Ana içeriğe geç
Sözlük

başak ile cümle

başak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Bu küçük başak soldan merkeze doğru... ...buğdayın atasıdır.A bal oldali apró kalász valójában a búza őse.
Bu küçük başak soldan merkeze doğru... ...buğdayın atasıdır.A segunda espiga a contar da esquerda é o antepassado do trigo.
Bu küçük başak soldan merkeze doğru... ...buğdayın atasıdır.De kleine spriet iets links van het midden is de voorouder van tarwe.
Bu küçük başak soldan merkeze doğru... ...buğdayın atasıdır.Die winzige Ähre links von der Mitte ist tatsächlich der Urahn des Weizens.
Bu küçük başak soldan merkeze doğru... ...buğdayın atasıdır.Ese pequeño brote a la izquierda hacia el centro es ciertamente el antepasado del trigo.
Bu küçük başak soldan merkeze doğru... ...buğdayın atasıdır.왼쪽에서 두 번째의 작고 뾰족한 것이 밀의 선조에 해당하는 곡물입니다.
Bu küçük başak soldan merkeze doğru... ...buğdayın atasıdır.la piccola spiga sulla sinistra, al centro, e' l' antenato del frumento
Bu küçük başak soldan merkeze doğru... ...buğdayın atasıdır.L'épi minuscule sur la gauche vers le centre est en fait l'ancêtre du blé.
Bu küçük başak soldan merkeze doğru... ...buğdayın atasıdır.Những gai nhọn từ bên trái đến giữa thực sự là tổ tiên của lúa mì.
Bu küçük başak soldan merkeze doğru... ...buğdayın atasıdır.Ten mały "szpikulec", drugi od lewej, jest przodkiem pszenicy.
Bu küçük başak soldan merkeze doğru... ...buğdayın atasıdır.Tepusa mica din stanga spre centru este de fapt stramosul graului.
Bu küçük başak soldan merkeze doğru... ...buğdayın atasıdır.Маленький колосок слева от центра вообще-то является прародителем пшеницы.
Bu küçük başak soldan merkeze doğru... ...buğdayın atasıdır.Мъничкото връхче вляво от центъра всъщност е предшественик на пшеницата.
Bu küçük başak soldan merkeze doğru... ...buğdayın atasıdır.הקוץ הקטן הזה בשמאל למרכז הוא למעשה אביה הקדמון של החיטה.
Bu küçük başak soldan merkeze doğru... ...buğdayın atasıdır.السّنبلة الصّغيرة إلى اليسار في الوسط تُمثّل في الواقع أحد أسلاف القمح.
Bu küçük başak soldan merkeze doğru... ...buğdayın atasıdır.実は小麦の祖先です これがパンの始まりです
Cılız başaklar yedi güzel başağı yuttular. Büyücülere bunu anlattım. Ama hiçbiri yorumlayamadı.››I pohltili klasové ti drobní sedm klasů pěkných. Což když jsem vypravoval hadačům, nebyl, kdo by mi vyložil.
Cılız başaklar yedi güzel başağı yuttular. Büyücülere bunu anlattım. Ama hiçbiri yorumlayamadı.››그 세약한 이삭이 좋은 일곱 이삭을 삼키더라 내가 그 꿈을 술객에게 말하였으나 그것을 내게 보이는 자가 없느니라
Cılız başaklar yedi güzel başağı yuttular. Büyücülere bunu anlattım. Ama hiçbiri yorumlayamadı.››и пожрали тощие колосья семь колосьев хороших. Я рассказал это волхвам, но никто не изъяснил мне.
Cılız başaklar yedi güzel başağı yuttular. Büyücülere bunu anlattım. Ama hiçbiri yorumlayamadı.››ותבלען השבלים הדקת את שבע השבלים הטבות ואמר אל החרטמים ואין מגיד לי׃
Cılız başaklar yedi güzel başağı yuttular. Büyücülere bunu anlattım. Ama hiçbiri yorumlayamadı.››فابتلعت السنابل الرقيقة السنابل السبع الحسنة. فقلت للسحرة ولم يكن من يخبرني
Cılız başaklar yedi güzel başağı yuttular. Büyücülere bunu anlattım. Ama hiçbiri yorumlayamadı.››這 些 細 弱 的 穗 子 、 吞 了 那 七 個 佳 美 的 穗 子 . 我 將 這 夢 告 訴 了 術 士 、 卻 沒 有 人 能 給 我 解 說
Cılız başaklar yedi güzel başağı yuttular. Büyücülere bunu anlattım. Ama hiçbiri yorumlayamadı.››這些 細弱 的 穗子 、 吞 了 那 七 個 佳 美的 穗子 . 我 將這夢 告訴 了 術士 、 卻沒 有 人 能 給我 解說
Cılız başaklar, yedi güzel ve dolgun başağı yuttular. Firavun uyandı, düş gördüğünü anladı.A tie tenké klasy pohltily tých sedem klasov tučných a plných. A zase sa prebudil faraon. A hľa, bol to sen.
Cılız başaklar, yedi güzel ve dolgun başağı yuttular. Firavun uyandı, düş gördüğünü anladı.A ti klasové tencí pohltili sedm oněch klasů zdařilých a plných. I procítiv Farao, a aj, byl sen.
Cılız başaklar, yedi güzel ve dolgun başağı yuttular. Firavun uyandı, düş gördüğünü anladı.Bảy gié lúa lép nuốt bảy gié lúa chắc . Pha-ra-ôn bèn thức_giấc ; và nầy , thành_ra một điềm chiêm_bao .
Cılız başaklar, yedi güzel ve dolgun başağı yuttular. Firavun uyandı, düş gördüğünü anladı.Bảy gié lúa lép nuốt bảy gié lúa chắc. Pha-ra-ôn bèn thức giấc; và nầy, thành ra một điềm chiêm bao.
Cılız başaklar, yedi güzel ve dolgun başağı yuttular. Firavun uyandı, düş gördüğünü anladı.Drobni klasovi pa pogoltnejo sedem debelih in polnih klasov. In ko se Faraon zbudi, glej, sanje so bile.
Cılız başaklar, yedi güzel ve dolgun başağı yuttular. Firavun uyandı, düş gördüğünü anladı.e as espigas miúdas devoravam as sete espigas grandes e cheias. Então Faraó acordou, e eis que era um sonho.
Cılız başaklar, yedi güzel ve dolgun başağı yuttular. Firavun uyandı, düş gördüğünü anladı.elnyelék a vékony gabonafejek a hét kövér és teljes gabonafejet. És felserkene a Faraó, és ímé álom [vala.]
Cılız başaklar, yedi güzel ve dolgun başağı yuttular. Firavun uyandı, düş gördüğünü anladı.I pożarły te kłosy cienkie, siedem onych kłosów pięknych i zupełnych; i ocknął się Farao.
Cılız başaklar, yedi güzel ve dolgun başağı yuttular. Firavun uyandı, düş gördüğünü anladı.그 세약한 일곱 이삭이 무성하고 충실한 일곱 이삭을 삼킨지라 바로가 깬즉 꿈이라
Cılız başaklar, yedi güzel ve dolgun başağı yuttular. Firavun uyandı, düş gördüğünü anladı.Les épis maigres engloutirent les sept épis gras et pleins. Et Pharaon s`éveilla. Voilà le songe.
Cılız başaklar, yedi güzel ve dolgun başağı yuttular. Firavun uyandı, düş gördüğünü anladı.Le spighe vuote inghiottirono le sette spighe grosse e piene. Poi il faraone si svegliò: era stato un sogno
Cılız başaklar, yedi güzel ve dolgun başağı yuttular. Firavun uyandı, düş gördüğünü anladı.og de golde Aks slugte de syv tykke og fulde Aks. Så vågnede Farao, og se, det var en Drøm.
Cılız başaklar, yedi güzel ve dolgun başağı yuttular. Firavun uyandı, düş gördüğünü anladı.Og de tynne aks slukte de syv frodige og fulle aks. Da våknet Farao, og skjønte at det var en drøm.
Cılız başaklar, yedi güzel ve dolgun başağı yuttular. Firavun uyandı, düş gördüğünü anladı.Spicele slabe au înghiţit pe cele şapte spice grase şi pline. Şi Faraon s'a trezit. Iată visul.
