başarılar ile cümle
başarılar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
"1, 2 Step", ABD dışında da önemli başarılar gösterdi.«Два дні» мали великий успіх у нас і за кордоном.
Size daha iyi olmayı ve bu başarıları tekrarlamayı istetiyor.Потрібно все більше і більше, щоб отримати те ж саме відчуття.
Manifesto'nun başarıları derhal ve kısa sürdü.Перебування біля керма команди Ональфо було коротким та невдалим.
En büyük başarıları 1956 Yaz Olimpiyatları'nda bronz madalyanın sahibi olmalarıydı.А найбільшим досягненням Мілева зі збірною стали бронзові медалі на літніх Олімпійських іграх 1956 року.
Bosnalılar kendilerini savundu, fakat başarıları çok da azdı.Операція проходить більш-менш успішно, але самі брати були проти цього.
Albüm, genellikle 90lar rap müziğinde en parlak başarılardan biri olarak görülür.Альбом часто визнають одним з головних досягнень реп-музики 90-их.
Ekonomik ve toplumsal alanda büyük başarılar elde edildi.Були досягнуті значні економічні успіхи та соціальний прогрес.
Burada çok önemli başarılar elde etti.Тут він мав величезний успіх.
En büyük başarılarını Bayern Münih ile kazanmıştır.Однак найголовніша його перемога відбулося в Мюнхені.
İlk başarıları, besteci Rajko Dujmić gruba katıldığında 1976'da geldi.Перший успіх був досягнутий в 1976 році, коли композитор до команди приєднався Райко Дуймич.
Eleştirmenler görünen deneysel başarıların aslında yöntemsel kusurlardan oluşabileceğini kanıtlamışlardır.Критики стверджують, що методологічні недоліки можна пояснити очевидністю експериментальних успіхів.
En büyük başarılarını 1980'lerde yakaladı.Найбільших успіхів у своїй кар'єрі досягнув у 1980-х роках.
Hem hayali hem gerçek başarılarını yüceltmek için de anıtlar inşa ettiler.Вони також будували пам'ятники для прославлення своїх досягнень, як реальних так і уявних.
Bu okulda önemli başarılar elde etmiştir.Школа досягла високих результатів.
Avustralya'da başarıları sürdü.У Європі він пройшов із успіхом.
Şarkı bu ülkedeki adult contemporary listesinde kayda değer başarılar elde etti.Цей деакцент на нових піснях уповільнює прогрес Adult contemporary.
Genelde çocuk kitaplarındaki büyük başarılarından söz edilse de yetişkinler için de kitaplar yazmıştır.Проте найбільший успіх принесли письменниці все ж таки книги для дітей.
Bu başarılarının haricinde de turda genel klasman birinciliği elde etmiştir.Завдяки цій співпраці гурт отримав свою першу велику популярність.
Program sırasında Lady Gaga, programı arayarak, Chance'e başarılar diledi ve onun bu performanısı övdü.Після цього турніру Вітору зателефонував сам Майк Тайсон і привітав з досягнутим успіхом.
Bütün bu başarılarından dolayı kendisine "Yerli Elvis" denilmeye başlanmıştır.Його називали «Турецьким Елвісом».
Ayrıca remixer olarak büyük başarıları oldu.Do paměti se mnoha lidem vžil také jako úspěšný remixer.
Başarıları sayesinde ABD kongresi tarafından da takdir edildi.Obdržel ocenění od Kongresu USA.
Başarıları onu amiralliğe yükseltti.Ten ho povýšil na admirála.
Bu başarıları Hindenburg'u ulusal kahraman yaptı.Tyto úspěchy udělaly z Hindenburga nejpopulárnějšího Němce.
Kazankina, spor başarılarının yanı sıra bilimsel çalışmalarıyla da biliniyor.Kromě jiných sportovních úspěchů Taťána je známá pro své vědecké práce.
Savaştaki başarılarından dolayı Kızıl Yıldız Nişanı'la ödüllendirildi.Za své zásluhy v oblasti letectví byl vyznamenán Řádem rudé hvězdy.
Ancak grup eski başarılarını hiçbir zaman yakalayamamıştır.S tímto problémem klub nedokázal dosáhnout svých předchozích úspěchů.
Bununla birlikte, bu başarılar doğru bağlamda ele alınmalıdır.Navíc musí jejich tvorba proběhnout ve správné sekvenci.
Oyuncular Dragon Age: Origins'deki benzersiz öğelerin kilidini açacak oyundaki başarıların kilidini açabilir.Hráči mohli odblokovat achievementy ("úspěchy") ve hře, které odemkly unikátní předměty v Dragon Age: Origins.
Burada 5 sene görev almıştır ve çeşitli başarılara erişmiştir.V týmu působil 5 let a dokazoval, že má velký potenciál.
Ali Hoşfikirer'in başarıları sadece yurtiçinde değil,yurtdışındada fark edilmiştir.Její skladby získaly uznání nejen doma, ale i v zahraničí.
Bosnalılar kendilerini savundu, fakat başarıları çok da azdı.Krupští se bránili soudně, ale uspěli jen částečně.
Andricus yörel Romalı güçlerine karşı önce bazı küçük başarılar kazandı.Římané nejprve dosáhli několika drobných vítězství.
Geçen zaman içinde aynı başarıları tekrar yakalayamaz.Později už svůj úspěch nezopakovala.
En büyük başarılarını 1980'lerde yakaladı.Svých nejlepších výkonů dosáhl v posledních letech 20. století.
Burada çok önemli başarılar elde etti.Zde se konečně dočkal výraznějších úspěchů.
Şarkı ayrıca Avrupa'da da büyük başarılar elde etti.K. a dosáhla výrazných úspěchů i v Evropě.
Yol bisiklet yarışlarından çok parkur bisiklet yarışlarında daha fazla başarıları vardır.Mnohem větších úspěchů dosahuje při závodech sportovních vozů.
Ayrıca sanatsal başarılarından ve etkinliklere katılımlarından dolayı birçok ödül ile onurlandırılmıştır.Za své umělecké i organizační aktivity získal řadu ocenění.
Önceki nesiller başarılı insanlara hayranlıkla baktı ve başarılarını takdir etti.Místní obyvatelé velmi respektovali svůj předchůdce a ocenili jeho výkon.
Bu birliktelik devam etti ve ilerleyen yıllarda başarılar kazandılar.Schůzka tak skončila nezdarem, ale v následujících dnech proběhly další.
Gösterdiği başarılardan dolayı birçok ödül almıştır.Za svoji činnost obdržel řadu ocenění.
Şampiyonluğa ve Avrupa’da elde edilecek başarılara konsantreyim.Zahrál si na mistrovství světa i Evropy.
Eğitimi süresince üstün başarılarından dolayı iki kez sınıf atladı.Dvakrát získal na univerzitě cenu za kvalitu výuky.
Kerimov'un en büyük başarılarından biri 1986'da Mir'in fırlatılmasıydı.Una dintre cele mai mari realizări ale lui Kerimov a fost lansarea lui Mir în 1986.
Programın doğası, amaçları, başarıları ve değerleri ile ilgili belirsiz iletileri somutlaştırdı.Natura programului întruchipa mesaje ambigue privind obiectivele, succesele și valorile sale.
O zamandan bu yana birkaç İsviçreli sanatçı uluslararası başarılar elde etti.Cu toate acestea, de-a lungul timpului, puțini artiști au cunoscut un succes internațional major.
Şampiyonluğa ve Avrupa’da elde edilecek başarılara konsantreyim.1.^Include doar rezultatele din campionat și Europa.
Burada çok önemli başarılar elde etti.În acest domeniu a avut mari succese.
Albüm Amerika'da da büyük başarılar elde etti.Albumul are un mare succes în America.
Grup üst üste gelen bu başarılar üzerine durmadı ve çalışmalarını hızlandırarak sürdürdü.Acest succes le-a dat și mai mare avânt incurajându-i să lucreze mai departe împreună.
Şarkı ayrıca Avrupa'da da büyük başarılar elde etti.Melodia a avut succes inclusiv în Europa.
Bu süre zarfında İngilizler büyük başarılar elde ettiler.Între timp, britanicii au avansat.
The Buggles, Yes ve Art of Noise grupları ile liste başarıları yakalamıştır.Ca și muzician a avut succes cu trupele The Buggles, Yes și Art of Noise.
Bu da gelecekteki büyük başarıların ilki olarak dikkat çekti .Aceasta a reprezentat, în cea mai mare parte, declarații a unor intenții bune pentru viitor...
Takım başarıları: ^ (Almanca)Farbatlas Obstsorten (în German).
Şirket eski günlerindeki başarıları tekrar yakalayamaz.Orașul nu a mai reușit să atingă din nou statutul său precedent.
Takımların başarılarında da çok büyük paya sahiptirler.Echipajele de bob au obținut și ele rezultate bune.
Polonya ve Rusya'da da benzer başarılar elde edildi.De asemenea Tico a fost produs și în Polonia și Uzbekistan.
Yağlı güreş müsabakalarında başarılar elde etmiştir.Se descurcă bine la competițiile de agilitate.