başarılı ile cümle

başarılı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Ancak bunlardan hiçbiri başarılı olamadı.ولكن لم ينجح أحد منهم.
Doğuştan atletik olan Beckett, solak bir vurucu olarak krikette çok başarılı oldu.بيكيت الذى كان بطبيعته رياضيا كان ناجحا في الكريكت كونه اعسر.
Yıldızların içini ve evrimini açıklayacak başarılı modeller geliştirilmiştir.تم تطوير نماذج ناجحة لشرح التصميم الداخلي للنجوم وتطور النجوم.
İlk yılında başarılı bir yıl geçirdi.وقد حقق بعض النجاح في السنة الأولى من التنفيذ.
Bugün gerçekleşen anayasa değişiklikleriyle, Türkiye Büyük Millet Meclisi çok başarılı bir sınav vermiştir.قدَّم مجلس الشعب التركي امتحانًا ناجحًا للغاية بالتعديلات الدستورية التي أُجريت اليوم.
En başarılı ikinci takım ise Crvena zvezda'dır.فريقه المفضل هو النجم الأحمر.
Dolayısıyla herhangi bir varsayım yönünde kanıt aramak muhtemelen başarılı bir sonuç verecektir.إذًا فإنّ أيّ بحث عن أدلّة لصالح افتراض ما، غالبًا ما ينجح.
I, Güney Kore'de oldukça başarılı oldu.حقق هذا المسلسل نجاح باهرا في كوريا الجنوبية.
Broos buna karşı çıktı ama başarılı olamadı.وقد حاول بوتو ذلك لكنه لم يوفق.
İlk başarılı gastrektomi Theodor Billroth tarafından 1881'de kanserli bir mideyi alması ile olmuştur.أول استئصال معدي ناجح أدّاه ثيودور بيلروث في 1881 لسرطان المعدة.
Neticede biz bu noktada başarılı olduk." diyerek açıklamıştır.وقالا "نحن سعيدتان بما نحن عليه.
Austin Mini gibi çok daha küçük otomobiller bu dönemde çok başarılı olur.وكانت أوستن ميني هي أصغر السيارات في تلك الفترة وحققت نجاحاً كبيراً.
Paschwitz, harekatın başarılı olduğunu öğrendi ve gemilerin Mondros'a yönelmesini emretti.علم باتشفستس بنجاح الهجومان، فأمر بتحركهما مرة أخرى إلى ميناء موندروس.
Ancak bu siyaset başarılı olmamıştır.لسوء الحظ، فإن هذه الإستراتيجية لم تنجح..
Sikorsky SL-61L ve SL-61N, SH-3 Sea King helikopterinin başarılı sivil versiyonlarıdır.سيكورسكي إس-61 إل وسيكورسكي إس-61 إن هي إصدارات مدنية للمروحية الناجحة إس أتش-3 سي كينغ.
Ancak transfere harcanan paraya rağmen alınan oyunucular Trabzonspor'da başarılı olamadı.علي الرغم من الاموال التي انفقت عليهم الا انهم لم يكونوا ناجحين في طرابزون سبور.
İlk başarılı doğan "tüp bebek" olan Louise Brown, 1978 yılında doğmuştur.وكان أول نجاح لميلاد طفل أنابيب، لطفلة تدعى لويز براون، وقع في عام 1978.
Döneminin en başarılı Alman kalecilerinden biri olarak kabul ediliyordu.تعتبر من أكثر الأديبات الألمانيات نجاحا في الوقت الحاضر.
Başlangıçta bu operasyon başarılı olduğunu düşündü, ancak tümörün büyümesi sadece yavaşlamıştı.في البداية كان يعتقد أن العملية كانت ناجحة، ولكن الورم كان قد أوقف نشاطه.
