başarılı ile cümle

başarılı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Altı çocukları olan çiftin dört çocuğu ileride başarılı sanatçılar oldu.Quatre de leurs six enfants vont devenir des artistes accomplis.
Bu duruma rağmen film başarılı olmuştur.Malgré cela, le film fut un succès.
Özellikle Richard Wagner'in operalarındaki sahne performanslarıyla çok başarılı oldu.Elle était toutefois surtout connue pour ses prestations dans les opéras de Richard Wagner.
Sıkı çalışırsanız, emin olun, başarılı olursunuz.Mais s'ils y tiennent absolument, qu'ils essaient.
Hiçbiri ÇÇAH. nin altta yatan nedenlerini kararlaştırmada başarılı olmamıştır.Aucun d'entre eux ne se souvient des événements qui ont suivi le toast sur le toit.
Sürekli Dizi başladığından beri Cartoon Network için başarılı reytingler almıştır.Depuis sa première diffusion, Adventure Time a remporté un franc succès sur la chaîne Cartoon Network.
Başarılı bir şekilde geliştirilen ilk beta blokördür.Il s'agit d'un des tout premiers bêta-bloquants développés.
Burada oldukça başarılı bir dönem geçirdi.C'était une année pleine de succès.
İlk saldırıları İspanyollar başarılı şekilde püskürtebilirler.Les défenseurs réussissent la première attaque avec succès.
Eğer 20 Temmuz suikastı başarılı olsaydı Almanya'nın Cumhurbaşkanı olması ön görülüyordu.Si le complot du 20 juillet 1944 avait réussi, il était prévu qu'il devienne ministre des Transports.
Bu single aynı zamanda da başarılı kariyerine bir başlangıç olmuştur.Cette période marque également le début de leurs carrières solo.
Gremlinler finansal açıdan başarılı oldu.Oppenheim avait financièrement réussi.
Ayrıca arama motoru algoritmaları üzerine başarılı çalışmalar yapmıştır.Les tests à haute altitude sur les cœurs des moteurs avaient été effectués avec succès.
Son on yıl, kulüp tarihinin en başarılı dönemi oldu.Les années 2000 sont ainsi la meilleure décennie de l'histoire du club.
Bu sistem çok başarılı oldu.Ce système connaît un grand succès.
Fakat şirket yeterince başarılı olamadı.L’entreprise ne fut pas un grand succès.
Ayrıca Tv dizisi Marc Eliot 'da rol aldığı başarılı bir yapımdır.Il participe également à l'émission Italiques produite par Marc Gilbert comme chroniqueur.
Kulübün 1980'lerin başında, göreceli bir başarılı dönemi vardı.À partir de la fin des années 1980, le club va connaître sa meilleure période.
Burada da çok başarılı bir performans gösterdi.Il réalise, une fois de plus, une très bonne performance.
Djarum uluslararası alanda da başarılı olmuştur.C'est aussi un succès à l'échelle mondiale.
Ancak son hazırladığı zarzuela eserleri nispeten başarılı olmamıştır.Sa dernière résurrection ne s'est pas faite sans peine.
Ancak Me 163'ün başarılı bir planör olarak tasarlanması performans bakımından bazı sorunlar da getirmişti.Aussi bonne que fût la performance, il était aussi évident que le 163 était un avion plutôt peu pratique.
Recep Adanır, bu turnuvada çok başarılı bir performans gösterdi.Selon les retours, la tournée eut un grand succès.
Kayserispor'da kariyerinin en başarılı dönemini geçirmiştir.C'est au Qatar qu'il passe la majorité de sa carrière professionnelle.
Bu süreç içinde halifeliği Mısır'a taşımaya çalışmış ancak başarılı olamamıştır.Cela le poussa à émigrer en Espagne, où il n'eut pas le succès attendu.
Konferansın formatı oldukça başarılı olmuş ve kabul görmüştür.La restauration fut réalisée avec succès et fut unanimement reconnue.
Son derece başarılı bir işçilik sergilemektedir.Un esprit de labeur fructueux.
Yatırım almaya çalışan girişimlerin hepsi bu arayışlarında başarılı olamamaktadır.Ses efforts pour attirer des investissements dans la province n'ont pas eu autant de succès.
Kariyerinin en başarılı sezonunu 2012'de geçirmiştir.Il réalise sa meilleure saison en 2011.
Okul hayatında başarılı bir öğrenci olamadı.À l'école, il n'est pas bon élève.
Başarılı olan bu denemenin ardından ressam birçok bale tasarımı yarattı.Après le succès de Bailamos, de nombreux labels désirent le produire.
Almanya millî futbol takımı uluslararası alanda oldukça başarılı bir takımdır.L'équipe d'Allemagne de football est l'une des plus grandes équipes du football international.
Albüm, grubun diğer albümlerinin yanında pek de başarılı olamadı.Il fut un échec commercial par rapport aux autres albums du groupe.
2. sezonda ise Karanlık Ay Klanı onun peşine düşüp Ginzuishou'yu almak istemişler ama başarılı olamamışlardır.À la fin du Ve siècle av. J.-C., le pays de Han cherchait à détruire Zheng, mais n'y parvint pas.
Dizi başarılı olur ve çeşitli ödüller kazanır.La série est un succès et remporte plusieurs prix.
İnsandan insana ilk başarılı kalp nakli ameliyatını gerçekleştirdi.Il a réalisé la première réanimation cardiaque par massage transpariétal avec succès.
Başarılı oyunculuğuyla 2008'de Hindistan hükümeti tarafından Padma Shri Ödülü'ne layık görüldü.Il reçoit, en 2008, le Padma Shri du gouvernement indien.
Bu albüm özelikle Fransa ve İsviçre'de başarılı oldu.L'album est un succès en France et dans les pays francophones.
Küçük boynuz yaptığı her şeyde başarılı oldu.Dans tous les cas les petits ont bien réussi.
En başarılı ikinci takım ise Crvena zvezda'dır.La deuxième étoile est une naine rouge.
Bu sefer sırasında gayet başarılı görevler yerine getirdi.Cette fois-ci, on leur a confié une mission plutôt bien payée.
Öğrencilerinden biri daha sonra çok başarılı olacak Ernest Rutherford’du.Lors de ses études, il eut comme professeur Ernest Rutherford.
Cici Kizlar'la iki yıl boyunca başarılı çalışmalar yaptı.Deux nouveaux accords sont passés avec le Kizzuwatna durant ces années.
Bunu yapar ve sonunda başarılı bir şekilde tekrar saraya girer.Il le récupère et a enfin l'opportunité de revenir au barreau.
Queensli olan Q-Tip, başarılı hip hop grubu A Tribe Called Quest'in bir üyesidir.Le processus créatif du groupe de hip-hop A Tribe Called Quest...
Bu görevden sonra iki başarılı görev (STS-114 ve STS-121) daha gerçekleştirildi.La rotation des équipages reprit quarante et un mois plus tard (STS-121).
"Cheshmaat" şarkısı başarılı bulunmuştur.Sa chanson Cerrahpasa a été un grand succès.
Kıral bunu kabul eder; Helena'nın tedavisi başarılı olur ve Helena Kıralı'ın hayatını kurtarır.Elle lui dira qu'il existe un remède au vampirisme et qu'il va pouvoir sauver Elena.
Yagami Light, zeki ve derslerinde gayet başarılı bir lise öğrencisidir.Fûko est une lycéenne enjouée et pleine de vie.
I. Dünya Savaşı'nın en başarılı ikinci U-botu olmak gibi bir üne sahiptir.Il a le triste honneur d'être le 1er U-Boot de la Seconde Guerre mondiale à être coulé.
1970'lerde başarılı kemoterapi rejimleri geliştirilmesiyle tedavi şansları artmıştır.Dans les années 1970, des combinaisons de chimiothérapie efficaces ont été mises au point.
Ludača (Halay) en başarılı çalışmalarındandır.Elle demeure son œuvre la plus célèbre.
Burada çok başarılı üç sezon geçirdi.Celle-ci connaît un énorme succès pendant trois saisons.
Albüm uluslararası alanda da başarılı oldu.L'album est un succès international.
2002'de Avrupa'da yılın en başarılı kadın atleti seçildi.En fin d'année 2012, elle est élue athlète européenne de l'année.
Ares I prototipi olan Ares I-X, 28 Ekim 2009’da başarılı bir fırlatma testini tamamladı.Le premier lancement d'Ares I, la mission Ares I-X, a eu lieu le 28 octobre 2009, avec succès.
Bu sırada Georgios Paleologos, Dyrrhachium'dan bir saldırı düzenledi ama durumu kurtarmakta başarılı olamadı.Georges Paléologue tenta une sortie hors de Dyrrachium mais ne put sauver la situation.
Bu yöntem Japon IKAROS (İng: IKAROS) güneş yelkeni uzayaracı ile başarılı bir şekilde test edilmiştir.Le concept de voile solaire a été démontré par le projet japonais IKAROS.
Kozmonotlar Vasili Lazarev and Oleg Makarov yeni uzayaracını sınadılar ve başarılı olduğunu teyit ettiler.Les deux cosmonautes embarqués, Vasili Lazarev et Oleg Makarov, effectuaient leur seconde mission.
Tom başarılı olmak için gereken niteliklere sahip.Tom tiene lo que se necesita para ser exitoso.

İlgili Sayfalar