başarılı ile cümle
başarılı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Hızlı karar vermemi sağlamak konusunda başarılıydı.Мы поспешили выполнить эту волю.
Angel başarılı olur.Операция Анджелы проходит успешно.
Nancy Boy ve Bruise Pristine listelerde başarılı bir seyir izler.Моррис и Пратт устраивают вечеринку по поводу хороших результатов экзаменов.
Şirket 2000'de Londra Menkul Kıymetler Borsası'nda başarılı bir halka arz tamamladı.Компания провела успешное IPO акций на Лондонской фондовой бирже в 2000 году.
Gamow oldukça başarılı bir bilim yazarıydı.Охоцимский был весьма успешным организатором науки.
Çocuk olarak, Oliver başarılı bir öğrenci değildi.Хотя мальчик стремился к успеху, он никогда не был хорошим учеником.
Kısa sürede başarılı bir sanatçı haline geldi, zengin bir hayal gücünün ürünü olan eserler verdi.Был плодотворным автором, оставил богатое наследие.
Albert Bierstadt manzara resimlerinde ışık ve gölge oyununu başarılı bir şekilde kullanmıştır.В пейзажах Бирштадт умело использовал эффект игры света и тени.
Eskrim tarihinin en başarılı kadın sporcularından biri olarak kabul edilmektedir.Считается одной из сильнейших спортсменок в истории этого вида спорта.
Fenerbahçe genç kızlarda da başarılı bir kadro kurdu.Педро пользуется большим успехом среди молодых девушек.
Bu başarılı albümden sonra Metallica ve Metal Church ile bir Avrupa turnesine çıktılar.За такой шумихой последовал небольшой европейский тур с Trouble и Cathedral.
İsrail tarihinin en başarılı futbol kulübüdür.Является старейшим и самым титулованным клубом в истории израильского футбола.
Daha sonra zekası ve kahramanlığı ile yükselerek Azerbaycan bölgesinde başarılı fetihlerde bulundu.Когда-то, благодаря врождённой изобретательности и находчивости, она успешно крутилась в преступном мире.
Ares I prototipi olan Ares I-X, 28 Ekim 2009’da başarılı bir fırlatma testini tamamladı.Единственный тестовый запуск Арес I-Х выполнен 28 октября 2009 года.
1950'ler ve 1960'larda kulüp oldukça başarılı zamanlar geçirmiştir.1950-е, 60-е и 70-е годы были успешными десятилетиями для клуба.
Sonraki TV şovları bu kadar başarılı olmadı.Последующие альбомы были не такими успешными.
Deney başarılıydı.Эксперимент удался.
İlerlemiş yaşına rağmen istikrarlı futbolu ile son derece başarılı performans gösterdi.Несмотря на свой возраст, он пролежат демонстрировать хороший футбол.
1993-94 sezonu da başarılı bir sezon değildi.Сезон 1993/94 принёс ещё большие успехи.
Fatih, mesleğinde başarılı olmak isteyen, hırslı bir müzisyendir.Надеется в будущем стать профессиональным и успешным музыкантом.
Turne, gelir ve reklam açısından fazlasıyla başarılı olmuştur.Реклама стала крайне успешной, и за ней последовала радио реклама.
Bart okulda çok başarılı değildir ve bundan övünç duyar.لم يكن بارت ناجحاً في المدرسة وكان فخوراً بذلك.
Kasap filmi Avustralya'da mali ve eleştirel açıdan başarılı oldu.نجح فيلم الجزار في أستراليا ماليا ونقديا.
Robert Hooke’dan da eğitiminde başarılı olup kiliseye katılması bekleniyordu.وكان من المتوقع أن ينجح روبرت هوك في دراسته وينضم إلى الكنيسة.
Hruniçev daha sonra uluslararası uzay fırlatma pazarında başarılı bir fırlatma hizmeti sağlayıcısı oldu.بعد ذلك أصبحت الشركة مزود خدمات إطلاق ناجح في سوق الإطلاق الفضائي الدولي.
Mesleğinde hırslı ve başarılıydı, herkes kısa zamanda müdür olacağına kesin gözüyle bakıyordu.كانت طموحة وناجحة في وظيفتها، نظر اليها الكل بعين حادة عندما أصبحت المديرة خلال وقت قصير.
Böcekler, özellikle başarılı bir tür olup günümüzde de hayvan türlerinin çoğunluğunu oluştururlar.كانت الحشرات ناجحة على وجه الخصوص، وحتى أنها تشكل اليوم الغالبية من أنواع الحيوانات.
Başarılı olunca, ailenin her üyesine hediye, Homer'a titreşimli sandalye alır ve borç parasını öder.عندما نجح اشترى هديه لكل فرد بالعائله وأعطي لهومر كرسي هزاز وسدد دينه له .
Kendi aile yaşantısında ise Claudius o kadar başarılı değildi.في الحياة الأسرية ، كلوديوس كان أقل نجاحا.
43 yılında Claudius, başarılı Britanya seferini kutlamak için zafer alayı düzenledi.وفي عام 43 قد قام كلوديوس بتنظيم حفلة بريطانية ناجحة للاحتفال بالأنتصار البريطانى.
Aşk-ı Memnu (1925) adlı romanı günümüzde de en başarılı Türk romanlarından biridir.ورواية العشق الممنوع 1925 هي واحدة من أنجح الروايات التركية في يومنا هذا.
Bugatti şirketi de bu dönemde başarılı olur.نجحت شركة بوجاتي أيضاً في هذه الفترة.
Bu filmlerin her biri kendinden bir önce gelen filmden finansal ve teknik açıdan daha başarılı oldu.كان كل فيلم منها أكثر نجاحا من سابقه ماليا وأكثر إنجازا تقنيا.
Franklin kampanyası başarılı oldu ve federal hükümeti müdahalesi Franklin Nehri'ni 1983'te korudu.تكللت حملة فرنكلين بالنجاح بعد تدخل الحكومة الإتحادية لحماية نهر فرانكلين في عام 1983.
En başarılı gün 19 Aralık olup 289 ton malzeme, 154 uçuşla indirildi.أنجح يوم كان 19 ديسمبر، سلمت فيه 262 طن من الإمدادات بعد 154 طلعة جوية.
1970'lerde başarılı kemoterapi rejimleri geliştirilmesiyle tedavi şansları artmıştır.في السبعينات، تم تطوير أنظمة العلاج الكيميائي الناجحة.
Terry 1920'ye kadar birçok başarılı rolde oynadı ve 1922'ye kadar filmlerde gözükmeye devam etti.استمر نجاح تيري في التمثيل حتى عام 1920م، واستمرت هي في الظهور في الأفلام حتى عام 1922م.
Çok başarılı olan ürün altı yılda 100 milyondan fazla sattı.وكان المنتج ناجحا بامتياز—فقد بيعت منه أكثر من 100 مليون وحدة في غضون ست سنوات.
Filme konsantre olmasına rağmen eğitimine başarılı bir şekilde devam etmiştir.وعلى الرغم من تركيزها على الأفلام إلا أنها أتمت تعليمها بشكل ناجح.
Bunun sonucununda başarılı olursa bir ödül kazanır.إذا فعلتها بسرعة كافية ستحصل على جائزة.
Başta Alman ordusu her yerde başarılı olmasına rağmen, saldırıları Moskova Muharebesi'nde durduruldu.على الرغم من أن الجيش الألماني حقق نجاحا كبيرا في بادئ الأمر إلا أن هجومه توقف في معركة موسكو.
Herzl’in babası, Jakob Herzl (1836-1902), çok başarılı bir iş adamıydı.كان يعقوب هرتزل (1836-1902)، والد هرتزل، رجل أعمال ناجحًا للغاية.
Fransa'da oldukça başarılıydı.وعلى إثرها حقق نجاحًا كبيرًا في فرنسا.
2001 yılında JC Derneği tarafından "Kişisel Başarı" kategorisinde Türkiye'nin En Başarılı Genci seçildi.وفي عام 2001 إختارتها جمعية " jc " كأفضل صبية بتركيا في إستفتاء " النجاح الشخصي ".
Ludača (Halay) en başarılı çalışmalarındandır.ومن فضائله: أنه السبب الأعظم لنيل رضا الله وثوابه.
Arnavutluk; sigara kullanımı kısıtlayan kanunu 2007'de kabul etmiş ancak uygulamada pek başarılı olamamıştır.سنت ألبانيا قوانين صارمة ضد التدخين سنة 2007، ولكنها لم تُنفذ بصرامة.
Açık artırmalar başarılı olmuş, kimi biletler itibari değerlerinin on yedi katı fiyata satılmıştır.وقد كان المزاد ناجحا،حيث بيعت بعض التذاكر بقية تفوق قيمتها الأصلية بسبعة عشر مرة.
Bu madalya aşırı savaş cesareti veya başarılı askeri liderliğinden dolayı verilmiştir.يمنح الوسام للاعتراف المدقع بالشجاعة في المعركة أو القيادة العسكرية الناجحة.
Almanya'nın en başarılı kulübüdür.هو أكبر نادي سيارات في ألمانيا.
20. yüzyılın en etkili, başarılı ve beğenilen vokallerinden biriydi.وكانت إحدى المغنيات الأكثر تأثيرًا ونجاحًا وشعبيةً في القرن العشرين.
Gurur ve Ön Yargı 1995'te çok başarılı bir televizyon dizisi oldu.كبرياء وتحامل هو مسلسل تلفزيوني بريطاني لعام 1995.
Sıkı çalışırsanız, emin olun, başarılı olursunuz.إذا كان آمناً في كل النقاط, كن مستعداً له.
1824, 1832, 1840, 1844 ve 1848 yıllarında başkanlık seçimlerinde aday olmuş ancak başarılı olamamıştır.ترشح للرئاسة في انتخابات 1824 و1832 و1844، وسعى دون نجاح ليترشح عن حزبه في انتخابات 1840 و1848.
Buna rağmen, İtalya'da geçirdiği yıllar çok başarılı değildir.رغم ذلك، لم تكن حظوظ إيطاليا كلها سيئة.
Fransa burayı 1746'da geri almayı denedi ancak başarılı olamadı.جرت محاولات خلال سنة 1726 لإعادتها إلى وضعها الأصلي إلا أنها باءت بالفشل.
Robert'in İngiliz asilere yeterinde destek göstermemesinin kısmen etkisi ile ayaklanma başarılı olmadı.لم يكن نجاح، في جزء منه لأن روبرت لم يحضر لدعم من المتمردين الإنجليزية.
Sadece Apollo 13ün başarısızlığı dışında altı başarılı iniş 1972 yılı ile gerçekleştirildi.تحققت بعد ذلك ستة هبوطات ناجحة كالسابقة خلال عام 1972، لكنها فشلت مرة واحدة فقط على مركبة أبولو 13.
Bu çabaların bazılarında başarılı oldu.رغم ان البعض منها حقق نجاحا.
Matematik ve büyü konusunda çok başarılı.وحظيت بدرجات عالية في الرياضيات والفيزياء.
Film yılın en başarılı filmlerinden birisi olmuştur.أصبح الفيلم أحد أنجح الأفلام لتلك السنة.