başından ile cümle

başından kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Seksenli yılların başından beri 20 milyondan fazla albümleri satılmıştır.De har sålt över 20 miljoner exemplar av sina album sedan början av 1980-talet.
Oyunun başından itibaren karaktere yardım ediyor.Detta gör att man redan från början av satsen uppfattar dess karaktär.
Bölümlerin bir saat uzunluğunda olacağı ve serinin başından yani Kemikler Şehri'nden başlayacağı açıklandı.Avsnitten kommer att vara en timme långa (50 minuter speltid) och starta från den första boken, City of Bones.
Dizide New York'ta yaşayan 20'li yaşlarda yakın arkadaşların başından geçenler anlatılmaktadır.Handlingen kretsar kring en grupp vänner i 20-årsåldern i New York.
11 Nisan 1968'de öğrenci hareketlerinin öncüsü ve sözcüsü Rudi Dutschke başından vuruldu.Den 11 april 1968 utsattes studentledaren Rudi Dutschke för ett mordförsök.
Orta Dünya üzerine yazılmış olan kitap Bilbo Baggins ve başından geçen maceraları konu almaktadır.Flera av verserna är skrivna av Bilbo Bagger och andra hober i hans omgivning.
Canio'nun aklı başından gitmiştir ve temsile devam edemez.Lamia förlorade förståndet, men det slutar inte där.
Kolombiyalı sürücü, kariyerinin başından beri Café de Colombia'nın sponsorluğundadır.Ända sedan starten av karriären har Steven varit sponsrad av "Café de Colombia".
T-Bag, Patty’yi başından savar savmaz, işlerin böyle yürümeyeceğine karar verir.Men Tiffany tänker inte bara hjälpa Pat för ingenting utan vill ha något tillbaka i gengäld.
Ancak, yolculuk daha başından ters gitti.Men vägen dit drog ut på tiden.
Hayri İrdal’ın hayatı başından itibaren dikkat çekicidir.Redan från början är det full fart på äventyret.
Terim, XVIII. yüzyılın başından beri kullanılmaktadır.Begreppet har varit brukligt sedan början av 1600-talet.
Başından gülü elinden ise tahta kılıcı eksik olmazmış.На відміну від шаблі, меч не ріже.
Yapımcı filmin başından sonuna dek film çekiminin her aşamasında bulunur.Продюсер бере участь у всіх стадіях створення фільму, від початку розробки до початку прокату.
Sivas'ta başından bir olay geçti.У самій Сицилії склався змова.
Birçok Hindu, Vedaların yaratılışın başından beri var olduğuna inanır.Мешканці багатьох континентів вірили в те, що гриби народжуються від грому.
Dizi, dedektif Sam Tyler'ın başından geçenleri konu almaktadır.«Справа доручається детективу Тедді.
Pai Mei en başından itibaren Kiddo'ya sürekli hakaret eder.Брат постійно ображає Матильду.
Sırt yüzgeci başından kuyruğuna kadar uzanır.Спинна смуга простягається від плечей до основи хвоста.
Suriye İç Savaşı'nın başından beri hükümet karşıtı bir kasaba olmuştur.Для міст Сирії подано населення до початку громадянської війни.
1970'li yılların başından itibaren Türk pop müziğinin önde gelen yorumcularından biri oldu.Була одним з провідних коментаторів турецької поп-музики з початку 1970-х.
Kariyerinin henüz başından itibaren Avrupa'da kendi ülkesine göre daha fazla ilgi çekmiştir.Na začátku svojí kariéry vzbudil více pozornosti v Evropě než ve Spojených státech.
En başından beri Lord Voldemort'a karşı savaşmıştır.Již od začátku je znám spoluprací s Lordem Voldemortem.
20. yüzyıl başından itibaren otel olarak kullanılmaya başlamış bir yapıdır.Přibližně od začátku 20. století budova slouží jako hotel.
Ama başından beri bu evlilikten memnun değildi.Manželství nebylo od počátku šťastné.
Film, iki dul kardeşin son yıllarında başından geçenleri konu almaktadır.Film zachycuje během několika měsíců osud dvou bratrů.
Başından beri yol arkadaşının rollerinden biri Doktor'a "ahlakî görevini" hatırlatmaktı.Jednou z jejich povinností je připomenout Doktorovi jeho 'morální povinnost'.
Metresi kazada ölürken Reynaud, başından yaralandı.Během bojů s Immortanovými vozidly při zpáteční cestě je Furiosa vážně zraněna.
Bu, operasyonun başından beri gerçekleşen en ölümcül saldırıydı.Jedná se o nejkrvavější konflikt od svého vzniku.
21. yüzyılın başından beri henüz çözülememiş temel fizik meselelerinden biri, ünlü enformasyon paradoksudur.Na počátku 21. století jde o jeden z nejvýznamnějších nevyřešených problémů v obecné relativitě.
Willow'un içinde en başından beri çok büyük bir enerji vardı.Uvnitř ODS měl Klaus od počátku velmi silnou pozici.
Ligin başından beri hiç yenilmediler.Od té doby nebyl poražen.
Şâir, başından geçen aşk mâceralarını hikâye eder.Přemýšlí pak nad svými milostnými aférami.
Benioff ve Weiss dizinin sonuyla alakalı; "En başından beri biz toplam 70 saatlik bir dizi istiyorduk.Weiss a Benioff řekli: „Diskutovali jsme o Confederate po celá léta, původně jako koncept celovečerního filmu.
Bu savaşta keskin nişancı mermisi onu başından ağır yaraladı.Velmi vážné střelné zranění mu ve startu zabránilo.
Bazı köprüler, giriş rampasının başından çıkış rampasının sonuna kadar ölçülür.Do hradního jádra se z předhradí vcházelo po vstupní rampě.
20 yüzyılın başından II. Dünya Savaşı sonuna kadar Altrincham fazla değişme göstermedi.I tak se až do konce druhého století vzhled germánského bojovníka nezměnil.
En başından beri ilham kaynağı blues ve 60'ların rock and roll'uydu.Na počátku své kariéry se věnoval blues a blues rocku.
Litvanya'daki yerleşimlerinin en başından beri Lipka Tatarları olarak bilinmektedirler.De la bun început, în Lituania aceștia au fost cunoscuți sub numele de „tătari lipka”.
Seksenli yılların başından beri 20 milyondan fazla albümleri satılmıştır.Trupa a avut vânzări de peste 20 de milioane de albume începând cu anii '80.
Yıllık üretim toplamı daha savaşın başından bu yana dört kat arttı.După război, Israelul domină un teritoriu de aproape patru ori mai mare decât la începutul războiului.
Clarke evliliği hakkında "başından beri uyumsuz bir evlilikti" dedi."Căsnicia a fost incompatibilă de la început", a spus Clarke.
Fakat en başından itibaren festivalin planlanmasında bazı sıkıntılar ortaya çıktı.De la început au existat dezacorduri privind scenariul filmului.
Bu havalimanı 1998'in başından Haziran 1999'a kadar restore edildi.Acesta își reia emisia la începutul lunii februarie 1990.
Başından beri CIA'de çalışan Weiss, Vaughn'un en yakın arkadaşı.El este cel mai bun prieten al lui Michael Vaughn la CIA.
Başından geçen bir evlilikten sonra, Amerika'ya yerleşir.După căsătorie a renunțat la serviciul din America.
Bu birliklerin çoğu savaşın başından bu yana çatışma içindedir.În mare parte au rămas goale după război.
1938 başından itibaren yapılan hukuksuzluklar yavaş yavaş anlaşılmaya başlandı.Cazematele construite începând cu 1938 erau mult mai puternice.
Bu savaşta keskin nişancı mermisi onu başından ağır yaraladı.Partenerului ei în acest complot a fost Rüstem Pașa.
17. yüzyılın başından itibarense bu durum değişmeye başladı.Încă din secolul al XIV-lea acesta a început să se deterioreze.
1883'ün başından itibaren çoklu figür kompozisyonları üzerine çalışmaya başladı.Începând cu anul 1854, a organizat peste 800 de școli primare confesionale.
Eylülün başından beri bu projede çalışıyorum.Lucrez la acest proiect de la începutul lunii septembrie.
Birçok Hindu, Vedaların yaratılışın başından beri var olduğuna inanır.Sok hindu úgy hiszi, hogy a Védák öröktől fogva léteztek.
20. yüzyıl başından itibaren otel olarak kullanılmaya başlamış bir yapıdır.A 20. század végétől szállodaként működik.
Ama başından beri bu evlilikten memnun değildi.A házasság a kezdetektől fogva boldogtalannak bizonyult.
Mısır tarihinin başından sonuna kadar, İsis, Mısır'ın en büyük tanrıçası olmuştur.A római korra Egyiptom legjelentősebb istennőjévé vált.
Başından 8 evlilik geçti.Házasságukból a későbbiekben nyolc gyermek született.
Bu bölümlerde onun dünyasına ve başından geçenlere tanık oluyoruz, olayları onun açısından görüyoruz.Megszoktuk, hogy a világot a dolgok terének lássuk, és a dolgok szemszögéből nézzük.
Bu kilisenin inşaatı ve kullanıma açılması en başından beri yoğun tepkilere neden olmuştur.A templomban és a hozzá tartozó létesítményekben a kezdetek óta élénk gyülekezeti élet zajlik.
Hollywood'un klasik kara film dönemi, 1940'ların başından 1950'lerin sonuna kadar uzanır.Hollywood klasszikus film noir időszakát általában az 1940-es évek eleje és a késő 1950-es évek közé teszik.

İlgili Sayfalar