başardık ile cümle
başardık kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Ayrıca, dünyanın farklı bölgelerinde olan insanlar arasındaki... ...iletişimi sağlamayı başardık.ولقد تمكنا أيضا من التواصل مع الناس في جميع أنحاء العالم، من الأماكن غير العادية.
Ayrıca, dünyanın farklı bölgelerinde olan insanlar arasındaki... ...iletişimi sağlamayı başardık.また世界中のいかなる場所にいても お互い会話することができます ケニア北部の発掘現場からでも 状況を報告することができます
Başardık; ilk okapi yavrumuz doğdu.lo conseguimos, tuvimos nuestro primer okapi.
Başardık; ilk okapi yavrumuz doğdu.우린 성공했어요- 첫 Okapi를 만들었죠
Başardık; ilk okapi yavrumuz doğdu.הצלחנו -- נולד לנו ג'ירף היער הראשון.
Başardık; ilk okapi yavrumuz doğdu.نجحنا— لدينا أول زرافة آوكابي.
Başardık; ilk okapi yavrumuz doğdu.これがそれを思い出させてくれるズボンとシャツです
Başardıklarınızı yitirmemek ve ödülünüzü eksiksiz almak için kendinize dikkat edin.Chính Các ngươi hãy giữ, hầu cho khỏi mất kết quả của công việc mình, nhưng cho được phần thưởng đầy đủ.
Başardıklarınızı yitirmemek ve ödülünüzü eksiksiz almak için kendinize dikkat edin.Chính_Các ngươi hãy giữ , hầu cho khỏi mất kết_quả của công_việc mình , nhưng cho được phần_thưởng đầy_đủ .
Başardıklarınızı yitirmemek ve ödülünüzü eksiksiz almak için kendinize dikkat edin.Giver Agt på eder selv, at I ikke skulle tabe, hvad vi have arbejdet, men at I må få fuld Løn.
Başardıklarınızı yitirmemek ve ödülünüzü eksiksiz almak için kendinize dikkat edin.Hleďtež sebe, abychom neztratili toho, o čemž jsme pracovali, ale odplatu plnou abychom vzali.
Başardıklarınızı yitirmemek ve ödülünüzü eksiksiz almak için kendinize dikkat edin.너희는 너희를 삼가 우리의 일한 것을 잃지 말고 오직 온전한 상을 얻으라
Başardıklarınızı yitirmemek ve ödülünüzü eksiksiz almak için kendinize dikkat edin.Majte na seba pozor, aby sme neztratili toho, čoho sme sa doteraz dopracovali, ale aby sme dostali plnú mzdu.
Başardıklarınızı yitirmemek ve ödülünüzü eksiksiz almak için kendinize dikkat edin.Olhai por vós mesmos, para que não percais o fruto do nosso trabalho, antes recebeis plena recompensa.
Başardıklarınızı yitirmemek ve ödülünüzü eksiksiz almak için kendinize dikkat edin.Pazite nase, da ne izgubite, kar ste pridelali, temuč prejmete popolno plačilo.
Başardıklarınızı yitirmemek ve ödülünüzü eksiksiz almak için kendinize dikkat edin.Păziţi-vă bine să nu perdeţi rodul muncii voastre, ci să primiţi o răsplată deplină.
Başardıklarınızı yitirmemek ve ödülünüzü eksiksiz almak için kendinize dikkat edin.Sehet euch vor, daß wir nicht verlieren, was wir erarbeitet haben, sondern vollen Lohn empfangen.
Başardıklarınızı yitirmemek ve ödülünüzü eksiksiz almak için kendinize dikkat edin.Ta eder i vare at I ikke mister det I har vunnet ved eders arbeide, men at I kan få full lønn!
Başardıklarınızı yitirmemek ve ödülünüzü eksiksiz almak için kendinize dikkat edin.Tagen eder till vara, så att I icke förloren det som vi med vårt arbete hava kommit åstad, utan fån full lön.
