Seninle başbaşa vakit geçirebileceğimiz bir zamanım olmadı.Jag fick ingen tid å vara tillsammans med dig, bara vi två.
Seninle başbaşa vakit geçirebileceğimiz bir zamanım olmadı.Je n'ai pas eu le temps d'être toute seule avec toi, que nous deux.
Seninle başbaşa vakit geçirebileceğimiz bir zamanım olmadı.Na dodatek nie mieliśmy nawet czasu, żeby byc ze sobą, tylko we dwoje.
Seninle başbaşa vakit geçirebileceğimiz bir zamanım olmadı.Nisem imela časa biti s teboj,samo midva
Seninle başbaşa vakit geçirebileceğimiz bir zamanım olmadı.Non ho avuto il tempo di stare con te, solo noi due.
Seninle başbaşa vakit geçirebileceğimiz bir zamanım olmadı.Nu am avut timp sa stam impreuna , doar noi doi.
Seninle başbaşa vakit geçirebileceğimiz bir zamanım olmadı.Saya tidak memiliki waktu berdua saja denganmu, hanya kita berdua.
Seninle başbaşa vakit geçirebileceğimiz bir zamanım olmadı.Δεν είχα χρόνο να είμαι μαζί σου, μόνο οι δυο μας.
Seninle başbaşa vakit geçirebileceğimiz bir zamanım olmadı.Я не смогла побыть с тобой наедине.
Seninle başbaşa vakit geçirebileceğimiz bir zamanım olmadı..لم يتسنى لي الوقت في أن أبقى معك، نحن الاثنان فقط
Seninle başbaşa vakit geçirebileceğimiz bir zamanım olmadı.だから、今日は二人きりで出かけようよ ね?
Seninle uzun zamandır başbaşa kalamıyordum.A trecut o vreme de cand nu am mai fost in stare sa petrecem ceva timp impreuna asa.
Seninle uzun zamandır başbaşa kalamıyordum.Ca fait un moment que je n'ai pas passé du temps avec toi.
Seninle uzun zamandır başbaşa kalamıyordum.Chúng ta ở bên nhau thế này cũng một thời gian dài rồi nhỉ.
Seninle uzun zamandır başbaşa kalamıyordum.Dawno już nie miałem okazji spędzić trochę czasu tylko z tobą.
Seninle uzun zamandır başbaşa kalamıyordum.Det var ett tag sedan jag kunde spendera tid med dig så här.
Seninle uzun zamandır başbaşa kalamıyordum.E' da molto che non passo un pò di tempo con te in questo modo.
Seninle uzun zamandır başbaşa kalamıyordum.Es ist eine Weile her, seit ich das letzte Mal so mit dir die Zeit verbringen konnte.
Seninle uzun zamandır başbaşa kalamıyordum.Het is een tijdje geweest sinds ik zo een tijdje met jou kon doorbrengen.
Seninle uzun zamandır başbaşa kalamıyordum.Sudah lama aku tidak bisa melewatkan waktu bersamamu seperti ini.
Seninle uzun zamandır başbaşa kalamıyordum.Πάει καιρός από τότε που μπόρεσα να περάσα λίγο χρόνο μαζί σου έτσι.
Seninle uzun zamandır başbaşa kalamıyordum.Прошло столько времени с тех пор, как я проводил с вами время так.
Şimdi sizi başbaşa bırakacağım soru: Hayatınızdan atmak istediğiniz yük hangisi?A kérdés, amivel itthagyom Önöket az, hogy melyik ballasztot dobnák ki a fedélzetről?
Şimdi sizi başbaşa bırakacağım soru: Hayatınızdan atmak istediğiniz yük hangisi?A questão que vos deixo é: qual é o lastro que gostariam de atirar borda fora?
Şimdi sizi başbaşa bırakacağım soru: Hayatınızdan atmak istediğiniz yük hangisi?Câu hỏi của tôi là trong số những hành trang nặng nề bạn nên từ bỏ cái nào?
Şimdi sizi başbaşa bırakacağım soru: Hayatınızdan atmak istediğiniz yük hangisi?De vraag die ik bij u laat is welke ballast wilt u overboord gooien?
Şimdi sizi başbaşa bırakacağım soru: Hayatınızdan atmak istediğiniz yük hangisi?Frågan jag ställer er nu är vad är lasten ni skulle vilja kasta överbord?
Şimdi sizi başbaşa bırakacağım soru: Hayatınızdan atmak istediğiniz yük hangisi?La domanda con la quale ora vi lascio è: quale zavorra vorreste gettare fuori bordo?
