başında ile cümle
başında kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Dünya Kupası sonrası 4 maçta daha takımın başında yer aldı.Dessutom får den senaste världsmästaren delta utöver det egna landets fyra startplatser.
1968-69 sezonu başında Samsunspor'a transfer oldu.Redan säsongen 1968/1969 nådde laget uppflyttning till 1.
Kim Possible dizinin başında en iyi arkadaşı Ron Stoppabledir.Kims bästa vän Ron Stoppable, har också problem.
1980'lerin başında parti-ordu ilişkileri silahlı kuvvetlere kaynak ayrımı konusu nedeniyle gerginleşmiştir.I slutet av 1980-talet växte motståndet mot honom från flera olika väpnade grupper.
20 yüzyılın başında Avam Kamarası üstünlüğü açıkça kurulmuştur.Underhusets överhöghet blev tydligt fastställd under början av 1900-talet.
2005 sezonunun başında kulübün adı doğrudan doğruya I'Park olarak değişti.Inför säsongen 2005 bytte klubben namn till Busan I'Park.
2008 sonunda Falls Festival'de , 2009 yılı başında "Sunset Sounds Festival"de performans sergiledi.I 2008 års slutspel så började det mycket bra för Phoenix Suns.
(Bu durum oyunun başında anlaşmaya bağlıdır.(Beroende på vilken karaktär man är i spelet.)
Grizzly Bear, 2000'lerin başında söz yazarı Ed Droste'ın takma adıydı.Grizzly Bear började som ett soloprojekt av Ed Droste.
Her eyalette yürütme kuvvetinin başında bir vali vardır.Varje huvudläger har en guvernör i ledningen.
Bölümlerin bir saat uzunluğunda olacağı ve serinin başından yani Kemikler Şehri'nden başlayacağı açıklandı.Avsnitten kommer att vara en timme långa (50 minuter speltid) och starta från den första boken, City of Bones.
Trap, 1990'ların başında ABD'nin güney eyaletlerinde ortaya çıkan bir müzik tarzı.Trap är en musikgenre som härstammar från 1990-talets södra USA.
Bunların başında Bourbon sülalesinin mensupları gelmektedirler.Dessa flaskor gavs till bryggeriets personal.
Türkler Vadili'ye 17. yüzyılın başında yerleşmeye başlamışlar.Ryssarna brände ner Torneå under början av 1700-talet.
Eğer oyunun başında açılırsa, kart ortaya atılır ve yeni kart seçilir.Lyckas detta vänds korten bort och utgår ut spelet.
O dönemde Robert Mugabe ZANU-PF partisinin başındaydı ve oy çoğunluğunu sağlamıştı.I Zimbabwe meddelas det att Robert Mugabes parti Zanu-PF har vunnit en majoritet av platserna i parlamentet.
İlk kez 1990'ların başında Avrupa'da satıldı.I Europa började den säljas i mitten av 1990-talet.
Dizide New York'ta yaşayan 20'li yaşlarda yakın arkadaşların başından geçenler anlatılmaktadır.Handlingen kretsar kring en grupp vänner i 20-årsåldern i New York.
11 Nisan 1968'de öğrenci hareketlerinin öncüsü ve sözcüsü Rudi Dutschke başından vuruldu.Den 11 april 1968 utsattes studentledaren Rudi Dutschke för ett mordförsök.
1947 yılı başında Londra'ya geçti.1947 började förhandlingar i London.
Günümüzde her iki cinsiyette de kanserden ölümlerinin başında yer almaktadır.Vid båda tillfällena ska det vara personer som hade blivit helade från cancer.
Dolayısı ile isminin başındaki "küp" sözcüğünün buradan geldiği söylenmektedir.Det är från hennes namn ordet hygien har sitt ursprung.
2004-05 sezonunun başında ligin adı EFL League Two olarak değiştirildi.Inför säsongen 2004/05 bytte Division 2 namn till League One.
Bana aklı başında birisini gönder.Ta någon i hampan – Läxa upp någon.
1990'ların başında ünü özellikle de İspanyolca'nın konuşulduğu ülkelerde büyümüştür.Framgångarna och populariteten ökade under 1990-talet, särskilt i spanskspråkiga länder.
Orta Dünya üzerine yazılmış olan kitap Bilbo Baggins ve başından geçen maceraları konu almaktadır.Flera av verserna är skrivna av Bilbo Bagger och andra hober i hans omgivning.
Çak’ların başında bir Ulu Çak bulunur.Na Konicích är en kulle i Tjeckien.
Tropikal kuşaklarda yerel bitki örtüsüne zarar veren işgalci türlerin başındadır.Inom släktet finns exempelvis arter som är användbara för växtfärgning.
Canio'nun aklı başından gitmiştir ve temsile devam edemez.Lamia förlorade förståndet, men det slutar inte där.
