Tüm bunları başaran tek bir isimdi, "Kral Geunchogo".他得到的回答只有一个词——格奥尔格·康托尔。
Bu heykel, Almanya'da, Ortaçağ'dan beri ayakta kalmayı başaran son Yahudi aleyhtarı eserdir.这个雕塑是“中世纪犹太人诱饵”在德国留存的最后的实例之一。
Şimdiye dek içeri girmeyi başaranlar olmuşsa da buradan bir şey çıkaramamıştır.非到你還了最後的一文,決不能從那裏出來。
Sporcu, dünya rekoru, dünya şampiyonluğu ve Olimpiyat şampiyonluğu üçlemesini başaran ilk Çinli atlettir.세계 기록 보유자, 세계 챔피언, 올림픽 챔피언으로서 "3관왕"으로 성취를 이룬 첫 중국 선수이다.
Brezilyalı Daniel Carvalho 2005 yılında bu ödülü kazanarak bunu başaran ilk yabancı oyuncu olmuştur.ב-2005, דניאל קראבליו הברזילאי הפך לשחקן הזר הראשון שזוכה בפרס.
Tedavi gördüğü akıl hastanesinden kaçmayı başaran Kamo, iki yıl sonra tekrar bir soygunu planlarken yakalandı.הוא הצליח לברוח מהמחלקה הפסיכיאטרית שבה שהה אך נתפס שנתיים מאוחר יותר בתכנון שוד אחר.
Bu sonuçla tarihte ilk kez bir Grand Slam'i sekiz kez kazanmayı başaran tenisçi oldu.בכך הוא הפך להיות הטניסאי הראשון שזכה בתחרות הגברים גראנד סלאם שמונה פעמים.
Barış Başaran.השלום כערך על.
İlk 10'a girmeyi başaran ilk Japon erkek tenisçidir.נישיקורי, הוא שחקן הטניס היפני היחיד שדורג בין עשרת הראשונים בעולם.
Genel Müdürlük ve Genel Yayın Yönetmenliğini Başaran Düzgün yapmaktadır.המגזין וגם המדריך הצליחו מאוד.
Kendini savunmayı başaran Velçaninov, elini yaralayarak kurtulur.ולצ'אנינוב מצליח להגן על עצמו, ופוצע את ידו השמאלית.
Barış Başaran.Сключен е мир.
2006 yılında ise Şampiyonlar Ligi Finaline çıkarak, bunu başaran ilk Londra ekibi olmuşlardır.През 2006 година става първият отбор от Лондон класирал се за финал на Шампионската лига.
Yine de ayakta durmayı başaran Morrison, Warner Bros Records'ta yeni şarkılar kaydetmeye başladı.Все пак накрая Брандес е толкова впечатлен, че ги взима в собствения си лейбъл Bros Records.
1999 yılından bu yana TÜRSAB Yönetim Kurulu Başkanlığı görevini Başaran Ulusoy sürdürmektedir.От 1967 г. функциите на Върховен орган изпълнява единната Комисия на Европейските общности.
Bir ay sonra düzenlenen Dünya Şampiyonası'nda finali görmeyi başaran sporcu, finaldeki en genç disk atıcıydı.Един месец по-късно, тя достига на финал на световното първенство като най-млада състезателка в дисцпилината.
Tüm mürettebatı karaya çıkmayı başaran gemiden iki kişi Macellan'a haber ulaştırdı, kıyıdakilere yardım geldi.Двама моряци се завръщат по суша, за да съобщят за случилото се.
Bunu başaran uzayaracı, dönüş yolculuğuna geçti.Налага се сам да извърви обратният път през непознат терен.
Bunu başaran uzayaracı, dönüş yolculuğuna geçti.Nespokojný sa vrátil na cestu.
Erişim tarihi: 30 Aralık 2015. ^ Başaran, Sezen (25 Mart 2006).Čas svitania : sviečková manifestácia – 25. marec 1988.
