başarılı ile cümle

başarılı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Her ikisi de başarılı oldu.Обе имели огромный успех.
Media Traffic'e göre, United World Chart'ta 2007 yılının en başarılı on birinci şarkısıdır.По данным Media Traffic это одиннадцатый сингл в списке самых успешных синглов 2007 года.
Bununla birlikte plan genelde başarılı oldu.При этом, как правило, достигает успеха.
Bu albüm grubun en başarılı albümüydü.Это был самый успешный альбом группы.
Azzi-Hayaşa ve Arzava'ya başarılı seferler düzenledi.Он подчинил Льеж и Тюин, а также разрушил Юи.
6. SS Panzer Ordusu'nun ileri Harekâtı, kısa hedefli iken daha başarılıydı.Действия 6-й гв. танковой армии, усиленной стрелковым корпусом, оказались менее успешными.
Ne kadar başarılı oldular, bilemiyorum.Не знаю, насколько это удаётся.
Doktor, bu olayı başarılı ve profesyonel bir şekilde idare eder.Все было проведено честно и профессионально.
Denekler, deneyin bu şeklinde daha çok başarılı olmuşlardır.В этой версии эксперимента участники были намного успешнее.
Bu yöntem Japon IKAROS (İng: IKAROS) güneş yelkeni uzayaracı ile başarılı bir şekilde test edilmiştir.Солнечный парус в качестве движителя был успешно испытан на японском аппарате «IKAROS».
Abbey Road, Beatles'ın en başarılı albümlerinden birisi oldu.«Abbey Road» фактически стал последним альбомом The Beatles.
Önceki askeri çatışmalar Romalılar için başarılı olmadı.Первые столкновения были неудачны для римлян.
Fakat Uefa Kupası'ndaki başarısızlığa rağmen, La Liga'da tarihinin en başarılı sezonunu geçirdi.Несмотря на вылет из Лиги чемпионов УЕФА, клуб провел один из самых успешных сезонов в своей истории.
Ludača (Halay) en başarılı çalışmalarındandır.Величайшим из них был для них Хубал.
Bu konserler de çok başarılı geçiyordu.Концерты проходили с успехом.
En başarılı sezonunu 1998-99 sezonunda.Лучшим для него стал сезон 1998/99.
Ancak, 2011 yılına dek başarılı olamadılar.Однако, вплоть до 2011 никаких работ не велось.
Sen başarılı olasın diye didiniyorum.Да, да, тебя ждёт успех!
Başarılı sanatçıların stüdyoları.Работы художников Студии.
Bir çocuk olması da düşünülür ise gayet başarılıdır.Вот только, чтобы уразуметь такое, нужно быть хорошим сыном, вы понимаете?
Bu duruma rağmen film başarılı olmuştur.Несмотря на это, фильм был успешен.
Bunlar, Dazlak Karl'ın 877 yılında ölümüne kadar başarılı değildiler.Но реальную власть Карл получил только после смерти Эда в 898 году.
Başarılı performanslar sonucu Inter'in ilgisini çekti ve oraya transfer oldu.Как пробный вариант было сделано интро с её появлением.
Asıl hedefi başarılı bir muhabir olmaktı.Шарль стал преуспевающим журналистом.
Bunlar ancak kısmen başarılı olabilir.Так что это могло частично определить успех.
İmparator I. Basileios, Bizans tarihinin en başarılı ailesi olan Makedon Hanedanı'nın kurucusudur.Император Василий I был основателем Македонской династии, самым успешным в истории Византии.
Onun vesilesiyle ve ilk seçmede başarılı olarak kulübe alındım.В своей конференции он был выбран в первую сборную новичков.
Başarılı kariyer kadar başarısız kariyer de bir kimlik sağlar.Благодаря своим знаниям прошлого, они делают неплохую карьеру.
Bu model öncekilerden çok daha başarılı oldu.Он был сделан намного лучше предыдущих моделей.
En başarılı şarkı ise "Czekam" olmuş ve bu şarkı ile beraber bir Platin ödülü sahibi olmuştur.Единственная, несравненная песнь, и достаётся она ценою жизни.
Bölgeyi geri alma girişimleri başarılı olmamıştır.Попытки вернуть управление оказались безуспешны.
