Ana içeriğe geç
Sözlük

başarış ile cümle

başarış kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
5
ORT. KELİME
Kendim onun bilincinde değildim, fakat onun başarısını kıskanıyor olabilirim.I myself was not conscious of it, but I may have been jealous of his success.
Elimden geleni yaptım, yine de başarısız oldum.I tried my best, only to fail again.
Oğlumun resitaldeki başarısından çok mutluyum.I am very happy about my son's success in his recital.
Ben onun başarısından eminim.I'm sure of his success.
Onun başarısından eminim.I am sure of his success.
Ona çok çalışmasını yoksa başarısız olacağını söyledim.I told him to work hard or he would fail.
Ben onu başarısı üzerine onu kutladım.I congratulated him on his success.
Onun başarısızlığını duyduğuma şaşırdım.I was surprised to hear of his failure.
Onun başarısını kıskanıyorum.I am envious of his success.
Onun başarısından şüpheliyim.I am doubtful of his success.
Çalışmadığım için sınavda başarısız oldum.I failed the exam because I didn't study.
Tüm girişimlerimiz başarısız oldu.All our attempts failed.
Bizim çaba başarısızlıkla sona erdi.Our effort ended in failure.
Biz onun başarısından eminiz.We are sure of his success.
O, sınavda başarısız oldu.He failed the exam.
Sınavda başarısız olan öğrencilerin isimleri bülten tahtasında ilan edildi.The names of the students who failed in the examination were posted on the bulletin board.
O sınavda başarısız oldu.He failed to take the exam.
Fon sıkıntısı nedeniyle projemiz başarısız oldu.Owing to a shortage of funds, our project failed.
Bir başarısızlığı bir başkası izledi.One failure followed another.
Başarısızlığın için diğerlerini suçlama.Don't blame others for your failure.
Başarısız olursam ne olacak?What if I fail?
Başarısızlık için diğerlerini değil kendini suçlamalısın.You ought to blame yourself, not the others, for the failure.
Proje, kısaca, bir başarısızlıktı.The project, in short, was a failure.
Ben testlerde başarısız oldum.I failed the tests.
Başarısını şansa bağladı.She attributed her success to luck.
Onun romanının başarısı onu zengin yaptı.The success of her novel made her rich.
Başarının sırrı, başarısızlığı düşünmemektir.The secret of success is not to think of failure.
Başarı ya da başarısızlık ikisi de benim için aynıdır.Success or failure is all the same to me.
Birçok öğrenci testte başarısız oldu.Many students have failed the test.
Onun başarısının sırrının altında biri var mı?Is anybody in on the secret of his success?
Herkes deneyin başarısızlıkla sonuçlanacağını bekliyordu.Everybody expected that the experiment would result in failure.
Kimse başarısız olmadı.No one has failed.
Kurda başarısız olabilirim.I might flunk the course.
Aynı anda iki rolü oynamaya çalıştı ve başarısız oldu.He tried to play two roles at the same time and failed.
İki kez başarısız olduktan sonra, William tekrar denemek istemedi.Having failed twice, William didn't want to try again.
Onun sınavdaki başarısızlığı hakkında bana bilgi verildi.I was informed of his failure in the examination.
O, işsiz olduğu için, onların evliliği başarısız oldu.Because he was unemployed, their wedlock failed.
Ben, o başarısız olduğu için şaşırdım.I was surprised that he had failed.
Onun başarısız olması sürpriz değil.It is no wonder that he failed.
Onun başarısız olmasına şaşmamalı.It is no wonder that he failed.
Onun başarısızlığı onun tembelliğinden dolayı idi.His failure was due to his idleness.
Onun başarısız olması hiç şaşırtıcı değil.It is no wonder that he has failed.
Onun başarısız olacağı kesindir.That he will fail is certain.
Onun başarısız olacağı aklıma pek yatmıyor.It is hardly conceivable to me that he will fail.
Ben onun, başarısızlık şokunu atlatmasını bekliyorum.I expect him to get over the shock of his failure.
O onun yardımı olmadan başarısız olurdu.She would have failed but for his help.
O, başarısını iyi şansa borçludur.He owes his success to good luck.
Onun başarısı çabalarına bağlıdır.His success depends on his efforts.
Onun başarısından hiç umut yok.There isn't any hope of his success.
O, nehri yüzerek geçme girişiminde başarısız oldu.He failed in his attempt to swim across the river.
Onun bütün çabaları başarısız oldu.All his endeavors proved unsuccessful.
Onun girişimi başarısızlıkla sonuçlandı.His attempt ended in failure.
Onun taahhütü fon eksikliğinden başarısız oldu.His undertaking failed for lack of funds.
Onun projesi başarısızlıkla sona erdi.His project ended in failure.
Onun başarısızlığının ana nedeni tembelliktir.The primary cause of his failure is laziness.
Onun başarısızlığı bana iyi bir ders öğretti.His failure taught me a good lesson.
Başarısızlığı istifa etmesine neden oldu.His failure led to his resignation.
Onun başarısızlığı çoğunlukla dikkatsizliği yüzündendi.His failure was mainly due to carelessness.
Onun başarısızlığı dikkatsizliğinden kaynaklandı.His failure resulted from his carelessness.
Onun başarısızlığı onun bilgisizliğinden kaynaklanmaktadır.His failure is due to his ignorance.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod