başardık ile cümle
başardık kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Ama, neyse, hayatta kalmayı başardık.De valahogy mégis sikerült túlélni.
Ama, neyse, hayatta kalmayı başardık.Foram momentos muito, muito solitários. De qualquer modo, conseguimos sobreviver.
Ama, neyse, hayatta kalmayı başardık.그래도 결국에는 살아남았습니다.
Ama, neyse, hayatta kalmayı başardık.Maar hoe dan ook slaagden we erin te overleven.
Ama, neyse, hayatta kalmayı başardık.Ma, comunque, ce l'abbiamo fatta.
Ama, neyse, hayatta kalmayı başardık.Mais, quoi qu'il en soit, nous avons réussi à survivre.
Ama, neyse, hayatta kalmayı başardık.Men... vi klarade det!
Ama, neyse, hayatta kalmayı başardık.Men vi overlevede det.
Ama, neyse, hayatta kalmayı başardık.Niemniej jednak, udało nam się przetrwać.
Ama, neyse, hayatta kalmayı başardık.Pero, bueno, sobrevivimos.
Ama, neyse, hayatta kalmayı başardık.Wie auch immer, wir haben das überlebt.
Ama, neyse, hayatta kalmayı başardık.Но все пак, успяхме да оживеем.
Ama, neyse, hayatta kalmayı başardık.Проте, у будь-якому разі, мені вдалось пережити це.
Ama, neyse, hayatta kalmayı başardık.Так или иначе, но мы это сумели пережить.
Ama, neyse, hayatta kalmayı başardık.אבל, בכל מקרה הצלחתי לשרוד את זה.
Ama, neyse, hayatta kalmayı başardık.لكن, على أية حال, تمكنا من النجاة.
Ama sonuç olarak başardık.하지만 우리는 결국 성공했어요. 천연두에 걸린 마지막 케이스가
Ama sonuç olarak başardık.Но, в конце концов, нам удалось и последний случай с оспой: маленькая девочка, Рахима Бану — из г.
Ama sonuç olarak başardık.Но накрая успяхме, и последният случай на едра шарка: това малко момиченце, Рахима Бану...
Ama sonuç olarak başardık.אבל, בסוף הצלחנו, והמקרה האחרון של אבעבועות שחורות:
Ama sonuç olarak başardık.ولكن، في نهاية المطاف، نجحنا، وآخر حالة لمرض الجدري:
Ama sonuç olarak başardık.この小さな女の子 ラヒナ・バヌが バングラデシュのバリサルで
Ama sonunda buluşmayı başardık. Joel tekneye atladı ve bize büyük, güzel bir mahi mahi yakaladı.Pero, finalmente, logramos encontrarnos y Joel se tiró al mar, pescó un hermoso dorado mahi mahi,
Ama sonunda buluşmayı başardık.결국 우리는 만나는 데 성공했고
Ama sonunda buluşmayı başardık.Maar uiteindelijk lukte onze ontmoeting.
Ama sonunda buluşmayı başardık.Αλλά τελικά, καταφέραμε να συναντηθούμε.
Ama sonunda buluşmayı başardık.אבל, לבסוף, הצלחנו להפגש
Ama sonunda buluşmayı başardık.و لكن فى النهاية إستطعنا أن نتقابل
Ama sonunda buluşmayı başardık.ジョエルが私のボートに来て
Ancak, bu sistemlerin içinde yapmayı başardıkları şey uygarlaştırıcı bir güçtü.Aber was sie in diesen Systemen erreichten, war, als vermenschlichende Kraft zu wirken.
Ancak, bu sistemlerin içinde yapmayı başardıkları şey uygarlaştırıcı bir güçtü.Ale to, čo sa im podarilo dosiahnuť v rámci tých systémov, je byť zľudšťujúcou silou.
Ancak, bu sistemlerin içinde yapmayı başardıkları şey uygarlaştırıcı bir güçtü.Dar au reușit să aducă în acele sisteme o forță care umanizează.
Ancak, bu sistemlerin içinde yapmayı başardıkları şey uygarlaştırıcı bir güçtü.Jednak wewnątrz tych systemów udało im się być siłą humanizacji.
Ancak, bu sistemlerin içinde yapmayı başardıkları şey uygarlaştırıcı bir güçtü.하지만 그러한 제도권에서 그 분들이 결국 하고자 했던 일은 인간성을 갖춘 힘을 구성하는 것이었습니다.
Ancak, bu sistemlerin içinde yapmayı başardıkları şey uygarlaştırıcı bir güçtü.Mais ce qu'ils ont réussi à faire à l'intérieur de ces systèmes c'était d'être une force humanisatrice.
Ancak, bu sistemlerin içinde yapmayı başardıkları şey uygarlaştırıcı bir güçtü.Ma quello che sono riuscite a fare all'interno di questi sistemi è stato essere una forza umanizzante.
Ancak, bu sistemlerin içinde yapmayı başardıkları şey uygarlaştırıcı bir güçtü.Mas o que elas conseguiram fazer dentro desses sistemas foi tornarem-se numa força humanizadora.
