başında ile cümle
başında kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
1948'de ise Ferro Carril Oeste'nin başında bulundu.Zanim w 1999 roku trafił do Europy występował w Ferro Carril Oeste.
Bana aklı başında birisini gönder.Skład kadry na ME. .
2015 yılı başında gruba Enes Evci (Elektro Gitar) ve Burçin Bülbül (Bas Gitar) dahil oldu.Pod koniec 1986 powstał trzeci (wzbogacony brzmieniowo o gitary) skład grupy.
Öykünün başında okuyucuya Babe tanıtılır.Mówi to pan Poe w Przykrym początku.
Grevin başında Brendan Hughes vardı.W postać wcielił się Brendan Hughes.
Her yıl Haziran ayının başında "Çilek Festivali" düzenlenmektedir.Co roku w czerwcu jest tam organizowana "Rościminiada sobótkowa" z okazji rozpoczęcia lata.
2005 yılının başında da Kanada'da çıktı.Na początku 2012 roku wyjechał z nią do Kanady.
Yıllık üretim toplamı daha savaşın başından bu yana dört kat arttı.W pewnym momencie zboże kosztowało sześć razy więcej niż przed rozpoczęciem konfliktu.
2000 yılının başında De Get Yalan Dünya albümünü çıkardı.Na początku 2000 zespół wydał debiutancki album Futile.
Serinin başında 11 yaşındadır.Na początku serialu ma 11 lat.
1950'li yılların başında, bir bilgisayar eş zamanlı olarak birden fazla program çalıştıramıyordu.W 1952 roku brakowało komputera wystarczająco silnego, aby uruchomić program.
Bu eserlerin başında şehirle ilgili çok umumi bilgiler verilir ve şehre övgü düzülür.Wkrótce dochodzi do cudownych uzdrowień, które rozsławiają miasto.
Eylül 1944 başında 9 tane partizan tugayı vardı.Pod koniec sierpnia miał 9% zwolenników.
Kasım başında tekrar bilincini kaybetmeye başladı.Kate w tym czasie odzyskuje przytomność.
Bunlar; sene başındaki başlangıç bayramı, yıl sonu ziyafeti, Cadılar Bayramı ve Noel'dir.Tu każdego ranka jest wiosna, za dnia - lato, wieczorem jest święto Halloween, a nocą Boże Narodzenie.
50'lerin başında Roma'da annemle yalnızdım.Urodzona w w Rzymie, w wieku pięciu lat wyjechała z rodziną do Francji.
Tropikal kuşaklarda yerel bitki örtüsüne zarar veren işgalci türlerin başındadır.Jak gatunki inwazyjne wpływają na lokalną faunę?
Senggigi ve Gili Adaları bunun başında gelir.Wiele rzek i strumieni bierze tu swój początek.
Bu geçiş ve istilayı yeni yıl başında yapmayı planlamakta idi.Pierwsze zajęcia i wycieczki wioślarskie rozpoczęto jeszcze w tym samym roku.
1990'ların başında, Başbakan Alassane Ouattara'ya Teknik Danışman olarak çalıştı.W latach 1990–1993 pełnił funkcję doradcy technicznego premiera Alassane'a Ouattary.
Fenerbahçe'de voleybol 1950'lerin başında tekrar canlandı.W rankingach retrospektywnych Bolesławski osiągnął w 1950 r.
Bu gelişmeler 2009'un başında tamamlanacaktır.Akcja rozpoczyna się pod koniec 2009 roku.
Takım kurulduğundan beri, yani yaklaşık 10 yıldır takımın başındadır.W sumie w zespole występował przez dziesięć lat.
Uyap'ın kullanıcılarının başında yine zabıt kâtipleri gelmektedir.W życiu Ushi pojawiają się inni mężczyźni.
Kral aynı zamanda dinin de başındaki kişiydi.Król zadłużył się też u kościoła.
19. yüzyılın başında, İspanya'da siyasi durum son derece karışıktı.Pod koniec XIII w. sytuacja polityczna Japonii była skomplikowana.
Ancak 1980'lerin hemen başında bazı hukukî nedenlerden dolayı kapatıldı.W związku z działalnością polityczną w latach 80. był kilkakrotnie aresztowany.
20. yüzyılın başında.Początek XX wieku.
1930'ların başında anti-Nazi görüşlerini açığa çıkarmıştır.Na początku lat 30. porzucił poglądy komunistyczne.
1990'ların başında White'ın sağlığı hızla bozuluyordu.Wiosną 1990 roku, zdrowie Ryana uległo gwałtownemu pogorszeniu.
