başarılı ile cümle
başarılı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Bu şarkı grubun şimdiye kadarki en başarılı şarkısı oldu.Cette chanson est devenue le plus grand succès du groupe.
Ayrıca 2011 yılında yayımlanan Sucker Punch adlı filmde başarılı bir rol sergilemiştir.Elle figure aussi dans l'album du film Sucker Punch réalisé par Zack Snyder en 2011.
Bir projenin başarılı bir şekilde yürütülmesi için etkili bir planlama şarttır.Un projet doit être maîtrisé pour réussir.
En başarılı tekli ise Elton John'dan "Candle in the Wind 1997"dir.Sorry Seems to Be the Hardest Word par Elton John de 1976.
Müfettiş sakar ama başarılı bir karakter olarak yapılandırılmıştır.Elle réussit mais s'éprend de l'officier.
Çok başarılı bir öğrenci değildi.Il n'était pas un bon élève.
Ancak bu girişimi başarılı olmadı.Cette admission n'a pas été sans problèmes.
Sezon içinde çok başarılı bir performans gösterdiler.Elle dit avoir beaucoup progressé durant la saison.
Bu olmadan devrimin başarılı olamayacağı belirtilir.Il n'est plus possible, dès lors, de prétendre que la révolution est imminente.
Burada iki oldukça başarılı sezon geçirdi.Il présente deux saisons bien marquées.
"Wake Up" ABD'nin dışında daha başarılı oldu.Le précisionnisme n'eut pas un grand retentissement en dehors des États-Unis.
1057: I. İsaakios'ın isyanı ve başarılı gasbı (Petroe savaşı).1057 : Révolte et prise de pouvoir par Isaac Ier Comnène (bataille de Petroe).
Çok başarılı olmasına rağmen takımdan gönderildi.Bien que battue, l'équipe fait une bonne impression.
Falcon Heavy için ilk fırlatma 6 Şubat 2018 tarihinde başarılı olarak gerçekleşmiştir.La nouvelle fusée, la Falcon Heavy, a effectué son premier décollage le 6 février 2018.
Bu motorlardan birisi 2009 yılında başarılı bir şekilde uçurulmuştur.En mai 2003, l’un de ses moteurs tombe en panne.
Başarılı albümü, iki yıl sonra Big Tyme izledi.Hot Buttered Soul suivit deux années après.
Menemenspor, diğer spor dallarında da başarılı oldu.Le club connaît aussi le succès dans d'autres sports.
Pocahontas, geri dönmek için birkaç girişimde bulundu,, ancak hiçbiri başarılı olamadı.Bonaparte avait tout tenté pour être réintégré : rien n'avait réussi.
Başarılı bir yazardır.Comme écrivain il a du succès.
Ancak bu siyaset başarılı olmamıştır.Cette politique ne peut être appliquée avec succès.
Wil, çok başarılı bir cerrahtır.Will Freeman est un compositeur à succès.
Fransa'da gişede de çok başarılı olan film beş milyon seyirci topladı.Le film est par ailleurs un succès surprise en France avec près d'un million de spectateurs.
Film çok başarılı olmuş, gişe hasılatları 65 Milyon Doları geçmiştir.Gros succès mondial, ce film a généré plus de 65 millions de dollars de recettes.
Bu adaların başarılı bir şekilde fethedilmesi, Yedi Ada Cumhuriyeti'nin kurulmasına yol açtı.Le ciel ne tarda pas à désigner l'endroit où il fallait construire ces sept églises.
Metodizm başarılı bir şekilde yayıldı.L’étoposide a été utilisé avec succès.
Başarılı olmak için elimizden geleni yapacağız.Je ferai tout pour que ça marche.
"I Gotta Feeling", Black Eyed Peas'in kariyetinin en başarılı şarkısı oldu.Elle dépasse ainsi le record détenu par I Gotta Feeling des Black Eyed Peas.
Ekland'ın babası, Stockholm'de başarılı bir perakendeciydi.En agissant ainsi, la position de David en Écosse est couronnée de succès.
2006'daki ilk festivalden bu yana başarılı bir şekilde devam etmektedir.Après le All-Star Weekend 2006, il continue à progresser.
Bazı kaynaklara göre bu füze 90% gibi başarılı bir vuruş yüzdesine sahiptir.Il dira même de cette opération qu'elle était à 90 % une réussite.
Eğitim ve devlet işlerindeki Ukraynacalaştırma girişimi fazla başarılı olamamıştır.Toutefois, l’enseignement professionnel, et agricole, connaît peu de succès.
İnşallah burada başarılı olurum açıklamalarında bulunmuştur.J'ai raison, il sera prouvé que j'ai raison.
Bu sistem pek başarılı değildi.Le système ne fut pas un succès.
Ama Siyah İnci'nin Laneti hem gişede çok başarılı oldu hem de birçok olumlu eleştiri ile karşılandı.Cependant, La Malédiction du Black Pearl devient un succès commercial et est très prisé par les médias.
Mayınlar gerillaların çok başarılı şekilde kullandığı silahlardandı.C’est l'arme qu’utilisaient les guerriers malais dans le passé.
1629'da İspanyollar Don Fadrique de Toledo önderliğinde adaya saldırdılar ve başarılı olarak ele geçirdiler.En 1630, les Espagnols sous la direction de Don Fadrique de Toledo reprennent l'île de la Tortue.
Film yılın en başarılı filmlerinden birisi olmuştur.Le film est l'un des plus importants succès de l'année.
Yapılan ikinci denemede başarılı oldular.Toutefois, sa seconde tentative aboutit.
Gerilimlere rağmen, yürüyüş oldukça başarılı olmuştu.En dépit des tensions, la marche est un énorme succès.
Başlangıçta 16 bölüm olarak planlanan dizi, başarılı reytingleri nedeniyle 2 bölüm daha uzatıldı.Initialement prévu pour 16 épisodes, le drama a été prolongé de deux épisodes en raison de ses côtes réussies.
Bu konserler de çok başarılı geçiyordu.Le concert s'est très bien déroulé.
8 Haziran - Atlantis uzay mekiği STS-117 tarafından başarılı bir şekilde fırlatıldı.8 juin : décollage de la navette spatiale américaine Atlantis pour la mission STS-117 à destination de l'ISS.
Başarılı büyük orkestraların fahri üyesi oldu.Il fait partie du Grand Orchestre du Splendid.
Hızlı karar vermemi sağlamak konusunda başarılıydı.Elle avait compris qu’il fallait agir vite.
Uzun ve başarılı bir kariyeri vardır.Il a connu une très riche et longue carrière.
Kralın iç siyasi uygulamaları da dış siyaseti gibi başarılıdır.Par ailleurs, la politique extérieure du roi est désastreuse.
İlkokulda başarılı oldu, sadece 3 ay sonra bir sınıfa yükseldi.Il réapparait, seulement trois mois plus tard, dans le haut d'un classement.
Amerika Birleşik Devletleri, bu dalda uzak ara en başarılı takımdır.Le Republic est destiné à être, de loin, le navire le plus luxueux sur cette ligne.
Antalyaspor için 1970'li yıllar çok başarılı geçmedi.À partir des années 1970 le succès de Mélanie a fortement décru.
Ancak taktiksel bakımdan ne kadar başarılı oldukları tartışılmaktadır.Ses qualités de tacticiens sont très appréciées.
Bu konu üstündeki deneyler sadece bir kısımda başarılı oldular.Cette œuvre ne nous est parvenue que partiellement.
Daha sonra Şam'a taşındı ve orada başarılı bir hakim olarak çalıştı.Il a ensuite déménagé à Zagreb , où il a travaillé comme facteur et postier.
Bir diğer başarılı erken dönem tasarımcı da Samuel Pierpont Langley idi.Il est nommé en l'honneur du physicien Samuel Pierpont Langley.
31 Mayıs’ta Chris Sabin ile karşılaştı, maçta kemerini başarılı biçimde korudu.Lors de Impact Wrestling le 31 mai, il bat Chris Sabin et conserve le titre.
Darbe başarılı olmayınca ertesi gün tutuklandı.Un nouvel assaut est lancé le lendemain sans succès.
Hannover 96, kupada da başarılı bir performans göstermişti.ATR a obtenu 96 commandes en réalisant un très bon salon.
Bu değişiklikler başarılı oldu.Et ce chantage a réussi.
Bu sonuç, ülkenin o ana kadar oyunlarda aldığı en başarılı sonuçtu.C'est le tableau qui me fait le plus complètement plaisir depuis que j'existe.
Boemondo başlangıçta başarılı olsa da Larissa dışında Aleksios tarafından mağlup edildi.Après une série de succès sur l’empereur, Bohémond fut cependant défait par celui-ci près de Larissa.
Tümen seviyesinde 2. Dünya Savaşı sırasındaki en başarılı komutanlardan sayılır.Il fait partie des commandants ayant obtenu le plus de succès pendant la Seconde Guerre mondiale.