başardık ile cümle
başardık kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Böylece birlikte çalıştık ve başardık." ifadelerini kullandı.You gotta get up and try." đã chứng minh được điều đó.
Amca, başardık! anlamına gelir.^ “お知らせ:やったいよ!
Böylece, o karmakarışık insan kütlesinden birkaç grup düzenlemeyi başardık.これにより、混乱した満洲に一定の秩序がもたらされた。
Amca, başardık! anlamına gelir.“少年啊!來吧,到目前為止,你已經做到了。
Amca, başardık! anlamına gelir.종훈:이렇게 맞는 것이 인지!상정이지.
Amca, başardık! anlamına gelir.חברה, אני אומר לכם, זה פעל!
Ancak elli öğrenciyi bir araya getirmeyi başardık; bu koşullarda çok bile.עם זאת, הם נצפו גם בקבוצות גדולות שמנו 15 פרטים, אולם מקרים כאלו הם נדירים למדי.
Amca, başardık! anlamına gelir.("Uspio sam, mama!
Ancak elli öğrenciyi bir araya getirmeyi başardık; bu koşullarda çok bile.No i prije samog otvorenja škole, učionice su bile prepune učenika, njih čak pet stotina.
Amca, başardık! anlamına gelir.I ne, žije! žije!
Amca, başardık! anlamına gelir.Mano tėvas jos kupranugariu! : Düşünsene!
Amca, başardık! anlamına gelir.Ntate o a sebetsa. = Isa töötab.
19.yüzyıla ve Malthus'un zamanına kadar hep nufüs artışından üstün olmayı başardık. -그러니까 맬서스 시대 혹은 18세기 초 이후에. 진짜 인구를 앞지를 수 있었습니다.
19.yüzyıla ve Malthus'un zamanına kadar hep nufüs artışından üstün olmayı başardık. -Vlastně jsme tuto hranici posunuli ještě výš, mnohem rychleji, než růst populace.
19.yüzyıla ve Malthus'un zamanına kadar hep nufüs artışından üstün olmayı başardık. -منذ زمن مالثوس أو منذ القرن الثامن عشر كنا قادرين على زيادة القطاعات السكانية.
2007'de ben oraya gittim ve 28 Aralıktaki ulusal seçimlerin hemen öncesinde bu raporu ele geçirmeyi başardık.저는 2007년에 케냐로 향했고 선거가 있기 전까지 발표를 보류하고 있었습니다.
2007'de ben oraya gittim ve 28 Aralıktaki ulusal seçimlerin hemen öncesinde bu raporu ele geçirmeyi başardık.Eli menin Keniaan 2007, ja saimme tämän käsiimme juuri ennen vaaleja -- jotka pidettiin joulukuun 28. päivänä.
2007'de ben oraya gittim ve 28 Aralıktaki ulusal seçimlerin hemen öncesinde bu raporu ele geçirmeyi başardık.Eu fui lá em 2007 e conseguimos obter isto mesmo antes das eleições, as eleições nacionais a 28 de dezembro.
2007'de ben oraya gittim ve 28 Aralıktaki ulusal seçimlerin hemen öncesinde bu raporu ele geçirmeyi başardık.Så jeg rejste derned i 2007, og vi klarede at få fat i den lige før valget; regeringsvalget den 28. december.
2007'de ben oraya gittim ve 28 Aralıktaki ulusal seçimlerin hemen öncesinde bu raporu ele geçirmeyi başardık.Tako sem šel leta 2007 tja in uspeli smo ga dobiti ravno pred volitvami -- državnimi volitvami, 28. decembra.
2007'de ben oraya gittim ve 28 Aralıktaki ulusal seçimlerin hemen öncesinde bu raporu ele geçirmeyi başardık.Tak som tam v roku 2007 zašiel, a podarilo sa nám ju obdržať práve pred voľbami - 28. decembra.
2007'de ben oraya gittim ve 28 Aralıktaki ulusal seçimlerin hemen öncesinde bu raporu ele geçirmeyi başardık.כך שנסעתי לשם ב 2007, והצלחנו לשים יד על זה בדיוק לפני הבחירות --
2007'de ben oraya gittim ve 28 Aralıktaki ulusal seçimlerin hemen öncesinde bu raporu ele geçirmeyi başardık.لذا ذهبت إلى هناك فى 2007 , وتدبرنا إلى الأنتظار لذلك بسبب الإنتخابات --
2007'de ben oraya gittim ve 28 Aralıktaki ulusal seçimlerin hemen öncesinde bu raporu ele geçirmeyi başardık.選挙の少し前に どうにかこれを入手しました 12月28日の国政選挙の時です
42.000 tanesi yaşamla ölüm arasındaki ince çizgideydi. Ve biz fark yaratmayı başardık.In 42.000 gevallen betrof het levensbedreigende situaties, waarin we het verschil gemaakt hebben.
açısından bilimsel avantajlardan yararlanmayı başardık.bármely jól megtervezett mintavételi programnál.
açısından bilimsel avantajlardan yararlanmayı başardık.dan doelbewust ontworpen testprogramma's.
açısından bilimsel avantajlardan yararlanmayı başardık.jest wyjątkowym i pozytywnym doświadczeniem.
açısından bilimsel avantajlardan yararlanmayı başardık.les programmes d'échantillonnage les mieux conçus.
açısından bilimsel avantajlardan yararlanmayı başardık.local fiable ha aumentado exponencialmente.
açısından bilimsel avantajlardan yararlanmayı başardık.overført til den formelle verden af beregninger og analyser.
açısından bilimsel avantajlardan yararlanmayı başardık.programma di campionamento adeguatamente concepito.
Ama buradaki bu kıytırık materyal ve kötü bir içecekle bile sesin hızını ölçmeyi başardık.Ale tady s tím materiálem a pochybným nápojem -- jsme byli schopni změřit rychlost zvuku.
Ama buradaki bu kıytırık materyal ve kötü bir içecekle bile sesin hızını ölçmeyi başardık.Ale tutaj z pomocą prowizorki i marnego napoju... byliśmy w stanie zmierzyć prędkość dźwięku...
Ama buradaki bu kıytırık materyal ve kötü bir içecekle bile sesin hızını ölçmeyi başardık.Ampak tu z neprimernim materialom in zanič pijačo -- smo bili zmožni izmeriti hitrost zvoka na --
Ama buradaki bu kıytırık materyal ve kötü bir içecekle bile sesin hızını ölçmeyi başardık.하지만 여기 어수선하고 시끄러운 곳에서 -- 우리가 소리의 속도를 측정할 수 있었던 것이니까 --
Ama buradaki bu kıytırık materyal ve kötü bir içecekle bile sesin hızını ölçmeyi başardık.Maar hier, met klunzig materiaal en vieze drank -- waren we in staat om de snelheid van geluid te meten tot --
Ama buradaki bu kıytırık materyal ve kötü bir içecekle bile sesin hızını ölçmeyi başardık.Mais ici avec du matériel bof-bof, et une boisson minable -- on a réussi à mesurer la vitesse du son --
Ama buradaki bu kıytırık materyal ve kötü bir içecekle bile sesin hızını ölçmeyi başardık.Mas aqui com material bera e uma porcaria de bebida conseguimos medir a velocidade do som. (Risos)
Ama buradaki bu kıytırık materyal ve kötü bir içecekle bile sesin hızını ölçmeyi başardık.Pero aquí con equipo defectuoso, una bebida pésima, hemos podido medir la velocidad del sonido.
Ama buradaki bu kıytırık materyal ve kötü bir içecekle bile sesin hızını ölçmeyi başardık.Но тук с кьопав материал и лошо пиене... успяхме да измерим скоростта на звука до...
Ama buradaki bu kıytırık materyal ve kötü bir içecekle bile sesin hızını ölçmeyi başardık.אבל כאן עם ציוד מגושם, ומשקה מחורבן, הצלחנו למדוד את מהירות הקול בדיוק של..
Ama buradaki bu kıytırık materyal ve kötü bir içecekle bile sesin hızını ölçmeyi başardık.ولكن باستخدام هذه المواد الضعيفة، وهذا المشروب السيء -- تمكننا من قياس سرعة الصوت إلى --
Ama buradaki bu kıytırık materyal ve kötü bir içecekle bile sesin hızını ölçmeyi başardık.音の速さを測ったんです 悪くないでしょう (笑) 上出来です
Ama gerçekten de deneysel olarak karaciğerdeki işlevselliği yeniden yaratmayı başardık.Dar deja reuşim să reproducem funcţionalitatea structurii hepatice în mod experimental.
Ama gerçekten de deneysel olarak karaciğerdeki işlevselliği yeniden yaratmayı başardık.정상적으로 되살려낸 것입니다.
Ama gerçekten de deneysel olarak karaciğerdeki işlevselliği yeniden yaratmayı başardık.Maar we zijn daadwerkelijk in staat de functionaliteit van de leverstructuur experimenteel te reproduceren.
Ama gerçekten de deneysel olarak karaciğerdeki işlevselliği yeniden yaratmayı başardık.Ma siamo in grado di riprodurre la funzionalità della struttura del fegato, sperimentalmente.
Ama gerçekten de deneysel olarak karaciğerdeki işlevselliği yeniden yaratmayı başardık.Mas somos capazes de reproduzir a funcionalidade da estrutura do fígado.
Ama gerçekten de deneysel olarak karaciğerdeki işlevselliği yeniden yaratmayı başardık.Men vi kan faktiskt återskapa funktionaliteten i leverstrukturen, experimentellt.
Ama gerçekten de deneysel olarak karaciğerdeki işlevselliği yeniden yaratmayı başardık.Nhưng chúng tôi có thể tái tạo chức năng của cấu trúc gan trong phòng thí nghiệm
Ama gerçekten de deneysel olarak karaciğerdeki işlevselliği yeniden yaratmayı başardık.Pero hemos podido reproducir la funcionalidad de la estructura del hígado, experimentalmente.
Ama gerçekten de deneysel olarak karaciğerdeki işlevselliği yeniden yaratmayı başardık.Але ми можемо відтворити функцію печінки в експериментах.
Ama gerçekten de deneysel olarak karaciğerdeki işlevselliği yeniden yaratmayı başardık.Но всъщност можем да репродуцираме функционалността на чернодробната структура, експериментално.
Ama gerçekten de deneysel olarak karaciğerdeki işlevselliği yeniden yaratmayı başardık.של מבנה הכבד, בצורה ניסיונית. לכלייה,
Ama gerçekten de deneysel olarak karaciğerdeki işlevselliği yeniden yaratmayı başardık.نسيج الكبد, بالتجربة
Ama gerçekten de deneysel olarak karaciğerdeki işlevselliği yeniden yaratmayı başardık.腎臓に話を移します
Ama, neyse, hayatta kalmayı başardık.Ale prostě jsme to nějak přežili.
Ama, neyse, hayatta kalmayı başardık.CA: 飛び込んだんですか? それとも気球が降下?
Ama, neyse, hayatta kalmayı başardık.Dar, oricum, am reusit sa supravietuim.