Sabah 6'ya kadar hayatta kalmayı başaran oyuncu, oyuna 2. geceden devam eder.Igralec mora še zmeraj preživeti od 12:00 zvečer do 6:00 zjutraj.
Dünyada bunu başaran büyük ihtimalle tek insandı.Morda je edini tak še ohranjen na svetu.
Bu aşamaya gruplarından çıkmayı başaran 16 takım katıldı.V tej eskadrilji je poletel šestnajstkrat.
Köy Enstitülü Hatun Birsen Başaran ile evlendi.Kaimo pašone prateka ką tik ištekėjęs Šešuvis.
Bu albümden ilk 10'a girmeyi başaran üçüncü teklidir.Tai – trečiasis atlikėjo albumas, pasiekęs pirmąją vietą.
Barış Başaran.Rahu sobitamine õnnestus.
Bunu başaran azınlıktan biri oldu.Minimalistlik lugu teeb seda.
Ama ortaya çıkan kişi, hayatta kalmayı başaran kişiydi ve sonuçta olmam gereken kişiye dönüştüm.그 길에서 벗어난 사람은 살아남은 자였고, 결국은 제가 목표했던 사람으로 성장하게 되었습니다.
Ama ortaya çıkan kişi, hayatta kalmayı başaran kişiydi ve sonuçta olmam gereken kişiye dönüştüm.אבל האדם שצמח מזה היה שורד שבסופו של דבר יגדל להיות האדם שאני נועדתי להיות.
Ama ortaya çıkan kişi, hayatta kalmayı başaran kişiydi ve sonuçta olmam gereken kişiye dönüştüm.ولكن الشخص الذي خرج كان ناجياً و سوف ينمو في النهاية ليصبح الشخص اللذي أمثّله انا الآن.
Ama ortaya çıkan kişi, hayatta kalmayı başaran kişiydi ve sonuçta olmam gereken kişiye dönüştüm.自分に課された人生を 生きていくようになるのです 私を傷つけた人々の事は忘れません
Ancak, boğmaca öksürüğünü engellemeyi başaran ilk etkin aşı, 1940'ların sonunda geliştirildi.Ale do późnych lat 40. naukowcy nie rozwinęli tak efektywnej szczepionki, która uchroniłaby przed krzuścem.
Ancak, boğmaca öksürüğünü engellemeyi başaran ilk etkin aşı, 1940'ların sonunda geliştirildi.Hingga pada akhir tahun 1940an ditemukanlah vaksin yang cukup efektif mencegah batuk rejan.
Fikirleri ne olursa olsun bunu yayabilmeyi başaran insanlar, kazanır.Akik képesek ötleteket terjeszteni, függetlenül attól, hogy mik azok az ötletek, nyernek.
Fikirleri ne olursa olsun bunu yayabilmeyi başaran insanlar, kazanır.Att folk som kan sprida idéer, oavsett vad idéerna är, vinner
Fikirleri ne olursa olsun bunu yayabilmeyi başaran insanlar, kazanır.Ca oamenii care pot disemina idei, indiferent de ce fel de idei e vorba, au succes.
Fikirleri ne olursa olsun bunu yayabilmeyi başaran insanlar, kazanır.Danes zmagujejo ljudje, ki so sposobni širiti svoje ideje, kakršne koli že so.
Fikirleri ne olursa olsun bunu yayabilmeyi başaran insanlar, kazanır.Dass Menschen, die Ideen, unabhängig von ihrem Inhalt, verbreiten können, Erfolg haben.
Fikirleri ne olursa olsun bunu yayabilmeyi başaran insanlar, kazanır.어느 누구든지, 어떤 분야 있던지 좋은 아이디어를 내는 사람이 이깁니다.
Fikirleri ne olursa olsun bunu yayabilmeyi başaran insanlar, kazanır.Lidé, kteří dokážou šířit myšlenky, bez ohledu na to jaké, vítězí.
Fikirleri ne olursa olsun bunu yayabilmeyi başaran insanlar, kazanır.Mà ai dám truyền bá ý tưởng, không quan trọng ý tưởng đó là gì, đều giành chiến thắng.
Fikirleri ne olursa olsun bunu yayabilmeyi başaran insanlar, kazanır.Mensen die ideeën kunnen verspreiden, ongeacht wat dat voor ideeën zijn, winnen.
Fikirleri ne olursa olsun bunu yayabilmeyi başaran insanlar, kazanır.Orang yang paling bisa menyebarkan idenya, apa pun itu, akan menang
Fikirleri ne olursa olsun bunu yayabilmeyi başaran insanlar, kazanır.Penso che i diffusori di idee, a prescindere da quali siano, vincano.
Fikirleri ne olursa olsun bunu yayabilmeyi başaran insanlar, kazanır.Que ceux qui propagent des idées, quelles qu'elles soient, gagnent.
Fikirleri ne olursa olsun bunu yayabilmeyi başaran insanlar, kazanır.Que las personas puedan propagar sus ideas, sin importar cuales son esas ideas, y ganar.
Fikirleri ne olursa olsun bunu yayabilmeyi başaran insanlar, kazanır.Όσοι μπορούν να διαδίδουν τις ιδέες τους, όποιες κι αν είναι αυτές, κερδίζουν.
Fikirleri ne olursa olsun bunu yayabilmeyi başaran insanlar, kazanır.Люди, распространяющие идеи, независимо от того, какие — побеждают.
Fikirleri ne olursa olsun bunu yayabilmeyi başaran insanlar, kazanır.Хората, които могат да разпространяват идеи, без значение какви, печелят.
Fikirleri ne olursa olsun bunu yayabilmeyi başaran insanlar, kazanır.שאנשים שיכולים להפיץ רעיונות, ולא חשוב מה הם הרעיונות האלו, מנצחים.
Fikirleri ne olursa olsun bunu yayabilmeyi başaran insanlar, kazanır.الناس القادرون على نشر الأفكار، بغض النظر عن ماهية تلك الأفكار، ينجحون.
Fikirleri ne olursa olsun bunu yayabilmeyi başaran insanlar, kazanır.このテーマについて私が話す際、 よくビジネスを取り上げます。
İtalyanca anlamayan ve böylece şarkı sözlerini sebze isimleriyle doldurmayı başaran전혀 몰라서 가사 대신 중국어로 야채 이름을 넣어서 부른
İtalyanca anlamayan ve böylece şarkı sözlerini sebze isimleriyle doldurmayı başaranשאוהבת לשיר אופרות מערביות, אבל היא לא הבינה אנגלית, צרפתית או איטלקית,
İtalyanca anlamayan ve böylece şarkı sözlerini sebze isimleriyle doldurmayı başaranالتي تعشق الغناء الأوبيرالي و لكن لن تفهم أي من اللغة الأنجليزية أو الفرنسية أو حتى الأيطالية
İtalyanca anlamayan ve böylece şarkı sözlerini sebze isimleriyle doldurmayı başaran英語もフランス語もスペイン語も 理解できません 歌詞の代わりに
İtalyanca anlamayan ve böylece şarkı sözlerini sebze isimleriyle doldurmayı başaran距熱愛唱西方歌劇, 不過距唔明 任何英文,法語, 或者意大利文,
Kaçmayı başaran her balık bu hikayelerin her anlatımıyla daha da büyür.Cada pez que se escapa crece más cada vez que se cuenta el cuento.
Kaçmayı başaran her balık bu hikayelerin her anlatımıyla daha da büyür.Een vis die ontsnapt, dikt bij elke nieuwe versie van het verhaal verder aan.
Kaçmayı başaran her balık bu hikayelerin her anlatımıyla daha da büyür.Fiecare pește scăpat crește în dimensiuni cu fiecare repovestire.