Cılız başaklar, yedi güzel ve dolgun başağı yuttular. Firavun uyandı, düş gördüğünü anladı.и пожрали тощие колосья семь колосьев тучных и полных. И проснулся фараон и понял, что это сон.
Cılız başaklar, yedi güzel ve dolgun başağı yuttular. Firavun uyandı, düş gördüğünü anladı.И тънките класове погълнаха седемте дебели и пълни класове. А като се събуди Фараон, ето, беше сън.
Cılız başaklar, yedi güzel ve dolgun başağı yuttular. Firavun uyandı, düş gördüğünü anladı.ותבלענה השבלים הדקות את שבע השבלים הבריאות והמלאות וייקץ פרעה והנה חלום׃
Cılız başaklar, yedi güzel ve dolgun başağı yuttular. Firavun uyandı, düş gördüğünü anladı.فابتلعت السنابل الرقيقة السنابل السبع السمينة الممتلئة. واستيقظ فرعون واذا هو حلم.
Cılız başaklar, yedi güzel ve dolgun başağı yuttular. Firavun uyandı, düş gördüğünü anladı.這 細 弱 的 穗 子 、 吞 了 那 七 個 又 肥 大 又 飽 滿 的 穗 子 . 法 老 醒 了 、 不 料 是 個 夢
Cılız başaklar, yedi güzel ve dolgun başağı yuttular. Firavun uyandı, düş gördüğünü anladı.這細 弱 的 穗子 、 吞 了 那 七 個 又 肥大 又 飽滿 的 穗子 . 法老 醒了 、 不料 是 個夢
Ekin gelişip başak salınca, deliceler de göründü.Quando, porém, a erva cresceu e começou a espigar, então apareceu também o joio.
Ekin gelişip başak salınca, deliceler de göründü.A gdy urosła trawa i pożytek przyniosła, tedy się pokazał i kąkol.
Ekin gelişip başak salınca, deliceler de göründü.A když vzrostla bylina a užitek přinesla, tedy ukázal se i koukol.
Ekin gelişip başak salınca, deliceler de göründü.Cînd au răsărit firele de grîu şi au făcut rod, a ieşit la iveală şi neghina.
Ekin gelişip başak salınca, deliceler de göründü.Cuando brotó la hierba y produjo fruto, entonces apareció también la cizaña
Ekin gelişip başak salınca, deliceler de göründü.Da nun das Kraut wuchs und Frucht brachte, da fand sich auch das Unkraut.
Ekin gelişip başak salınca, deliceler de göründü.Ðến khi lúa mì lớn lên, và trổ bông, thì cỏ lùng cũng lòi ra.
Ekin gelişip başak salınca, deliceler de göründü.Ðến khi lúa_mì lớn lên , và trổ bông , thì cỏ lùng cũng lòi ra .
Ekin gelişip başak salınca, deliceler de göründü.Ja kun laiho kasvoi ja teki hedelmää, silloin lustekin tuli näkyviin.
Ekin gelişip başak salınca, deliceler de göründü.Keď potom vzrástla bylina a doniesla plod, vtedy sa ukázal i kúkoľ.
Ekin gelişip başak salınca, deliceler de göründü.Ketika tanaman-tanaman itu tumbuh dan mayang-mayangnya mulai muncul, kelihatanlah juga alang-alang itu
Ekin gelişip başak salınca, deliceler de göründü.싹이 나고 결실할 때에 가라지도 보이거늘
Ekin gelişip başak salınca, deliceler de göründü.Ko pa zraste setev in donese sad, se pokaže tudi ljuljka.
Ekin gelişip başak salınca, deliceler de göründü.Lorsque l`herbe eut poussé et donné du fruit, l`ivraie parut aussi.
Ekin gelişip başak salınca, deliceler de göründü.Men da Sæden spirede frem og bar Frugt, da kom også Ugræsset til Syne.
Ekin gelişip başak salınca, deliceler de göründü.Men da strået skjøt op og satte aks, da kom også ugresset til syne.
Ekin gelişip başak salınca, deliceler de göründü.Mikor pedig felnevekedék a vetés, és gyümölcsöt terme, akkor meglátszék a konkoly is.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod