başardık ile cümle
başardık kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
13
ORT. KELİME
Biz "Başardık" sınıfının mezun olmakta olan öğrencileriyiz,We zijn afgestudeerden in de richting 'We hebben het gehaald', geen vergane echo's van stemmen die roepen
Biz "Başardık" sınıfının mezun olmakta olan öğrencileriyiz,Είμαστε απόφοιτοι της τάξης "Τα καταφέραμε," όχι η ξεθωριασμένη ηχώ των φωνών που κραυγάζουν,
Biz "Başardık" sınıfının mezun olmakta olan öğrencileriyiz,Дипломирани членове сме на класа "Направихме го", а не сме заглушено ехо от гласове, които крещят:
Biz "Başardık" sınıfının mezun olmakta olan öğrencileriyiz,Мы выпускники, закончившие класс "Мы справились", а не исчезающее эхо отзывающееся плачем:
Biz "Başardık" sınıfının mezun olmakta olan öğrencileriyiz,אנו החברים הבוגרים של מחזור "הצלחנו",
Biz "Başardık" sınıfının mezun olmakta olan öğrencileriyiz,نحن خريجي صف "لقد فعلناها"،
Biz "Başardık" sınıfının mezun olmakta olan öğrencileriyiz,「あだ名は 僕を傷つけない」と
Bizim türümüz her şeyi yapabilir bundan dolayı da diğer hiç bir canlı türünün yapamadığı şeyleri başardık.A nossa espécie consegue fazer coisas, e portanto prosperámos como nenhuma outra espécie o fez.
Bizim türümüz her şeyi yapabilir bundan dolayı da diğer hiç bir canlı türünün yapamadığı şeyleri başardık.La nostra specie può realizzare oggetti, quindi abbiamo prosperato ben oltre tutte le altre specie.
Bizim türümüz her şeyi yapabilir bundan dolayı da diğer hiç bir canlı türünün yapamadığı şeyleri başardık.Naša vrsta lahko izdeluje stvari, zato smo napredovali na način, na kakršnega ni nobena druga vrsta.
Bizim türümüz her şeyi yapabilir bundan dolayı da diğer hiç bir canlı türünün yapamadığı şeyleri başardık.Náš druh dokáže vyrábět věci, proto se nám dařilo tak, jako žádnému jinému druhu.
Bizim türümüz her şeyi yapabilir bundan dolayı da diğer hiç bir canlı türünün yapamadığı şeyleri başardık.Náš druh vie veci vyrábať, a tým pádom sme prosperovali v tom, v čom žiaden iný druh nie.
Bizim türümüz her şeyi yapabilir bundan dolayı da diğer hiç bir canlı türünün yapamadığı şeyleri başardık.Notre espèce peut faire des trucs, donc elle a prospéré comme n'ont pas pu le faire d'autres espèces.
Bizim türümüz her şeyi yapabilir bundan dolayı da diğer hiç bir canlı türünün yapamadığı şeyleri başardık.Onze soort kan spullen maken. Daardoor werden we rijk zoals geen enkele andere soort dat ooit is geweest.
Bizim türümüz her şeyi yapabilir bundan dolayı da diğer hiç bir canlı türünün yapamadığı şeyleri başardık.Potrafimy tworzyć, dzięki czemu rozwinęliśmy się jak żaden inny gatunek.
Bizim türümüz her şeyi yapabilir bundan dolayı da diğer hiç bir canlı türünün yapamadığı şeyleri başardık.Specia noastră poate crea lucruri, de aceea am progresat mai mult decât oricare altă specie.
Bizim türümüz her şeyi yapabilir bundan dolayı da diğer hiç bir canlı türünün yapamadığı şeyleri başardık.Spesies kita bisa membuat macam-macam, karena itu kita makmur, berbeda dengan nasib spesies lain.
Bizim türümüz her şeyi yapabilir bundan dolayı da diğer hiç bir canlı türünün yapamadığı şeyleri başardık.Unsere Gattung kann Dinge herstellen, deshalb konnten wir auf eine Art gedeihen wie keine andere.
Bizim türümüz her şeyi yapabilir bundan dolayı da diğer hiç bir canlı türünün yapamadığı şeyleri başardık.Vår art kan göra saker, därför blomstrade vi på ett sätt som ingen annan art har.
