başından ile cümle
başından kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Bu gözlemevi 1980'lerin başından bu yana terk edilmiş durumdadır.إلا أن هذه المغارة تم إهمالها بعد ذلك إلى غاية بداية عقد الثمانينيات من القرن العشرين.
Hollywood'un klasik kara film dönemi, 1940'ların başından 1950'lerin sonuna kadar uzanır.وتمتد حقبة أفلام النوار الكلاسيكية الهوليودية من بداية أربعينات القرن العشرين حتى أواخر الخمسينات.
Kültürel çalışmalar 1990'ların başından beri Asya boyunca hızla gelişti ve büyüdü.في جميع أنحاء آسيا، والدراسات الثقافية وازدهرت وانتعشت منذ ما لا يقل عن بداية من 1990s.
Bu, işlemleri serinin başından itibaren tekrar ve tekrar ederek kullanılabilir.يمكن إعادة استخدامها من قبل الآخرين بعد الابتلاع والتخلص.
Kaza sırasında başından kaskı, elinden eldivenleri çıktı.انه فقد قبعته في الحلقة نرفع قبعاتنا بي.
Metresi kazada ölürken Reynaud, başından yaralandı.مارافيتش عانى من إصابات في الركبة منذ ذلك الموسم فما بعد.
Bazı köprüler, giriş rampasının başından çıkış rampasının sonuna kadar ölçülür.Algumas pontes são medidas desde o início da rampa de entrada até ao fim da saída.
Litvanya'daki yerleşimlerinin en başından beri Lipka Tatarları olarak bilinmektedirler.Desde o início de sua presença na Lituânia receberam o nome de tártaros de Lipka.
Önceki sezonda olduğu gibi yol arkdaşları sezonun başından sonuna kadar tamamen değişmiştir.Como na temporada anterior, o elenco de companheiros havia mudado do começo ao fim.
2001 sezonunun başından itibaren ise kullanım zorunlu hale geldi.Seu uso foi tornado obrigatório a partir do início da temporada de 2001.
Ancak, yolculuk daha başından ters gitti.Mas, logo o voo começa a dar errado.
Bugünlerde, başından beri ekipte olan Mike Kasprzak tarafından düzenlenmektedir.Atualmente o evento é dirigido por Mike Kasprzak, que faz parte da equipe desde o começo.
Yarışmanın başından beri bütün izleyicilerin favorisiydi.A competição foi apoiada pelos melhores jogadores desde o início.
Caroline ile başından beri bir ilişki yaşamaktadır.Ela começou um relacionamento com Thomas.
Burada Kujan ondan bütün hikâyeyi başından itibaren tekrar duymak istediğini söyler.A peça foi tão boa que você quer ouvi-la novamente desde o início.
En başından beri Lord Voldemort'a karşı savaşmıştır.Começa a trabalhar para o Lorde Walden.
Just My Luck, Ashley adında bir kadının başından geçen olaylar anlatılıyor.Just My Luck conta a história de Ashley, mulher que sempre teve sorte em tudo o que fez na vida.
Film bir köpeğin başından geçenleri anlatıyor.A história é contada a partir do ponto de vista de um cão.
Kariyerinin henüz başından itibaren Avrupa'da kendi ülkesine göre daha fazla ilgi çekmiştir.A partir daí a sua carreira como modelo cresceu, especialmente na Europa.
Fakat Aodhan, başından beri farklı bir şey istemektedir.No entanto, no final de sua vida, Proudhon modificou algumas de suas posições iniciais.
Sözcüğün Fransızca karşılığı olan détente, 1970'lerin başından itibaren uluslararası siyasette kullanılmıştır.O termo tem sido usado em política internacional desde a década de 1970.
Bu görüşün doğruluğu 1970'lerin başından beri kanıtlanmıştır.O conceito tem sido reconhecido desde a década de 1970.
Willow'un içinde en başından beri çok büyük bir enerji vardı.No início, teve grande influência de Estêvão Silva.
Ama başından beri bu evlilikten memnun değildi.O casamento foi infeliz desde o início.
1960'ların başından başlayarak Çekoslovakya ekonomik olarak dar boğaza girmeye başladı.No início dos anos 1960, a Checoslováquia tornou-se uma economia severamente estagnada.
Bu açık tabut cenazeleri tarafından eğer kurban başından hasar görmüşse yapılan bir şeydir.Porém, há dúvidas se o edifício alguma dia serviu de fato como seu túmulo.
En yeni sürümü olan AK-74M, 1990'ların başından beri Rusya Silahlı Kuvvetleri'nin ana saldırı tüfeğidir.86. Rússia: AK-74M é atualmente o principal fuzil de serviço nas Exército Russo.
2008 yılının başından bu yana, iki katlı 600 metrekare kullanım alanı olan köy konağı yapımı sürmektedir.E foi anunciado em 2013 a construção de um novo Hospital Regional com mais de 200 leitos.
Başından beri Hitler’in en sadık adamlarından olmuştu.Hij was één der meest trouwe volgelingen van Hitler.
Başından geçen bir evlilikten sonra, Amerika'ya yerleşir.Na een misgelopen huwelijk is ze naar Amerika geëmigreerd.
Ama başından beri bu evlilikten memnun değildi.Het huwelijk was vanaf het begin niet goed.
Aslında her şey başından beri planlıdır.Deze was reeds vanaf het begin gepland.
Bu, operasyonun başından beri gerçekleşen en ölümcül saldırıydı.Dit is de zwaarste aanslag op de missie tot dusver.
Ayrıca polis olayın başından bu yana saldırının rastgele olduğunu sanıyordu.Daarnaast gedraagt de hond van de buurman zich agressief sinds de aanval.
Genç kız başından geçenleri kraliçeye anlatır.Het verhaal vertelt niet hoe het afloopt met de koningin.
Burada 2010-2011 sezonunun başından itibaren altyapı antrenörü olarak görev almaktadır.Vanaf the seizoen 2012-2014 is hij actief als trainer.
Sırt yüzgeci başından kuyruğuna kadar uzanır.Deze strepen lopen van vooraan de kop tot op de staart.
Bu birliklerin çoğu savaşın başından bu yana çatışma içindedir.Veel van deze functies had het bureau al voordat de oorlog begon.
Bu ütopyalar dini temellidir ve insanlığın başından beri vardır.Deze Traditie, als bron, bestaat reeds sinds het ontstaan van de mensheid.
2015 yılı başından itibaren Eskişehirspor'da kiralık olarak oynadı.Hij is sinds begin 2015 bij het grotere Neophyte Records.
Bu tarz 90'lı yılların başından beri özellikle internet üzerinden dağıtılmıştır.Het latrelatie-verschijnsel is vooral sinds de jaren zestig verspreid.
Sette diğer oyuncuların arasında yeni olmasına rağmen sanki en başından beri oradaymış gibi.De laatste partij bestond uit de drie spelers die samen aan de leiding stonden toen ze begonnen.
Bu görüşün doğruluğu 1970'lerin başından beri kanıtlanmıştır.Stwierdzenie to zachowuje prawdziwość od czasu wczesnych lat 70.
Saldırıda bir kişi başından yaralandı.W środku ktoś go uderzył.
11 Nisan 1968'de öğrenci hareketlerinin öncüsü ve sözcüsü Rudi Dutschke başından vuruldu.11 kwietnia 1968 roku w zamachu ranny został działacz studencki Rudi Dutschke.
24 Ağustos'ta Ramirez 29 yaşındaki bir adamı başından vurdu ve nişanlısına tecavüz etti.30 maja Ramirez zgwałcił i pobił 42-letnią kobietę.
Caroline ile başından beri bir ilişki yaşamaktadır.Jednakże od początku trzymała z Olafem.
2000'li yılların başından beri K-1 kategorisinde yarışmaktadır.Od 1999 roku walczy dla organizacji K-1.
Avrupa ve diğer ülkelerde ise başından beri Laserdisk hiç yaygınlaşamadı.W seriach europejskiej i alpejskiej nie zdołał ani raz zapunktować.
Ama başından beri bu evlilikten memnun değildi.Małżeństwo to od początku nie było udane.
Yıllık üretim toplamı daha savaşın başından bu yana dört kat arttı.W pewnym momencie zboże kosztowało sześć razy więcej niż przed rozpoczęciem konfliktu.
Terim, XVIII. yüzyılın başından beri kullanılmaktadır.Symbol ten używany był już od początków XVIII wieku.
Lamont 15 Şubat 1999'da başından ve göğsünden birkaç kez kurşunlandı.15 października 2003 roku Bruce został postrzelony rykoszetem powyżej kolana oraz w głowę.
1990'lı yıllarından başından itibaren kültür-sanat ve vakıf alanında da faaliyetlere başladı.W latach 90. rozpoczął działalność biznesową w branży bankowej i finansowej.
İmam Cezûlî başından geçen ilginç olaylar esnasında bir takım kerametler görmüştür.Gdy tam przebywaliśmy, poznaliśmy wielu ciekawych bohaterów.
Fakat Aodhan, başından beri farklı bir şey istemektedir.Everlast postanowił nagrać zupełnie coś innego niż dotychczas.
Marie Antoinette, uzlaşma ihtimali konusunda devrimin başından beri şüpheciydi.José Revueltas od początku miał rewolucyjne poglądy.
İlk olarak, ileti gövdesinin özeti(hash) başından itibaren alınır ve verilen bir uzunlukta kesilir.Månen förstörs (till synes) först men förs därefter från mörkret till livet.
Kurtarma Teşkilatı’na para kazandırabilmek için Sophus Falck’ın aklında başından itibaren iki yol vardı.Från början såg Sophus Falck två sätt att tjäna pengar på sin räddningskår.
Békés , 20. yüzyılın başından civarında, hızla gelişti ve birçok yeni binalar inşa edildi.Vid 1900-talets början utvecklades Békés snabbt och flera nya byggnader byggdes.