başardık ile cümle

başardık kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
"Ben, Sayın Biber gelmek başardık çok mutluyum," dedi, bana gülümseyerek dedi."Jag är så glad att du kunde komma, Mr Pepper", sade hon och log mot mig.
"Ben, Sayın Biber gelmek başardık çok mutluyum," dedi, bana gülümseyerek dedi."Jaz sem tako vesel, da ste bili sposobni, da pridejo, gospod Pepper," je rekla, nasmejan me.
"Ben, Sayın Biber gelmek başardık çok mutluyum," dedi, bana gülümseyerek dedi."Jeg er så glad for du var i stand til at komme, Mr. Pepper," sagde hun og smilede til mig.
"Ben, Sayın Biber gelmek başardık çok mutluyum," dedi, bana gülümseyerek dedi."Jestem bardzo zadowolony, że udało Ci się przyjść, Pan Pepper", powiedziała uśmiechając się do mnie.
"Ben, Sayın Biber gelmek başardık çok mutluyum," dedi, bana gülümseyerek dedi."Je suis tellement heureux que vous soyez en mesure de venir, M. Pepper," dit-elle, me souriait.
"Ben, Sayın Biber gelmek başardık çok mutluyum," dedi, bana gülümseyerek dedi."Jsem tak ráda, že jste mohli přijít, pan Pepper," řekla a usmála se na mě.
"Ben, Sayın Biber gelmek başardık çok mutluyum," dedi, bana gülümseyerek dedi."나는 당신이 씨 페퍼 올 수 있었던 정말 기뻐요"라고 그녀는 나한테 미소를 지으면서 말했 다.
"Ben, Sayın Biber gelmek başardık çok mutluyum," dedi, bana gülümseyerek dedi."Mă bucur că ai putut să vină, domnul Chiper," a spus ea, zîmbind la mine.
"Ben, Sayın Biber gelmek başardık çok mutluyum," dedi, bana gülümseyerek dedi."Olen niin iloinen, että pystyimme tulemaan, Mr. Pepper", hän sanoi hymyillen minua.
"Ben, Sayın Biber gelmek başardık çok mutluyum," dedi, bana gülümseyerek dedi."Saya sangat senang kau bisa datang, Mr Lada," katanya, tersenyum padaku.
"Ben, Sayın Biber gelmek başardık çok mutluyum," dedi, bana gülümseyerek dedi."Som tak rada, že ste mohli prísť, pán Pepper," povedala a usmiala sa na mňa.
"Ben, Sayın Biber gelmek başardık çok mutluyum," dedi, bana gülümseyerek dedi."Sono molto lieti che sia riuscito a venire, il signor Pepe," disse, sorridendo a me.
"Ben, Sayın Biber gelmek başardık çok mutluyum," dedi, bana gülümseyerek dedi."Tôi rất vui vì bạn đã có thể đến, ông Pepper", cô nói, mỉm cười với tôi.
"Ben, Sayın Biber gelmek başardık çok mutluyum," dedi, bana gülümseyerek dedi."Είμαι τόσο ευτυχής που ήταν σε θέση να έρθει, τον κ. Πιπεριά", είπε, χαμογελώντας σε μένα.
"Ben, Sayın Biber gelmek başardık çok mutluyum," dedi, bana gülümseyerek dedi."Аз съм толкова се радвам, че са били в състояние да дойде, г-н Пепър", каза тя, усмихвайки се към мен.
"Ben, Sayın Biber gelmek başardık çok mutluyum," dedi, bana gülümseyerek dedi."Я такий радий, що ви змогли приїхати, пан Перець", сказала вона, посміхаючись мені.
"Ben, Sayın Biber gelmek başardık çok mutluyum," dedi, bana gülümseyerek dedi."Я так рад, что вы смогли приехать, г-н Перец", сказала она, улыбаясь мне.
"Ben, Sayın Biber gelmek başardık çok mutluyum," dedi, bana gülümseyerek dedi.: "أنا سعيدة للغاية كنت قادرا على أن يأتي ، والسيد فلفل ،" قالت وهي تبتسم في وجهي.
"Ben, Sayın Biber gelmek başardık çok mutluyum," dedi, bana gülümseyerek dedi.そして、それの後に彼女はすべて正しかったのだ。少なくとも、あなたがそう言ったでしょう。
Beraber başardık!Ce l'abbiamo fatta!
Beraber başardık!Kita berhasil!
Beraber başardık!우리가 해냈다고!
Beraber başardık! Niall, Liam'ı aşağı indirin. Hadi buradan çıkalım!April O'Kruschev.
Beraber başardık!Vi gjorde det!
Beraber başardık!لقد فعلناها !
Beraber başardık!ナイル、リアムを下してここを脱出するぞ!
Bilirsiniz, 50 metre uzun bir mesafe olabilir, eğer tamamen açıkta iseniz, ama sığınağa varmayı başardık.50mはとても長い距離に感じます なんとか塹壕にたどり着きました 中に入ると 皆 肩であえぎました
Bilirsiniz, 50 metre uzun bir mesafe olabilir, eğer tamamen açıkta iseniz, ama sığınağa varmayı başardık.Cincizeci de metri e o distanță mare când ești complet expus, dar am reușit să ajungem la adăpost.
Bilirsiniz, 50 metre uzun bir mesafe olabilir, eğer tamamen açıkta iseniz, ama sığınağa varmayı başardık.오십 미터는 긴 거리일 수 있습니다. 완벽하게 노출된 상태라면 말이죠. 그렇지만 저희는 피난처에 이를 수 있었습니다.
Bilirsiniz, 50 metre uzun bir mesafe olabilir, eğer tamamen açıkta iseniz, ama sığınağa varmayı başardık.Sapete, 50 metri possono essere lunghi quando sei del tutto esposto, ma riuscimmo a raggiungere il rifugio.
Bilirsiniz, 50 metre uzun bir mesafe olabilir, eğer tamamen açıkta iseniz, ama sığınağa varmayı başardık.Tudják, 50 méter lehet egy hosszú táv, ha teljesen védtelen az ember, de nekünk sikerült elérnünk a menedéket.
Bilirsiniz, 50 metre uzun bir mesafe olabilir, eğer tamamen açıkta iseniz, ama sığınağa varmayı başardık.Viete, 50 metrov môže byť veľká diaľka, ak ste totálne nekrytí, ale dokázali sme dobehnúť do úkrytu.
Bilirsiniz, 50 metre uzun bir mesafe olabilir, eğer tamamen açıkta iseniz, ama sığınağa varmayı başardık.Víte, 50 metrů může být dlouhá vzdálenost pokud jste naprosto nekrytí, ale nám se podařilo dostat do úkrytu.
Bilirsiniz, 50 metre uzun bir mesafe olabilir, eğer tamamen açıkta iseniz, ama sığınağa varmayı başardık.ורצנו. אתם יודעים, 50 מטרים יכולים להיות מרחק ארוך מאוד. אם אתה חשוף לגמרי,
Bilirsiniz, 50 metre uzun bir mesafe olabilir, eğer tamamen açıkta iseniz, ama sığınağa varmayı başardık.كما تعلمون 50 مترا يمكن أن تكون مسافة طويلة إذا كنت مكشوفا تماما. لكننا تمكنا من الوصول للملجأ.
Biz başardık, değil mi?Chúng tôi đã làm được, phải không?
Biz başardık, değil mi?Lo hicimos, ¿no?
Biz başardık, değil mi?Megtettünk, ugye?
Biz başardık, değil mi?My jsme to dokázali, no ne?
Biz başardık, değil mi?Noi am făcut-o, nu?
Biz başardık, değil mi?Noi l'abbiamo fatta, no?
Biz başardık, değil mi?Nós fizemos, não?
Biz başardık, değil mi?Nous l'avons fait, n'est-ce pas ?
Biz başardık, değil mi?Wij konden het toch ook?
Biz başardık, değil mi?Wir haben es getan, nicht wahr?
Biz başardık, değil mi?Το κάναμε, έτσι δεν είναι;
Biz başardık, değil mi?І ми впорались, чи не так?
Biz başardık, değil mi?Мы сделали это!
Biz "Başardık" sınıfının mezun olmakta olan öğrencileriyiz,Fazemos parte do grupo "Nós conseguimos", não dos ecos desvanecidos de vozes a clamar:
Biz "Başardık" sınıfının mezun olmakta olan öğrencileriyiz,Jesteśmy członkami absolwentów z klasy "dokonaliśmy tego". nie cichnącymi echami głosów łkających:
Biz "Başardık" sınıfının mezun olmakta olan öğrencileriyiz,Jsme absolventi kurzu Sami jsme to zvládli, ne slabé ozvěny výkřiků,
Biz "Başardık" sınıfının mezun olmakta olan öğrencileriyiz,우리는 '우리가 해냈어'반의 졸업생들이지,
Biz "Başardık" sınıfının mezun olmakta olan öğrencileriyiz,Me valmistuimme elämän luokalta, eivät ne haalistuneet kaiut:
Biz "Başardık" sınıfının mezun olmakta olan öğrencileriyiz,Mi smo maturanti razreda "Uspelo nam je" in ne medli odmevi glasov, ki kričijo:
Biz "Başardık" sınıfının mezun olmakta olan öğrencileriyiz,Mi végzett tagjai vagyunk a "Megcsináltuk" osztálynak, nem elhalkult visszhangjai felkiáltásoknak,
Biz "Başardık" sınıfının mezun olmakta olan öğrencileriyiz,On est diplômés de la classe "On y est arrivé", et non les échos fanés des voix qui crient,
Biz "Başardık" sınıfının mezun olmakta olan öğrencileriyiz,Siamo tutti diplomandi del corso Ce l'Abbiamo Fatta, non gli echi lontani di voci che gridano
Biz "Başardık" sınıfının mezun olmakta olan öğrencileriyiz,Suntem absolvenți ai promoției "Am reușit", nu ecoul stins al vocilor ce strigă:
Biz "Başardık" sınıfının mezun olmakta olan öğrencileriyiz,Vi är utexaminerade deltagare från kursen "Vi klarade det", inte tystnande ekon av röster som ropar,
Biz "Başardık" sınıfının mezun olmakta olan öğrencileriyiz,Vi er studenter fra årgangen af Vi Klarede Det, ikke de falmede ekko af stemmer, der råber,

İlgili Sayfalar