başarılı ile cümle
başarılı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
BM elçisi: Kıbrıs müzakereleri için zaman gerek ama başarılı olabilirUN envoy: Cyprus talks need time but can succeed
Draskoviç, toplantının "son derece başarılı" geçtiğini söyledi.The meeting was "more than successful," he said.
Telekom Srbija ülkenin en başarılı kamu kuruluşu.Telekom Srbija is the country's most successful state-owned company.
Diğer bölge takımları orta düzeyde başarılı oldular.Other teams from the region enjoyed moderate success.
Özlem çok yaşlandığını düşünüyor ve bu ilişkinin başarılı olmasını umuyor.Ozlem feels that she is becoming too old and hopes this relationship is successful.
Artık ne kadar başarılı olduğunu görebiliyoruz.Now we can see how successful it is.
Karadağ'ın kendi üyeliğini kazanması anayasa reformlarını başarılı şekilde uygulamasına bağlı.Gaining its own membership depends on Montenegro successfully implementing constitutional reforms.
Türk firmaları Balkan pazarlarına başarılı şekilde girmiş durumdalar.Turkish businesses have successfully penetrated Balkan markets.
Boc da Polonya'nın AB fonlarından başarılı şekilde yararlanmada sergilediği başarıya övgüde bulundu.Boc praised Poland's experience in the successful absorption of EU funds.
İş dünyası: Arnavut bankacılığı 2006 yılında başarılıBusiness: Albanian banking a success in 2006
Şimdi başarılı olup bu bariyeri kırarlar mı?Will they succeed now and break that barrier?
Takım kimyasının başarılı bir takımın en önemli ön şartlarından birisi olduğunu düşünüyorum.I think that team chemistry is one of the most important preconditions for a successful team.
Başarılı olanlar, ilgili kısımların bakımını da üstlenecekler.The successful concession bidders will have to maintain their respective sections.
Hırvatistan, müzakereler konusunda beklenildiği kadar başarılı olamadı.Croatia has not been as successful as expected where negotiations are concerned.
Bunların en başarılıları ise, dev perakende mağaza zinciri, Sloven Mercator.Slovenia's Mercator, a big retail chain, is perhaps the most successful.
Makedonya'nın Alfa Birimi başarılıMacedonia's Alpha Unit a success
Özetle Makedonya'yı başarılı bir yıl bekliyor.In all, Macedonia seems to be looking forward to a successful year.
BH Başbakanı Nikola Spiriç, 2008'in ülke açısından başarılı bir yıl olduğunu söyledi. [Getty Images]BiH Prime Minister Nikola Spiric says 2008 was a successful year for the country. [Getty Images]
Bu açıdan bakıldığında, polisin daha başarılı olduğu söylenebilir.In this regard, the police have been more successful.
Bu durumu değiştirmeye karar verdik ve başarılı da olduk.We have decided to change things and succeeded.
Acente başarılı şekilde çalışıyor ve başarılarından memnunum."The agency is working successfully and I'm pleased with its achievements."
Vassilev'in danışmanlarının çoğu da Bulgaristan'a dönmeden önce başarılı kariyerlere sahipti.The majority of Vassilev's advisors also had well-established careers before returning to Bulgaria.
Hırvatistan Başarılı Bir Turizm Sezonu BekliyorCroatia Looks Forward to Another Successful Tourist Season
Sondajların başarılı olması halinde, NIS petrol rezervlerini ikiye katlamayı bekliyor.If the drilling is successful, NIS expects to double the amount of its oil reserves.
Türk turizmi dünyadaki olaylardan etkilense de, başarılıydı.Although Turkish tourism was affected by world events, there were bright spots.
PSD'nin yeni yönetiminin, kurucusu başta olmadan ne kadar başarılı olacağını ise zaman gösterecek.Time will tell how successful the PSD's rebranding will be without its founder at the helm.
Sahlin toplantıyı normalleşme yolunda atılmış başarılı bir adım olarak nitelendirdi.Sahlin described the meeting as a successful step towards normalisation.
Okula giden kızların sayısının arttığını gördükçe, bu konuda kısmen başarılı olduğumu düşünüyorum.I think that I have partly succeeded, as I'm seeing an increasing number of girls attending schools.
Bu görüşle, misyonun başarılı olacağı şüphe götürmez bir gerçektir.With this in view, it is beyond any doubt that the mission will be a success.
