başından ile cümle
başından kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Yıllık üretim toplamı daha savaşın başından bu yana dört kat arttı.Tổng sản lượng hàng năm đã tăng gấp bốn lần kể từ khi bắt đầu cuộc chiến.
Altıncı sezon başından bu yana, Ellen Yüksek çözünürlüklü yayın yapmaktadır.Kể từ mùa thứ 6, Ellen đã được phát sóng ở độ phân giải cao.
Hollywood'un klasik kara film dönemi, 1940'ların başından 1950'lerin sonuna kadar uzanır.Phim đen Hollywood kỷ nguyên vàng thường được coi là kéo dài từ đầu những năm 1940 đến cuối những năm 1950.
1790'ların başından 1816'ya kadar etkindi; 1820'lerin ortalarına kadar faaliyetini sürdürdü.Nó tồn tại từ đầu thập niên 1790 đến năm 1816, nhưng tàn dư của nó kéo dài đến tận thập niên 1820.
Bu, operasyonun başından beri gerçekleşen en ölümcül saldırıydı.Đây cũng là trận đánh có thương vong lớn nhất kể từ khi chiến tranh bắt đầu.
Oyunun başından itibaren karaktere yardım ediyor.Ban đầu, nhân vật này giữ vai trò người dẫn chuyện.
Çekimin en başından itibaren gemide o gece ne yaşandığına ilişkin çok net bir fikirleri vardı.Ngay từ khi bắt đầu quay, họ đã có "một bức tranh rất rõ ràng" về những gì đã xảy ra với con tàu đêm đó.
Fakat Aodhan, başından beri farklı bir şey istemektedir.Tuy nhiên, vào cuối đời, Proudhon thay đổi một số quan điểm trước kia của ông.
Yapımcı filmin başından sonuna dek film çekiminin her aşamasında bulunur.Họ tham gia vào tất cả giai đoạn của một dự án làm phim từ lúc bắt đầu đến lúc kết thúc.
Amerika tapirinin kılları koyu kahverengidir ve başından boynuna kadar uzanan kısa dik bir yelesi vardır.Heo vòi Nam Mỹ có bộ lông màu nâu sẫm và có một bờm ngắn, dựng lên chạy từ đầu tới sau cổ.
Başından geçenleri ve üzüntülü geçen hayatını anlatmaktadır.Cô tin tưởng kể cho anh về quá khứ đau buồn của mình.
Filmde, Will Salas'ın başından geçen hikâye anlatılır.Tôi tin rằng ông đang nói đến thời điểm Wille qua đời.
Berlin’e gitmeyi en başından istemeyen Marić, şehirde gittikçe daha mutsuz hale geldi.ベルリンに行きたがらなかったミレヴァは、この街で徐々に不幸せになっていった。
Kolombiyalı sürücü, kariyerinin başından beri Café de Colombia'nın sponsorluğundadır.カフェ・デ・コロンビア(Café de Colombia)は、彼のレーサー経歴の初期からスポンサーとして支援している。
Clarke evliliği hakkında "başından beri uyumsuz bir evlilikti" dedi.クラークは「この結婚は最初から間違いだった」と述べている。
Hazar en başından itibaren bu fikre karşı çıkar.ハガナーの指導者は初めはこのアイデアに反対であった。
2007 yılının başından bu yana elektronik aylık bilet sistemi kullanılmaktadır.2007年9月からは、電子航空券の運用を開始した。
Başından geçenleri ve üzüntülü geçen hayatını anlatmaktadır.そこで自身の悲惨な過去を打ち明ける。
Aslında her şey başından beri planlıdır.誰もが、最初から計画されたものだろうと思ったのである。
Filmin konusu 15 yaşında bir CIA ajanının başından geçen komik olaylardır.弱冠15歳の少年がCIAのエージェントとして活躍する姿を描いたスパイ・アクション・コメディ映画。
Warner Bros. 1990'ların başından beri Westworld'ün yeniden yapımını düşünüyordu.ワーナー・ブラザースは1990年代初頭から映画『ウエストワールド』のリメイクを検討していた。
Zaten karakterleri (ya da karaktersizlikleri) filmin hemen başından itibaren ortaya dökülür.自身も映画初出演ながら脚光を浴びる。
2008 başından beri Rubin takımında oynamaktadır.2008年からはトップチームでプレー。
Litvanya'daki yerleşimlerinin en başından beri Lipka Tatarları olarak bilinmektedirler.リトアニアに移住して来た当初から、彼らはリプカ人として知られた。
Paragraf, herhangi bir yazının bir satır başından öteki satır başına kadar olan bölümüne denir.ある文字列の接尾部とは、その文字列の先頭から1文字ずつ文字を除いていった残りの部分文字列全体を指す。
Başından beri yapamadığımı biliyordun.君は, 私ができないことをずっと知ってた
