başarılı ile cümle

başarılı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
İş adamlarımız İstanbul'da inşaat sektöründe başarılı bir şekilde iş yapmaktadırlar.Mit welchen Exportstrategien Unternehmen in Wien erfolgreich sind.
Yaklaşık 1.2 hektarlık bir alanda lav soğutma işlemi başarılı oldu.Durch diese Methode konnte bald eine Fläche von 1,2 Hektar gekühlt werden.
1825 senesinde ise Niepce yeniden başarılı olmuştur.Im Jahr 1825 musste der Vater das Gut wieder verkaufen.
Başarılı oyunculuğu kendisine iki defa Emmy Ödülü, bir defa da Tony Ödülü getirmiştir.Dafür wurde er zum zweiten Mal mit einem Tony Award ausgezeichnet.
Bu girişim başarılı olamayınca ülkelerine döndüler.Als dies erfolglos blieb, kehrten die Schiffe in ihre Heimathäfen zurück.
Shakespeare’in en başarılı çevirmeni olarak ün yaptı.Seine Bedeutung als Shakespeare-Übersetzer.
Onu teslim almak için başarılı iki polis New York'a gider.Beide wollen ihn nun zurück nach New Jersey bringen.
Bu rolüne başarılı film yapımcısı Cecil B. DeMille tarafından seçilmişti.Für den Film wurde er von Cecil B. DeMille entdeckt.
Mütevekkil dış politikada aynı ölçüde başarılı olamadı.Der Rat war nur noch in der Außenpolitik autark.
Bayezid kırk dokuz gün direndi, fakat yeniçeriler başarılı oldu.Der Prozess dauerte neun Jahre, aber die Dörfler verloren ihn.
Başarılı bir periodontal tedavinin esası çok iyi bir ağız bakımı alışkanlığı sağlanmasından geçer.Wie bei allen wiederkehrenden Kopfschmerzen ist das Führen eines Kopfschmerztagebuches sinnvoll.
Başarılı bir çiftçi olan babasının adı kondu.Dort wurde er ein erfolgreicher Farmer.
İnsandan insana ilk başarılı kalp nakli ameliyatını gerçekleştirdi.Er führte die erste erfolgreiche Bluttransfusion in der Humanmedizin durch.
Osmanlı İmparatorluğu döneminde Irak Yahudileri daha başarılı oldular.Zu Beginn des Osmanischen Reiches waren die Jesiden noch mächtig.
Film ticari olarak başarılı bir yapıt olmuş ve eleştirmenlerden olumlu değerlendirmeler almıştır.Der Film war kommerziell erfolgreich und Kritiker schätzten ihre Leistung.
1950'li yılların başında oldukça başarılı bir dönem geçirdi.In den 1950er Jahren war er zeitweise recht erfolgreich.
Kayserispor'da kariyerinin en başarılı dönemini geçirmiştir.In Karlsruhe erlebte er seine erfolgreichste Zeit.
Bununla birlikte plan genelde başarılı oldu.Und damit in der Regel auch großen Erfolg hatten.
Ama hala da bunda başarılı olmamışlardır.Auch dort haben sie keinen Erfolg.
Ancak Tom Hiçbir şekilde başarılı olamaz.Bei Tom gelingt ihm das nicht.
Öğrencilerin %23’ü problemi çözmede başarılı olur.27 Prozent halten das Bildungssystem für problematisch.
Bu sefer önceki dönemi kadar başarılı olamadı.Diesmal war er aber nicht so erfolgreich wie vier Jahre zuvor.
Fenerbahçe'de ki başarılı performansıyla millî takıma kadar yükselmeyi başarmıştır.Mit der Mannschaft aus Indianapolis sollte er seine bislang größten Erfolge feiern.
Dünyanın en başarılı otomobil motorlarından biri kabul edilir.Er ist eines der erfolgreichsten Autos des Landes.
Albümün çıkış parçası "My Band" başarılı bir hit oldu.Nun geht es mit dem Stück an den Broadway – ein riesiger Erfolg!
Bu motorlardan birisi 2009 yılında başarılı bir şekilde uçurulmuştur.Alle wurden 2003 durch ein Buschfeuer niedergebrannt.
Çok başarılı şarkıları var.Es folgten weitere erfolgreiche Lieder.
3 Eylül - Kuzey Kore başarılı bir hidrojen bombası denemesi gerçekleştirdi.9. Oktober: Nordkorea testet zum ersten Mal erfolgreich eine Atombombe.
Bölgeyi geri alma girişimleri başarılı olmamıştır.Versuche das Projekt wieder zu beleben, waren nicht erfolgreich.
Bu seçimlerde her iki aday da başarılı oldu.Bei beiden Wahlen konnte FuR zulegen.
On iki genel taarruzunda da başarılı olamadı.In seinen zwölf Oberligaeinsätzen konnte er keine Tore erzielen.
Tüm zamanların en başarılı video oyunu serilerinden birisidir.Bis heute ist es eines der erfolgreichsten Videospiele aller Zeiten.
Okulun en başarılı yönetmeni seçildi.Er ist der gewählte Leiter der Hochschule.
Böylece başarılı bir başlangıç yapmış oldu.Gleichwohl überraschte es durch einen Anfangserfolg.
Başarılı bir roman ve tiyatro oyunu yazarıdır.Er ist ein erfolgreicher Dramatiker und Romanautor.
Şarkı, ABD'de 13 numaraya erişerek Pink'in 2002'den beri en başarılı şarkısı oldu.Die Single war in den USA der erste Top-10-Erfolg von Pink seit Just Like a Pill aus dem Jahre 2002.
Birçok kişiye göre şimdiye kadarki en başarılı BMW arabasıydı.Der 3er ist die meistgebaute Fahrzeugreihe von BMW.
Avrupa'da "Slave" çok daha başarılıydı.In Europa waren die Singles weniger erfolgreich.
Bu adamlar Banquo'yu öldürmekte başarılı olsalar da Fleance'ı ellerinden kaçırırlar.Zwar gelingt es ihnen, Banquo zu töten, Fleance kann jedoch entkommen.
Almanlar'ın bu karşı saldırısı başarılı oldu.Die Deutschen beendeten diese Operation erfolgreich.
Gyeru Kabilesi lideri ve başarılı bir tüccar.Norbert wird ein tüchtiger und erfolgreicher Kaufmann.
Aslında Smith'in yeni nesil ajanlardan daha başarılı olduğu kabul edilmektedir.Joseph ist überglücklich über den neuen Familienzuwachs.
Bu uğraşta başarılı olmasının baş nedeni Büyük Selçuklu Devletinin çökmesiydi.Mitverantwortlich dafür war der große Erfolg der Single Sabotage.
Şu iki öğrenci tüm sınavlarda başarılı oldu.Ces deux étudiants ont réussi tous les examens.
Onun kadar başarılı bir dansçıyı çok nadir görürüm.Je vois rarement un danseur aussi élégant que lui.
O iş dünyasında başarılı olmak için ne gerekliyse sahip.Il a ce qu'il faut pour réussir dans le monde des affaires.
İnsanlık nükleer enerjinin barışçıl kullanımında başarılı olacaktır.L'humanité parviendra à utiliser pacifiquement l'énergie nucléaire.
Başarılı bir seçim kampanyası yaptı.Il a fait une campagne électorale réussie.
Başarılı olacağından eminim.Tu réussiras, j'en suis sûr.
Kaçış girişimi başarılıydı.Sa tentative d'évasion a réussi.
Herkes buradaki çalışmalarımızın tatmin edici, hatta çok başarılı olduğunu ifade ediyor.Tout le monde indique que nos travaux sont satisfaisants, ou même très réussis.
Austin Mini gibi çok daha küçük otomobiller bu dönemde çok başarılı olur.De beaucoup plus petites voitures vont connaître un succès encore plus incroyable, à l'image de l'Austin Mini.
Boulton başarılı bir iş adamı olduğunu kanıtladı ve her ikisi de zengin oldular.Boulton s’est avéré excellent homme d’affaires et les deux hommes ont fini par faire fortune.
Bunda çok başarılı olamadı ve 1355 yılında yapılan bir savaşta büyük bir yenilgi aldı.En cela, il a moins de réussite et il subit une importante défaite en 1355.
2 Mart 2002 başarılı telemetry alınması.2 mars 2002 : réception réussie de télémesure.
Ameliyat başarılı geçer; fakat Schuldiner ailesi maddi güçlükler çekmektedir.L'opération fut un succès, cependant la famille Schuldiner était en grande difficulté financière.
Parçacık fiziğinin, şu ana kadarki en başarılı kuramı olmasına rağmen, Standart Model kusursuz değildir.Bien qu'il constitue la théorie physique la plus réussie à ce jour, le modèle standard n'est pas parfait.
1990'ların başında genç bir çift lambaları başarılı bir şekilde üretmeye ve pazarlamaya başladı.Au début des années 1990, un jeune couple commence à produire et à vendre les lampes avec beaucoup de succès.
Bu görevde, Cornelius Scipio tarafınan Senato'ya ödüllendirilmesi önerilecek kadar etkili ve başarılı oldu.Il accomplit sa tâche avec tant d’efficacité que Cornelius Scipio proposa au Sénat qu’il soit récompensé.
En başarılı büyücü.L'Apprenti sorcier.

İlgili Sayfalar