başarılı ile cümle
başarılı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Hayatta herkes başarılı olmaz.Не каждому дано преуспеть в жизни.
Onların planının başarılı olacağını sanmıyorum.Не думаю, что их план сработает.
Çalışkanlık olmadan başarılı olması mümkün değildir.Невозможно преуспеть без прилежания.
Böylece despot hükümdar, krallığı fetihte başarılı oldu.Таким образом, тирану удалось захватить королевство.
Başarılı olmak için, çok çalışmak gerekir.Чтобы преуспеть, надо много работать.
Aleksandr Peçerskiy, Nazi imha kampında başarılı bir ayaklanma düzenlemeyi başaran tek kişi.Александр Печерский - единственный, кому удалось организовать успешное восстание в нацистском лагере смерти.
28 Ocak 1992'de Shusha (Şuşa)'ya iki başarılı uçuş yaptı.28 января 1992 года он совершил два успешных полета в Шушу.
1990'ların başında genç bir çift lambaları başarılı bir şekilde üretmeye ve pazarlamaya başladı.В начале 1990-х гг. молодая пара стала успешно производить и продавать светильники.
Homeworld kadar dikkate alınmasa da başarılı sayıldı.Игра, хоть и не получившая внимания, сравнимого с Homeworld, была также успешна.
Karmaşık bir ameliyatın başarılı bir sonuç için kardiyak cerrahi ve anestezi işbirliği çok önemlidir.Решающим условием для удачного исхода сложной операции является сотрудничество кардиохирургии и анестезии.
Ama bu cihazların hiçbiri ticari başarılı değildi.Ни одно из этих устройств не имело коммерческого успеха.
En başarılı tekli ise Elton John'dan "Candle in the Wind 1997"dir.Самым успешным синглом по данным чарта является «Candle in the Wind 1997» Элтона Джона.
Bu değişiklikler başarılı oldu.Изменения имели спорный успех.
2008-09 sezonu ise daha başarılı geçmiştir.Сезон 2008-09 был более успешным.
Bu çabaların bazılarında başarılı oldu.Эти усилия принесли свои определённые плоды.
Böcekler, özellikle başarılı bir tür olup günümüzde de hayvan türlerinin çoğunluğunu oluştururlar.Насекомые были одними из самых успешных и в настоящее время составляют большинство видов животных.
Uluslararası alanda "Don't Let Me Be the Last to Know", biraz daha başarılıdır.Последний сингл «Don't Let Me Be the Last to Know» оказался менее успешным в чартах.
Yine de her zaman yalanı yakalamada başarılı olunduğunu söylemek güçtür.Не секрет, что для достижения успеха всегда использовалась ложь.
Logan senaristliğe başlamadan önce uzun süre Şikago'da başarılı bir oyun yazarı olarak çalıştı.Логан был успешным драматургом в Чикаго на протяжении многих лет, прежде чем перешёл в кинодраматургию.
"American Boy", Estelle'in 18 farklı ülkedeki en başarılı hiti olmuştur.«American Boy» — самый успешный хит Эстель, вошедший в чарты 18 стран мира.
Kendi aile yaşantısında ise Claudius o kadar başarılı değildi.В семейной жизни Клавдий был менее успешен.
Avusturya'nın en başarılı takımıdır.Одна из сильнейших команд Австрии.
Albüm Hristiyan tarzında başarılı olmuş ve INO Records tarafından Hristiyan kitapçılarda satışa sunulmuştur.Диск оказался удачным в христианском жанре и был распространен в христианским магазинам с помощью INO Records.
Bu sefer önceki dönemi kadar başarılı olamadı.Он давно так не веселился, как в этот раз.
2009 yılı onun için başarılı geçti.Следующий, 2009 год оказался для неё весьма успешным.
Burada da başarılı olamayıp tüm servetini batırdı.Ему не везло, и он проиграл всё состояние.
Ameliyat başarılı geçer; fakat Schuldiner ailesi maddi güçlükler çekmektedir.Операция была успешна, но семья Шульдинеров была полностью истощена финансово.
Bu albüm Afrikada çok başarılı oldu ve 200,000 satış rakamına ulaştı.Альбом был очень успешеным в Африке, было продано 200 000 копий.
Birmingham City ikinci kez finale yükseldi ancak yine başarılı olamadı.«Бирмингем Сити» второй раз достиг финала, но вновь проиграл.
Alman kara ordusu başarılı oldu ve şehri zaptetti.Германским войскам сопутствовал успех, они взяли город.
Çok zengin ve başarılı biridir.Он богатый, успешный.
Kampanya kısa sürede yayıldı ve başarılı sonuçlar verdi.Вскоре его проект был осуществлён и дал хорошие результаты.
SpaceX açıkça ilk birkaç 'güç-verilen iniş' testinde başarılı geri getirme beklemediklerini belirtmiştir.SpaceX не ожидает успешного восстановления первой ступени в первые несколько тестовых запусков.
İnsandan insana ilk başarılı kalp nakli ameliyatını gerçekleştirdi.Выполнил первую в мире пересадку сердца от человека человеку.
Başarılı bir film yönetmeni olan Enrique (Fele Martínez), yeni filmi için bir konu aramaktadır.Энрике (Феле Мартинес), преуспевающий 27-летний режиссёр, находится в поиске нового сюжета для своих картин.
4 Temmuz 1997 tarihinde ise Mars yüzeyine başarılı şekilde iniş yapmıştır.На поверхность Марса опустился 4 июля 1997 года в составе спускаемого аппарата.
Bu sefer ligde daha başarılı olup, yedinci oldular.И на этот раз французы оказались слабее, заняв четвёртое место.
Bunda genellikle oldukça başarılıydılar.Часто весьма успешно.
İlk yılında başarılı bir yıl geçirdi.Первый год работы был успешным.
Bir hayli çalışkan olan Harold Lloyd, 1915 - 1919 yılları arasında Roach'un en başarılı aktörü olacaktı.Трудолюбивый Ллойд стал самым успешным из комедийных актеров Роуча между 1915 и 1919.
Bir televizyon programında model arama yarışmasını kazandıktan sonra, çok başarılı bir manken oldu.После того как Дэвид выиграл в телевизионном модельном шоу, он стал успешной моделью.
Tekrardan daha sonra ülkesinin Kayak Milli takımda bir geri dönüş yaptı, ancak başarılı sonuçlar elde edemedi.После чего вернулся в районную команду, с которой больших успехов достичь не удалось.
Bu sırada Georgios Paleologos, Dyrrhachium'dan bir saldırı düzenledi ama durumu kurtarmakta başarılı olamadı.Тем временем Георгий Палеолог осуществил вылазку из замка, но она ничем не смогла помочь.
Başarılı olacağıma inanıyorum.Я решил, что буду успешным.
Kariyerinin en başarılı yılını 2012'de geçirmiştir.Самый успешный в карьере для него стал 2012 год.
Flechas (Oklar): Çok başarılı olmuş birliklerdir.Чем и славен Лукомников».
Bu türün en başarılı öncü uygulayıcısı Brezilyalı Alberto Santos-Dumont idi.Назван в честь бразильского пионера авиации Альберто Сантоса-Дюмонта.
Roman son derece başarılıydı.Роман имел огромный успех.
Başarılı bir yarış arabasıdır.Он — успешный автогонщик.
Falcon Heavy için ilk fırlatma 6 Şubat 2018 tarihinde başarılı olarak gerçekleşmiştir.Первый испытательный запуск Falcon Heavy был успешно произведён 6 февраля 2018 года.
1920'lerin en başarılı tiyatro yapımcılarından biri olan Jed Harris'in kariyeri kötüye gidiyordu.Джед Харрис (англ.)русск., один из самых успешных театральных продюсеров 1920-х годов переживал спад карьеры.
Böylece ülkesindeki en başarılı olan single'ı bu oldu.Таким образом, он стал самым успешным синглом в стране.
Hentbol branşında daha başarılıdır.Более успешно выступает в спринте.
Film ticari açıdan başarılı değildi, fakat Hepburn'ün performansına dair eleştiriler olumluydu.Картина не была коммерчески успешной, но отзывы у Хепбёрн были хорошие.
Right Now çıkışı beklendiği kadar başarılı olmamıştı.Но рейс не был столь успешным, как ожидалось.
Yine bu albümden dünya çapında iki başarılı single yayınlandı, "In Between Days" ve "Close to Me.Международный успех сопутствовал и двум синглам с альбома: «In Between Days» и «Close to Me».
İlk iki denemesi başarılı oldu ve araç rayların üzerinde uçuyordu.Первые два были успешны, аппарат «летел» на рельсах.
Taarruz başarılı olmamıştı.Косачево успеха не имели.
Basilieos ordularını çok iyi idare ederek ordunun üstün oynaklığını başarılı şekilde kullanmıştı.Он, как и перед наступлением под Белгородом, отлично справлялся с управлением армией.
Oyun çok başarılıdır.Игра стала очень успешной.