911 GT2'nin yarış sürümü uluslararası yarışmalarda başarılıydı.البورشه 911 هي واحدة من أنجح السيارات في عالم السباقات.
Hareket sonunda başarılı oldu ve 14 Mayıs 1948’de İsrail Devleti Yahudilerin ülkesi olarak kuruldu.اندلع القتال بين العرب والصهاينة، وفي 14 مايو 1948 أعلن قادة الدولة اليهودية قيام دولة إسرائيل.
Bunlar hayvan testlerinde başarılı sonuçlar vermiştir.وتبين أن له تأثيرات ماسخة في الدراسات الحيوانية.
Başarılı bir oyunculuğun yanı sıra birçok yardım etkinliklerine katılmıştır.بجانب أدائه الفردي قام أيضاً بالعديد من الأعمال التعاونية.
Eser başarılı oldu.بأعجوبة، نجحت.
Aja Naomi King'in canlandırdığı Michaela Pratt: Analise gibi başarılı olmak isteyen hırslı bir öğrenci.أجا نأومي كينغ بدور ميكيلا برات: طالبة طموحة تريد أن تصير ناجة مثل آناليس.
3 Eylül - Kuzey Kore başarılı bir hidrojen bombası denemesi gerçekleştirdi.أجرت كوريا الشمالية سادس تجربة نووية وهذه المرة من خلال تفجير قنبلة هيدروجينية في 3 سبتمبر من نفس العام.
Kendi kendine temizlenen, dünyada ticari alanda ilk başarılı çelik sabanı geliştiren kişi.قاد الفريق الذي قام بأول عملية زراعة كلى ناجحة في العالم.
Aralık: sınavda başarılı olamadı.مثال:عندك امتحان غدا.
Jimnastik, güreş ve boks, yüzme gibi alanlarda çok başarılıydı.الأمونيتات: هل كانوا قادرين حقاً على السباحة أو العوم؟.
Kariyerinin en başarılı yılını 2012'de geçirmiştir.عام 1989 كانت سنته الأكثر نجاحا في مسيرته.
1950'ler ve 1960'larda kulüp oldukça başarılı zamanlar geçirmiştir.في بدايات الخمسينات وتحديداً 1950، كان للنادي خط هجوم أسـطوري.
Deneyin başarılı olmasına rağmen tasarım Mehmet Ali Paşa tarafından tutulmadı.ورغم نجاح تجربة هذا المحرك، إلا أن التصميم لم يُثِر اهتمام محمد علي.
Albüm ticarî anlamda da başarılı oldu.نجح الألبوم تجارياً أيضا.
1864’te ıslahat için gönderildiği Kozan’da da başarılı oldu, çalışmaları halkın devlete güvenini güçlendirdi.بارمان، بحلول عام 1840 "فقدوا كل الثقة في قدرتهم على حكم البلاد بأنفسهم.
Şövalye Demir Haçı aşırı savaş cesareti ya da başarılı askeri liderlikten dolayı verilmiştir.وتمنح جائزة الصليب الفارس للصليب الحديدي وأوراق البلوط والسيوف للاعتراف بالشجاعة أو قيادة عسكرية ناجحة.
Denekler, deneyin bu şeklinde daha çok başarılı olmuşlardır.لاقى المشاركون نجاحًا أكبر بكثير في تلك النسخة مِن التجربة.
Ayrıca, başka bilim alanlarında da başarılıdır.هذا بالإضافة إلى اخصائيين في ميادين المعرفة الأخرى.
Şarkı Avrupa'da ve özellikle İngiltere'de başarılı olmuştur.تلقت الأغنية نجاحاً كبيراً، خاصة في المملكة المتحدة.
Bunu Tevfik Fikret denemiş ancak pek başarılı olamamıştır.حاول مراد بك المقاومة، لكنه هزم بسهولة.
Cuheyman yandaşları keskin nişancılarla karşı koymaya çalıştı ancak başarılı olamadı.غريس حاولت اصطياد "الدخلاء" ببندقية لكن لم تستطع العثور عليهم.
