Ana içeriğe geç
Sözlük

başbaşa ile cümle

başbaşa kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
İlk önce, böylesine sessiz bir zihinle başbaşa kalmaktan dehşete düştüm.Ticho uvnitř mé mysli mě nejprve vystrašilo.
İlk önce, böylesine sessiz bir zihinle başbaşa kalmaktan dehşete düştüm.Và thoạt tiên tôi bị sốc khi tìm chính mình bên trong một đầu óc im lặng.
İlk önce, böylesine sessiz bir zihinle başbaşa kalmaktan dehşete düştüm.Αρχικά σοκαρίστηκα που βρέθηκα μέσα σε ένα σιωπηλό μυαλό.
İlk önce, böylesine sessiz bir zihinle başbaşa kalmaktan dehşete düştüm.Отначало бях шокирана да се озова в един тих ум.
İlk önce, böylesine sessiz bir zihinle başbaşa kalmaktan dehşete düştüm.Сначала я была в шоке, безмолвие разума.
İlk önce, böylesine sessiz bir zihinle başbaşa kalmaktan dehşete düştüm.Спочатку я була шокована, опинившись у безмовному розумі.
İlk önce, böylesine sessiz bir zihinle başbaşa kalmaktan dehşete düştüm.ובתחילה הייתי בהלם למצוא את עצמי
İlk önce, böylesine sessiz bir zihinle başbaşa kalmaktan dehşete düştüm.وفي البداية كنت مصدومة لأجد نفسي
İlk önce, böylesine sessiz bir zihinle başbaşa kalmaktan dehşete düştüm.ショックを受けていましたが それからすぐに
İşte buradayız, başbaşayız. ne önemi var, uzaklara savrulmuşuz?Aquí estamos, juntos solos, ¿qué pasa si nos vamos lejos?
İşte buradayız, başbaşayız. ne önemi var, uzaklara savrulmuşuz?Aqui estamos nós, juntos e sozinhos. O que importa se sonharmos longe?
İşte buradayız, başbaşayız. ne önemi var, uzaklara savrulmuşuz?Da sind wir, einsam vereint. Was macht es schon, daß wir weit gehen müssen.
İşte buradayız, başbaşayız. ne önemi var, uzaklara savrulmuşuz?Di sinilah kita, hanya berdua apakah berbeda, jika kita berjauhan?
İşte buradayız, başbaşayız. ne önemi var, uzaklara savrulmuşuz?Eccoci qui, da soli assieme che importa se vaghiamo lontano?
İşte buradayız, başbaşayız. ne önemi var, uzaklara savrulmuşuz?Gdy jesteśmy sam na sam nie ważne gdzie nas rzuci los
İşte buradayız, başbaşayız. ne önemi var, uzaklara savrulmuşuz?Här är vi, ensamma tillsammans. Vad gör det att vi vandrat långt?
İşte buradayız, başbaşayız. ne önemi var, uzaklara savrulmuşuz?Here we are, alone together what matter whether, we wander far?
İşte buradayız, başbaşayız. ne önemi var, uzaklara savrulmuşuz?Nơi đây mình ta mặc kệ tất cả, chúng ta đã đi xa?
İşte buradayız, başbaşayız. ne önemi var, uzaklara savrulmuşuz?Nous voici, seuls ensemble Qu'importe que nous errions au loin.
İşte buradayız, başbaşayız. ne önemi var, uzaklara savrulmuşuz?Suntem aici, noi împreună ce mai contează unde mergem?
İşte buradayız, başbaşayız. ne önemi var, uzaklara savrulmuşuz?Tady jsme samotní společně. Zdalipak vadí, že my bloudíme daleko?
İşte buradayız, başbaşayız. ne önemi var, uzaklara savrulmuşuz?Tässä olemme, yksin yhdessä mikä tärkeää on, pääsemmekö pitkälle?
İşte buradayız, başbaşayız. ne önemi var, uzaklara savrulmuşuz?Ето ни, сами, но двама. Нима е драма - далеч сме бродили?
İşte buradayız, başbaşayız. ne önemi var, uzaklara savrulmuşuz?離れ離れになるなんて心配しない 裕福なわけじゃないけど
Mutlak sessizlik. İlk önce, böylesine sessiz bir zihinle başbaşa kalmaktan dehşete düştüm.A princípio fiquei chocada por me encontrar dentro duma mente silenciosa.
Mutlak sessizlik. İlk önce, böylesine sessiz bir zihinle başbaşa kalmaktan dehşete düştüm.In eerste instantie vond ik het schokkerend om in een stilgevallen hoofd te verkeren.
Mutlak sessizlik. İlk önce, böylesine sessiz bir zihinle başbaşa kalmaktan dehşete düştüm.In najprej sem bila šokirana, da sem se znašla znotraj tihega uma.
Mutlak sessizlik. İlk önce, böylesine sessiz bir zihinle başbaşa kalmaktan dehşete düştüm.Ja ensiksi olin sokissa, kun huomasin että aivoni olivat täysin hiljaiset.
Mutlak sessizlik. İlk önce, böylesine sessiz bir zihinle başbaşa kalmaktan dehşete düştüm.Und zuerst war ich darüber erschrocken, mich innerhalb eines stillen Geistes wiederzufinden.
Mutlak sessizlik. İlk önce, böylesine sessiz bir zihinle başbaşa kalmaktan dehşete düştüm.Y al principio, me sorprendí por el hecho de encontrarme dentro de una mente en silencio.
Özellikle karşı cinsle başbaşayken ne diyeceklerini, ne yapacaklarını bilemiyorlar.De ved ikke hvad man skal sige, de ved ikke hvad man skal gøre, specielt i enrum med det modsatte køn.
Özellikle karşı cinsle başbaşayken ne diyeceklerini, ne yapacaklarını bilemiyorlar.De vet inte vad de skall säga, de vet inte vad de skall göra, särskilt i enrum med motsatta könet.
Özellikle karşı cinsle başbaşayken ne diyeceklerini, ne yapacaklarını bilemiyorlar.Họ không biết nói cái gì, không biết làm cái gì, đặc biệt là khi đối thoại với người khác giới
Özellikle karşı cinsle başbaşayken ne diyeceklerini, ne yapacaklarını bilemiyorlar.Ils ne savent pas quoi dire, ils ne savent pas quoi faire, surtout en tête-à-tête avec le sexe opposé.
Özellikle karşı cinsle başbaşayken ne diyeceklerini, ne yapacaklarını bilemiyorlar.뭐라고 말해야할지, 뭘 해야할지 모릅니다. 특히 이성간에 일대일에서 말입니다.
Özellikle karşı cinsle başbaşayken ne diyeceklerini, ne yapacaklarını bilemiyorlar.Não sabem o que dizer nem o que fazer, principalmente na situação de um para um com o sexo oposto.
Özellikle karşı cinsle başbaşayken ne diyeceklerini, ne yapacaklarını bilemiyorlar.Nem tudják, mit mondjanak, nem tudják, mit csináljanak, főleg egyedül az ellenkező nem egy képviselőjével.
Özellikle karşı cinsle başbaşayken ne diyeceklerini, ne yapacaklarını bilemiyorlar.Nevedia čo povedať, nevedia čo urobiť, obzvlášť zoči-voči opačnému pohlaviu.
Özellikle karşı cinsle başbaşayken ne diyeceklerini, ne yapacaklarını bilemiyorlar.Nevědí, co říkat, nevědí, co mají dělat, zejména, když jsou sami s osobou opačného pohlaví.
Özellikle karşı cinsle başbaşayken ne diyeceklerini, ne yapacaklarını bilemiyorlar.Nie wiedzą co powiedzieć, nie wiedzą co mają zrobić, zwłaszcza w sytuacjach w cztery oczy z płcią przeciwną.
