Bayramın ertesi günü, tam o gün, ülkenin ürününden mayasız ekmek yaptılar ve kavrulmuş başak yediler.逾 越 節 的 次 日 、 他 們 就 喫 了 那 地 的 出 產 . 正 當 那 日 喫 無 酵 餅 、 和 烘 的 穀
Bayramın ertesi günü, tam o gün, ülkenin ürününden mayasız ekmek yaptılar ve kavrulmuş başak yediler.逾越節 的 次日 、 他們 就 喫 了 那 地 的 出產.正當那日 喫無 酵餅 、 和烘 的 穀
‹‹Bir de düşümde bir sapta dolgun ve güzel yedi başak bittiğini gördüm.Am mai văzut în vis şapte spice pline şi frumoase, cari creşteau pe acelaş pai.
‹‹Bir de düşümde bir sapta dolgun ve güzel yedi başak bittiğini gördüm.Åter drömde jag och såg då sju ax, fulla och vackra, växa på samma strå.
‹‹Bir de düşümde bir sapta dolgun ve güzel yedi başak bittiğini gördüm.A zase som videl vo svojom sne, že hľa, sedem klasov vyrastalo na jednom steble plných a krásnych.
‹‹Bir de düşümde bir sapta dolgun ve güzel yedi başak bittiğini gördüm.Depois vi em meu sonho, e eis que dum mesmo pé subiam sete espigas cheias e boas;
‹‹Bir de düşümde bir sapta dolgun ve güzel yedi başak bittiğini gördüm.És láttam álmomban, és ímé hét gabonafej nevekedik vala egy száron, mind teljes és szép.
‹‹Bir de düşümde bir sapta dolgun ve güzel yedi başak bittiğini gördüm.Je vis encore en songe sept épis pleins et beaux, qui montèrent sur une même tige.
‹‹Bir de düşümde bir sapta dolgun ve güzel yedi başak bittiğini gördüm.다시 꿈에 보니 한 줄기에 무성하고 충실한 일곱 이삭이 나오고
‹‹Bir de düşümde bir sapta dolgun ve güzel yedi başak bittiğini gördüm.Men jeg sov atter ind og så i Drømme syv fulde og gode Aks skyde frem på et og samme Strå;
‹‹Bir de düşümde bir sapta dolgun ve güzel yedi başak bittiğini gördüm.Mutta taas minä näin unta: seitsemän täyteläistä ja kaunista tähkäpäätä kasvoi samassa oljessa.
‹‹Bir de düşümde bir sapta dolgun ve güzel yedi başak bittiğini gördüm.Poi vidi nel sogno che sette spighe spuntavano da un solo stelo, piene e belle
‹‹Bir de düşümde bir sapta dolgun ve güzel yedi başak bittiğini gördüm.Så drømte jeg igjen, og se: Syv aks, fulle og gode, vokste op på ett strå.
‹‹Bir de düşümde bir sapta dolgun ve güzel yedi başak bittiğini gördüm.Še sem videl v sanjah svojih, in glej, sedem klasov je zraslo na enem steblu, polnih in lepih.
‹‹Bir de düşümde bir sapta dolgun ve güzel yedi başak bittiğini gördüm.Trẫm bèn thức giấc; rồi lại thấy điềm chiêm bao khác, là bảy gié lúa chắc tốt tươi mọc chung trên một cộng rạ.
‹‹Bir de düşümde bir sapta dolgun ve güzel yedi başak bittiğini gördüm.Und ich sah abermals in einen Traum sieben Ähren auf einem Halm wachsen, voll und dick.
‹‹Bir de düşümde bir sapta dolgun ve güzel yedi başak bittiğini gördüm.Viděl jsem také ve snách, ano sedm klasů vyrostlo z stébla jednoho plných a pěkných.
‹‹Bir de düşümde bir sapta dolgun ve güzel yedi başak bittiğini gördüm.Vi también en mi sueño siete espigas que subieron de un solo tallo, llenas y hermosas
‹‹Bir de düşümde bir sapta dolgun ve güzel yedi başak bittiğini gördüm.Widziałem zaś we śnie, a oto, siedem kłosów wyrastało z jednego źdźbła pełnych i pięknych.
‹‹Bir de düşümde bir sapta dolgun ve güzel yedi başak bittiğini gördüm.Επειτα ειδον εις το ονειρον μου και ιδου, επτα ασταχυα ανεβαινον εκ του αυτου κορμου μεστα και καλα
‹‹Bir de düşümde bir sapta dolgun ve güzel yedi başak bittiğini gördüm.После видях в съня си; и, ето, седем класа пълни и добри израстваха из едно стъбро.
‹‹Bir de düşümde bir sapta dolgun ve güzel yedi başak bittiğini gördüm.Потом снилось мне: вот, на одном стебле поднялись семьколосьев полных и хороших;
‹‹Bir de düşümde bir sapta dolgun ve güzel yedi başak bittiğini gördüm.וארא בחלמי והנה שבע שבלים עלת בקנה אחד מלאת וטבות׃
‹‹Bir de düşümde bir sapta dolgun ve güzel yedi başak bittiğini gördüm.ثم رأيت في حلمي وهوذا سبع سنابل طالعة في ساق واحد ممتلئة وحسنة.
‹‹Bir de düşümde bir sapta dolgun ve güzel yedi başak bittiğini gördüm.我 又 夢 見 一 棵 麥 子 、 長 了 七 個 穗 子 、 又 飽 滿 、 又 佳 美
‹‹Bir de düşümde bir sapta dolgun ve güzel yedi başak bittiğini gördüm.我 又 夢見 一 棵 麥子 、 長 了 七 個 穗子 、 又 飽滿 、 又 佳 美
Bir Şabat Günü İsa ekinler arasından geçiyordu. Öğrencileri yolda giderken başakları koparmaya başladılar.A stalo sa, že išiel raz v sobotu pomimo cez siatiny, a jeho učeníci začali konať cestu trhajúc klasy.
Bir Şabat Günü İsa ekinler arasından geçiyordu. Öğrencileri yolda giderken başakları koparmaya başladılar.In zgodi se, da je šel v soboto skozi setve, in učenci njegovi začno po poti grede trgati klasje.
Bir Şabat Günü İsa ekinler arasından geçiyordu. Öğrencileri yolda giderken başakları koparmaya başladılar.I stalo se, že šel Ježíš v sobotu skrze obilí, i počali učedlníci jeho jdouce vymínati klasy.
Bir Şabat Günü İsa ekinler arasından geçiyordu. Öğrencileri yolda giderken başakları koparmaya başladılar.I stało się, że szedł Jezus w sabat przez zboża, i poczęli uczniowie jego idąc rwać kłosy.
Bir Şabat Günü İsa ekinler arasından geçiyordu. Öğrencileri yolda giderken başakları koparmaya başladılar.안식일에 예수께서 밀밭 사이로 지나가실쌔 그 제자들이 길을 열며 이삭을 자르니
Bir Şabat Günü İsa ekinler arasından geçiyordu. Öğrencileri yolda giderken başakları koparmaya başladılar.Nhằm ngày Sa-bát , Ðức_Chúa_Jêsus đi qua đồng lúa_mì ; đang đi đường , môn_đồ Ngài bứt bông lúa_mì .
Bir Şabat Günü İsa ekinler arasından geçiyordu. Öğrencileri yolda giderken başakları koparmaya başladılar.Nhằm ngày Sa-bát, Ðức Chúa Jêsus đi qua đồng lúa mì; đang đi đường, môn đồ Ngài bứt bông lúa mì.
Bir Şabat Günü İsa ekinler arasından geçiyordu. Öğrencileri yolda giderken başakları koparmaya başladılar.Pada suatu hari Sabat, ketika Yesus lewat sebuah ladang gandum, pengikut-pengikut-Nya mulai memetik gandum
Bir Şabat Günü İsa ekinler arasından geçiyordu. Öğrencileri yolda giderken başakları koparmaya başladılar.Και οτε διεβαινεν εν σαββατω δια των σπαρτων, οι μαθηται αυτου, ενω ωδευον, ηρχισαν να ανασπωσι τα ασταχυα.
Bir Şabat Günü İsa ekinler arasından geçiyordu. Öğrencileri yolda giderken başakları koparmaya başladılar.И в една събота, когато минаваше през посевите, учениците Му, вървейки из пътя, почнаха да късат класове.
Bir Şabat Günü İsa ekinler arasından geçiyordu. Öğrencileri yolda giderken başakları koparmaya başladılar.И случилось Ему в субботу проходить засеянными полями , и ученики Его дорогою начали срывать колосья.
Bir Şabat Günü İsa ekinler arasından geçiyordu. Öğrencileri yolda giderken başakları koparmaya başladılar.І довелось переходити Йому в суботу через засіви; й почали ученики Його дорогу верстати, рвучи колоссє.
Bir Şabat Günü İsa ekinler arasından geçiyordu. Öğrencileri yolda giderken başakları koparmaya başladılar.ויהי כעברו בשבת בין הקמה ויחלו תלמידיו לקטף מלילת בלכתם׃
Bir Şabat Günü İsa ekinler arasından geçiyordu. Öğrencileri yolda giderken başakları koparmaya başladılar.واجتاز في السبت بين الزروع. فابتدأ تلاميذه يقطفون السنابل وهم سائرون.
