan vazgeçmekten başka seçenekleri olmadığını kabul ettiler.They agree that they have no choice but to give up the whole plan.
Onlar belediye başkanının çekilmesini istediler.They demanded that the mayor should resign.
Onlar başkanın istifa etmesini istedi.They demanded that the president resign.
Onlar başka bir ülkenin iç işlerine karışmamalılar.They should not intervene in the internal affairs of another country.
Geri çekilmekten başka seçenekleri yoktu.They had no alternative but to retreat.
Onu büyük bir çoğunlukla belediye başkanı seçtiler.They elected him mayor by a large majority.
Başkana suikast düzenlemeye kalkıştılar.They attempted to assassinate the president.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod