başarılar ile cümle

başarılar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Başarıları sayesinde 23 Mayıs 1940'ta Şövalye Haçı madalyası ile ödüllendirildi.Za ten wyczyn został 3 maja 1945 odznaczony Krzyżem Rycerskim.
Araplar en önemli başarılarını onun zamanında elde ettiler.Z Dynamem zdobywał swoje największe sukcesy.
Gösterdiği başarılardan dolayı birçok ödül almıştır.Za swą aktywność otrzymała wiele nagród.
Bununla birlikte, bu başarılar doğru bağlamda ele alınmalıdır.Jednak aby wszystko było w pełni jasne, dokonamy ten krok podstawienia.
Bu başarılar ona 1969'un Doğu Almanya'da Yılın Kadın Sporcusu ödülünü getirdi.Otrzymał za to zwycięstwo tytuł Sportowca Roku RFN w 1964.
Ancak ülkenin yerel kupalarında büyük başarılar aldı.Znacznie większe sukcesy odnosił na rynku użytku domowego.
İleri yaşına rağmen, İoannis bazı başarılar elde etmiştir.Pomimo tego, Rusinom udało się uzyskać pewne sukcesy.
Avustralya'da başarıları sürdü.Znacznie lepsze wyniki osiągnął w Austrii.
Gandi ilk önemli başarılarını 1918 yılında Çamparan karışıklığı ve Kheda Satyagraha sırasında elde etmiştir.Główne osiągnięcia Gandhiego w roku 1918 to kampania Champaranu i tzw. Kheda Satyagraha.
Haziran 1938'de devlet hizmetindeki başarılarından dolayı Gümüş Liyakat Haçı [2] ile ödüllendirildi.W czerwcu 1938 został odznaczony Srebrnym Krzyżem Zasługi za zasługi w służbie państwowej[5].
Kendisine değerli hizmetlerinden dolayı teşekkür eder, başarılar dileriz."Vi skulle ha velat behålla honom, men önskar honom lycka till."
Franck ve Hertz bu başarılarında dolayı 1925 yılında Nobel fizik ödülünü kazandılar.Franck och Hertz fick 1925 Nobelpriset i fysik för detta arbete.
Adrienne Rich, 1968’de, Caroline Herschel’in hayatı ve bilimsel başarılarını kutlayan bir şiir yazmıştır.Adrienne Richs dikt Planetarium från 1968 hyllar Caroline Herschels liv och vetenskapliga framgångar.
Birlikte yaptıkları çalışmalar Brecht’in ilerideki başarılarını önemli ölçüde etkiledi.Deras gemensamma arbete påverkade tydligt Brechts senare verk.
Bu başarıları ile dünya rekoru kırmış ve altın madalya kazanmıştır.Han tangerade sin världsrekordtid och vann guldmedalj.
Buna karşın sportif anlamda başarılar devam etti.Sportsligt fortsatte trots detta tävlingarna att vara framgångsrika.
Augustus'un "Kamu Gelir reformları" nın İmparatorluğun sonraki başarıları üzerinde oldukça etkisi olmuştur.Augustus offentliga finansiella reformer fick ett stort inflytande på imperiets följande framgångar.
Üstün başarılar gösterdi ve yaralandı.Han hade tur och klarade sig oskadd.
Bu süre zarfında İngilizler büyük başarılar elde ettiler.Britterna lyckades med sitt överraskningsmoment.
Öncül devirde büyük askeri başarılar ve büyük ekonomik bozukluklar görüldü.Perioden före hade dominerats av stora militära konflikter och ekonomiska framgångar.
Daha sonraları başarılar üst üste gelmeye devam etti.Sedan lät framgångarna vänta på sig.
Yine de bu başarıların Kızıl Ordu'ya maliyeti oldukça yüksektir.För denna seger fick Röda armén betala ett högt pris.
"Miss Independent", ABD Billboard listelerinde önemli başarılar elde etti."Missing You" hade varierande framgångar på de amerikanska Billboard-listorna.
Albümden çıkan iknci single soulja girl Amerika'da çeşitli başarılar elde etti.Singeln "Rubberband Girl" från albumet nådde stora listframgångar i USA.
Gandi ilk önemli başarılarını 1918 yılında Çamparan karışıklığı ve Kheda Satyagraha sırasında elde etmiştir.Gandhis första större framgångar skedde 1918 med satyagraha-kampanjerna i Champaran och Kheda.
Şarkı, Madonna'nın uluslararası başarılarından biridir.Detta album kom att bli Madonnas internationella genombrott.
Özellikle Doğu Cephesinde kaydettiği başarılarla ve Adolf Hitler'e olan yakınlığıyla bilinir.För eftervärlden är han framför allt känd för sitt motstånd mot Adolf Hitler.
Bu şampiyonluklar kulübün en büyük başarılarını teşkil eder.Detta skulle visa sig vara klubbens största framgång.
2008 Yılı 2007 yılında sağlanan başarıları tekrarlamıştır.År 2007:s bravader återupprepade sig år 2008.
Corbulo, başarılarından dolayı Suriye valiliği ile ödüllendirildi.Som belöning för sin insats utsågs Corbulo till guvernör av Syria.
Şarkı, önceki iki şarkıya nazaran daha düşük başarılar elde etmiştir.Som ett resultat gjorde sången inte har så mycket framgång som de tidigare två singlar.
Albüm Amerika'da da büyük başarılar elde etti.Även albumet fick framgång, i USA likaså.
Ayrıca "Şirket" kişisel başarılar içinde kullanılır.Även status skapas genom individens prestationer.
En büyük başarılarını 1980'lerde yakaladı.Madness hade sina största framgångar under 1980-talet.
Özellikle havacılık sanayisinde başarıları ile anılır.Detta gäller särskilt hans flygmaskiner.
Mesleki başarıları yönünden Katri Helena, Finlandiya'daki en popüler şarkıcılardan birisidir.Vid sidan av Katri Helena var hon under en tid Finlands populäraste kvinnliga solist.
İleri yaşına rağmen, İoannis bazı başarılar elde etmiştir.Med Örebro nådde Rune Åhrling stora framgångar.
Geçen zaman içinde aynı başarıları tekrar yakalayamaz.Han skulle aldrig senare nå samma framgångar.
Sol İttifak, parlamento seçimlerinde oyların %10 kadarı ile seçimde başarılar elde etmiştir.Vänsterförbundet vann ett mandat till med sina drygt tio procent av rösterna.
GP2'de önemli başarılara imza attı.S2 var ett stort steg framåt i alla avseenden.
1990'larda elde ettiği başarıları 2000'lerde devam ettirdi.Framgångarna fortsatte under 1990-talet.
Devlet kurucularının gücü ve başarılarına göre bu durum gerçekten de uzun sürebilir.De nuvarande veckodagarnas namn och ordning kan direkt härledas ur detta.
Bu dönemin karakteristik özelliği bilimsel başarılar ve gelişmeyi öven katı bilim kurgu hikâyeleridir.Utforskandet av denna sfär utgör vetenskapsmännens fortsatta intresse och berättelsens handling.
Üstün başarılar nedeniyle Demir Haç madalyasını kazanmıştır.Han erhöll Järnkorset för sin insats.
Bu başarılar sayesinde judo, Moğolistan'ın en popüler sporlarından biri haline geldi. ^Завдяки цим успіхам дзюдо стало одним з найпопулярніших видів спорту в Монголії .
Bununla birlikte, bu başarılar doğru bağlamda ele alınmalıdır.Одначе ці досягнення слід сприймати у відповідному контексті.
OneDrive olarak yeniden markalaşma üzerine, Xbox One uygulaması başarıları da ekledi.Після ребрендингу в якості OneDrive додаток Xbox One також додав досягнення.
En önemli başarılarından biri Barça'nın kendi stadına sahip olmasını sağlamaktı.Одним з його найголовніших досягнень є допомога «Барсі» у придбанні власного стадіону.
On bir yaşında Michelangelo'nun başarılarını duyduktan sonra heykeltıraş olmaya karar verdi.У одинадцятирічному віці вирішив стати скульптором, почувши про Мікеланджело і його досягнення.
Bu da öğrencilerin başarılarını etkilemektedir.Від цього залежать подальші успіхи учнів.
Uluslararası alanda da şarkı geniş başarılar elde etti.На міжнародному рівні пісня також здобула успіх.
Warner, kardeşlerin şirketine kazandırdığı başarılardan çok memnundu.Войо дуже радіє зустрічі з братом.
Uruguay Round bu başarılara bir yenisini eklemiştir.В цьому матчі уругвайцю підкорилося декілька досягнень.
Buna karşın direnişçiler önemli başarılar elde edemezler.Проте союзники нездобули значних успіхів.
Bu başarıları devam ettirmek için buradayım.І тут йому супроводжує успіх.
NCSR'nin ilk başarılarından biri 1961 yılında ilk iki aşamalı roketin fırlatılmasıyla gerçekleşti.Одне з раніх досягнень НКРР відбулося в 1961 році це був запуск своєї першої двоступінчатої ракети .
Gösterdiği başarılardan dolayı birçok ödül almıştır.Вона отримала багато нагород за свою діяльність.
Franck ve Hertz bu başarılarında dolayı 1925 yılında Nobel fizik ödülünü kazandılar.Франк і Герц були нагороджені Нобелівською премією з фізики за 1925 рік.
Bu ters yanlılık, kişilerin başkalarının başarılarını ya da başarısızlıklarını açıklarken görülür.Цікавість, що стала причиною смерті чи невдачі інших.
Fakat tüm bu başarıların yanında sağ elinden sakatlanan genç oyuncu 16 maç kaçırdı.Всього на молодіжному рівні зіграв у 16 офіційних матчах.

İlgili Sayfalar