başından ile cümle
başından kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
1922'den itibaren unvan sahipleri de şampiyonaya en başından başlayarak devam ettiler.From 1922, the title holders played through from the start of the championships.
Yarışmanın başından beri bütün izleyicilerin favorisiydi.She had been the favourite among audiences since the very beginning of the competition.
1883'ün başından itibaren çoklu figür kompozisyonları üzerine çalışmaya başladı.From early 1883 he worked on multi-figure compositions.
“Diyet”, adının başından 2009’da bırakıldı."Diet" was dropped from the name in early 2009.
O sırada Lilly, yaralı Vali'nin yanına gelir ve onu başından vurarak öldürür.Lilly approaches the wounded Governor and bitterly shoots him in the head.
2001 sezonunun başından itibaren ise kullanım zorunlu hale geldi.Its use was made compulsory from the start of the 2003 season.
1942 yılının başından itibaren Kritzinger Devlet Sekreteri olarak atandı.In early 1942 Kritzinger was promoted to State Secretary.
Hazar en başından itibaren bu fikre karşı çıkar.Edgar resisted this view at first.
Her iyi punk rokçu gibi Bart da daha en başından nihilizmin ustası olmuştu.Like any good punk rocker, Bart had the nihilism thing down from the very beginning.
Lucy'e ismini de loncanın başından ve sonundan alarak vermişlerdir.I saved you from losing your title over and over.
Ancak 1980’lerin başından bu yana gittikçe artan sayıda yapılar keşfedilmeye devam etmektedir.However, since the early 1980s, more and more structures have been discovered.
Tiyatro başarısından sonra, 1950'lerin başından itibaren televizyonda çalışma imkanı buldu.Success in the theater led to work in television from the early 1950s.
Eğer materyal çok uzunsa, metnin başından, ortasından ve sonundan alt örnekler oluşturulur.If the material is long, take a subsample from the beginning, middle, and end.
Başından geçen bir evlilikten sonra, Amerika'ya yerleşir.After marriage she settled in the US.
Mart 2011'de takımın başından ayrılmıştır.March 2011 team was disbanded.
Başından beri yol arkadaşının rollerinden biri Doktor'a "ahlakî görevini" hatırlatmaktı.One of the roles of the companion is to be a reminder for the Doctor's "moral duty".
Bu görüşün doğruluğu 1970'lerin başından beri kanıtlanmıştır.The existence of this problem has been known since the 1970s.
Bugünlerde, başından beri ekipte olan Mike Kasprzak tarafından düzenlenmektedir.It is currently run by Mike Kasprzak, who has been part of the team since the very beginning.
2000'li yılların başından beri K-1 kategorisinde yarışmaktadır.He did not fight in K-1 for four more years.
Kültürel çalışmalar 1990'ların başından beri Asya boyunca hızla gelişti ve büyüdü.Throughout Asia, cultural studies has boomed and thrived since at least the beginning of the 1990s.
Kırım'da çıkan çatışmalarda kahramancasına savaşmış ve başından yaralanmıştır.He served in the Crimean War and was there wounded at Redan.
Bu, operasyonun başından beri gerçekleşen en ölümcül saldırıydı.It was the largest such operation since Operation Torpedo.
Önceki sezonda olduğu gibi yol arkdaşları sezonun başından sonuna kadar tamamen değişmiştir.Like the previous season, the cast of companions had changed from start to finish.
Çoban sonradan başından geçenleri anlatır.Chip then notices from the tree what is going on.
Mısır tarihinin başından sonuna kadar, İsis, Mısır'ın en büyük tanrıçası olmuştur.By Roman times she had become the most important goddess in Egypt.
Bu gözlemevi 1980'lerin başından bu yana terk edilmiş durumdadır.It has been abandoned since the early 1980s.
Sabri ise "Maçın başından sonuna kadar bir bütün oynadık.Mora called it "probably as complete a game we have played from start to finish this year."
Kariyerinin başından bu zamana kadar geçen süre hep başarılarla doludur.Since the beginning of his career he has always scored many goals.
Ekmek verip başından savar.I nearly spat the bread out of my mouth.