Türkiye Cumhurbaşkanı Abdullah Gül geçen yıl Sırbistan'a çok başarılı bir ziyarette bulundu.Turkish President Abdullah Gül had a very successful visit to Serbia last year.
Küçük kentler oldukça başarılılar.Smaller cities are doing well.
Bölge ülkeleri arasından en başarılı isim ise Türkiye idi.Turkey was the most successful team from the region.
Macaristan bu açıdan başarılı bir model sunuyor.Hungary offers a successful model in this regard.
Bağımsızlar özellikle Zagreb ve Split'te başarılı oldular.The independents were particularly successful in Zagreb and Split.
Vuciniç, "uyum süreci başarılı bir şekilde tamamlanacak."The adjustment process will be successfully completed.
Kaynak sıkıntısına rağmen 2009 Üniversite Yaz Oyunları başarılı geçti.Despite a shortage of funds, the 2009 Summer Universiade was a success.
ABD Hükümeti'nin Eğitim ve Donanım Programı Başarılı OlduUS Government's Train and Equip Programme Hailed as Success
Martti Ahtisaari planı, Kosova'da yaşayan Sırplar için başarılı bir temeldi.The Martti Ahtisaari plan was a successful basis for the Serbs living in Kosovo.
HIV/AIDS'e karşı yürütülecek başarılı bir kampanyada pek çok unsur gerekiyor.A successful campaign against HIV and AIDS needs several elements.
Makedonya seçimlerinin ikinci turu başarılı; belli sorunlar devam ediyorSecond round of Macedonian elections successful; certain issues remain
Ancak bugüne dek Hırvatistan turizmi geliştirmekte daha başarılı oldu.But so far, Croatia has been far more successful in boosting tourism.
Karadağ'da dokuz yıllık eğitim başarılı olduNine year schooling a success in Montenegro
Sayımı denetleyen uluslararası gözlemciler de başarılı olunduğunu belirttiler.International observers who monitored the census have declared it successful.
En başarılı uygulamalar olarak neleri dikkate alacağız?And which best practices does one have in mind?
En başarılı uygulamalar, herkes için aynı vergi oranlarının uygulanması anlamına mı geliyor?Does best practices mean uniform rates?
Avrupa standartları, %35'lik bir ortalamayı başarılı sayıyor.The European standards consider an average of 35% successful.
Her zaman, başbakanla olan işbirliğimizin başarılı ve üretken olduğunu düşünmüşüzdür.We have always thought our co-operation with the prime minister was successful and productive.
Basescu, ülkedeki ekonomik krizi hafifletmede başarılı olacağı yönündeki umudunu dile getirdi.He voiced hope that it would succeed in alleviating the country's economic crisis.
Sırp fabrikası bu yılı başarılı bir şekilde tamamladı.The year is ending on a high note for one Serbian factory.
AGİT anketine göre Makedonya'da ademi merkeziyet başarılı oldu, vergi tahsilatı hâlâ zorOSCE poll finds decentralisation successful in Macedonia, tax collection still a challenge
Tatil sezonu beklenenden bile daha başarılı geçti.The season not only met, but exceeded expectations.
Bu, şu anda başarılı bir şekilde uygulanmış olan ademi merkeziyetin ön şartıydı.It was a precondition for decentralisation that has now been implemented successfully.
Yine de yetkililer, programın başarılı olduğu takdirde önümüzdeki sene de süreceğini söylüyorlar.Nevertheless, officials have said the programme will be continued next year if it proves successful.
Pekin Olimpiyatları'nda en başarılı Balkan ülkesi RomanyaRomania most successful Balkan country at Beijing Olympics
Askerlikten İşadamlığına: Bulgaristan'ın Bölge İçin Başarılı ModeliFrom Soldiers to Businessmen: Bulgaria's Successful Model for the Region
Makedon polisi, kaçakçılık çetelerinin tespiti konusunda daha başarılı hale geldi.The Macedonian police have become more successful in detecting gangs of traffickers.
Yasa gereği, referandumun başarılı olabilmesi için en az 855 bin seçmen gerekiyor.By law, a turnout of at least 855,000 voters is necessary for a referendum to be successful.
AKP popülizm konusunda çok başarılı," diyor.AKP is very good at populism," he said.
Bu girişimler içinde en başarılı olanı Malta oldu.Malta's attempt was the most successful.
Ülke şimdi kendisini temsil etmek için başarılı sanatçıları seçiyor.The country now sends established performers to represent it.