başarılı ile cümle

başarılı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Divan tarzı şiirleri pek başarılı değildir.Por fortuna, los libros de la vida no son tantos.
Kızkardeşi Barbara, başarılı bir dansçıydı.Su padre, don Manuel, fue un destacado bailarín.
Başarılı da oldular.Fueron exitosos.
Başarılı performansı sonucu Courtois'in kiralık sözleşmesi bir sezon daha uzatıldı.Tras lograr el ascenso el equipo riojano renovó el contrato de Aldeondo por una temporada más.
Kuzey Kore 2015 AFC Asya Kupası'nda başarılı olmuş ve yenmiştir.También ha logrado llegar a la final de la Copa de la AFC 2015 y ganarla.
Eğlenmeyi sever, derslerinde pek başarılı değildir.Es mala estudiante y no le gustan las clases.
Bu adamlar Banquo'yu öldürmekte başarılı olsalar da Fleance'ı ellerinden kaçırırlar.Los asesinos matan a Banquo, pero Fleance consigue huir.
Bu top başarılı sonuçlar verince, seri üretimine başlandı ve orduda kullanılmaya başlandı.Esta combinación fue exitosa y el fusil entró en producción.
Eserlerini yalın bir Türkçe ile yazmış ve başarılı deyişleri eserlerinde kullanmıştır.Acabo de leer los encantadores versos que habéis compuesto de corrillo.
Bu görevin başarılı olması oyuncuya bağlıdır.El deportista depende del producto para tener éxito.
Onları örnek alıp, derslerinde hep başarılı oluyor.Siempre saca buenas calificaciones y le va bien en la escuela.
Bu albüm de hem ticari olarak başarılı oldu, hem de eleştirmenler tarafından beğenildi.Los álbumes fueron comercialmente exitosos, siendo también alabados por la crítica.
Kendini hızla başarılı bir sanatçı olmaya adadı.Se convirtió en un artista codiciado altamente.
Savaş alanında da çok başarılı bir komutan olduğunu anlıyoruz.Puede llegar a ser muy valiente, y un gran comandante en el campo de batalla.
Albüm, yaklaşık 423,873 kopya satarak, Shinhwa’nın geçmiş iki albümü kadar başarılı oldu.El álbum fue tan exitoso como los dos anteriores, vendiendo aproximadamente 423 873 copias.
Mahkemelere başkanlık yaptı, ünlü ve başarılı bir hukukçu oldu.Si se hubiese criado en otro lugar, seguramente sería abogado o un triunfador hombre de negocios.
Başarılı bir yarış arabasıdır.Esto lo hizo un coche de gran éxito.
1956'da Kış Olimpiyat Oyunları Cortina d'Ampezzo'da başarılı bir şekilde yapıldı.Los Juegos Olímpicos de Invierno de 1956 se celebraron en Cortina d'Ampezzo.
"You Rock My World" dünya çapında başarılı oldu.El tema «You and I» obtuvo un gran éxito a nivel europeo.
İspanya'nın Real Sociedad takımında oynamaktadır ve yeni yükselmiş başarılı orta saha dır.Juega de escolta y su actual equipo es el Real Betis Energía Plus de España.
Eser başarılı oldu.El ardid tuvo éxito.
Morecambe, Preston North End, Liverpool takımlarında başarılı bir performans ortaya koydu.Java Desktop System ha conseguido cierto éxito en mercados asiáticos.
1945 Ocak ayında Erwin, Hitler’e suikast girişiminde bulundu ancak başarılı olamadı.El 15 de octubre de 1944 Horthy trató de deshacerse completamente de la tutela alemana, pero fracasó.
Ancak çok çalışırsan başarılı olabilirsin.Si Puedes Respirar Puedes Triunfar.
Kasap filmi Avustralya'da mali ve eleştirel açıdan başarılı oldu.El cine de Australia ha alcanzado éxito comercial y crítico.
Ancak, Boston o sene Playoff'larda başarılı olamadı.El único "pero" era la ausencia de partidos de playoffs en esos dos años.
Sen başarılı olasın diye didiniyorum.Convirtiéndose en un éxito.
George kuru-temizleme işinde başarılı olmuş ve 7 kuru-temizleme dükkânına sahip olmuştur.Su padre es dueño de una empresa de limpieza y ambos residen en Sai Kung.
Japonya'daki ve ABD’deki Pioneer DVD lerin gelişine kadar videodiskte başarılı oldu.En Japón y Estados Unidos, Pioneer triunfó con el disco de video hasta la llegada del DVD.
Apple'ın girişimi başarılı değildi, çünkü bunlar Apple tarafından üretilen en son tarayıcılardı.Il tentativo di Apple non ebbe successo infatti questi furono gli ultimi modelli di scanner prodotti da Apple.
Allison 3 yaşında dans etmeye başladı ve iki kardeş de başarılı balerinlerdir.Allison cominciò a ballare a tre anni ed ambedue le sorelle sono ora ballerine complete.
Sör William Crookes 1909 yılında çalışmasının başarılı olduğunu iddia etmiştir.William Crookes rivendicò il successo nel 1909.
Altı çocukları olan çiftin dört çocuğu ileride başarılı sanatçılar oldu.Invece, tra quelli che sopravvissero, sei dei figli divennero pittori a loro volta.
En başarılı tekli ise Elton John'dan "Candle in the Wind 1997"dir.Quello di maggior successo è invece Candle in the Wind 1997 di Elton John.
Başarılı bir yarış arabasıdır.È un pilota da corsa di successo.
Metro o kadar başarılı olur ki ilk yılında toplam 14 milyon kişi kullanır.La linea ebbe molto successo tant'è che nel primo anno venne usata da oltre 14 milioni utenti.
Bir televizyon programında model arama yarışmasını kazandıktan sonra, çok başarılı bir manken oldu.Dopo aver vinto un concorso televisivo è diventato un modello di successo.
Bu model Wall Mart ın dağıtım sisteminde başarılı oldu.Questo modello è stato implementato con successo nel sistema di distribuzione di Walmart.
Homeworld kadar dikkate alınmasa da başarılı sayıldı.Il gioco ebbe successo, anche se non ricevette la stessa attenzione di Homeworld.
Bu son amaç övgüye değer bir şekilde başarılı olmuştur.Quest'ultimo obiettivo è stato raggiunto in maniera ammirevole.
Kendi aile yaşantısında ise Claudius o kadar başarılı değildi.Sul fronte familiare, Claudio ebbe meno successo.
Bu eser çok başarılı oldu.Mi dispiace di aver ottenuto così tanto successo.
Öğrencilerinden biri daha sonra çok başarılı olacak Ernest Rutherford’du.Uno dei suoi studenti, Ernest Rutherford, continuò in seguito il suo lavoro.
Jane ve Jeff Purse ile stüdyoda başarılı bir iş çıkardıklarını görünce kendilerine Snakehips adını verdiler.Dopo aver lavorato in studio con Jane e Jeff Purse, i due decisero di chiamarsi Snakehips.
Asıl hedefi başarılı bir muhabir olmaktı.Fu poi un giornalista di discreto successo.
Handel’in Akademi için yazdığı sonraki operaları erken dönem eserleri kadar başarılı olamamıştır.Le opere successive che Händel scrisse per l'Accademia non furono un successo come le precedenti.
Ancak krizi başarılı şekilde yönetemedi.Non ebbe molto successo nella gestione della guerra.
Wilson belki de dönemin en iyi bilinen ve en başarılı Kickboksörüdür.Forse fu il meglio conosciuto ed il più affermato kickboxer del suo periodo.
Başarılı olsalar da roket görevleri yaşam süresi ve masraf açısından çok sınırlıydı.Sebbene conclusa con successo, le missioni furono molto limitate in termini di tempo e costi.
Fransa'da oldukça başarılıydı.In Francia ottiene un grande successo.
Bunun sonucununda başarılı olursa bir ödül kazanır.Se si riesce ad arrivare prima di lui si otterrà un premio.
2009 yılı onun için başarılı geçti.L'anno 2009 non è stato per lei positivo.
Glenn ve Maggie kaçmayı dener ancak başarılı olamaz.Mo e Maggie riescono a scappare.
Bu, Sistem 2 tarafından başarılı edilmeden önce, 5 Mayıs 1984 tarihinde, "Sistem 1.1" güncelleştirmesi aldı.È stato pubblicato un aggiornamento, System 1.1, il 5 maggio 1984, prima di essere succeduto da System 2.
VII. Kleopatra, Sezar'ın gözüne girme konusunda daha başarılı olmuş ve onun aşkını kazanmıştır.Cleopatra riuscì a guadagnarsi il favore di Cesare e divenne sua amante.
Dolayısıyla herhangi bir varsayım yönünde kanıt aramak muhtemelen başarılı bir sonuç verecektir.Così una qualunque ricerca di prove a favore di una certa ipotesi avrà probabilmente successo.
R3000 pazardaki ilk başarılı MIPS tasarımı idi ve bir milyon adetten fazla üretildi.L'R3000 fu il primo processore MIPS a vendere più di un milione di processori.
Bu model öncekilerden çok daha başarılı oldu.Sono più esperto di prima.
Aynı yıl Araplara karşı başarılı bir seferi yönetmiş ve Samosata'ya ulaşmıştır.Nello stesso anno, guidò l'esercito in una vittoriosa campagna contro gli Arabi, raggiungendo Samosata.
Geçmişinde şarkıcı olmak isteyip başarılı olamamıştır.I tentativi per diventare cantante non ottennero il successo sperato.

İlgili Sayfalar