başından ile cümle

başından kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Sonra karısının ölüsünün başından kalkıp Hititlere,И отошел Авраам от умершей своей, и говорил сынам Хетовым, и сказал:
Sonra karısının ölüsünün başından kalkıp Hititlere,ויקם אברהם מעל פני מתו וידבר אל בני חת לאמר׃
Sonra karısının ölüsünün başından kalkıp Hititlere,وقام ابراهيم من امام ميته وكلم بني حثّ قائلا.
Sonra karısının ölüsünün başından kalkıp Hititlere,後 來 亞 伯 拉 罕 從 死 人 面 前 起 來 、 對 赫 人 說
Sonra karısının ölüsünün başından kalkıp Hititlere,後來 亞伯拉罕 從死人 面前 起來 、 對赫 人說
Sonsuz olduğunu, ta en başından anlamanın bir yolu da şudur:Oczywistym sposobem Na zobaczenie tego od razu
Söylemeliyim ki kocası başından itibaren onu destekledi.Devo aggiungere che suo marito la sostenne fin dall'inizio.
Söylemeliyim ki kocası başından itibaren onu destekledi.Haar man stond vanaf het begin achter haar.
Söylemeliyim ki kocası başından itibaren onu destekledi.Hänen aviomiehensä tuki häntä alusta asti.
Söylemeliyim ki kocası başından itibaren onu destekledi.Hozzá kell tennem, hogy a férje támogatta az első perctől kezdve.
Söylemeliyim ki kocası başından itibaren onu destekledi.Ich muss dazu sagen, dass ihr Mann sie dabei von Anfang an unterstützt hat.
Söylemeliyim ki kocası başından itibaren onu destekledi.Je dois dire que son mari l'a soutenue dès le départ.
Söylemeliyim ki kocası başından itibaren onu destekledi.그녀의 남편이 시작부터 그녀를 뒷받침해줬지만
Söylemeliyim ki kocası başından itibaren onu destekledi.Muszę dodać, że jej mąż wspierał ją od początku.
Söylemeliyim ki kocası başından itibaren onu destekledi.Saya harus berkata, suaminya mendukungnya sejak awal.
Söylemeliyim ki kocası başından itibaren onu destekledi.Soțul ei a susținut-o de la început.
Söylemeliyim ki kocası başından itibaren onu destekledi.Tengo que decir, que su esposo la apoyo desde el principio.
Söylemeliyim ki kocası başından itibaren onu destekledi.Tenho de dizer que o marido a encorajou desde o início
Söylemeliyim ki kocası başından itibaren onu destekledi.Tôi phải nói rằng, chồng của cô ấy đã ủng hộ cô ấy từ lúc bắt đầu.
Söylemeliyim ki kocası başından itibaren onu destekledi.Πρέπει να αναφέρω ότι ο σύζυγός της την υποστήριξε από την αρχή.
Söylemeliyim ki kocası başından itibaren onu destekledi.Должна заметить, что её муж поддерживал её с самого начала.
Söylemeliyim ki kocası başından itibaren onu destekledi.Повинна зауважити, що її чоловік підтримував її з самого початку.
Söylemeliyim ki kocası başından itibaren onu destekledi.Трябва да кажа, че съпругът й я подкрепяше от самото начало.
Söylemeliyim ki kocası başından itibaren onu destekledi.אני חייבת לציין שבעלה תמך בה מההתחלה.
Söylemeliyim ki kocası başından itibaren onu destekledi.يجب ذكر أن زوجها كان داعما لها من البداية
Söylemeliyim ki kocası başından itibaren onu destekledi.でも彼女の部族と家族は強く反対していて
Taa en başından, ki bu seçim bölgesi düzeyinde kasabanın . yöneticisini seçmek kadar küçük adımlarla olabilir구 단위의 지방 직선제를 하면서 무엇을 얻으려 했는지요. 또한 주 단위의 정부를 세우면서 무엇을 얻으려 했는지요.