Şimdi sizi başbaşa bırakacağım soru: Hayatınızdan atmak istediğiniz yük hangisi?La pregunta que les dejo ahora es: ¿cuál es el lastre del que les gustaría desprenderse?
Şimdi sizi başbaşa bırakacağım soru: Hayatınızdan atmak istediğiniz yük hangisi?La question avec laquelle je vous laisse maintenant, c'est : quel est le lest que vous aimeriez larguer?
Şimdi sizi başbaşa bırakacağım soru: Hayatınızdan atmak istediğiniz yük hangisi?Otázka, z ktorou vás dnes opustím je, čo je vlastne tou záťažou, ktorú by ste chceli vyhodiť cez palubu?
Şimdi sizi başbaşa bırakacağım soru: Hayatınızdan atmak istediğiniz yük hangisi?Въпросът, с който ви оставям сега, е - кой е балансът, който вие бихте искали да изхвърлите през борда?
Şimdi sizi başbaşa bırakacağım soru:제가 여러분께 남기고 갈 것은
Şimdi sizi başbaşa bırakacağım soru:Otázka, kterou za sebou zanechám, je:
Şimdi sizi başbaşa bırakacağım soru:Pozostawiam Was teraz z pytaniem: jaki balast chcielibyście
Şimdi sizi başbaşa bırakacağım soru:Вот вопрос, с которым я вас оставлю:
Şimdi sizi başbaşa bırakacağım soru:השאלה שאני משאיר אותך איתה
Şimdi sizi başbaşa bırakacağım soru:لذا سأترككم مع هذا السؤال
Şimdi sizi başbaşa bırakacağım soru:あなたが投げ捨てるべき
Sizden ayrılırken sizi bu düşünce ile başbaşa bırakıyorum.A tak skončím touhle myšlenkou:
Sizden ayrılırken sizi bu düşünce ile başbaşa bırakıyorum.Dit is dus mijn slotgedachte voor jullie.
Sizden ayrılırken sizi bu düşünce ile başbaşa bırakıyorum.Jag avslutar med att plantera denna tanke hos er:
Sizden ayrılırken sizi bu düşünce ile başbaşa bırakıyorum.Ja jätän teidät tällä.
Sizden ayrılırken sizi bu düşünce ile başbaşa bırakıyorum.Je vais donc vous quitter sur une pensée :
Sizden ayrılırken sizi bu düşünce ile başbaşa bırakıyorum.이 말씀을 드리고 마치도록 하겠습니다.
Sizden ayrılırken sizi bu düşünce ile başbaşa bırakıyorum.Na záver ešte táto myšlienka.
Sizden ayrılırken sizi bu düşünce ile başbaşa bırakıyorum.Og derfor vil jeg efterlade jer med denne tanke.
Sizden ayrılırken sizi bu düşünce ile başbaşa bırakıyorum.Por isso, deixo-vos com este pensamento.
Sizden ayrılırken sizi bu düşünce ile başbaşa bırakıyorum.Úgyhogy ezzel a gondolattal hagyom itt Önöket.
Sizden ayrılırken sizi bu düşünce ile başbaşa bırakıyorum.Und so lasse ich Sie mit diesem Gedanken.
Sizden ayrılırken sizi bu düşünce ile başbaşa bırakıyorum.Và vì vậy tôi sẽ để lại cho các bạn suy nghĩ này.
Sizden ayrılırken sizi bu düşünce ile başbaşa bırakıyorum.Vă voi lăsa cu acest gând.
Sizden ayrılırken sizi bu düşünce ile başbaşa bırakıyorum.Vi lascerò con questo pensiero.
Sizden ayrılırken sizi bu düşünce ile başbaşa bırakıyorum.Y, les dejo este pensamiento.
Sizden ayrılırken sizi bu düşünce ile başbaşa bırakıyorum.Zakończę pewną myślą.
Sizden ayrılırken sizi bu düşünce ile başbaşa bırakıyorum.Za konec bi rada delila tole misel.
Sizden ayrılırken sizi bu düşünce ile başbaşa bırakıyorum.Έτσι θα σας αφήσω με αυτή τη σκέψη.
Sizden ayrılırken sizi bu düşünce ile başbaşa bırakıyorum.И напоследок оставлю вам такую мысль.
Sizden ayrılırken sizi bu düşünce ile başbaşa bırakıyorum.Тож я залишу вас із цією думкою.
Sizden ayrılırken sizi bu düşünce ile başbaşa bırakıyorum.Ще ви оставя с тази мисъл.