Ancak, bu sistemlerin içinde yapmayı başardıkları şey uygarlaştırıcı bir güçtü.Namun apa yang berhasil mereka lakukan dalam sistem itu adalah menjadi kekuatan yang memanusiakan.
Ancak, bu sistemlerin içinde yapmayı başardıkları şey uygarlaştırıcı bir güçtü.Nhưng họ đã xoay sở để trở thành lực lượng nhân đạo.
Ancak, bu sistemlerin içinde yapmayı başardıkları şey uygarlaştırıcı bir güçtü.Pero lo que han conseguido hacer dentro de esos sistemas es convertirse en una fuerza humanizadora.
Ancak, bu sistemlerin içinde yapmayı başardıkları şey uygarlaştırıcı bir güçtü.Ze kregen het binnen deze systemen voor mekaar om een humaniserende kracht te worden.
Ancak, bu sistemlerin içinde yapmayı başardıkları şey uygarlaştırıcı bir güçtü.Αλλά αυτό που κατάφεραν να κάνουν σε αυτά τα συστήματα ήταν να γίνουν μια δύναμη εξανθρωπισμού.
Ancak, bu sistemlerin içinde yapmayı başardıkları şey uygarlaştırıcı bir güçtü.Але те, що їм вдалося зробити в рамках цих систем - бути гуманізуючою силою.
Ancak, bu sistemlerin içinde yapmayı başardıkları şey uygarlaştırıcı bir güçtü.Но това, което успели да направят в рамките на тези системи, било да бъдат хуманна сила.
Ancak, bu sistemlerin içinde yapmayı başardıkları şey uygarlaştırıcı bir güçtü.Но что они смогли совершить в этих сферах - это содействовать гуманности.
Ancak, bu sistemlerin içinde yapmayı başardıkları şey uygarlaştırıcı bir güçtü.אבל מה שהם הצליחו לעשות מתוך המערכות הללו הוא להיות כוח אנושי.
Ancak, bu sistemlerin içinde yapmayı başardıkları şey uygarlaştırıcı bir güçtü.ولكان ما استطاع هؤلاء القيام به في هذه الانظمة هو ان يصبحوا " قوة إنسانية "
Ancak, bu sistemlerin içinde yapmayı başardıkları şey uygarlaştırıcı bir güçtü.そのシステムに、より人間的な影響力を与えようとしているのです。 そして、結局は
Ayrıca, dünyanın farklı bölgelerinde olan insanlar arasındaki... ...iletişimi sağlamayı başardık.E siamo riusciti a comunicare con persone in tutto il mondo, da posti straordinari.
Ayrıca, dünyanın farklı bölgelerinde olan insanlar arasındaki... ...iletişimi sağlamayı başardık.Kita telah berkomunikasi dengan manusia di seluruh dunia, dari tempat yang luar biasa.
Ayrıca, dünyanın farklı bölgelerinde olan insanlar arasındaki... ...iletişimi sağlamayı başardık.인류는 전 세계 사람들과 소통하기 시작했습니다. 세계 어디서든 가능합니다.
Ayrıca, dünyanın farklı bölgelerinde olan insanlar arasındaki... ...iletişimi sağlamayı başardık.Potrafimy również komunikować się z ludźmi na całym świecie, z naprawdę niezwykłych miejsc.
Ayrıca, dünyanın farklı bölgelerinde olan insanlar arasındaki... ...iletişimi sağlamayı başardık.Și suntem în stare să comunicăm cu oamenii din toată lumea, din locuri extraordinare.
Ayrıca, dünyanın farklı bölgelerinde olan insanlar arasındaki... ...iletişimi sağlamayı başardık.Und wir haben es geschafft, mit Menschen in der ganzen Welt zu kommunizieren, von außergewöhnlich Orten aus.
Ayrıca, dünyanın farklı bölgelerinde olan insanlar arasındaki... ...iletişimi sağlamayı başardık.We zijn er ook in geslaagd met mensen te communiceren over de gehele wereld, vanuit buitengewone plaatsen.
Ayrıca, dünyanın farklı bölgelerinde olan insanlar arasındaki... ...iletişimi sağlamayı başardık.Y también hemos podido comunicarnos con personas alrededor del mundo, desde lugares extraordinarios.
Ayrıca, dünyanın farklı bölgelerinde olan insanlar arasındaki... ...iletişimi sağlamayı başardık.Και καταφέραμε να επικοινωνήσουμε με ανθρώπους απ' όλο τον κόσμο, από εκπληκτικά μέρη.
Ayrıca, dünyanın farklı bölgelerinde olan insanlar arasındaki... ...iletişimi sağlamayı başardık.Мы можем общаться с людьми из разных уголков мира, из самых необычных мест.
Ayrıca, dünyanın farklı bölgelerinde olan insanlar arasındaki... ...iletişimi sağlamayı başardık.Успяхме също така да общуваме с хора из целия свят, от необикновени места.
Ayrıca, dünyanın farklı bölgelerinde olan insanlar arasındaki... ...iletişimi sağlamayı başardık.וגם הצלחנו לתקשר עם אנשים מכל רחבי העולם, ממקומות יוצאי דופן.