başında ile cümle
başında kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
İmam Cezûlî başından geçen ilginç olaylar esnasında bir takım kerametler görmüştür.Gdy tam przebywaliśmy, poznaliśmy wielu ciekawych bohaterów.
Her ay başında, Semerkand âlimlerini çağırarak onlarla sohbet ederdi.Miesiąc ten nie mógł zostać błędnie przepisany gdyż był on przedstawiony w formie słownej.
1970'lerin sonlarında ve 1980'lerin başında ekonomik yenileşmeler başlatıldı.Pod koniec lat 80. ruszyła demokratyzacja.
Fakat Aodhan, başından beri farklı bir şey istemektedir.Everlast postanowił nagrać zupełnie coś innego niż dotychczas.
Honaz'da idari bakımdan asıl değişiklik 20. yüzyılın başında gerçekleşti.Zmiana roli audytu nastąpiła na początku XX wieku.
2000'lerin başında üye sayısı 5300'lere ulaştı.Liczba członków w najlepszym okresie osiągała 5000.
Ama savaşın başında sadece 10 tane tank savaşmaya uygundu. ^ 1 Aralık 1939'daki durum.Walki w obronie miasta trwały tylko jeden dzień – 1 września 1939.
Filmin başında şu sözler yer aldı; "Peter'a...Na początku filmu pojawiają się słowa podpisane jego prawdziwym nazwiskiem: „My Father...
17. yüzyılın başında, şehir Darién'den gelen korsanlar ve yerli halk tarafından defalarca saldırıya uğradı.W XII wieku miasto kilkukrotnie było niszczone przez piratów duńskich.
1870'lerin başında ailesi Biysk'e taşındı.Na początku 1870 jego rodzina przeniosła się do Moskwy.
1960'ların başında eşinden boşanmıştır.Za mąż wyszła pod koniec lat 60.
1960'lı yılların başında polis olarak görev yaptı.Na początku lat 90. pracował w policji.
Türk ve Tatar kuvvetlerinin başında Transilvanya'ya girdi ve Germen Ordusu'nu yenilgiye uğrattı.Tureckie i tatarskie wojska uderzyły na siły Rakoczego i zajęły Transylwanię.
Başında ise iki tane çok uzun ve sivri boynuzdan oluşan bir börk (başlık) taşır.Składa się ona z dwóch warstw włókien biegnących promieniście i okrężnie.
2009 başında, sitede listenen ürünler için uzman yorumları sisteme dahil edildi.W 2015 roku oferta firmy została wzbogacona m.in. o produkty z kategorii smart.
Scala, Eylül ayına kadar takımın başında kaldı ancak takım istenen lig seviyesine ulaşamayınca kovuldu.Hrabia pozostał na kontynencie do końca października, ale posiłków nie udało mu się wytargować.
Bu yönetimin başında bulunanlar, eski ayrılıkçı yönetiminde yer alan kişilerdir.Należy do grona osób, które tworzyły początki obecnego Wydziału Zarządzania.
Ziyaret, basında "Tarihi Buluşma" olarak nitelendirildi.Media określiły rezultaty Universidadu w tych spotkaniach jako „historyczny wstyd”.
Ağustos ayının sonunda başlayan festival, eylülün başında sona erer.Impreza rozpoczyna się pod koniec sierpnia, a kończy na początku września.
2006 yılının başında İTİCÜ'den ayrılmıştır.Na początku roku 2006 podała się do dymisji.
Altmışlı yılların başında Sovyet vatandaşlığına kabul edildi.Na początku XXI wieku przyjął obywatelstwo rosyjskie.
İngiliz gizli servisi MI6'nın başında bulunan ve 007'nin amiri olan karakterdir.Jest to pierwszy film o agencie 007, w którym MI6 współpracuje z KGB.
Bu terfi onu Rus Kafkas Ordusunun başında olmaktan çıkardı.Powstanie jej łączyło się z wzniesieniem tam rosyjskiego garnizonu wojskowego.
Yüzyılın başında ABD`ye göç etti, 8 yıl sonra da oğul John dünyaya geldi.W 1810 roku przyszedł na świat syn John, a dwa lata później, syn Martin.
20. yüzyılın başında Avrupa, ittifak ve İtilaf devletleri olarak iki büyük cepheye ayrılmışlardı.Tak więc Europa na początku XX wieku została podzielona na dwa wrogie sobie obozy: ententę i trójprzymierze.
1999-2000 sezonunun başında Beşiktaş'a döndü.Już na początku sezonu 1999/2000 odniosła kolejną kontuzję kolana.
Kantonların kendi hükümetleri ve bu hükümetin başında bulunan başbakanları vardır.Dominia posiadały własne parlamenty i odpowiedzialne przed nimi rządy z premierem na czele.
Dizi 5 Ekim 2015 başında 22:00 de Pazartesi ve Salı günleri KBS2 'de yayınlanmıştır.Serial był emitowany na stacji KBS2 od 8 grudnia 2014 do 10 lutego 2015 w poniedziałki i wtorki o 22:00.
Marie Antoinette, uzlaşma ihtimali konusunda devrimin başından beri şüpheciydi.José Revueltas od początku miał rewolucyjne poglądy.
1970'li yılların başında Almanya'ya gitmiştir.Na początku lat 60. wyjechał do Niemiec.
2005 başında bu Vikipedi dili kilitlensede daha sonra yeniden açılmıştır.Następnie, z początkiem 2015 roku, odświeżone zostało logo rozgłośni.
2005 yılı başında The Game, G-Unit ile bir kavgaya başladı.Tidigt år 2005 blossade det upp en fejd mellan The Game och G-Unit.
1990'ların başında genç bir çift lambaları başarılı bir şekilde üretmeye ve pazarlamaya başladı.Under det tidiga 1990-talet började ett ungt par att tillverka och sälja lamporna med framgång.
Kariyeri 2001 yılında BZRK Records'un başındaki Dj Buzz Fuzz'a bir demo kaydı göndermesinden sonra başladı.Hans karriär började år 2001 när han efter ett demoinskick till DJ Buzz Fuzz blev signad av BZRK Records.
1950'li yılların başında Ibuka Amerika'ya gitti ve orada Bell Labs'in icadı olan transistörü duydu.Tidigt år 1950 reste Ibuka till USA och hörde om Bell Labs uppfinning transistorn.
17. yüzyılın başında, şehir Darién'den gelen korsanlar ve yerli halk tarafından defalarca saldırıya uğradı.I början av 1600-talet, attackerades staden flera gångar av pirater och ursprungsbefolkningen från Darién.
Bennett’e göre Şah daha sonra New York’taki Gurdjieff gruplarının başındakilerle de tartışmalarda bulunmuştur.Enligt Bennett engagerade sig Shah senare också i diskussioner med ledarna för Gurdijeff-grupper i New York.
127 Mart'ının başında Hadrianus, İtalya gezisi için Roma'dan ayrıldı.I början av mars 127 åkte Hadrianus på en resa runt Italien.
Bu gelişmeler 2009'un başında tamamlanacaktır.Detta ska vara klart i början av 2009.
İlk olarak, ileti gövdesinin özeti(hash) başından itibaren alınır ve verilen bir uzunlukta kesilir.Månen förstörs (till synes) först men förs därefter från mörkret till livet.
Tayland'da Chanthaburi eyaletinde her yıl Mayıs ayı başında Dünya Durian Festivali düzenlenir.Chanthaburiprovinsen i Thailand håller varje år i Maj Världsdurianfestivalen (World Durian Festival).
Kurtarma Teşkilatı’na para kazandırabilmek için Sophus Falck’ın aklında başından itibaren iki yol vardı.Från början såg Sophus Falck två sätt att tjäna pengar på sin räddningskår.
Békés , 20. yüzyılın başından civarında, hızla gelişti ve birçok yeni binalar inşa edildi.Vid 1900-talets början utvecklades Békés snabbt och flera nya byggnader byggdes.
Her ülke oylamanın başında birer 12 puan almıştır, yani hiçbir ülke yarışmaya sıfır puan ile başlamamıştır.Alla länder fick 12 poäng i början av omröstningen för att undvika att något land skulle hamna på noll poäng.
2013'ün başında ayrılıklarını açıklamışlardır.De separerade i början av 2010.
Üçüncü seferinde görev başındayken vefat etti.Han dödades under inledningen av sin tredje presidentperiod.
Litvanya devletinin başında cumhurbaşkanı bulunur.Premiärministern representerar Litauen i Europeiska rådet.
1960'ların başında Coetzee Londra'ya taşındı.I början av 1960-talet hade Remey flyttat till Italien.
Seksenli yılların başından beri 20 milyondan fazla albümleri satılmıştır.De har sålt över 20 miljoner exemplar av sina album sedan början av 1980-talet.
1970'lerin başında Paris'e taşındı.I slutet av 60-talet flyttade han till Paris.
Daha sonra 1960'lı yılların sonunda 2.7'ye ve 1980'li yılların başında ise 1.6'ya düşmüştür.Senare har siffran sjunkit drastiskt, från 2,7 under sena 1960-talet till 1,6 i början var 1980-talet.
20. yüzyılın başında bisiklet üretimi yanında, Coventry'de otomobil üretimine de geçildi.Från mitten av första årtiondet byggde man även större bilar vid fabriken i Coventry.
İsveç, tüm bunlardan dolayı kişi başında düşen gayrı safi millî hasıla bakımından ilk beşteki yerini kaybetti.Därmed hade Sverige fått sin första vinst, efter totalt femton försök.
Daha önce Bujumbura şehrinde olan başkent 2019 yılının başında Gitega şehrine taşınmıştır.Bujumbura var fram till 2018 huvudstad i Burundi, då istället Gitega blev huvudstad.
1950'li yılların başında oldukça başarılı bir dönem geçirdi.1950-talet innebar en framgångsrik period.
Bolşevik basında aktif rol aldı.Pawneespejarnas insatser prisades givetvis i pressen.
Apple II büyük bir başarı kazanarak 1970'lerde ve 1980'lerin başında en çok satan kişisel bilgisayar olmuştur.Apple II var en av de mest populära persondatorerna under sent 1970-tal och fram till tidigt 1990-tal.
Başındaki bir pervane sayesinde uçabilir ve düşmanlarına diken atabilir.Han kan flyga tack vare en propeller på huvudet och han kan kasta pilar på fienden.
Oyunun başından itibaren karaktere yardım ediyor.Detta gör att man redan från början av satsen uppfattar dess karaktär.
Böylece start düzlüğünde yarış başında gerçekleşen kazaların önüne geçilmesi planlanmıştır.Startordningen bestäms av positionerna som förarna hade under kvalet inför tävlingen.