Bir Şabat Günü İsa ekinler arasından geçiyordu. Öğrencileri yolda giderken başakları koparmaya başladılar.耶 穌 當 安 息 日 、 從 麥 地 經 過 . 他 門 徒 行 路 的 時 候 、 掐 了 麥 穗
Bir Şabat Günü İsa ekinler arasından geçiyordu. Öğrencileri yolda giderken başakları koparmaya başladılar.耶穌當 安息日 、 從麥 地 經過 . 他 門徒 行路 的 時候 、 掐 了 麥穗
Böylece Rut akşama dek tarlada başak devşirdi. Devşirdiği başakları dövünce bir efa kadar arpası oldu.Assim ela respigou naquele campo até a tarde; e debulhou o que havia apanhado e foi quase uma efa de cevada.
Böylece Rut akşama dek tarlada başak devşirdi. Devşirdiği başakları dövünce bir efa kadar arpası oldu.A tak sbierala na poli až do večera. A keď vymlátila to, čo nasbierala, bolo toho tak asi efa jačmeňa.
Böylece Rut akşama dek tarlada başak devşirdi. Devşirdiği başakları dövünce bir efa kadar arpası oldu.A tak zbierała na onem polu aż do wieczora; i wymłóciła to, co zebrała, i miała jakoby z efę jęczmienia.
Böylece Rut akşama dek tarlada başak devşirdi. Devşirdiği başakları dövünce bir efa kadar arpası oldu.Ea a cules spice de pe cîmp pînă seara, şi a bătut ce culesese. A ieşit aproape o efă de orz.
Böylece Rut akşama dek tarlada başak devşirdi. Devşirdiği başakları dövünce bir efa kadar arpası oldu.És õ szedegete a mezõn mind estiglen, és kicsépelé, a mit szedegetett, és lett abból szinte egy efa árpa.
Böylece Rut akşama dek tarlada başak devşirdi. Devşirdiği başakları dövünce bir efa kadar arpası oldu.룻이 밭에서 저녁까지 줍고 그 주운 것을 떠니 보리가 한 에바쯤 되는지라
Böylece Rut akşama dek tarlada başak devşirdi. Devşirdiği başakları dövünce bir efa kadar arpası oldu.Sbírala tedy na poli tom až do večera, a což sebrala, to vymlátila; i byla téměř míra efi ječmene.
Böylece Rut akşama dek tarlada başak devşirdi. Devşirdiği başakları dövünce bir efa kadar arpası oldu.Tako je pobirala na polju do večera; in iztolkla je, kar je nabrala, in bilo je okoli efe ječmena.
Böylece Rut akşama dek tarlada başak devşirdi. Devşirdiği başakları dövünce bir efa kadar arpası oldu.Vậy , Ru-tơ mót trong ruộng cho_đến chiều_tối , đập lúa mình đã mót , hứng được chừng một ê - pha lúa_mạch .
Böylece Rut akşama dek tarlada başak devşirdi. Devşirdiği başakları dövünce bir efa kadar arpası oldu.Vậy, Ru-tơ mót trong ruộng cho đến chiều tối, đập lúa mình đã mót, hứng được chừng một ê-pha lúa mạch.
Böylece Rut akşama dek tarlada başak devşirdi. Devşirdiği başakları dövünce bir efa kadar arpası oldu.Zo werkte zij daar de hele dag. Toen zij 's avonds de aren uitklopte, bleek zij 22 liter gerst te hebben!
Böylece Rut akşama dek tarlada başak devşirdi. Devşirdiği başakları dövünce bir efa kadar arpası oldu.Και εσταχυολογησεν εν τω αγρω εως εσπερας και εκοπανισεν οσον εσταχυολογησε και ητο εως εν εφα κριθης.
Böylece Rut akşama dek tarlada başak devşirdi. Devşirdiği başakları dövünce bir efa kadar arpası oldu.Така тя береше класове в нивата до вечерта; па очука събраното, и то беше около една ефа ечемик.
Böylece Rut akşama dek tarlada başak devşirdi. Devşirdiği başakları dövünce bir efa kadar arpası oldu.Так подбирала она на поле до вечера и вымолотила собранное, ивышло около ефы ячменя.
Böylece Rut akşama dek tarlada başak devşirdi. Devşirdiği başakları dövünce bir efa kadar arpası oldu.ותלקט בשדה עד הערב ותחבט את אשר לקטה ויהי כאיפה שערים׃
Böylece Rut akşama dek tarlada başak devşirdi. Devşirdiği başakları dövünce bir efa kadar arpası oldu.فالتقطت في الحقل الى المساء وخبطت ما التقطته فكان نحو ايفة شعير.
Böylece Rut akşama dek tarlada başak devşirdi. Devşirdiği başakları dövünce bir efa kadar arpası oldu.這 樣 、 路 得 在 田 間 拾 取 麥 穗 、 直 到 晚 上 、 將 所 拾 取 的 打 了 約 有 一 伊 法 大 麥
Böylece Rut akşama dek tarlada başak devşirdi. Devşirdiği başakları dövünce bir efa kadar arpası oldu.這樣 、 路 得 在 田 間 拾取 麥穗 、 直 到 晚上 、 將所 拾取 的 打了 約 有 一 伊 法 大麥