başarılar ile cümle

başarılar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Bu liste Manchester United kulübünün elde ettiği en büyük başarıları ve rekorları içermektedir.Esta é a lista dos principais prêmios e indicações que a banda inglesa Muse recebeu.
David Denman, Don Price rolünde: Sürekli Edward'ın başarılarının gölgesinde kalmış Ashton'lı bir zavallı.David Denman als Don Price: Een jongen uit Ashton die altijd in de schaduw stond van Edward.
Bu başarılara rağmen, kariyeri boyunca, özellikle okul yıllarında ırkçılıktan dolayı çok zorluk yaşamıştır.Ondanks deze successen werd hij gedurende zijn carrière, vooral tijdens zijn schooltijd, geplaagd met racisme.
Daha sonra isimlerini Joy of Touch olarak değiştirdiler ve bazı uluslararası başarılar elde ettiler.Later veranderden ze hun naam in Touch of Joy en behaalden ze nu ook internationale successen.
Kazankina, spor başarılarının yanı sıra bilimsel çalışmalarıyla da biliniyor.Naast haar sportprestaties geniet Kazankina ook bekendheid wegens haar wetenschappelijk werk.
Başarıları sadece Utrecht'le sınırlı kalmadı.Deze draait echter niet alleen om Utrecht.
Ayrıca remixer olarak büyük başarıları oldu.Het maakte hem ook bijzonder populair als remixer.
GP2'de önemli başarılara imza attı.Zijn performance in de GP2 was adembenemend.
Dizi Türkiye'de büyük reyting başarıları elde edememesine rağmen yurtdışında büyük bir başarı yakalamıştır.Ondanks het grote succes in hun geboorteland konden ze echter in het buitenland niet doorbreken.
MHP, 1969 ve 1973 genel seçimlerinde büyük başarılar sağlayamamıştır.De CHP leed bij de verkiezingen van 1965 en 1969 grote nederlagen.
Augustus'un "Kamu Gelir reformları" nın İmparatorluğun sonraki başarıları üzerinde oldukça etkisi olmuştur.Augustus' publieke inkomstenhervorming had een geweldige uitwerking op het verdere succes van het Rijk.
Takımda erkekler 1500 m yarışlarında başarılar kazanmış olan Taoufik Makhloufi yer almaktadır.De atleet Taoufik Makhloufi won de 1500 meter voor mannen.
Bu başarıları onlara 2005 yılında Nobel Tıp ödülünü kazandırmıştır.Zij ontvingen daarvoor in 2005 de Nobelprijs voor de geneeskunde.
Bu başarılarıyla Cornell, Wieman ve Wolfgang Ketterle MIT'de 2001 Nobel Fizik Ödülünü almıştır.Hiervoor ontving Cornell, samen met Weiman en Wolfgang Ketterle, in 2001 de Nobelprijs voor de Natuurkunde.
Eğitimi süresince üstün başarılarından dolayı iki kez sınıf atladı.Tijdens zijn studie won hij twee hoge afstudeerprijzen.
Daha ilk gösterilerde ve yarışlarda önemli başarılar kazanmıştır.Er werden al eerste successen in wedstrijden geboekt.
Ayrıca albümdeki şarkılar başta Avustralya ve İngiltere'de büyük başarılar elde etti.Ook haar eerste twee albums werden grote successen in Europa en Australië.
Diğer başarıları 1989'da National Film Registry.De film werd in 1989 opgenomen in het National Film Registry.
Başarılarından dolayı 1978'de generalliğe yükseldi.In 1978 was zijn succes enorm.
Bu başarıları devam ettirmek için buradayım.Hij toont het met die slagen.
Bu konudaki başarılarından birisi de Franz Kafka'nın eserlerini tanıtan ilk kişilerden birisi olmasıdır.Zo geldt Tucholsky als één van de eersten die het werk van Franz Kafka ontdekte.
Şarkı bununla beraber dünya çapında önemli başarılar göstermiştir.How Do I Live bezorgde de zangeres ook wereldwijd een grote doorbraak.
Buna karşın sportif anlamda başarılar devam etti.Maar ondanks het sportieve succes, doken er ook problemen op.
Yine de bu başarıların Kızıl Ordu'ya maliyeti oldukça yüksektir.De tol van de overwinning was hoog voor het Rode Leger.
Savaşta gösterdiği başarılar nedeniyle Polonya tarafından Virtuti Militiari madalyasına layık görüldü.In Congres-Polen werd de Virtuti Militari omgedoopt in Poolse Militaire Medaille.
U-17 millî takımında birlikte çalıştık ve başarılar elde ettik.De inzet van de B-17´s was succesvol gebleken en had het beoogde effect bereikt.
Ayrica Lochte, kısa kulvar (25 m)daki başarılariyla da bilinmektedir.Zijn erelijst vermeldt verder vooral overwinningen op de kortebaan (25 meter).
Başarıları yazar Cicero tarafından övgüyle bahsedilmiştir.Zijn door Cicero geprezen filosofische schriften zijn verloren gegaan.
Ancak grup eski başarılarını hiçbir zaman yakalayamamıştır.De club kon niet meer tippen aan de vroegere successen.
Grup, dünya çapında 100 milyondan fazla albüm sattı ve bazı başarılar yakaladı.Stripped is wereldwijd meer dan tien miljoen keer over de toonbank gegaan en daarmee een absoluut succes.