Taa en başından, ki bu seçim bölgesi düzeyinde kasabanın . yöneticisini seçmek kadar küçük adımlarla olabilirNamelijk directe lokale verkiezingen op districtsvlak en de mensen hun provinciale bestuurders laten kiezen.
Taa en başından, ki bu seçim bölgesi düzeyinde kasabanın . yöneticisini seçmek kadar küçük adımlarla olabilirOu seja, dar seguimento a eleições locais diretas a nível municipal e eleger os governadores regionais.
Taa en başından, ki bu seçim bölgesi düzeyinde kasabanın . yöneticisini seçmek kadar küçük adımlarla olabilirמלכתחילה, כלומר לקיים בחירות ישירות ומקומיות ברמת המחוז, ולבחור מושלים מחוזיים.
Taa en başından, ki bu seçim bölgesi düzeyinde kasabanın . yöneticisini seçmek kadar küçük adımlarla olabilirمن البداية، والذي ينص على إجراء انتخابات محلية على مستوى مقاطعات لانتخاب حكومات إقليمية.
Taa en başından, ki bu seçim bölgesi düzeyinde kasabanın . yöneticisini seçmek kadar küçük adımlarla olabilir州の長を選ぶという方法を とるべきだったのかもしれません これらが上手く機能するために必要なことは
Ta başından. Yani her şey tam olarak aynı değil.Αν ξανάρχιζα, θα έκανα πάλι τα ίδια.
Ta en başından beri bir arayış içindeydik, ama geriye kalan arayışın büyüklüğünü abartmamak mümkün değil.Azóta is kutatunk, de nem lehet túlhangsúlyozni a hátralévő kutatás nagyságrendjét.
Ta en başından beri bir arayış içindeydik, ama geriye kalan arayışın büyüklüğünü abartmamak mümkün değil.De atunci suntem mereu în căutare, dar e imposibil să exagerăm amploarea căutării care rămâne.
Ta en başından beri bir arayış içindeydik, ama geriye kalan arayışın büyüklüğünü abartmamak mümkün değil.Hemos estado buscando desde entonces, pero es imposible exagerar la magnitud de la búsqueda que falta.
Ta en başından beri bir arayış içindeydik, ama geriye kalan arayışın büyüklüğünü abartmamak mümkün değil.우리는 그 시절부터 쭉 찾아 왔지만 아직 남아있는 탐색 대상의 방대함을 부풀려 말할 수 없습니다.
Ta en başından beri bir arayış içindeydik, ama geriye kalan arayışın büyüklüğünü abartmamak mümkün değil.Nós andamos a pesquisar desde então, mas é impossível sobrestimar a extensão da pesquisa que falta.
Ta en başından beri bir arayış içindeydik, ama geriye kalan arayışın büyüklüğünü abartmamak mümkün değil.Odvtedy stále hľadáme, ale je nemožné prehnať rozmer hľadania, kktoré nás len čaká.
Ta en başından beri bir arayış içindeydik, ama geriye kalan arayışın büyüklüğünü abartmamak mümkün değil.Poszukiwania trwają, jednak należy podkreślić, jak ogromnie wiele mamy do zrobienia.
Ta en başından beri bir arayış içindeydik, ama geriye kalan arayışın büyüklüğünü abartmamak mümkün değil.We zijn nog steeds zoekende, maar het is onmogelijk te overschatten wat er nog te doen blijft.
Ta en başından beri bir arayış içindeydik, ama geriye kalan arayışın büyüklüğünü abartmamak mümkün değil.Мы ищем с тех пор, но невозможно переоценить масштаб еще неизведанного
Ta en başından beri bir arayış içindeydik, ama geriye kalan arayışın büyüklüğünü abartmamak mümkün değil.Оттогава насам търсим непрестанно, но е невъзможно да се пресили величината на оставащото търсене.
Ta en başından beri bir arayış içindeydik, ama geriye kalan arayışın büyüklüğünü abartmamak mümkün değil.מאז אנו מחפשים, אבל לא ניתן להפריז בתאור מימדי החיפוש שעדיין צריך לבצע.
Ta en başından beri bir arayış içindeydik, ama geriye kalan arayışın büyüklüğünü abartmamak mümkün değil.نحن في بحث مستمر عنها ، ومهما ضخّمنا فمن المستحيل أن نكون نبالغ في حجم البحث المتبقي.
Ta en başından beri bir arayış içindeydik, ama geriye kalan arayışın büyüklüğünü abartmamak mümkün değil.まだ残されている探索がいかに広大かは 過大に言うことが出来ません 40年に渡るSETIの努力も
Tüm iş bu mantıksız bulunuyor başından sonuna kadar.Die ganze Sache - es ist unzumutbar ab
Tüm iş bu mantıksız bulunuyor başından sonuna kadar. "Oldukça makul," Görünmez Adam "dedi.Az egész üzleti - ez ésszerűtlen a elejétől a végéig. " Teljesen ésszerű, "mondta a Láthatatlan Ember.
Tüm iş bu mantıksız bulunuyor başından sonuna kadar. "Oldukça makul," Görünmez Adam "dedi.Całej firmy - jest nieuzasadnione z początku do końca. " całkiem rozsądne ", powiedział Invisible Man.
Tüm iş bu mantıksız bulunuyor başından sonuna kadar. "Oldukça makul," Görünmez Adam "dedi.Celá ta záležitost - je to nerozumné od začátku do konce. " docela rozumné, "řekl Neviditelný muž.
Tüm iş bu mantıksız bulunuyor başından sonuna kadar. "Oldukça makul," Görünmez Adam "dedi.Celá tá záležitosť - je to nerozumné od začiatku do konca. " celkom rozumné, "povedal Neviditeľný muž.
Tüm iş bu mantıksız bulunuyor başından sonuna kadar. "Oldukça makul," Görünmez Adam "dedi.De hele zaak - het is onredelijk van begin tot eind. " Heel redelijk, "zei de Invisible Man.
Tüm iş bu mantıksız bulunuyor başından sonuna kadar. "Oldukça makul," Görünmez Adam "dedi.Det hela - det är orimligt från början till slut. " ganska rimligt ", sa osynlige mannen.
Tüm iş bu mantıksız bulunuyor başından sonuna kadar. "Oldukça makul," Görünmez Adam "dedi.Koko liiketoiminta - se on kohtuuton alusta loppuun. " varsin kohtuullinen ", sanoi Näkymätön mies.
Tüm iş bu mantıksız bulunuyor başından sonuna kadar. "Oldukça makul," Görünmez Adam "dedi.L'intera faccenda - è irragionevole dal dall'inizio alla fine. " ragionevole ", ha detto l'Uomo Invisibile.
Tüm iş bu mantıksız bulunuyor başından sonuna kadar. "Oldukça makul," Görünmez Adam "dedi.Seluruh bisnis - itu tidak masuk akal dari awal sampai akhir "." Cukup masuk akal, "kata Invisible Man.
Tüm iş bu mantıksız bulunuyor başından sonuna kadar. "Oldukça makul," Görünmez Adam "dedi.Todo el asunto - no es razonable desde principio a fin. " Bastante razonable ", dijo el hombre invisible.
Tüm iş bu mantıksız bulunuyor başından sonuna kadar. "Oldukça makul," Görünmez Adam "dedi.Todo o negócio - não é razoável a partir de começo ao fim. " bastante razoável ", disse o Homem Invisível.
Tüm iş bu mantıksız bulunuyor başından sonuna kadar. "Oldukça makul," Görünmez Adam "dedi.Toute l'affaire - il est déraisonnable de début à la fin. " tout à fait raisonnable ", dit l'homme invisible.
Tüm iş bu mantıksız bulunuyor başından sonuna kadar. "Oldukça makul," Görünmez Adam "dedi.Vse skupaj - to je nerazumno od začetka do konca. " Precej primerno, "je dejal Invisible Man.

İlgili Sayfalar