başarılı ile cümle

başarılı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Kel’thuzad Lordaeron’da başarılı oldukça,Lich King de son hazırlıklarını yapmaya başlamıştı.Col successo di Kel'Thuzad a Lordaeron, il Re dei Lich fece i preparativi finali contro la civiltà umana.
Atkinson, sonraki sezon ise daha başarılı bir performans gösterdi.Gifford, tuttavia, attribuiste questi ad una fase costruttiva successiva.
Wannabe, Spice Girls'ün en başarılı şarkısı olmuştur.Goodbye è una canzone delle Spice Girls.
Ancak aslında başarılı olmuştur ve Bell' in bilinci Olivia' nın bedenine girmiştir.In pratica l'anima di Bell si è trasferita momentaneamente nel corpo di Olivia.
Ancak Tom Hiçbir şekilde başarılı olamaz.Michele non riuscì però a ottenere alcun risultato.
Ancak Marie Antoinette onu geri getirme konusunda pek başarılı olamadı.La giovane Maria Antonietta, allora, decise di non rivolgergli più la parola.
Yaptığı her işte başarılı oluyordu.Amavo tutto ciò che faceva.
Döneminin en başarılı Alman kalecilerinden biri olarak kabul ediliyordu.Fu considerata una delle più importanti cantatrici di lingua tedesca del suo tempo.
Kara muharebelerinde de başarılı sonuçlar elde ettiler.La Triplice alleanza, d'altro canto, aveva ottenuto risultati modesti.
Bu siteler, Modernizm'in inşaat alanına başarılı bir şekilde aktarımını göstermektedir.Γ agisce in modo semplicemente transitivo sui triangoli dell'edificio.
Başka kurumlardan (birimlerden) başarılı örnekleri almaktan ve uygulamaktan çekinilmemelidir.11 O credenti, non scherniscano alcuni di voi gli altri, ché forse questi sono migliori di loro.
Bu deney sonucu alınan başarılı sonuç, onu daha da hareketlendirmişti.Più tardi però i farmaci sperimentali che assumeva fecero effetto e quindi sopravvisse anche lei.
Film Jennifer Lopez'in de ilk başarılı rollerinden biridir.È stata anche la prima numero uno di Jennifer Lopez in Regno Unito.
Menezes, başarılı bir iş adamıdır.Vincenzo è un imprenditore di successo.
IV. Béla kralın yetkilerini genişletmeye çalışsa da başarılı olamayacaktı.Béla IV tentò di restaurare l'autorità e il potere precedenti del re, senza molto successo.
Başarılı bir diplomattı.È un diplomatico.
Gelmiş geçmiş en başarılı bilim kurgu hikâyelerinden biri olarak kabul edilir.«Voglio dire semplicemente che è il più ammirevole fra gli scienziati che io conosca.
Bu FIFA Dünya Kupası'nda İspanyollar 4. olmuş ve tarihinin en başarılı sonucunu elde etmiştir.Vinsero il titolo i Philadelphia Sphas, al quarto successo della loro storia.
Ancak çok çalışarak başarılı olabilirsin.Tuttavia impegnandosi molto vi riuscirà.
Uçak Singapur'a başarılı bir şekilde acil iniş gerçekleştirdi.Utočkin dovette effettuare, senza molto successo, un atterraggio di emergenza.
Denizcilikte çok başarılı olmuştur.Anche in Oceania il successo è stato ottimo.
Rusya, E-TEN ürünleri için en başarılı pazar olmuştur.La Russia era tradizionalmente il più grande mercato d'esportazione per il vino georgiano.
602 itibarıyla, başarılı Bizans seferleri Avarları ve Slavları Tuna'nın gerisine itti.Nel 602 una serie di successi bizantini aveva spinto Avari e Slavi ad indietreggiare oltre il Danubio.
Tarık İstanbul takımlarında başarılı olacaktır."Mal che vada, avrà successo nelle discoteche".
Punk ROH'ta en başarılı güreşçilerden biri olarak görülüyordu.Viene considerata una delle migliori rappresentanti del punk rock.
Bu alandaki en başarılı eserleri, biraz da Antoine Watteau'nun yarattığı akımın etkisiyle çizdikleriydi.Il principale elemento decorativo di questa stanza sono le delicate boiseries realizzate da Antoine Rousseau.
Eser ölmek üzere olan bir aslanı çok başarılı bir şekilde betimlemektedir.La tragica fine di Leone merita alcune riflessioni.
Uluslararası alanda "Don't Let Me Be the Last to Know", biraz daha başarılıdır.Segue Don't Let Me Be the Last to Know, eseguita sopra un'altalena.
Ancak kaledeki kıtlık dolayısıyla, taarruzu deneyen Osman Paşa başarılı olamadı.Tuttavia tornati al parco, sembra che Muscle Man non abbia imparato la lezione.
1999 ve 2003 yıllarında San Francisco belediye başkanlığı seçimlerine katılmış fakat başarılı olamamıştır.Nel 2001 si candidò a sindaco di Los Angeles, ma non ottenne un buon risultato in termini di voti.
Ancak çok çalışırsan başarılı olabilirsin.Ma se utilizzato bene, può essere efficace.
Bucks'ta ki en başarılı sezonunu 2000-2001 sezonunda geçirdi.I migliori risultati in Coppa del Mondo li ottenne nella stagione 2000-2001.
Başarılı bir çiftçi olan babasının adı kondu.La città prese il nome dalla figlia di un agricoltore locale.
Hartley, başarılı iki nesil şarap tüccarı bir aileden kalan mirasın varisidir.Lo stemma di Brindisi rappresenta due covoni di spighe di grano sormontati da una croce.
En başarılı sezonunu 1998-99 sezonunda.È stato ospite fisso di Buona Domenica nella stagione 1998-99.
27 Nisan 2002 son başarılı telemetry alınması.Il 27 agosto viene eseguita la prima manovra di correzione orbitale.
Ancak, Azerbaycan elemeleri dördüncü sırada tamamlayarak bu zamana kadarki en başarılı sonucunu elde etti.Il quinto tentativo, Data, fu quello che ebbe maggiore successo.
Plan başarılı olacak ve Sharpe adamlarıyla beraber tuzağa düşecektir.Gli agenti finiscono in una trappola e l’agente Sharpe viene catturata.
Başarılı performansı ile millî takıma kadar yükseldi.Con la squadra continuò la sua serie di risultati positivi.
Göztepe başarılı oldukça İzmir'i sahiplenlenme yarışı iyice kızışır.Vinceranno ai rigori grazie proprio a Issa.
2012 yıl Rüstem için başarılı bir yıl oldu.Il 2012 è stato un ottimo anno per il club.
İlk yılları dışında Milan'da başarılı olduğu söylenemez.Nei primi mesi la vita a Milano è piuttosto difficoltosa.
Bu saldırı daha başarılı olmuştu.Questa volta lo sforzo portò a migliori risultati.
463'te Basiliscus ordu komutanı olarak bu bölgedeki Bulgarlar üzerine başarılı bir askerî sefer düzenlemiştir.Qui Basilisco condusse una vittoriosa campagna militare contro i Bulgari, nel 463.
Bu sezonda Beşiktaş'ın derbi performansı başarılıydı.Nonostante questo, la stagione della squadra kazako-lussemburghese fu eccellente.
Paris ve Londra'daki aristokratların evindeki resitallerde, konser salonlarında olduğu kadar başarılı değildi.Tuttavia, non ha trascorso tanto tempo nei salotti e nei club di Parigi come molti dei suoi personaggi.
Örneğin, Facundo Arana'nın striptiz yaptığı sahne Clarin gazetesi tarafından başarılı bulunmadı.Il quotidiano Clarín ha recensito negativamente i vari striptease interpretati da Facundo Arana.
22 kez üst üste başarılı uçuş yapmıştır.Dopo ben 22 giorni di missione avvenne l'atterraggio perfetto.
YouTube başarılı müzisyenlerin yetişmesine olanak vermiştir.Spinse i giovani musicisti a aumentare il loro talento.
Bu da bu projenin şimdiye kadar yapılmış en başarılı tiyatro projesi olduğu anlamına geliyordu.È in assoluto la più antica opera teatrale che ci sia pervenuta.
Albümden çıkan üç single, ticari anlamda başarılı olamadı.Nessuno dei tre album ebbe però successo a livello commerciale.
Wil, çok başarılı bir cerrahtır.Broseph: È un surfista esperto.
Albüm, grubun diğer albümlerinin yanında pek de başarılı olamadı.Stilisticamente non si discosta dagli altri album della band.
Yeni senatörler Censura tarafından en başarılı patriciler arasından seçilirdi.I deputati erano scelti fra i nobili più potenti.
Perikles, Peloponez Savaşı'nda başarılı olmasına rağmen, harpteyken yakalandığı veba hastalığından öldü.Ma in Morea,(Peloponneso), egli aveva purtroppo contratto il colera.
Burada genç ve başarılı bir avukat olan Fidel Castro ile tanışır.Tra gli oppositori vi era Fidel Castro, un giovane avvocato proveniente da una famiglia agiata.
O gerçekten başarılı olmak istiyor.Он очень хочет преуспеть.
Bu planın başarılı olup olmayacağı henüz görülmemektedir.Пока не знаю, сработает ли этот план или нет.
Mücize onun macerada başarılı olmasıdır.Чудо - это то, что его участие в авантюре успешно.
Plan başarılı olacaktır.План сработает.

İlgili Sayfalar