başından ile cümle

başından kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
1980'lerin başından itibaren neoklasik gelişim teorisi uygulanmaya devam etmektedir.From the beginning of the 1980s, neoclassical development theory really began to roll out.
J. Karjalainen de 1980'lerin başından beri popülerliğini korumuştur.J. Karjalainen has also remained popular since the early 1980s.
Etâsî-Merdam Bey ittifakı başından beri sorunlarla doluydu.The Atassi-Mardam Bey alliance was fraught with problems from the outset.
Koleksiyon, 1900'lerin başından beri briyofit alanındaki en önemli katkı olarak kabul edilir.[2]The collection is considered the most important addition of bryophytes since the early 1900s.[2]
21. Yüzyılın başından bu yana, bu alanda çeşitli eğilimler tespit edilebilmektedir.[1]Since the turn of the century, several trends in the field can be detected.[14]
Horoz, 1960'ların başından 1980'lere kadar Vasylkiv'deki majolika fabrikasında üretildi.[1]The rooster was produced at the maiolica factory in Vasylkiv from early 1960s to 1980s.[2]
Başkan Sucre, başından ve sağ kolundan yaralanan bir saldırıya mağruz kaldı.President Sucre himself suffered an attack that injured him in the head and in the right arm.
Bu tip raybalarda kesici kenarlar neredeyse raybanın en başından sonuna kadar uzanır.They are fluted almost their whole length.
1986 yılı başından itibaren Eğitim, Çalışma ve Sosyal İşler Bakanı olarak görev yaptı.From the beginning of 1986, he was Minister of Education, Labour and Social Affairs.
Tom başından beri sürpriz parti hakkında biliyordu.Tom wusste schon die ganze Zeit von der Überraschungsparty.
Tom, şefinden bir maaş artışı istedi ancak o, onu başından savdı.Tom bat seinen Chef um eine Gehaltserhöhung, aber der erteilte ihm eine Abfuhr.
Yetkili, başvuru sahibini birkaç kuru sözcükle başından savdı.Die Behörde erteilte dem Antragsteller in dürren Worten eine Abfuhr.
Bana her şeyi en başından anlatmadıkça sana güvenmeyeceğim.Solange du mir nicht alles ganz von Anfang an erzählst, vertraue ich dir nicht.
Başından geçenleri kitaplaştırmak istiyor.Sie möchte ihre Erlebnisse in einem Buch veröffentlichen.
Caroline ile başından beri bir ilişki yaşamaktadır.Er ist zu Beginn mit Caroline liiert.
Altıncı sezon başından bu yana, Ellen Yüksek çözünürlüklü yayın yapmaktadır.Seit Anfang der sechsten Staffel wird Ellen in High Definition Television ausgestrahlt.
Litvanya'daki yerleşimlerinin en başından beri Lipka Tatarları olarak bilinmektedirler.Von Anfang an waren die Tataren in Litauen als Lipka-Tataren bekannt.
Bu kilisenin inşaatı ve kullanıma açılması en başından beri yoğun tepkilere neden olmuştur.Der Bau und die Gestalt der Kirche waren anfangs umstritten.
Hazar en başından itibaren bu fikre karşı çıkar.Der Menschenscheue sträubt sich anfänglich dagegen.
Aslında her şey başından beri planlıdır.Sie plante alles von vornherein.
Türkiye, 2006 yılının başından itibaren karasal sayısal yayına geçmiş durumda.Die Serie erscheint seit Anfang 2006 in Spirou.
Başından beri Hitler’in en sadık adamlarından olmuştu.Hier hatten wir von Anfang an die treuesten Fans.
Bosch, başından beri büyük ölçüde mesleki eğitimi teşvik konusunda endişeliydi.Von Anfang an war Bosch die Aus- und Weiterbildung seiner Mitarbeiter ein besonderes Anliegen.
2 Milyon yıl önce Pleistosen zamanın başından beri intermontan havzanın yükselmesi meysana gelir.Seit Beginn des Pleistozän vor zwei Millionen Jahren hat eine Hebung der intermontanen Becken eingesetzt.
Müzikal anlamdaki bilinen ilk çalışmaları 1980’lerin başından itibaren ortaya çıkmaya başlar.Dieser „Endkampf“ würde, wie eingangs geschildert, um 1980 herum stattfinden.
Kuomintang ve komünistler arasındaki ortaklık en başından beri bir düştü.Zu Beginn der japanischen Besetzung standen sich Kommunisten und Kuomintang unversöhnlich gegenüber.
2000'li yılların başından beri K-1 kategorisinde yarışmaktadır.Seit einigen Jahren zählt das Rennen zur UCI-Kategorie MJ2.1.
Ekim 2014 başından Temmuz 2015 sonuna kadar Kuzey Atlantik Konseyi'nin en kıdemli üyesi olarak görev yaptı.Darüber hinaus war er vom 1. Oktober 2014 bis Ende Juli 2015 Doyen des Nordatlantikrats.
Başından geçen bir evlilikten sonra, Amerika'ya yerleşir.Durch eine Heirat mit ihm könnte sie in Amerika neu anfangen.
Ancak, yolculuk daha başından ters gitti.Aber aus der Reise wurde zunächst nichts.
Kariyerinin henüz başından itibaren Avrupa'da kendi ülkesine göre daha fazla ilgi çekmiştir.In Europa war er aufgrund seiner Erfindungen besser bekannt als in seinem Heimatland.
Başından beri ordu yardımı ile elde ettiği gücü nedeniyle gözden düşmüştü.Er gelangte mit Hilfe des Militärs an die Macht.
2000'li yılların başından itibaren ise başka taraftar grupları da eklenmiştir.Ende des Jahres traten zusätzlich weitere Gruppen auf.
Şâir, başından geçen aşk mâceralarını hikâye eder.Predigten über das Hohelied der Liebe.
En başından beri Willow her zaman çelişki içerisinde yüzen bir karakter olmuştur.Silo war seit Beginn seines öffentlichen Auftretens an eine umstrittene Figur.
Temmuz başından itibaren hasat edilmeye başlanır.Sie kommen ab Juli aus den Bauen.
Başından beri hatalıydım.J'ai eu tort depuis le début.
İşini başından savma.Ne néglige pas ton travail.
Özellikle yaptığın şeyleri başından savma!Surtout, ne néglige pas ce que tu as à faire !
Başından beri dediğim bu.C'est ce que je dis depuis le début.
2007 yılının başından bu yana elektronik aylık bilet sistemi kullanılmaktadır.Fin 2007, un nouveau système de ticket électronique est introduit.
Seksenli yılların başından beri 20 milyondan fazla albümleri satılmıştır.Ils ont vendu plus de 20 millions d’albums depuis le début des années 1980.
Başından geçen bir olay politik düşüncelerinin değişmesine sebep oldu.Un événement va les faire changer d'avis.
Ama başından beri bu evlilikten memnun değildi.Leur mariage fut, dès le début, malheureux.
Film deniz subayı K. M. Nanavati'nin başından geçen gerçek bir olaydan esinlenmiştir.Il est basé sur la vie de l'officier de marine K. M. Nanavati,.
Saldırıda bir kişi başından yaralandı.Dans l'attaque, un des hommes est blessé.
1970'li yılların başından itibaren birçok dizi yayınlanmıştır.Avant 1970, quelques informations ont été diffusées.
Altıncı sezon başından bu yana, Ellen Yüksek çözünürlüklü yayın yapmaktadır.Depuis le début de la sixième saison, l'émission est diffusée en haute définition.
Pietila, The Tracey Ullman Show programının başından beridir Simpsonlar'da yer almaktadır.Il raconte alors que les Simpson ont fait leurs débuts dans le Tracey Ullman Show.
En başından beri ilham kaynağı blues ve 60'ların rock and roll'uydu.Dès ses débuts, Sambora s'inspire essentiellement du blues et du rock and roll des années 1960.
Şâir, başından geçen aşk mâceralarını hikâye eder.Ce qui laisse à penser que leur histoire d'amour recommence.
Bu birliklerin çoğu savaşın başından bu yana çatışma içindedir.Les combats y sont les plus violents depuis le début de la bataille.
Başından geçenleri ve üzüntülü geçen hayatını anlatmaktadır.Il lui révèle alors son passé et sa solitude présente.
20. yüzyıl başından itibaren otel olarak kullanılmaya başlamış bir yapıdır.Depuis la fin du XIXe siècle, le site a été transformé en hôtel.
2000'li yılların başından itibaren ise başka taraftar grupları da eklenmiştir.Jusqu'à la fin du premier millénaire divers groupes arrivent et s'intègrent.
Fakat Aodhan, başından beri farklı bir şey istemektedir.À l'origine, Bioshock avait un scénario différent de ce qu'il est aujourd'hui.
Sabri ise "Maçın başından sonuna kadar bir bütün oynadık.Federer déclare : « C'était un grand match, difficile du début à la fin.
1990'ların başından beri Ege Bölgesi'nin futbol ekiplerinden görev almaya başladı.Les chercheurs se sont intéressés dès les années 1990 à la police de proximité.
2010-2011 sezonunun başından beri Bulgaristan ekiplerinden Lokomotiv Plovdiv'de oynamaktadır.Lors de la saison 2010-2011 il s'engage au PFK Lokomotiv Plovdiv.
Willow'un içinde en başından beri çok büyük bir enerji vardı.De ce point de vue, il est très proche de Willow à ses débuts.

İlgili Sayfalar