Bizim türümüz her şeyi yapabilir bundan dolayı da diğer hiç bir canlı türünün yapamadığı şeyleri başardık.Vores art kan producere ting og sager, derfor har vi haft fremgang på en måde, som ingen anden art har.
Bizim türümüz her şeyi yapabilir bundan dolayı da diğer hiç bir canlı türünün yapamadığı şeyleri başardık.Το είδος μας μπορεί να φτιάχνει πράγματα, γι' αυτό άκμασε όσο κανένα άλλο είδος.
Bizim türümüz her şeyi yapabilir bundan dolayı da diğer hiç bir canlı türünün yapamadığı şeyleri başardık.Наш биологический вид может делать вещи, поэтому мы процветаем как никакой другой вид в природе.
Bizim türümüz her şeyi yapabilir bundan dolayı da diğer hiç bir canlı türünün yapamadığı şeyleri başardık.Наш біологічний вид виробляє різні речі, тому ми процвітаємо, на відміну від усіх решта видів.
Bizim türümüz her şeyi yapabilir bundan dolayı da diğer hiç bir canlı türünün yapamadığı şeyleri başardık.Нашият вид може да прави неща, ето защо сме просперирали по начин, по който никой друг вид не e успял.
Bizim türümüz her şeyi yapabilir bundan dolayı da diğer hiç bir canlı türünün yapamadığı şeyleri başardık.המין שלנו יכול ליצור דברים, לכן שגשגנו כפי שאף מין אחר לא שגשג.
Bizim türümüz her şeyi yapabilir bundan dolayı da diğer hiç bir canlı türünün yapamadığı şeyleri başardık.جنسنا يستطيع صنع أشياء، ولأجلها نحن ازدهرنا بشكل لم يحدث لأي جنس آخر.
Bizim türümüz her şeyi yapabilir bundan dolayı da diğer hiç bir canlı türünün yapamadığı şeyleri başardık.他の種とは異なる方法で繁栄してきました 実際に我々は「生きもの」すら作れます
Bizim türümüz her şeyi yapabilir bundan dolayı da diğer hiç bir canlı türünün yapamadığı şeyleri başardık.우리 종(種)은 무엇인가를 만들 수 있기 때문에 다른 종(種)들이 이루지 못했던 방법으로 번영했습니다.
Bu hala deneysel. Ama gerçekten de deneysel olarak karaciğerdeki işlevselliği yeniden yaratmayı başardık.Aber experimentell können wir tatsächlich die Funktionalität der Leberstruktur reproduzieren.
Bu hala deneysel. Ama gerçekten de deneysel olarak karaciğerdeki işlevselliği yeniden yaratmayı başardık.Jsme ale během experimentu schopni obnovit funkčnost jater.
Bu hala deneysel. Ama gerçekten de deneysel olarak karaciğerdeki işlevselliği yeniden yaratmayı başardık.Mais nous sommes en fait capables de reproduire la fonctionnalité de la structure du foie, expérimentalement.
Bu hala deneysel. Ama gerçekten de deneysel olarak karaciğerdeki işlevselliği yeniden yaratmayı başardık.Men vi er faktisk i stand til at reproducere funktionaliteten af leverens struktur, på forsøgsbasis.
Bu hala deneysel. Ama gerçekten de deneysel olarak karaciğerdeki işlevselliği yeniden yaratmayı başardık.Tämä on vielä kokeellista, mutta olemme onnistuneet toistamaan maksan toiminnan kokeissa.
Bu hala deneysel. Ama gerçekten de deneysel olarak karaciğerdeki işlevselliği yeniden yaratmayı başardık.Но мы в состоянии воссоздать функциональность печени, экспериментально.
Bu kadar kısa zamanda işi başarabileceğimizi düşünmemiştim. Nasıl başardık hala hayret ediyorum.Jag trodde aldrig vi skulle kunna montera upp den på en sån liten plats.
Bu kadar kısa zamanda işi başarabileceğimizi düşünmemiştim. Nasıl başardık hala hayret ediyorum.Nechápu, jak jsme dokázali namontovat tam všechny ty věci.
Bu kadar kısa zamanda işi başarabileceğimizi düşünmemiştim. Nasıl başardık hala hayret ediyorum.Nie wiem jak nam się udało powciskać te graty.
Bu kadar kısa zamanda işi başarabileceğimizi düşünmemiştim. Nasıl başardık hala hayret ediyorum.Ένας Θεός ξέρει, πώς τα βολέψαμε.
Bunlari yetiskinler icin yapmak zorunda kaldik. Ve basardik ve hala basariyoruz우린 이런 수술도 어른들에게 시행했습니다. 성공적이었고 지금도 계속 성공하고 있습니다.
Bunlari yetiskinler icin yapmak zorunda kaldik. Ve basardik ve hala basariyoruzTeníamos que hacerlas a adultos.Tuvimos éxito, y todavía lo tenemos.
Bunlari yetiskinler icin yapmak zorunda kaldik. Ve basardik ve hala basariyoruzאנחנו נאלצנו לעשות את זה עבור מבוגרים. אז, הצלחנו ואנחנו עדיין מצליחים.
Bunlari yetiskinler icin yapmak zorunda kaldik. Ve basardik ve hala basariyoruzكان يتوجب علينا فعل هذا للبالغين. لذا، لقد نجحنا ومازلنا نفعل.
Bunlari yetiskinler icin yapmak zorunda kaldik. Ve basardik ve hala basariyoruz今まで3回の遠征をしてきました 7月には北部に
Bunlar iyi mi kötü mü bir yana - bunu nasıl başardık?Ako sme to dosiahli - či už to pokladáme za dobré alebo zlé.
Bunlar iyi mi kötü mü bir yana - bunu nasıl başardık?Bagaimana kita mencapai itu semua -- terlepas dari menurut Anda bagus atau tidak --
Bunlar iyi mi kötü mü bir yana - bunu nasıl başardık?Chúng ta đã làm được điều đó như thế nào -- dù bạn có nghĩ điều đó là tốt hay xấu --
Bunlar iyi mi kötü mü bir yana - bunu nasıl başardık?Come abbiamo ottenuto questo - che vi sembri più o meno buono -
Bunlar iyi mi kötü mü bir yana - bunu nasıl başardık?Comment y sommes-nous parvenus - que ce soit une bonne chose ou non -
Bunlar iyi mi kötü mü bir yana - bunu nasıl başardık?Como conseguimos isso -- independentemente de se achar isso bom ou não --
Bunlar iyi mi kötü mü bir yana - bunu nasıl başardık?¿Cómo lo conseguimos (independiente de si pienses que es bueno o no)?
Bunlar iyi mi kötü mü bir yana - bunu nasıl başardık?Cum am reușit să facem acest lucru -- fie că e bun sau rău?
Bunlar iyi mi kötü mü bir yana - bunu nasıl başardık?Hoe hebben we dat bereikt - of je nu denkt dat dat een goede zaak of niet -
Bunlar iyi mi kötü mü bir yana - bunu nasıl başardık?Hogy vittük ezt végbe?
Bunlar iyi mi kötü mü bir yana - bunu nasıl başardık?Jak jsme toho dosáhli - ať už si myslíte, že je to dobře nebo ne -
Bunlar iyi mi kötü mü bir yana - bunu nasıl başardık?이런 현상의 옳고 그름은 개개인의 판단에 좌우하겠지만,
Bunlar iyi mi kötü mü bir yana - bunu nasıl başardık? Nasıl başardık bunu?Hvordan opnåede vi det - hvad end du mener, det er en god ting eller ej - hvordan opnåede vi det?
Bunlar iyi mi kötü mü bir yana - bunu nasıl başardık?Pomijając czy to dobrze czy źle.
Bunlar iyi mi kötü mü bir yana - bunu nasıl başardık?Wie haben wir das erreicht -- ob Sie nun denken, dass es gut oder schlecht ist --
Bunlar iyi mi kötü mü bir yana - bunu nasıl başardık?Πώς το καταφέραμε αυτό - ασχετο αν νομίζετε ότι ήταν καλό ή όχι -
Bunlar iyi mi kötü mü bir yana - bunu nasıl başardık?Как мы этого достигли — независимо от того оцениваете вы это хорошо или плохо?