Filmin konusu 15 yaşında bir CIA ajanının başından geçen komik olaylardır.The film is a coming-of-age story of a 15-year old girl in California.
T-Bag, Patty’yi başından savar savmaz, işlerin böyle yürümeyeceğine karar verir.T-Bag will stop at nothing to get what he wants and lets nothing stand in his way.
Biliyorum derdin başından aşkın ama...I see you have your own troubles.
İyi, şimdi gidip diğer öğrencilerin önünde o suyu o asistanın başından aşağı dökeceksin."Well, you have to go over and pour it over him in front of the other students."
"En başından" deyimi de sanki hafıza sarayınızın en başındaymış gibi görünüyor.The phrase "in the first place," that's like "in the first place of your memory palace."
Kanlı elmaslar, zümrüt kaçakçılığı, ve yoksul insanların hemen yanı başından kesilmiş ağaçlarNext assumption -- and of course the events of July 7,
En başından itibaren üreticilerle konuşmaya başladık.From the very beginning, we started by talking to manufacturers.
Yani en başından beri, olan biteni anlamış mıydın?You understood this whole time... from the beginning?
Başından beri size onun ailemizden olmadığını söylüyorum.I told you before, I am not related to her.
"Öyle olsun," Mrs. Hall, masa örtüsü ve başından yayılmış dedi. tablosu."So be it," said Mrs. Hall, taking up the table-cloth and beginning to spread it over the table.
O başından beri çok zor alıyor.He's taking it too hard from the beginning.
CA:Bütün bunları yapmak için, başından beri bir dahi olmak lazım, doğru mu?CA: To do all this, you must have been a genius from the get-go, right?
Bunu netleştirmeyi unutmuş olmalıydı çünkü ona göre sonuç en başından... belliydi.She've forgotten to make that clear earlier because she assumed it was... obvious.
Peki ya biz ebeveynler, en başından hem oğlumuza hem de kızımıza Indomie yapmayı öğretirsek?Now, what if the parents, from the beginning, taught both the boy and the girl to cook Indomie?
Eğer onu başından savmak istiyorsan,bir yere fırlat.If you want to get rid of it, throw it away yourself.
Kendi açımdan bakarsam olaya, dünyanın en büyük sitesi fikrini başından beri sevdim.From my point of view I liked the idea of the world's biggest site.
En başından başlayalım.Let's start from the beginning.
Örneğin, basından bir makale "İzlandayı satın al"For example, the "Buy Iceland" was from a media article.
Basından kaçmaya çalışan politikacıları göz hapsine alıyor (Gülüşmeler)(Laughter)
Çekil başından !You go away!
Başından beri bulmaya çalıştığımız da buydu.And that's what we set out to figure out in the beginning.
En başından ona karşı kaybettim.I didn't have a chance against her from the beginning.
Ve bütün -- başından sonuna akıcı olmalı.And it's got to flow from beginning to end.
Ortaya çıkan da şu ki, bu konuda yapılan araştırmalar insanın aklını başından alıyor.Turns out that the research done on that is absolutely mind-blowing.
Darren de en başından beri katkılarını sağladı.Darren has been involved from the beginning.
Aklını başından almak istiyorum! sadece bil diye söylüyorum, ben artık eşcinselim.I totally want to blow you! Just so you know, I'm gay now.
Birim vektörleri öğrenmeden önce onları çizmek , başından ucuna yerleştirmek zorundaydık.Before we had this unit vector notation, we would have to draw them, and put them heads to tails.
Yani Seung Jo'da başından beri Ha Ni'den hoşlanıyormuş. merhaba, Eun Jo!So, Seung Jo liked Ha Ni all along. Hello, Eun Jo!
Bu durum oyunun senaryosunun daha başından kısıtlanmasına yol açar.This means that a game's actual writing tends to be constrained from the start.
Olmadan bu başlık: - Romeo, başından savmak senin adını; adı, sana hiçbir parçası olduğunu,Without that title:--Romeo, doff thy name; And for that name, which is no part of thee,
Her şey yeniden başlıyor. Ta başından.And everything begins again, from scratch.