Burada çok önemli başarılar elde etti.Daarbij werden belangrijke successen geboekt.
Bu arada Avrupa’ya geziler yaparak çeşitli başarılar elde etti.Hij maakte verschillende reizen door Europa.
Gösterdiği başarılardan dolayı birçok ödül almıştır.Hij sleepte voor zijn prestaties verscheidene prijzen in de wacht.
Daha büyük başarılarından biri de 2000-01 UEFA Şampiyonlar Ligi ve 2001 Kıtalararası Kupa'dır.Het team won ook de UEFA Champions League 2000/01 en de Wereldbeker voetbal 2001.
Şarkı bu ülkedeki adult contemporary listesinde kayda değer başarılar elde etti.Wszystkie piosenki cieszyły się też powodzeniem na tamtejszej liście Adult Contemporary.
En büyük başarılar basketbolda elde edilmiştir.Największe sukcesy odnosił w koszykówce.
İlk başarıları, besteci Rajko Dujmić gruba katıldığında 1976'da geldi.Pierwszy sukces odniosła w 1976, kiedy kompozytor Rajko Dujmić dołączył do zespołu.
Ayasofya'daki Gerçek Haç'ın muzafferrane yükselmesi onun başarıları taçlandıran bir andı.Triumfalne podniesienie Świętego Krzyża w Hagia Sofia było ukoronowaniem jego osiągnięć.
Oyuncular Dragon Age: Origins'deki benzersiz öğelerin kilidini açacak oyundaki başarıların kilidini açabilir.Gracze mogą odblokować osiągnięcia w grze, które odblokują unikalne przedmioty w Dragon Age: Początek.
Bu süre zarfında İngilizler büyük başarılar elde ettiler.Sukces bardzo ucieszył Brytyjczyków.
Bu başarılar Şarlman'ı Batı Avrupa'nın en büyük hükümdarı yaptı.Sukcesy militarne uczyniły z Karola najpotężniejszego władcę Europy Zachodniej.
Eğitimi süresince üstün başarılarından dolayı iki kez sınıf atladı.W trakcie studiów dwukrotnie awansował.
Alman oyuncu Armin Mueller-Stahl, başarılarından dolayı Onursal Altın Ayı'yı aldı.Honorowego Złotego Niedźwiedzia za całokształt twórczości odebrał niemiecki aktor Armin Mueller-Stahl.
Özellikle Fin ordusunun kayakçı birlikleri büyük başarılar kaydettiler.Wielkimi sukcesami wśród fińskich szlagierów były m.in.
Diğer kültürel başarılar ancak belli bir bölgeye ya da bir döneme özgüdür.Jednak pewne cechy wyglądu związane są z atrakcyjnością jedynie w określonej kulturze lub w określonej epoce.
Başarılarından dolayı Kızıl Bayrak Nişanı ile üç kez ödüllendirilir.Za swoje zasługi został trzykrotnie odznaczony Orderem Czerwonego Sztandaru.
Bu yaşananlardan grup üyeleri fazlaca etkilense de Destiny's Child'ın başarıları devam etti.Odniosił skromne sukcesy, wspierając wokalnie Destiny's Child.
Güreş takımı il ve ulusal alanda başarılara sahiptir.Zawodnicy sekcji osiągali sukcesy na arenie krajowej i międzynarodowej.
Mısır ilk defa bu dönemde medeniyet gelişmişliği ve başarıları açısından devamlı zirvededir.Prawdopodobnie to tam Agricola po raz pierwszy zetknął się z tezami reformacji i humanizmu.
Burada çok önemli başarılar elde etti.Odnosila przy tym znaczne sukcesy.
Başarıları Death'in dikkatini çekmişti.Swoimi sukcesami ściągnął uwagę mediów.
Ancak bu başarılar lige yansıyamadı ve ligde 10. oldular.Nie zdołał obronić jednak tej pozycji w biegu i ostatecznie na mecie był dziesiąty.
Geçen zaman içinde aynı başarıları tekrar yakalayamaz.W późniejszym okresie nie udało mu się już powtórzyć wcześniejszych sukcesów.
Bu birliktelik devam etti ve ilerleyen yıllarda başarılar kazandılar.Gold zrobił to i razem spędzili tam ostatnie, długie lata swego życia.
Daha sonra MÖ 490 yılında, I. Darius önceki seferin başarılarına dayanarak yeni bir sefer düzenlemiştir.To właśnie pod jego wodzą lata 30. upłynęły Ajaksowi na świętowaniu kolejnych sukcesów.
En büyük başarılarını 1980'lerde yakaladı.Jego największe sukcesy przypadły w latach 80.
Albüm Amerika'da da büyük başarılar elde etti.Album osiągnął wielki sukces w Stanach Zjednoczonych.
Başarılarını ise sürekli konser turlarında bulunmaya borçludurlar.Jednym z jego osiągnięć jest uzyskanie dobrej frekwencji podczas koncertów.
Onlara başarılarının devamını diliyorum." sözleriyle duyurmuştur.Sporo im zawdzięczam w kwestii sukcesu, który odniosłam”.
Bu da gelecekteki büyük başarıların ilki olarak dikkat çekti .Potraktował to jako zły omen na przyszłość.

İlgili Sayfalar