Özellikle karşı cinsle başbaşayken ne diyeceklerini, ne yapacaklarını bilemiyorlar.Non sanno cosa dire né cosa fare, soprattutto di fronte a un'esponente dell'altro sesso.
Özellikle karşı cinsle başbaşayken ne diyeceklerini, ne yapacaklarını bilemiyorlar.No saben qué decir, no saben qué hacer, especialmente cara a cara con el sexo opuesto.
Özellikle karşı cinsle başbaşayken ne diyeceklerini, ne yapacaklarını bilemiyorlar.Nu știu ce să spună, ce să facă, mai ales în relațiile cu sexul opus.
Özellikle karşı cinsle başbaşayken ne diyeceklerini, ne yapacaklarını bilemiyorlar.Ze weten niet wat zeggen, ze weten niet wat doen vooral bij een één-op-één ontmoeting met het andere geslacht.
Özellikle karşı cinsle başbaşayken ne diyeceklerini, ne yapacaklarını bilemiyorlar.Δεν ξέρουν τι να πουν, δεν ξέρουν τι να κάνουν, ειδικά όταν βρίσκονται μόνοι με το αντίθετο φύλο.
Özellikle karşı cinsle başbaşayken ne diyeceklerini, ne yapacaklarını bilemiyorlar.Вони не знають що казати, що робити, особливо, залишившись наодинці з протилежною статтю.
Özellikle karşı cinsle başbaşayken ne diyeceklerini, ne yapacaklarını bilemiyorlar.Они не знают, что сказать, они не знают, что делать, особенно один-на-один с противоположным полом.
Özellikle karşı cinsle başbaşayken ne diyeceklerini, ne yapacaklarını bilemiyorlar.Те не знаят какво да кажат, не знаят какво да правят, особено насаме с противоположния пол.
Özellikle karşı cinsle başbaşayken ne diyeceklerini, ne yapacaklarını bilemiyorlar.הם לא יודעים מה להגיד, הם לא יודעים מה לעשות, בעיקר אחד על אחד מול המין השני.
Özellikle karşı cinsle başbaşayken ne diyeceklerini, ne yapacaklarını bilemiyorlar.لا يعرفون ماذا يقولون، لا يعرفون ماذا يفعلون، خصوصا وجها لوجه مع الجنس الآخر.
Özellikle karşı cinsle başbaşayken ne diyeceklerini, ne yapacaklarını bilemiyorlar.特に1対1で異性と対面する場合です 彼らは対面して話す方法を知りません
Peki, seni yeni erkeğinle başbaşa bırakayım.D'accordo, me ne vado, ti lascio a divertirti col tuo fidanzato.
Peki, seni yeni erkeğinle başbaşa bırakayım.De acuerdo, me voy, te dejo para que sobes a tu novio.
Peki, seni yeni erkeğinle başbaşa bırakayım.Du ska nog få vara i fred och tjala med din kille.
Peki, seni yeni erkeğinle başbaşa bırakayım.Gut, ich zieh Leine, damit ihr in Ruhe kuscheln könnt.
Peki, seni yeni erkeğinle başbaşa bırakayım.Nechám tě jít s tím tvým amantem.
Peki, seni yeni erkeğinle başbaşa bırakayım.Zostawiam Cię byś się mogła pomigdalić ze swoim chłopięciem.
Seninle başbaşa vakit geçirebileceğimiz bir zamanım olmadı.Em chưa có cơ hội để đi chơi riêng với anh, chỉ hai đứa mình.
Seninle başbaşa vakit geçirebileceğimiz bir zamanım olmadı.Ich hatte keine Zeit nur mit dir zu sein, nur wir beide allein.
Seninle başbaşa vakit geçirebileceğimiz bir zamanım olmadı.Ik had geen tijd om samen met jou alleen te zijn
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod