başından ile cümle

başından kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Uykulu, başından çok şey geçmiş.He's drowsy, been through a lot.
BigWorld en başından beri MMO pazarına yönelikti.BigWorld was oriented toward the MMO market from the start.
Başından o resmi hatırlıyor musunuz?Remember that image from the beginning?
Sizinle ve şirketinizle huninin başından en sonuna ne kadar harcayacaklar?How much will they spend with you and your company from the beginning to the very end.
Başından beri, büyükbabamın serveti bana ait değildi.From the start, grandfather's assets never belonged to me.
Konuyu en başından bize bırakacaktınız.It's easy to catch a cab here. You guys ready? - Yeah, ready.
Hadi en başından başlayalım.Let's start at the beginning.
Feministler bizden nefret etmişlerdi, başından sonuna kadar... ...her şey berbattı.And feminists hated us, and the whole thing was wretched from beginning to end.
Ama bunlar yürekleri durduran insanın aklını başından alan şeyler.But it's heart-stopping. It's mind-blowing stuff.
Hatta en başından başlayalım, banka nasıl kurulacak?Let's just talk about it from the bare bones. How am I going to start my business?
Müze başından beri Kraliyet Ailesi'ne ve tarihlerine aitti.The museum from the beginning was for the Imperial Family and their history.
20. yüzyılın başından beri yardımlaşmanın modeli hemen hemen hiç değişmedi.The humanitarian model has barely changed since the early 20th century.
Bu adamı en başından beri seviyordum, ve kalbinin derinliklerinde onun da beni sevdiğini biliyorum.I loved that man from the start, and way down deep in his heart
Biz en başından beri sosyal varlıklarız.We are social beings from the beginning.
Başından beri mi iyi gitmedi?Didn't it go all the way?
Sen beni buraya getirdin, beni şimdi başından savamazsın.You got me here, you can't ditch me now.
Büyük ihtimalle kredilerini daha en başından yanlış hesaplamışsın.Then the credits on there were probably calculated incorrectly.
Buna başından itibaren metilnonan diyebilirdik. . .So we could just call this right from the get-go, we could call it methylnonane.
Bu başından beri böyleydi.It was that way from the beginning.
Kim olduğunu bulun, televizyona çıkmasın ve basından da uzak tutunFind him, get him off the TV and keep him away from the press
Halkın verdiği oylarla başından sonuna dek önde götürdüğü yarışmayı, birinci olarak tamamlar..Clearly the peoples' favorite from the very beginning, he ultimately won first place.
Demek en başından beri lamba olduğunu biliyordun?So you knew from the beginning that you're a light?
Bilgisayarlardan başından beri bize yardım etmelerini istediğimiz konu doğal olarak uzaysaldır.Much of what we want computers to help us with in the first place is inherently spatial.
Daha en başından işin içinde tasarım yoksa, artık teknolojide daha öteye gitmemiz mümkün değildir.We can't have advances in technology any longer unless design is integrated from the very start.
İşte ben Beck'le ilgilenirken bana başından geçenleri anlattı.So, as I was taking care of Beck, he related what had been going on up there.
Editörlerler ve senaristler başından beri bilirler.Editors and screenwriters have known this all along.
Doğru başından beri birlikteydik!All right, we're through as of now!
Başından beri, tüm fantastik kitapların haritası olmuştur, ama bu haritalar hareketsizdi.All along, all fantasy books have always had maps, but these maps have been static.
Kural okun başından gelir,çünkü ok neye benzer?It's from an arrowhead, because what does an arrow look like?
Söylemeliyim ki kocası başından itibaren onu destekledi.I have to say, her husband backed her from the start.
Neyse, şimdi bir adım geri gidip en başından başlayalım.But let's take a step back.
bazılarınsa en başından beri bana destek oldular.around, and some of you have been at my side since the very beginning.
Sana başından beri sormak istediğim bir şey var.There's something I've been wanting to ask you from the beginning.
Buna AIG diyorum çünkü AIG'in başından böyle birşey geçti. -And I'm calling this one AlG because AlG actually did do this.
Sanırım ilk sorduğumda sorumu başından savmıştı, hatırlamıyorum.I think he dodged the question when I asked him at first. I can't remember.
Sizin istediğiniz ise başından beri, hatta şimdi bile, dünyadan sadece intikam almak.What you have always sought back then and even now was simply revenge against the world
Ve sonra, tüm bunları en başından tekrar yapın.Conquer your fear and claim the treasure you seek. And then, do it all over again.
İşe en başından başlamam lazım, zira çoğu insan aslında temel muhasebe ilkelerini bilmiyor.Because I think the newspapers do that, but a lot of people don't understand the basic accounting.
Sonra karısının ölüsünün başından kalkıp Hititlere,Abraham rose up from before his dead, and spoke to the children of Heth, saying,
Elişa şöyle dedi: ‹‹RAB diyor ki, ‹Bu vadinin başından sonuna kadar hendekler kazın.He said, "Thus says Yahweh, 'Make this valley full of trenches.'
Uzziyanın yaptığı öbür işleri, başından sonuna dek, Amots oğlu Peygamber Yeşaya yazmıştır.Now the rest of the acts of Uzziah, first and last, Isaiah the prophet, the son of Amoz, wrote.
uygulamaları, başından sonuna dek İsrail ve Yahuda krallarının tarihinde yazılıdır.and his acts, first and last, behold, they are written in the book of the kings of Israel and Judah.
Giysilerin hep ak olsun. Başından zeytinyağı eksilmesin.Let your garments be always white, and don't let your head lack oil.
‹‹Zina, yeni ve eski şarap insanın aklını başından alır.Prostitution, wine, and new wine take away understanding.
Çünkü Rabbin ona vahyetmiştir (onun için başından geçenleri anlatır).For your Lord will have commanded it.
Bu sana anlattıklarımız, kasabaların başından geçenlerdir.These are a few accounts of settlements that We narrate to you.
Musa'nın başından geçen olay sana geldi mi?Has the story of Moses come to you?
Musa ona gelince, başından geçeni anlattı.So, when (Moses) came to him and told him his story, he said: "Have no fear.
Musa'nın başından geçenlerde de ibret vardır: Onu apaçık delille Firavun'a gönderdik.As (there was) in Moses when We sent him to the Pharaoh with clear authority.
O azabı ki kafirlerin başından defedecek yok.Upon the infidels -- which none would be able to repel --
Biz sana onların başından geçenleri gerçek olarak anlatıyoruz.We narrate their story to you in all truth.
Elindeki levhaları bıraktı ve kardeşi Harun'u başından tutarak kendine doğru çekmeye başladı.And he cast aside the tablets, and pulled his brother by the hair.
Diğeri de asılacak, kuşlar başından yiyecekler. İşte öğrenmek istediğiniz iş böylece halloldu."Determined is the matter of your inquiry."
(Habîbim!) Musa'nın (başından geçen hayat) hikayesi sana geldi mi?Has the story of Moses come to you?
O zaman arkalarını dönerek başından kaçışıverdiler.But they turned their backs on him and went away.
Onlardan her birinin o gün başından aşan işi vardır.Each man will have enough cares that day.
Onlara İbrahim'in başından geçenleri de anlat.Relate the news of Abraham to them.
Derken, şehrin öte başından bir adam koşarak geldi ve dedi ki:“Ne yapıyorsun Mûsa?There came a man running from the other part of the city.
Derken... şehrin öte başından, koşarak bir adam geldi ve onlara dedi ki:“N'olur ey kavmim!Then a man came running from the other side of the city.
O gün onlardan her birinin başından aşkın derdi ve tasası vardır.Each man will have enough cares that day.

İlgili Sayfalar