Başardıklarınızı yitirmemek ve ödülünüzü eksiksiz almak için kendinize dikkat edin.Vigyázzatok magatokra, hogy el ne veszítsük, a mit munkáltunk, hanem teljes jutalmat nyerjünk.
Başardıklarınızı yitirmemek ve ödülünüzü eksiksiz almak için kendinize dikkat edin.Προσεχετε εις εαυτους, δια να μη χασωμεν εκεινα, τα οποια ειργασθημεν, αλλα να απολαβωμεν πληρη τον μισθον.
Başardıklarınızı yitirmemek ve ödülünüzü eksiksiz almak için kendinize dikkat edin.Възлюбений, ти вършиш вярна работа в каквото правиш за братята, и то за чужденци;
Başardıklarınızı yitirmemek ve ödülünüzü eksiksiz almak için kendinize dikkat edin.Глядїть на себе, щоб не згубити нам, що заробили, а щоб нагороду повну прийняли.
Başardıklarınızı yitirmemek ve ödülünüzü eksiksiz almak için kendinize dikkat edin.Наблюдайте за собою, чтобы нам не потерять того, над чем мы трудились, но чтобы получить полную награду.
Başardıklarınızı yitirmemek ve ödülünüzü eksiksiz almak için kendinize dikkat edin.השמרו לכם פן תאבד ממנו פעלתנו כי אם נקח משכרתנו שלמה׃
Başardıklarınızı yitirmemek ve ödülünüzü eksiksiz almak için kendinize dikkat edin.انظروا الى انفسكم لئلا نضيّع ما عملناه بل ننال اجرا تاما.
Başardıklarınızı yitirmemek ve ödülünüzü eksiksiz almak için kendinize dikkat edin.你 們 要 小 心 、 不 要 失 去 你 們 〔 有 古 卷 作 我 們 〕 所 作 的 工 、 乃 要 得 著 滿 足 的 賞 賜
Başardıklarınızı yitirmemek ve ödülünüzü eksiksiz almak için kendinize dikkat edin.你 們要 小心 、 不 要 失去 你 們 〔 有 古 卷 作 我 們 〕 所 作 的 工 、 乃 要 得 著 滿足 的 賞賜
Başarısızlığa çok yaklaşmıştık, fakat o noktayı 2008'de geçmeyi başardık.거의 실패할 뻔했죠. 그렇지만 어려운 시기였던 2008년을 잘 넘겼습니다.
Başarısızlığa çok yaklaşmıştık, fakat o noktayı 2008'de geçmeyi başardık.Abbiamo quasi fallito, ma siamo riusciti a cavarcela nel 2008.
Başarısızlığa çok yaklaşmıştık, fakat o noktayı 2008'de geçmeyi başardık.Byli jsme velmi blízko selhání, ale podařilo se nám to prolomit v roce 2008.
Başarısızlığa çok yaklaşmıştık, fakat o noktayı 2008'de geçmeyi başardık.Byliśmy bardzo blisko porażki, lecz udało się przejść do tego punktu w 2008.
Başarısızlığa çok yaklaşmıştık, fakat o noktayı 2008'de geçmeyi başardık.Chúng tôi rất gần đến sạt nghiệp rồi. nhưng cũng xoay sở qua giai đoạn đó năm 2008.
Başarısızlığa çok yaklaşmıştık, fakat o noktayı 2008'de geçmeyi başardık.Eram foarte aproape de faliment, dar am reușit să trecem peste acel punct din 2008.
Başarısızlığa çok yaklaşmıştık, fakat o noktayı 2008'de geçmeyi başardık.Estivemos muito à beira da falência, mas conseguimos passar por essa fase em 2008.
Başarısızlığa çok yaklaşmıştık, fakat o noktayı 2008'de geçmeyi başardık.Estuvimos muy cerca de fracasar, pero conseguimos superar ese punto en 2008.
Başarısızlığa çok yaklaşmıştık, fakat o noktayı 2008'de geçmeyi başardık.Het was bijna mislukt. In 2008 lukte het uit het dal te komen.
Başarısızlığa çok yaklaşmıştık, fakat o noktayı 2008'de geçmeyi başardık.Közel voltunk a bukáshoz, de sikerült túljutni azon a ponton 2008-ban.
Başarısızlığa çok yaklaşmıştık, fakat o noktayı 2008'de geçmeyi başardık.Nous sommes passés très près de la catastrophe, mais nous avons réussi à surpasser cela en 2008.
Başarısızlığa çok yaklaşmıştık, fakat o noktayı 2008'de geçmeyi başardık.Olimme erittäin lähellä epäonnistumista, mutta pääsimme sen yli vuonna 2008.
Başarısızlığa çok yaklaşmıştık, fakat o noktayı 2008'de geçmeyi başardık.Vi kom meget tæt på fiasko, men det lykkedes os at komme igennem den tid i 2008.
Başarısızlığa çok yaklaşmıştık, fakat o noktayı 2008'de geçmeyi başardık.Wir sind fast gescheitert, aber wir sind 2008 darüber hinweg gekommen.
Başarısızlığa çok yaklaşmıştık, fakat o noktayı 2008'de geçmeyi başardık.Φτάσαμε πολύ κοντά στην αποτυχία, αλλά καταφέραμε να το ξεπεράσουμε το 2008.
Başarısızlığa çok yaklaşmıştık, fakat o noktayı 2008'de geçmeyi başardık.Бяхме много близо до провала, но успяхме да преминем през тази част през 2008 година.
Başarısızlığa çok yaklaşmıştık, fakat o noktayı 2008'de geçmeyi başardık.Мы были очень близки к краху, но нам удалось преодолетьчёрную полосу в 2008.
Başarısızlığa çok yaklaşmıştık, fakat o noktayı 2008'de geçmeyi başardık.היינו קרובים מאד לכשלון, אבל הצלחנו לעבור את השלב הזה ב-2008.
Başarısızlığa çok yaklaşmıştık, fakat o noktayı 2008'de geçmeyi başardık.وكدنا نفشل فشلاً ذريعاً، إلا أننا استطعنا حل المسألة في عام 2008.
Başarısızlığa çok yaklaşmıştık, fakat o noktayı 2008'de geçmeyi başardık.乗り越えられました 2008年のことです SpaceXの目標は ロケット技術を発展させることで
-Bay Oh, başardık.<br />-Oh, teşekkürler!- Dle Oh, e decis. - Oh, multumesc!
-Bay Oh, başardık.<br />-Oh, teşekkürler!- Mr Oh, c'est bon - Oh, thank you !
-Bay Oh, başardık.<br />-Oh, teşekkürler!-Mr. Oh, sudah beres -Oh, thank you!
-Bay Oh, başardık.<br />-Oh, teşekkürler!-Mr. Oh, wir haben's geschafft. -Oh, danke!
-Bay Oh, başardık.<br />-Oh, teşekkürler!Panie Oh, załatwione. Oh, dziękuję!
-Bay Oh, başardık.<br />-Oh, teşekkürler!- Signor Oh, è fatta.<br />- Oh, grazie!
-Bay Oh, başardık.<br />-Oh, teşekkürler!-Κύριε Oh, έγινε. -Ω, σ'ευχαριστώ!
-Bay Oh, başardık.<br />-Oh, teşekkürler!Мистер О, все готово Спасибо
-Bay Oh, başardık.<br />-Oh, teşekkürler!ميستر اوه هدا جيد _ اوه شكرا
"Ben, Sayın Biber gelmek başardık çok mutluyum," dedi, bana gülümseyerek dedi."Annyira örülök, hogy sikerült, hogy jöjjön, Mr. Pepper," mondta mosolyogva rám.
"Ben, Sayın Biber gelmek başardık çok mutluyum," dedi, bana gülümseyerek dedi."Ich bin so froh, dass Sie kommen konnten, Mr. Pepper", sagte sie und lächelte mich an.
"Ben, Sayın Biber gelmek başardık çok mutluyum," dedi, bana gülümseyerek dedi."Ik ben zo blij dat je in staat waren om te komen, de heer Peper," zei ze, glimlachend naar me.