Şarkı Avrupa'da ve özellikle İngiltere'de başarılı olmuştur.Помимо этого, певица получила успех в Великобритании и особенно в Ирландии.
2012 şirketin en başarılı yılı olarak şirket tarihine geçti.Поворотным моментом в истории компании стал 2012 год.
Eşinin vefatından sonra iki kez intihar etmeyi denedi, ikincisinde başarılı oldu.Дважды пытался совершить самоубийство, второй раз — успешно.
Bu konu üstündeki deneyler sadece bir kısımda başarılı oldular.Эти попытки удались им лишь частично.
"What's My Name?" ticarî anlamda da başarılı oldu.(«Кому можно доверять?») принёс группе коммерческий успех.
Dolayısıyla herhangi bir varsayım yönünde kanıt aramak muhtemelen başarılı bir sonuç verecektir.Поэтому поиск доказательств в подтверждение имеющейся гипотезы, скорее всего, будет успешным.
Kaçışı Mossad'ın en başarılı operasyonlarından biri olarak kabul edilir.Считается одной из самых успешных операций за все время существования «Моссада».
Özellikle Richard Wagner'in operalarındaki sahne performanslarıyla çok başarılı oldu.Известна в основном исполнением партий в операх Рихарда Вагнера.
1991-92 sezonu kariyerinin en başarılı sezonu oldu.Сезон 1991/92 стал последним в его профессиональной карьере.
Bu yarışlar sırasında, Dünya Kupası slalom yarışması tarihinde en başarılı Norveçli oldu.В гонке преследования норвежка показала лучший на тот момент результат в карьере.
JLA onu durdurmaya çalışır ama başarılı olamaz.Хильц пытается остановить его, но не успевает.
Uçak Singapur'a başarılı bir şekilde acil iniş gerçekleştirdi.Пилоты смогли совершить аварийную посадку в Сингапуре.
İlk single'ı I Only Want to Be With You hem ABD'de hem de İngiltere'de başarılı oldu.После того как сингл поднялся на первое место ещё и в Великобритании, последовал международный успех.
Fakat şirket yeterince başarılı olamadı.Но это предприятие успеха не имело.
Kısa zamanda başarılı denizciler olurlar.Вскоре появляется её прежний ухажер-моряк.
Maren daha sonra başarılı bir modellik kariyerine başladı.Тогда же Аня плотно начала заниматься модельной карьерой.
Ancak tüm bunlara rağmen karşı cinsle ilişkilerinde en başarılı olan grup üyesidir.Возможно, именно из-за такого рода деятельности, он является самым богатым членом пятёрки.
Birkaç yıl içerisinde firmanın ilerleme tarzı değişmiş, bununla birlikte firma çok daha başarılı olmuştur.В последующие годы руководство сменялось достаточно часто, и компания развивалась с переменным успехом.
Başarılı bir istihbarat ajanıdır.Блин — секретный агент.
Bir sonraki deneme daha başarılı oldu.Следующий год оказался ещё более успешным.
Ancak, hiçbirinde de başarılı olunamadı.Но ни в одном из случаев он не был удовлетворён.
Başarılı bir TV programcısıdır.Был популярным ведущим ТВ шоу.
Yeniden sinemaya dönüşü ise başarılı oldu.Возвращение в театр было триумфом.
Ehman, bir ay sonra sinyali tekrar yakalamak için çalışmış, ancak başarılı olamamıştır.Последующий месяц Эйман пытался вновь зарегистрировать сигнал с помощью «Большого уха», но безуспешно.
İlk olarak santrafor mevkiğinde oynatılmaya çalışıldı ama başarılı olunmadı.Первоначально пробовался на роль агента, но провалил задание.
Son on yıl, kulüp tarihinin en başarılı dönemi oldu.Последнее десятилетие двадцатого века стало очень сложным в истории клуба.
KR, İzlanda futbol tarihinin en eski ve en başarılı kulübüdür.«КР» является старейшим и самым титулованным футбольным клубом Исландии.
Ancak bu siyaset başarılı olmamıştır.Однако эта политика не достигла успеха.
Rüyada Betty; başarılı, çekici ve ileride ünlü bir oyuncu olmanın hayaliyle yaşayan bir kadındır.Во сне она успешна, обаятельна и живёт мечтой вскоре стать популярной актрисой.

İlgili Sayfalar