başından ile cümle
başından kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Clarke evliliği hakkında "başından beri uyumsuz bir evlilikti" dedi.Par la suite Oskar dit de ce mariage qu'il est« mauvais depuis le début ».
Dizi, dedektif Sam Tyler'ın başından geçenleri konu almaktadır.Huissier de justice, Joe Tyler se voit charger d'une étrange affaire.
Tom kendini başından vurdu.Tom se disparó en la cabeza.
Bosch, başından beri büyük ölçüde mesleki eğitimi teşvik konusunda endişeliydi.Desde el principio, Bosch estaba muy preocupado por la promoción de la formación profesional.
Sabah ve akşam olmak üzere 20 yıl mikrofon başından hiç ayrılmadı.No obstante, la conversión no ocurrió de la noche a la mañana.
Litvanya'daki yerleşimlerinin en başından beri Lipka Tatarları olarak bilinmektedirler.Desde su asentamiento en Lituania fueron conocidos como tártaros de Lipka.
Dizide Earl'ün bunu yaparken başından geçen olaylar anlatmaktadır.Ellos dicen a Earl lo que pensaban del asunto.
Gerçekte de bir kadının başından geçmiş olayları anlatır.Quiero contar historias desde una perspectiva femenina.
Sözcüğün Fransızca karşılığı olan détente, 1970'lerin başından itibaren uluslararası siyasette kullanılmıştır.El término fue utilizado en política internacional desde principios de 1970.
Bu görüşün doğruluğu 1970'lerin başından beri kanıtlanmıştır.La motivación intrínseca ha sido estudiada desde principios de la década de 1970.
Kariyerinin henüz başından itibaren Avrupa'da kendi ülkesine göre daha fazla ilgi çekmiştir.Tras su éxito en su país de origen, Europa comenzó a mostrar interés por su trabajo.
Ohsumi, 1990'lı yılların başından itibaren otofajiyle ilgilendi.Perniola defiende que la sensología prevalece desde el inicio de los años 60.
Aynı dönemde bulunan sinema ve otomobil, başından beri birbirleriyle bağlantı içinde olmuşlardır.A ambos, película y torero, les unió, desde entonces, una estrecha relación.
Hazar en başından itibaren bu fikre karşı çıkar.El subjetivismo se opondrá, desde el principio, a este enfoque.
10 Kasım 1996'da başından vurularak öldürüldü.Fue fusilado el 10 de noviembre de 1936.
Terim, XVIII. yüzyılın başından beri kullanılmaktadır.El término se utiliza casi desde el principio de siglo XX.
Ama başından beri bu evlilikten memnun değildi.Desde el principio, el matrimonio fue bien.
Başından itibaren Hitler ve Nasyonal Sosyalizm'den nefret etmiştir.Un temprano detractor de Hitler y del Nacionalsocialismo" .
En başından beri Willow her zaman çelişki içerisinde yüzen bir karakter olmuştur.Y Silvio es una influencia desde el comienzo.
Mary'nin senin nüfuzun altında olduğunu başından beri biliyordum.Sapevo fin dall'inizio che Mary era sotto la tua influenza.
Bu işin böyle gitmeyeceği daha başından belliydi.Era ovvio fin dall'inizio che sarebbe andata così.
Kolombiyalı sürücü, kariyerinin başından beri Café de Colombia'nın sponsorluğundadır.Il pilota Colombiano è sponsorizzato sin dall'inizio della sua carriera dal marchio Cafè de Colombia.
Hesse, Ethelyn Honig’e bir mektubunda, bir kadının “başından dezavantajlı” olduğunu ortaya koyuyor.Rivela, in una lettera a Ethelyn Honig (1965), che una donna è "svantaggiata sin dall'inizio ...
Serinin 2006 başından bu yana üretimi artık değil.Questa versione non è più disponibile per l'acquisto dal 2014.
Fakat aralık ayının başından itibaren plan tamamen terk edildi.Alla fine ai primi di maggio il piano fu abbandonato.
Ama başından beri bu evlilikten memnun değildi.Fu un matrimonio infelice fin dall'inizio.
1600'lerin başından 1700'lere kadar geçen süre Fransız edebiyatının yüksek dönemi olarak düşünülür.Importante fino al 1700 è anche l'orologeria inglese.
Filmde iki dostun başından geçenler anlatılır.È, fondamentalmente, un film su due amici.
Kitaptaki bütün öyküler Toto'nun başından geçen maceralardır.Famose tra queste le commedie recitate da Totò.
Genel ve en çok kullanılan silahlar şunlardır: Tabanca: Karakterin oyun başından sonuna kadar yanında bulunur.Pistola: la più semplice arma da fuoco di cui dispone il giocatore fino all'inizio.
17. yüzyılın başından itibarense bu durum değişmeye başladı.All'inizio del XVII secolo però le cose cominciarono a cambiare.
Ona başından geçenleri anlatır.Ha sentito dei passi da qualche parte sopra di lei.
1970'li yılların başından itibaren birçok dizi yayınlanmıştır.Sono state pubblicate dagli anni settanta undici serie e molti numeri singoli.
Müze 2013 yılı başından beri kapalıdır; yeniden açılması 2016'nın ilk yarısına planlanmıştır.Il Museo è chiuso per restauro dal 2015 e la riapertura è prevista nella primavera del 2017.
2008 yılının başından bu yana, iki katlı 600 metrekare kullanım alanı olan köy konağı yapımı sürmektedir.Dal 2008 si preferisce una risoluzione di 2 Mpx sui telefoni di fascia medio alta.
Başından geçenleri burada ayrıntılı olarak New York Herald Tribune gazetesine anlatır.Il nome del giornale si rifà probabilmente a Herald Tribune.
Oyunu başından sonuna kadar izledim.Я посмотрел игру от начала до конца.
Kolombiyalı sürücü, kariyerinin başından beri Café de Colombia'nın sponsorluğundadır.Спонсором колумбийского пилота с начала его карьеры является компания Café de Colombia.
Berlin’e gitmeyi en başından istemeyen Marić, şehirde gittikçe daha mutsuz hale geldi.Марич, которая изначально не хотела ехать в Берлин, всё более раздражалась.
Sabri ise "Maçın başından sonuna kadar bir bütün oynadık.Ропер заявил, что «игра слишком сложна даже с самого начала».
Terim, XVIII. yüzyılın başından beri kullanılmaktadır.Термин используется с начала XVIII века.
Kırım'da çıkan çatışmalarda kahramancasına savaşmış ve başından yaralanmıştır.Участвовал в боях за Крым, был ранен.
2007 yılının başından bu yana elektronik aylık bilet sistemi kullanılmaktadır.К началу 2007 года была разработана и утверждена модель электронного билета.
Yapımcı filmin başından sonuna dek film çekiminin her aşamasında bulunur.Продюсер участвует во всех стадиях создания фильма, от начала разработки до начала проката.
17. yüzyılın başından itibaren Fransız monarşisinin güvenliğini İsviçreli Muhafızlar sağlamaktaydı.В XVIII веке здесь были расквартированы швейцарские гвардейцы королей Франции.
Burada en başından beridir elinde olan Okyanusun Kalbi'ni çıkarır ve denize atar.Здесь он впервые увидел море, и оно потянуло его к себе.
Şâir, başından geçen aşk mâceralarını hikâye eder.Наконец, Гарри рассказывает ему свою историю любви.
Yıllık üretim toplamı daha savaşın başından bu yana dört kat arttı.В первый же военный год, по сравнению с предыдущим, добыча нефти возросла более чем в четыре раза.
1990’ların başından itibaren de Enternasyonal Bülten dergisinin etrafında örgütlenmiştir.С 1967 по 1990 гг. состояла в редколлегии всесоюзного журнала «Работница».
Kitaptaki pek çok olay aslında onun dört çocuğunun ve arkadaşlarının başından geçenlere dayanıyordu.Это, конечно, приводит к некоторым проблемам, которые, впрочем, он сам с друзьями и сестрой решает.
Çoban sonradan başından geçenleri anlatır.Волков подробно рассказывает, как все случилось.
Fakat çeşmeler ve ışıklandırmalar 1990'lı yılların başından bu yana nadiren çalıştırılır.С начала 90-х как фонтаны, так и подсветка работают очень редко.
Ekmek verip başından savar.Хлеб — всему голова.
Ancak, yolculuk daha başından ters gitti.Но путешествие с самого начала проходило неблагополучно.
Clarke evliliği hakkında "başından beri uyumsuz bir evlilikti" dedi.Гомер хочет, чтобы их брак был идеальным с самого начала.
Aynı dönemde bulunan sinema ve otomobil, başından beri birbirleriyle bağlantı içinde olmuşlardır.وكانتا السينما والسيارة المتوجدتان في نفس الوقت والزمان على اتصال ببعضهما من البداية.
Berlin’e gitmeyi en başından istemeyen Marić, şehirde gittikçe daha mutsuz hale geldi.ماريك لم تكن تُريد الذهاب إلى برلين، وإزدادت التعاسة في المدينة.
Bu birliklerin çoğu savaşın başından bu yana çatışma içindedir.هرب أغلب السكّان حالما المعركة بدأت.
Seksenli yılların başından beri 20 milyondan fazla albümleri satılmıştır.باعت اسطوانات الفرقة مايزيد عن 20 مليون نسخة منذ أوائل الثمانينيات.
Film deniz subayı K. M. Nanavati'nin başından geçen gerçek bir olaydan esinlenmiştir.ويستند الفيلم على الحياة الحقيقية في حادثة ضابط في البحرية يدعى K. M. Nanavati ورجل الأعمال بريم أهوجا.