Fakat daha sonra basketbola döndü ve 2001 yılı başında İTÜ ile anlaştı.Strax efter sålde han det och köpte tillbaka det 2001.
1945 başında, Dachau toplama kampına transfer edildi.I april 1945 flyttades Philipp till koncentrationslägret Dachau.
Alanında Japonya’nın en önemli kültür yapılarının başında gelmektedir.Denna hör till de viktigaste händelserna inom japansk kultur.
Görevi başında iken 25 Ocak 1952 yılında Reykjavik'te hayatını kaybetmiştir.Han avled 25 januari 1952 i Reykjavik knappt ett och ett halvt år innan hans ämbetsperiod var helt avslutad.
2002 kışında yapılan sözleşme sonucunda ilk uçaklar yaz ayı başında teslim edilmiştir.De första moderniserade planen levererades till flygvapnet under sommaren 2011.
2006 yılının başında İTİCÜ'den ayrılmıştır.Några av oppositionspartiets företrädare fängslades under början av 2006.
Kolombiyalı sürücü, kariyerinin başından beri Café de Colombia'nın sponsorluğundadır.Ända sedan starten av karriären har Steven varit sponsrad av "Café de Colombia".
Takımın başında Hollandalı Pim Verbeek vardır.I krukmakeriet arbetade holländska drejare.
Türk deyimlerinden biri de şöyledir: "Dam başında saksağan, vur beline kazmayı!"Den drabbade skulle säga: "Jag har blemmor på tungan!"
Uyandığında yanı başında duran yemek ve suyu fark eder.När de vaknar ser till sin förvåning att mat och vin har ställts fram.
1950′lerin başında İstanbul’a taşındı.I början av 1950-talet flyttade han till Sverige.
1942'nin başında da, Montreal merkezli ağırsiklet şampiyonluğu unvanını elde etti.1942 var han även baserad i Montréal som "heavyweight champion".
Savaşın başında Mısır, 160,000 askerinden 100,000'ini Sina Yarımadası'na yerleştirmişti.Kina fortsatte i början av 1996 att mobilisera 100 000 soldater längs kusten.
Yanı başındaki yunusla birlikte.The Nerd! på samma scen.
Filmin başında annesini bir trafik kazasında kaybeder.En man förlorar sin dotter i en tragisk bilolycka.
Halen Nintendo Entertainment Analysis and Development kuruluşunun başındadır.Först jobbade Tanabe inom företagets Entertainment Analysis & Development-division.
Kelimenin başında veya ortasında olan vurgular için işaret kullanılmaz.Teträdolja bör inte användas i eller runt munnen.
1970'lerin başında, Muğlaspor'da oyuncu-teknik direktör olarak görev yaptı.På 1970–talet blev han ungdomsledare i Lugi.
Ölümü yeneceğine dair annesinin mezarı başında yemin eder.Han svär att hämnas deras död och bekämpa brott.
2007-2008 sezonu başında Ukrayna'nın Metalurg Donetsk takımına transfer oldu.Säsongen 2006/2007 tillbringade han med ukrainska Metalurg Donetsk innan han slutade för gott.
T-Bag, Patty’yi başından savar savmaz, işlerin böyle yürümeyeceğine karar verir.Men Tiffany tänker inte bara hjälpa Pat för ingenting utan vill ha något tillbaka i gengäld.
1990'ların başında Özgür Yazılım Vakfı tarafından GNU işletim sistemi için geliştirilmeye başlanmıştır.Under 1980-talet började arbetet med att skriva en textredigerare för det nya operativsystemet GNU.
Benn yılın henüz başında Berlin'deki bir hastahanede bir süre bakım altına alınır.De ska mötas i en källare i London dagen därpå.
Kral aynı zamanda dinin de başındaki kişiydi.I deras tankevärld företrädde kungen också handlingens princip.
1960lı yılların başında ve 1970li yıllarda diğer etkiler ortaya çıkmaya başladı.Under det sena 1960-talet och i början av 1970-talet strömmade beställningarna in.
Latios'un yeteneği; başındaki işaretle düşmanları farkedebilmektir.Great Hammer – Gör mos av dina fiender.
Ancak, yolculuk daha başından ters gitti.Men vägen dit drog ut på tiden.
Fenerbahçe camiasi tarafından her sene ölüm tarihinde Karacaahmet Mezarlığında bulunan mezarı başında anılır.Varje år hålls för Fillmore en minnesceremoni vid dennes gravplats.
2017 yılı başında bulut hizmetleri sağlayıcısı olarak Amazon Web Services'i kullanmaya başladı.I Kvastbruket påbörjades 2017 byggandet av en serverhall för AWS (Amazon Web Services).
Cansın Özyosun, dizinin Ağustos başında final yapacağını belirtmiştir.Expeditionskåren skulle därför vara redo att avsegla i början av augusti.
Tarımsal ürünlerin başında fındık gelir.Tillverkning av smycken bland tidiga jordbrukare.