başarılı ile cümle

başarılı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Bu kitap yazarın en başarılı eserlerinden biri.È una delle opere di maggiore successo di tale autore.
Bunlar ancak kısmen başarılı olabilir.Questi però riuscirono solo in parte.
Ne var ki, bu işlem çocukların %5'inden az bir kısmında başarılı oluyordu.Questi istituti però, erano in grado di rispondere a poco più del 5% della domanda.
Ancak çoğu eleştirmene göre, ikinci albüm, ilk albüme göre daha başarılıdır.Gli chiede poi se, a suo parere, il suo secondo album avrà molto più successo del primo.
Broos buna karşı çıktı ama başarılı olamadı.Harper non fu d'accordo, ma non aveva scelta.
Bununla beraber, onun politikadaki bazı usulleri şaşırtıcı derecede başarılıydı.Tuttavia, in qualche modo la sua politica fu sorprendentemente remunerativa.
Michael başarılı bir öğrenciydi, Toledo, Ohio'daki "Morton East High School" 'u iyi bir dereceyle bitirdi.Alunno particolarmente dotato, Michael ottiene eccellenti risultati alla Morton East Hight School.
Kısa başarılı oyunculuk kariyeri bir uçak kazasıyla son bulmuştur.La fenomenale carriera fu bruscamente interrotta da un incidente aereo.
Şarkı Avrupa'da ve özellikle İngiltere'de başarılı olmuştur.La canzone ebbe molto successo in Europa e soprattutto in Germania, Inghilterra e Austria.
10.000 metrede final koşmaya hak kazansa da yarışta başarılı olamadı.Pochi giorni prima aveva gareggiato anche sui 10000 metri, senza riuscire a raggiungere la finale.
Her ikisi de başarılı oldu.Entrambe hanno riscosso un buon successo.
Gençlerbirliği takımı ligde toplam on kez şampiyonluk elde ederek en başarılı takım olmuştur.Il campione del mondo ha preceduto di poco più di un decimo, il suo compagno di team, Valtteri Bottas.
"Çok Başarılıyız Hüsamettin Albayım".“Illustrissimo signor Colonnello.
Bizans'ın yavaş ama başarılı Sicilya'yı fethetmeye çalışması ciddi bir başarısızlıkla sonuçlandı.I tentativi bizantini di fermare la lenta ma vittoriosa conquista araba della Sicilia fallirono.
1916 yılında General Erich von Falkenhayn komutası altında Romanya'ya karşı başarılı bir sefer düzenledi.Seguì nel 1916 una campagna contro la Romania, agli ordini di Erich von Falkenhayn.
Djarum uluslararası alanda da başarılı olmuştur.Indiscutibili furono, invece, i successi in campo internazionale.
31 Mayıs’ta Chris Sabin ile karşılaştı, maçta kemerini başarılı biçimde korudu.Ad Impact del 31 maggio sconfigge Chris Sabin mantenendo il titolo.
Deney başarılıydı.L'esperimento fu un successo.
Peki, nasıl olur da bu denli başarılı bir teorinin kritik bir felsefesinden söz edilebilir?Quale più grande prova può essere data ad un filosofo come lei, signore?
Yahudi okulları dinadamları üretmeye devam etti ve bunlardan en başarılıları Sanhedrin üyesi oldular.I seminari ebraici continuarono a produrre gli studiosi e i migliori di questi divennero membro del Sinedrio.
En başarılı büyücü.Il mago smagato.
Uçuş başarılı olmuştur.Il volo fu un successo.
Henry, Fransa millî takımında da başarılı bir kariyere sahip olmuştur.Henry ha avuto successo anche con la Nazionale francese.
Ama bu cihazların hiçbiri ticari başarılı değildi.Questi prodotti non ottennero successo commerciale.
Bu konuda da mutlaka başarılı olacağız.Questo farà un gran successo.
Ancak, hiçbirinde de başarılı olunamadı.Nessuno di loro, in definitiva, ha fortuna.
1990'lar Manchester United'ın en başarılı dönemi olmuştur.La stagione 1998-1999 è di maggior successo nella storia del Manchester United.
"Hande Yener hit çıkarma konusunda çok başarılı ama..."Sei molto bravo nell'accendermi...".
Sen başarılı olasın diye didiniyorum.Spera che lei avrà successo.
Ancak Sararer'in Bundesliga'daki ilk sezonu çok başarılı geçemedi.La prima stagione da capitano non è stata molto fortunata per Raúl.
Mulroney ayrıca başarılı bir çellisttir.Anche il secondo Polyot fu un successo.
Bu operasyon başarılı oldu.L'operazione è andata a buon fine.
Mars yakınından yapılan ilk başarılı uçuş 1964’te Mariner 4 iledir.Il primo successo si ebbe nel 1964 con il passaggio in prossimità di Marte del Mariner 4 della NASA.
Ne kadar başarılı oldular, bilemiyorum.Non so come diavolo l'ho fatto.
Bağımsız bir stüdyo tarafından çekilen o dönemdeki en başarılı filmlerden biridir.Il film divenne uno dei film indipendenti più di successo nella storia.
Bilgisayara çok meraklıdır ve başarılı bir hackerdır.È un'esperta di computer e un'hacker di talento.
Fakat şirket yeterince başarılı olamadı.L'impresa, tuttavia, non ebbe buon esito.
Başarılı performansını bir sonraki sezon da devam ettirdi.Nel corso della stagione le sue prestazioni continuarono ad essere positive.
Yine de ADF frekans aralığındaki sinyaller deniz suyunun daha derinlerine ulaşmada başarılıdırlar.I segnali nel campo di frequenze ELF, invece, possono penetrare molto più in profondità.
Burada çok başarılı bir sezon geçirdi.Questa fu una stagione di grande successo.
2002-03 sezonu Göktan açısından pek başarılı geçmedi.La stagione 2002-03 non va bene.
Bu sistem pek başarılı değildi.Questo sistema non era però molto efficace.
Başarılı bir ressamdır.Fu un pittore di buon livello.
Ellen ve Irving birlikte, ABD ve İngiltere'de birçok başarılı turneler yapmışlardır.I suoi spettacoli con Irving furono un successo strepitoso in Inghilterra e negli Stati Uniti.
Ama uygulama bütünüyle başarılı olmadı.La spedizione non fu però del tutto inutile.
Ancak Sparta'yı ikna etmekte başarılı olamadı.Trochu non credeva nemmeno possibile difendere Parigi.
Babasının ileri yaşı ve kötüleşen sağlığına rağmen çabaladı ama başarılı olamadı.Nonostante le cure e l'interesse internazionale non riuscì più a camminare.
Ayrıca başarılı bir kayıt sanatçısıydı.È stato anche un direttore di musical di successo.
Başarılı bir TV programcısıdır.È infatti un famoso produttore televisivo.
Saldırı başarılı olmuştu ve Alman 2. Ordusu 55 kilometre geri itilmişti.Gli attacchi consentirono un'avanzata che fece arretrare di 50 miglia il fronte della 2a armata tedesca.
Oyuncu televizyonda da başarılı işlere imza atmaktadır.L'attrice inizia così a lavorare in TV ottenendo successo.
Richelieu'nün Académie Française'i oyunu başarılı bulsa da kusurlu olduğunu savunmuştur.Anche per quanto riguarda l'ammissione all'Académie française di Bailly, essa fu alquanto problematica.
Bu da 2008'in en başarılı ilk gün satışlarından biri olarak bilinmektedir.È uno dei Protoss di più successo dal 2008.
Hollanda'da ikinci en başarılı amatör futbol kulübüdür.È la squadra amatoriale olandese di maggior successo.
3 Eylül - Kuzey Kore başarılı bir hidrojen bombası denemesi gerçekleştirdi.6 gennaio: la Corea del Nord compie un esperimento nucleare con la bomba all'idrogeno.
Plan Kıta Avrupası'nda başarılı olmasına karşın, Fransız kolonilerinin kaybına engel olamamıştır.Nonostante la superiorità navale inglese, questa non riesce ad impadronirsi delle colonie francesi.
Daha sonra 25 Temmuz’da kemerini Ken Patera’ya karşı başarılı bir şekilde korudu.Perde poi la cintura contro Ken Patera, ma la riconquista contro di lui il 25 luglio.
Karakterler'inin ilgi çekici yanı, tam bir değişme halinde bulunan toplumun başarılı bir tasvirini yapmasıdır.Il romanzo prova a rispondere alla domanda: qual è il ruolo dell'uomo in una società in rapida evoluzione?
Sonra zengin ve başarılı olursam pisliğe dönüşmemeyi hatırlayacağımı düşündüm.Avendo guadagnato ricchezza e potere, la ragazza si rende conto che non vale la pena denigrarsi per denaro.
Queen grubu, bu albümde, rock-opera türünü denemiş ve başarılı sonuç elde etmiştir.In quest'album la band esplorò il funk metal, con buoni risultati.

İlgili Sayfalar