Onun politikası az bir ihtimalle olağan üstüydü fakat her şeye rağmen başarılıydı.فمن الطبيعي أن يكون لديك مشاكل ولكن كل شيء على ما يرام.
Bir projenin başarılı bir şekilde yürütülmesi için etkili bir planlama şarttır.لنجاح تنفيذ المشروع لابد من التخطيط الدقيق.
Menemenspor, diğer spor dallarında da başarılı oldu.كما حققت الشبيبة إنجازات في الفروع الرياضية الأخرى.
Örnek olarak, Dyson küresinin başarılı bir inşaat aşaması.على سبيل المثال مجال دايسون الافتراضي.
Avro RJ/BAe 146, üretilen 387 uçakla en başarılı Britanyalı sivil jet uçağı programıdır.مع أنتاج بلغ 387 طائرة، من أفرو أر جي/ بي إيه إي 146 فإنه يعتبر البرنامج الأكثر نجاحًا لطائرة مدنية بريطانية.
Bu konserler finansal açıdan da başarılı olmuştur.وقد حقق المتحف نجاحا ماليا مختلطا.
Birçok başarılı albüm ve onlarca hit şarkının ardından Play isimli en son albümünü 2014 yılında çıkardı.بعد عدة ألبومات ناجحة وعشرات النجاحات، أصدرت ألبومها الأخير، بلاي، في عام 2014.
Fakat hücum başarılı olmadı ve Rus ordusu büyük kayıp verdi.واستمرت الاعتداءات من دون نجاح، والجيش الأحمر خسائر فادحة.
Bu orduya komuta etmesi için de ülkesinin en başarılı generallerinden biri olan Hürmüz'ü seçmiştir.وخسرت بلاد فارس بذلك خدماتَ إحدى أكبر جيوشِها وإحدى أفضل جنرالاتِها.
Mauboy, Avustralya'nın en başarılı kadın sanatçılarından biridir..دلال المغربي هي واحدة من المسلمات الإناث الأكثر شهرة.
Bu biçimlendirme Fansız bisikletçileri için başarılı olmayı kanıtlayacaktı.ويمكن لهذه الرياح أن تكون ضارة لراكبي الدراجات.
Ancak, bunda tam olarak başarılı olamadı.بيد أنه لم ينجح في ذلك تمامًا.
Sonrasında Los Angeles'ta on sekiz ay boyunca çeşitli seçmelere katıldı, ancak başarılı olamadı.مع ذلك، لم تكن الحياة سهلة في لوس انجلوس وامضوا شهرين من دون أي زبائن.
İstatistiksel olarak Bari, Apulia bölgesinin en başarılı takımıdır.إحصائيا فإن نادي باري يعد أفضل الأندية تحقيقا للنتائج الإيجابية في الدرجة الأولى في منطقة أبوليا.
26 Kasım 2011'de Mars Bilim Laboratuvarı başarılı bir şekilde Mars'a gönderildi.مختبر علوم المريخ – تم الإقلاع في 26 نوفمبر 2011، مسبار صممته ناسا بهدف استكشاف سطح كوكب المريخ.
En başarılı olduğu yıl 2009'dur.2009 سجل أسرع هدف.
İlk uçuşunu ekim 1941'de yaptı ve testler oldukça başarılı idi.طارت لأول مرة في أواخر عام 1941 وأدت بشكل جيد في اختبارات الطيران.
Bunun üzerine Osmanlılar üzerine ordu göndermiş ancak başarılı olamamışlardır.لم يكن هؤلاء الفتية أنبياء ولا رسلا، ولم يتوجب عليهم تحمل ما يتحمله الرسل في دعوة أقوامهم.
En başarılı büyücü.السحر العظيم.
Grup birincileri arasında en başarılı iki takım direkt finallere çıktı.أفضل فريقين تأهلا مباشرة إلى النهائيات.

İlgili Sayfalar