Ana içeriğe geç
Sözlük

başa ile cümle

başa kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Böyle bir plan neredeyse hiç başarılı olamaz.Such a plan can hardly succeed.
O, başarısız oldu.It came to nothing.
Bu kısmi bir başarıydı.It was a partial success.
O, sadece kısmi bir başarıydı.It was only a partial success.
Bir başarısızlık olmak şöyle dursun o büyük bir başarıydı.Far from being a failure, it was a great success.
Zeki doktor başbakanın hastalığını tedavi etmeyi başardı.The clever doctor was able to cure the Prime Minister's illness.
Yaşlı adam başarımızı öngördü.The old man predicted our success.
O akşam bahşişimi masada başaşağı bıraktığım bir kahve fincanının altına bıraktım.That evening I left my tip under a coffee cup, which I left upside down on the table.
İki çocuk araziyi baştan başa dolaştı.The two boys traveled throughout the land.
Oyuncu, harika bir başarı gerçekleştirdi.The player performed a wonderful feat.
Kampanya başarılı oldu ve o seçimi kazandı.The campaign succeeded and he won the election.
Politikanın bir başarısızlık olduğuna karar vermeliyiz.We have to conclude that the policy is a failure.
Adam çabaları sayesinde işi başarmış olmalı.The man must have succeeded in business by virtue of his efforts.
Yeni film büyük bir başarıydı.The new movie was a big hit.
Genç kaçmaya yeltendi ama başaramadı.The boy attempted an escape, but failed.
Oyun sadece taraflı bir başarıydı.The play was only a partial success.
O deney bir başarısızlıktı.That experiment was a failure.
Deney çok kötü bir başarısızlıkla sonuçlandı.The experiment resulted in a miserable failure.
Deney başarılı olduğunu kanıtladı.The experiment proved to be successful.
Bazı küçük hatalardan dolayı deney başarısız oldu.The experiment failed because of some minor faults.
Başarısızlık onun tembelliğinden kaynaklanıyor.The failure is due to his idleness.
Başarısızlık onun dikkatsizliğinden kaynaklanıyor.The failure is due to his carelessness.
Başarısızlığın suçlusu sensin.You are to blame for the failure.
Başarısızlık için suçlanacak olan sensin.It is you who are to blame for the failure.
Başarısızlık onun canını sıktı.The failure depressed him.
Durumla başa çıkmak benim için zor.It is difficult for me to handle the case.
Çocuk başağrısından şikayet etti.The boy complained of a headache.
Oyun başarısız olmaktan uzaktı.The play was far from being a failure.
O oyun çok büyük bir başarı elde etti.That play was an immense success.
O oyun büyük bir başarıydı.That play was an immense success.
Plan başarılı olacaktır.The plan is bound to succeed.
O plan başarısızlıkla sonuçlandı.That plan resulted with failure.
Plan şimdiye kadar başarılıydı.The plan has been successful so far.
O plan uzun vadede muhtemelen başarısız olacak.That plan will probably fail in the long run.
Girişim başarısızlıkla sona erdi.The attempt ended in failure.
Büyük zorluklar onun başarı yolunda duruyor.The great difficulties stand in the way of its achievement.
Şirket ani değişiklerle başa çıkamadı.The company couldn't cope with sudden changes.
Filmin Japonya'da bir başarısı yoktu.The film was not a success in Japan.
Film büyük bir başarıydı.The film was a great success.
Doktor böylesine acil bir durumla nasıl başa çıkacağını biliyordu.The doctor knew how to cope with an emergency like this.
Böyle bir insan başarılı olmalıdır.Such a man ought to succeed.
Bu koşullar altında biz başarılı olamayız.Under such circumstances, we cannot succeed.
Ben böyle bir görevi başarmanın gururunu duyuyorum.I am proud of having accomplished such a task.
Başarılı konser turu bir şarkıcı olarak onun ününü kurdu.The successful concert tour established her reputation as a singer.
O Amerikan filmi büyük bir başarıydı.That American movie was a great success.
Bay Smith, oğlunun başarısından memnun.Mr Smith is pleased at his son's success.
Yakında sorunla başa çıkabilirsin.You can get over the handicap soon.
John babasının şirkette başarılı olacağından emin.John is sure to succeed his father in the company.
George işinde başarısız oldu.George failed in business.
Jack bu sefer kesin başaracak.Jack is bound to succeed this time.
Bir gazeteci olarak onun kariyeri seçkin başarılarla doluydu.His career as a journalist was full of distinguished achievements.
Jim başarısını sıkı çalışmaya bağlıyor.Jim attributes his success to hard work.
Sam'i sadece başarısız olacak planından vazgeçmesi için ikna etmeye çalıştım,I tried to persuade Sam to give up his plan, only to fail.
Başaracağınızı umuyorum.I do hope you'll succeed.
Başarını kutlamam izin ver.Let me congratulate you on your success.
Şimdiye kadar oldukça başarılıydık.So far we have been quite successful.
Bu onun bir pop şarkıcısı olarak başarılı olmasının nedenidir.This is the reason that she succeeded as a pop singer.
Bu sorunla nasıl başa çıkmalıyız?How shall we deal with this matter?
Bu sorunla başa çıkmak için derhal bir şey yapılmalı.Something must be done immediately to deal with this problem.
Kendi kendine şöyle dedi: Bu operasyon başarıyla sonuçlanacak mı?He said to himself, "Will this operation result in success?"
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
başa ile cümle - Sayfa 4 - başa kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App