başarmış ile cümle
başarmış kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Genellikle babasından daima para koparır ve her zaman bunu başarmıştır.Often, she'll stow away on her father's vehicles, but he always finds her.
Bu turda gerçekten başarmıştı.This tour was very successful.
SCTV ve Saturday Night Live ile meşhurlaşmayı başarmışdır.Pete Davidson, comedian and cast member on Saturday Night Live.
Friends Arena'da düzenlenecek olan finale yükselmeyi başarmıştır.The band made it to the final in Friends Arena.
2007'de ilk kez bir Çin firması olan Baidu NASDAQ-100 endeksine girmeyi başarmıştır.In December 2007, Baidu became the first Chinese company to be included in the NASDAQ-100 index.
Bu yöntemleriyle Amerika'nın dikkatini çekmeyi başarmıştır.This action caught the attention of the United States.
Bunların bir kısmı kuşatma kıskaçlarının dışına çıkmayı başarmıştır.They jettison some of their cargo to escape.
Oxford Genişleme hareketi, "Oxford'u kitlelerle buluşturma"yı başarmıştır.The Oxford Extension movement is sometimes credited with taking "Oxford to the masses".
Trevor ise intikam için oradaki çoğu polisi katledip oradan kaçmayı başarmıştır.Tom manages to kill most of the guards and escape.
Ayrıca bu seneden 1963'e kadar bu kupayı bir kez daha kaldırmayı başarmıştır.He also continued to record occasionally until 1963.
Almanya, enflasyonsuz orijinal finansman yöntemleriyle iç piyasayı canlandırmayı başarmıştır.Germany stopped printing the essentially worthless mark.
İmkansızı başarmıştır tanrıça; iktidarı için, halkı için...Gevurot ("powers") - praises God for His power and might.
Yani babasını kurtarmayı başarmıştır.He was successful in saving his father's life.
1991'de Uluslararası Barış Konferansı'nın Madrid'de toplanmasını başarmıştır.During that period he participated in the Madrid Peace Conference of 1991.
Tamemen başka bir nesilde bence başarmış olacağızIn another generation down the line, I think we will have succeeded.
Umarım sizin kafanızı karıştırmayı başarmışımdır.I hope I achieved my goal of confusing you just now.
Bunu yaparak harikulade bir iş başarmış gibi hissetmezsiniz.You don't feel a glorious feeling doing that.
Çok şeyler başarmış.She did so much.
Zira birçoklarının aksine, o yetişkin olabilecek kadar yaşamayı başarmıştı.Unlike many others, he had survived to become an adult.
Daha önce sadece 1 insa başarmış.Only one person had ever done it before.
Harry, hay aksi, neredeyse başarmıştın.Oh no, Harry, you almost had it!
Kesinlikle başarmış bunu.He definitely did.
Mac'in fiyatını 2.500 dolar civarına çekmeyi başarmıştı.Apple managed to pare down the Mac's price to $2,500
Denemiş ve başarmış gibiydi.He was like, I try and I make.
Başarmıştık, Olimpiyat altın madalyasını kazanmıştık.We had done it; we were Olympic gold medalists.
O bu kelimeyi şefkatli bir hale getirmeyi başarmıştı.He managed to make the word tender.
Daha da şaşırtıcı olan Budrus halkı başarmıştı.What was even more surprising was the fact that Budrus was successful.
Başarmıştık ve gurur duyabilirdik.We did it and we have the right to be proud.
Yani eğer gözleri parıldıyorsa, başarmışsınızdır.So if the eyes are shining, you know you're doing it.
Herkes ah'ladı, oh'ladı... Çünkü Cliff Tabin bir tavukta ekstra bir kanat yetiştirmeyi başarmıştı.And people oohed and ahhed, because Cliff Tabin had been able to grow an extra wing on a chicken.
Her nasılsa bu kız bütün köyün dokuzuncu sınıfa kadar okumayı başarmış tek kız çocuğuydu.This girl happened to be the only girl in the entire village who had made it to the ninth grade.
Üçüncü perdede, Bosna ve Kosova'ya girdik. ve sonunda başarmışa benziyorduk.In the third act, we went into Bosnia and Kosovo and we seemed to succeed.
Bir olguyla başlayıp mantıklı işlemler sonucunda başka olgular elde etmeyi başarmış. -He started with a fact and using logical operations he was able to come up with other facts.
Bu solucanların ucunu kapmayı başarmış.He's managed to grab a tip of these worms.
Belliki dönüşü olmayan hipotermiden dönmeyi başarmıştı.He apparently reversed an irreversible hypothermia.
Fakat Amazon insanları bu problemin üstesinden gelmeyi başarmışlar.But in the Amazon they've got round this problem.
Neredeyse başarmıştık.We'd sort of done it.
Ve yarışmanın yedi bölümünden sonra, ayakta kalmayı başarmış son kişiydim.After seven rounds of competition, I was the last one to survive it.
Kenny yetişkinlik dönemine değin yaşamayı başarmış bir beyaz kaplan.Kenny was born. He actually made it to adulthood.
Ve kalbinizin sesini dinlemiş olursunuz ve bir şeyleri başarmış hissiyle dolarsınız.And you end you end up following your heart and feeling very fulfilled.
Sadece bir kişi, adı Mormon olan bu adam ormana saklanarak hayatta kalmayı başarmış.All but one guy, this guy named Mormon, who managed to survive by hiding in the woods.
Bunu başarmış gruplardan bir tanesi Grateful Dead.A great example of a band that is endured is the Grateful Dead.
Bugün üstün gelen başarmıştır.He alone shall win today who is superior."
Tartıları ağır gelenler başarmış olanlardır.Then those whose (deeds) are heavier in the balance will find fulfilment,
Bugün üstün gelen başarmıştır."He alone shall win today who is superior."
O gün tartı dosdoğrudur. Tartıları ağır gelenler başarmış olanlardır.The weighing that day is true; he whose scales are heavy -- they are the prosperers,
Onun için siz hilenizi toplayın, sonra sıra halinde gelin. Bugün üstün gelen başarmıştır.Wherefore devise your stratagem, and then come in a row; and prospered to-day is he who overcometh.
"Haydi, planlarınızı birleştirip birleşik bir cephe oluşturun. Bugün üstün gelen başarmıştır."Wherefore devise your stratagem, and then come in a row; and prospered to-day is he who overcometh.
O tarihte çok sayıda tutuklama yapılmasına karşı Prentiç kaçmayı başarmıştı.Several arrests were made at the time, although Prentic got away.
Ancak onlar çok çalışıp, bir daire satın alacak parayı biriktirmeyi başarmış.However, they worked hard and managed to save money and buy an apartment.
Tablet yüzyıllarca ayakta kalmayı başarmış.It survived the centuries.
Terzilik öğrenmiş, bir iş bulmuş ve çocuklarını geçindirmeye yetecek parayı kazanmayı başarmış.She managed to learn tailoring, get a job and started making enough money to support her kids.
Makedonya, AK'nin değerlendirme ölçeğinde 1 notunu alarak bunu çoktan başarmış durumda.Macedonia has already done so, having received a 1 on the EC's assessment scale.
Sadece bir kişi kurtulmayı başarmıştı.Only one person escaped.
Komünizm döneminde pek çok dini ayin yasaklansa da, asıl değerler hayatta kalmayı başarmış.During the communist era, many religious rituals were curtailed, but the essentials have survived.
Beş resim sonra, temel diş bakımı görmeyi başarmış.Five paintings later, he received basic dental care.
Bundan iki yıl sonra, parti seçim platformunun çoğunu başarmış durumda.Two years later, it has achieved much of its election platform.
Köyden altı Arnavut erkek katliamdan sağ kurtulup kaçmayı başarmış.Six Albanian males from Krusha e Vogel survived the massacre and managed to escape.
Onu başarmışsınızdır." dedi.You've made it," he said.
Kadın kaçıp Bulgaristan'a dönmeyi başarmış.She managed to escape and return to Bulgaria.