2010 yılına kadar ürün, 2000'lerin başından önce Clinic Clear ve Clinic adı altında Tayland'da satılmaktadır.直到2010年,该产品在21世纪初以名称Clinic Clear和Clinic在泰国销售。
Kolombiyalı sürücü, kariyerinin başından beri Café de Colombia'nın sponsorluğundadır.史蒂文从他的职业车手生涯之初就由哥伦比亚咖啡赞助(Café de Colombia)。
Litvanya'daki yerleşimlerinin en başından beri Lipka Tatarları olarak bilinmektedirler.立陶宛韃靼人從他們在立陶宛居住的一開始,就被稱為利普卡。
Hollywood'un klasik kara film dönemi, 1940'ların başından 1950'lerin sonuna kadar uzanır.一般認為,好莱坞经典黑色电影时期從1940年代持續至1950年代末。
Çoban sonradan başından geçenleri anlatır.之后牧人会给出下一条线索。
Başından geçen bir evlilikten sonra, Amerika'ya yerleşir.離異後再婚,長於美國居住。
2008 başından beri Rubin takımında oynamaktadır.他從2008年開始就入選美國國家排球隊。
Clarke evliliği hakkında "başından beri uyumsuz bir evlilikti" dedi.克拉克评价,“这段婚姻从一开始就存在不可调和的矛盾”。
Gerçekte de bir kadının başından geçmiş olayları anlatır.它只是展现出了发生过的某事的真相。
Bu birliklerin çoğu savaşın başından bu yana çatışma içindedir.大多数当地居民在战斗一开始就逃离了该地。
Yehuda'nın bakış açısıyla İsa'nın başından geçenleri anlatmaktadır.路加福音用另一個角度來描寫耶穌的降生。
Müze 2013 yılı başından beri kapalıdır; yeniden açılması 2016'nın ilk yarısına planlanmıştır.2013年,博物館開始進行翻新,並預計在2018年重新開幕。
Temmuz başından itibaren hasat edilmeye başlanır.7月起開始正式供水。
Başından geçenleri burada ayrıntılı olarak New York Herald Tribune gazetesine anlatır.此后在《纽约先驱论坛报》(New York Herald Tribune)任记者。
Hollywood'un klasik kara film dönemi, 1940'ların başından 1950'lerin sonuna kadar uzanır.할리우드의 고전적인 필름 누아르 시기는 일반적으로 1940년대 초에서 1950년대 말에 걸쳐있다.
Ama başından beri bu evlilikten memnun değildi.이러한 결혼들은 시작도 좋지 못했다.
Ona başından geçenleri anlatır.이에 대해서는 앞에서 설명했다.
Çoban sonradan başından geçenleri anlatır.앵무새는 다음을 뜻하기도 한다.
Çünkü filmin başından beri işlenen bir sistem şiddeti vardır.시작 때 제국이 강습을 행하는 동영상이 나온다.
Fakat Aodhan, başından beri farklı bir şey istemektedir.하지만 시노드는 시작부터 우여곡절이 많았다.
Bu açık tabut cenazeleri tarafından eğer kurban başından hasar görmüşse yapılan bir şeydir.이 유골 무덤들은 연령대가 유사하다는 것으로 보면 우연이 아님을 보여준다.
1922'den itibaren unvan sahipleri de şampiyonaya en başından başlayarak devam ettiler.החל משנת 1922 גם אלופים היו צריכים לעבור את כל שלבי התחרות.
Jamie bu hikâyeye başından başlarken, Cathy sondan başa doğru anlatır.כשג'ייני מסיימת את סיפורה, היא מרגישה לבסוף שלמה עם עצמה.
Aslında her şey başından beri planlıdır.בסוף מתברר שהכל תוכנן מראש.
Şâir, başından geçen aşk mâceralarını hikâye eder.הספר סוקר את תולדות תנועת ההתנחלות מראשיתה.
Ona başından geçenleri anlatır.אומר את מה שעולה לו לראש.
Kaza sırasında başından kaskı, elinden eldivenleri çıktı.במנוסתו שמט אחריו מניפה וכפפות.
Bu birliklerin çoğu savaşın başından bu yana çatışma içindedir.רוב הכפריים ברחו עם תחילת הקרב.
Sabri ise "Maçın başından sonuna kadar bir bütün oynadık.התזמורת שהמשיכה לנגן עד הסוף...
Başından beri ordu yardımı ile elde ettiği gücü nedeniyle gözden düşmüştü.הם ניצלו ברגע האחרון הודות לכוחות ההגנה.
Fakat Aodhan, başından beri farklı bir şey istemektedir.לעומתו ניוטון הניח כי קיימת תאוצה מוחלטת.
En başından beri Fransız Sistersiyen manastırlarında bira üretimi yapılmaktadır.От самото начало бирата, произведена във френските цистерциански манастири, се прави по строги правила.
Fakat çeşmeler ve ışıklandırmalar 1990'lı yılların başından bu yana nadiren çalıştırılır.От началото на 1990-те години, фонтаните и светлините работят много рядко.
Bu, işlemleri serinin başından itibaren tekrar ve tekrar ederek kullanılabilir.Това няма да му помогне защото призраците се връщат отново и отново.