başından ile cümle

başından kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
En başından beri ilham kaynağı blues ve 60'ların rock and roll'uydu.Ebben a korai időszakában hatott rá a blues és a '60-as évekbeli rock'n'roll.
Fakat çeşmeler ve ışıklandırmalar 1990'lı yılların başından bu yana nadiren çalıştırılır.A light novel elnevezést azonban csak későbbtől, az 1990-es évtől kezdve használják.
Yıllık üretim toplamı daha savaşın başından bu yana dört kat arttı.A városhatár az egyesítések után több mint négyszeresére nőtt.
Savaşı başlatan devletlerden biri olan Monarşi, en başından beri savaştaydı.A Monarchia, mint a háború egyik kirobbantója, a kezdetektől hadban állt.
Bölge, başından beri kentin batısından daha yoksul bir bölge olarak bilinmekteydi.East End on alusta asti ollut selvästi köyhempää aluetta kuin kaupungin länsipuoli.
Saldırıda bir kişi başından yaralandı.Iskussa loukkaantui yksi henkilö.
Kurtarma Teşkilatı’na para kazandırabilmek için Sophus Falck’ın aklında başından itibaren iki yol vardı.Alusta alkaen Sophus Falck näki kaksi mahdollista tapaa, joilla Pelastusjoukot voisivat ansaita rahaa.
Bu tarz 90'lı yılların başından beri özellikle internet üzerinden dağıtılmıştır.1990-luvusta lähtien sitä on jaettu laajalti internetissä.
Ancak, yolculuk daha başından ters gitti.Asiat lähtivät kuitenkin heti alusta väärille raiteille.
Genelde kaplumbağalar Nisan ayının başından, Mayıs ayının sonuna kadar çiftleşirler.Suurin osa vesilinnuista on jo huhtikuun alussa saapunut Etelä-Suomeen.
Yarışmanın başından beri bütün izleyicilerin favorisiydi.Yleisö oli voinut äänestää suosikkiaan ensimmäisestä jaksosta lähtien kaikista kilpailijoista.
Marie Antoinette, uzlaşma ihtimali konusunda devrimin başından beri şüpheciydi.Maria Rasputinan elämä vallankumouksen jälkeen oli vaiheikasta.
2008 başından beri Rubin takımında oynamaktadır.Hän on pelannut Venäjän maajoukkueessa vuodesta 2008 lähtien.
Ama başından beri bu evlilikten memnun değildi.Avioliitto oli tuomittu epäonnistumaan alusta alkaen.
Yılın başından başlayan ve yılın sonuna kadar süren sezonlar da olabilir.Kausi voi alkaa myös syksyllä ja loppua keväällä tai olla koko vuoden kestävä.
Bu açı, savurma hareketinin başından sonuna kadar sabit kalabilmelidir.Pääsäännön mukaan aloite raukeaa parlamentin toimikauden päättyessä.
2015 yılı başından itibaren Eskişehirspor'da kiralık olarak oynadı.Ennen vuotta 2015 hän työskenteli Ylen ajankohtaistoimituksessa.
Konya Aşıklar Bayramına başından beri katıldı.Seurassa on osattu juhlia alusta alkaen.
Film bir köpeğin başından geçenleri anlatıyor.Videopelistä kertoo artikkeli Koiran elämää.
Çekimin en başından itibaren gemide o gece ne yaşandığına ilişkin çok net bir fikirleri vardı.Από την αρχή των γυρισμάτων είχαν μια πολύ καθαρή εικόνα του τι συνέβη στο πλοίο εκείνη τη νύχτα.
Ancak 1980’lerin başından bu yana gittikçe artan sayıda yapılar keşfedilmeye devam etmektedir.Όμως, από τις αρχές της δεκαετίας του 1980, όλο και περισσότερες δομές έχουν ανακαλυφθεί.
Ama başından beri bu evlilikten memnun değildi.Ο γάμος τους ήταν δυστυχισμένος από την αρχή.
Film Irak Savaşı'nda bir askeri birliğin başından geçenleri anlatmaktadır.Η ταινία περιγράφει τις εμπειρίες μίας ομάδας πυροτεχνουργών κατά τη διάρκεια του πολέμου στο Ιράκ.
Bu, operasyonun başından beri gerçekleşen en ölümcül saldırıydı.Πρόκειται για το πρώτο θανατηφόρο δυστύχημα στη διοργάνωση από το 2002.
Litvanya'daki yerleşimlerinin en başından beri Lipka Tatarları olarak bilinmektedirler.Fra begyndelsen af ​​deres bosættelse i Litauen var de kendt som Lipka-tatarer.
1800'lerin başından itibaren Gazze komşu Mısır tarafından kültürel olarak yönlendirildi.I begyndelsen af 1800-tallet var Gaza kulturelt domineret af nabolandet Egypten.
Başından beri yol arkadaşının rollerinden biri Doktor'a "ahlakî görevini" hatırlatmaktı.En af rollerne for ledsageren er for at være en påmindelse af Doktorens "moralske pligt".
Yıllık üretim toplamı daha savaşın başından bu yana dört kat arttı.Dens samlede industriproduktion er 1000 gange så stor som lige før krigen.
1922'den itibaren unvan sahipleri de şampiyonaya en başından başlayarak devam ettiler.32), forudsat at disse fortsat er amatører på mesterskabets første dag.
Kobuk Irmağı Haziran başından Ekim ortalarına kadar gezilebilir.Trækfugle nordfra kan passere landet indtil begyndelsen af oktober.
1942 yılının başından itibaren Kritzinger Devlet Sekreteri olarak atandı.Fra begyndelsen og frem til 1942 udstedte den pengesedler på vegne af regeringen.
Litvanya'daki yerleşimlerinin en başından beri Lipka Tatarları olarak bilinmektedirler.Fra begynnelsen av ​​deres bosettelse i Litauen var de kjent som Lipka-tatarer.
Bazı köprüler, giriş rampasının başından çıkış rampasının sonuna kadar ölçülür.Noen broer er målt fra starten av påkjøringsrampen til slutten av avkjøringsrampen.
1800'lerin başından itibaren Gazze komşu Mısır tarafından kültürel olarak yönlendirildi.På begynnelsen av 1800-tallet var Gaza kulturelt dominert av nabolandet Egypt.
Kariyerinin henüz başından itibaren Avrupa'da kendi ülkesine göre daha fazla ilgi çekmiştir.Fra starten av karrieren har musikken fått mer oppmerksomhet i Europa enn i hjemlandet.
Fakat Aodhan, başından beri farklı bir şey istemektedir.Det var det Davis hadde håpet på fra starten av.
Çekimin en başından itibaren gemide o gece ne yaşandığına ilişkin çok net bir fikirleri vardı.Hva skjedde egentlig om bord den fatale natten?
Roman, dünyayı dolaşmak amacıyla yola çıkan iki çocuğun başından geçen olayları anlatmaktadır.Den handler om to unge gutter som reiser rundt i verden.
Oyunun başındaki o sahneden sonra her şeyin nasıl başladığını en başından öğreniyoruz.Han skrev hele handlingen med utgangspunkt i denne scenen.
Zaten karakterleri (ya da karaktersizlikleri) filmin hemen başından itibaren ortaya dökülür.Både miljøet og karakterene er direkte hentet fra filmen.
Başından itibaren Hitler ve Nasyonal Sosyalizm'den nefret etmiştir.Han var mot nazismen og Hitlers regime fra begynnelsen.
Doktorluk yıllarının en başından itibaren Sosyal Hizmetler konusunda hep hassas oldu.Institutt for samfunnsforskning har siden starten vært tverrfaglig orientert.
Havalimanı yenileme projesi 1992'in başından Haziran 1999'a kadar sürdü.Demontering av flyet begynte i august 1992.
Ama başından beri bu evlilikten memnun değildi.Ekteskapet var vanskelig fra begynnelsen.
Bir bakışta bir sokağın başından sonunu görmek mümkündür.Det er derfor ikke mulig å se den ene enden av plattformen fra den andre.
1900 başından itibaren sektöre giren firmaların 1917'de sayısı 100 'ü bulmuştu.Rundt 70 personer skal ha investert i selskapet ved starten i 1999.
O sırada Lilly, yaralı Vali'nin yanına gelir ve onu başından vurarak öldürür.Talley prøver å redde den alvorlig skadde offiseren, som dør foran øynene på ham.
Başından itibaren, BfV işlerinin bir dizisinden rahatsız oldu.Sejak awal, BfV terganggu oleh sejumlah permasalahan.
1883'ün başından itibaren çoklu figür kompozisyonları üzerine çalışmaya başladı.Semenjak awal 1883, ia mulai mengerjakan komposisi-komposisi multifigur.
Litvanya'daki yerleşimlerinin en başından beri Lipka Tatarları olarak bilinmektedirler.Sejak awal permukiman mereka di Lithuania, mereka dikenal sebagai Lipka-Tatar.
Hollywood'un klasik kara film dönemi, 1940'ların başından 1950'lerin sonuna kadar uzanır.Periode film noir klasik Hollywood biasanya dianggap merentang dari awal 1940-an hingga akhir 1950-an.
Ligin başından beri hiç yenilmediler.Miss Colombia tidak pernah tanpa kontroversi sejak awal.
Aleften Tav'a: Türkçede A'dan Z'ye denen bir şeyin en başından en sonuna kadar anlamında.Dari Alef sampai Taw bermakna dari awal sampai akhir, seperti "dari A sampai Z".
Ama başından beri bu evlilikten memnun değildi.Awalnya pernikahan tersebut tidak begitu baik.
Jang-geum, başından geçen birkaç maceranın ardından saraya girmeyi başarır.Jang-geum mengalami sejumlah petualangan dan berhasil masuk ke istana.
Ailesi ve başından geçenler hakkında bilgi bulunmamaktadır.Tidak ada yang mengetahui mengenai kehidupannya, keluarganya, dan asal usulnya.
Film bir köpeğin başından geçenleri anlatıyor.Cerita tersebut berkisah tentang seekor anjing yang menggigit kaki orang.
Kore tarihinin başından beri karada ve denizde sik sik korsan saldırıları vardı.Di sepanjang sejarah Korea, sering terjadi perompakan di laut dan darat.
Fakat Aodhan, başından beri farklı bir şey istemektedir.Hanya saja, Lucky sejak awal sudah mengambil jalur berbeda.
Başından gülü elinden ise tahta kılıcı eksik olmazmış.Lalu pedang itu terjatuh dari tangannya, akan tetapi nabi tidak membalasnya.

İlgili Sayfalar