Yaz başında hasat edilir.Tarło odbywa się na początku lata.
Hogwarts Ekspresi yeni yılın başında öğrencileri bırakmak için Hogsmeade'deki istasyonda durur.Ekspres Hogwart zatrzymuje się na stacji w Hogsmeade.
Çok partili siyasi sistemin bulunduğu ülkede hükümetin başında başbakan bulunur.Zgodnie z nią, dominującą pozycję w systemie politycznym zajmował rząd na czele z premierem.
Bu alanların başında çatışma analizi ve strateji konuları gelmektedir.Należy brać to pod uwagę podczas dokonywania analizy cykliczności występowania konfliktów zbrojnych i wojen.
Terim, XVIII. yüzyılın başından beri kullanılmaktadır.Symbol ten używany był już od początków XVIII wieku.
Deliriyorum, uzun aralıklı ve berbat aklı başında dönemler geçirerek."Postradałem rozum, choć towarzyszyły temu długie przerwy okropnego pozostawania przy zdrowych zmysłach”.
1960'ların başında kent nüfusu, ülke nüfusunun yüzde on altısı olan 390.000'e kadar yükseldi.Populacja miasta na początku lat 60. wzrosła do 390 tys., co stanowiło 16% ogółu mieszkańców kraju.
1998 yılı başında internet üzerinden yayın başlamıştır.Na początku roku 2006 został uruchomiony radiowy dostęp do Internetu.
Oyuncu kariyerinin başında henüz 26 yaşındayken öldü.Swoją karierę aktorską rozpoczął w wieku 26 lat.
Şartröz manastırlarında keşişlerin başında bir başrahip bulunmaz.W Mytkach nie rezyduję obecnie żaden duchowny.
Bunların başında adrenerjik uyarılmaya duyarlılık gelir.W tym zakresie wzmacniają działanie adrenaliny.
1970'in başında grup üyelerinde birçok değişiklikler oldu.Od wczesnych lat 70. nastąpiło wiele zmian w składzie zespołu.
Bu sefer Sır Falstaff'in aklı başındadır ve saklanmak istemez.Podejrzewała przy tym, że Fulbert nie będzie w stanie i nie będzie chciał zachować tajemnicy.
Lamont 15 Şubat 1999'da başından ve göğsünden birkaç kez kurşunlandı.15 października 2003 roku Bruce został postrzelony rykoszetem powyżej kolana oraz w głowę.
2015 yılının başında Asla Vazgeçmem dizisinde oynamıştır.W sezonie 2015 nie wystartował w rozgrywkach.
1990'lı yılların başında Philadelphia Temple Üniversitesi'nde eğitim gördü.Od 1999 do 2000 studiował w Temple University w Filadelfii.
Bu resimde 6 köylü yediği insanların kalıntılarının başındalar.Liczy ona 24 mieszkańców zamieszkałych w sześciu gospodarstwach rolnych.
Dava ulusal ve yabancı basında geniş yankı buldu.Publikuje na łamach prasy krajowej i zagranicznej.
1943'ün başında Almanya'nın zırhlı birlikleri ağır kayıplar vermişti.W roku 1941 oddziały w nie uzbrojone poniosły ciężkie straty.
Genellikle Ağustos ayının başında başlayan festival toplam üç gün sürer.Festiwal odbywa się na początku sierpnia i trwa trzy dni.
O günden beri Formula 1 direksiyonu başında hiçbir sürücü hayatını kaybetmemiştir.Mimo to nie został etatowym kierowcą Formuły 1.
1990'lı yıllarından başından itibaren kültür-sanat ve vakıf alanında da faaliyetlere başladı.W latach 90. rozpoczął działalność biznesową w branży bankowej i finansowej.
"Borman: TMT'nin kasasının başındaydım".Krystyna Janda) „Na kulawej naszej barce” (muz.
Her bölümün başında Oyuncak Dünyası deyimiyle ile başlamaktadır.Każdy odcinek rozpoczyna się czołówką pod tytułem All Around The World.
Cami, köşe başında kalmıştır.Za rogiem czeka na nich pan Witek.
Soğan olarak dikilen bu bitki, Şubat ayı sonu veya Mart ayı başında çiçek açar.Rozmnaża się przez siew owoców pod koniec marca lub na początku kwietnia.
Tampere, 20. yüzyılın başında Finlandiya'nın birçok önemli siyasi olayının merkeziydi.Na początku XX wieku Tampere było głównym ośrodkiem przemysłowym Finlandii.
Kitabın başında şu sözler yer almaktadır.Na początku książki znajduje się jej opis.
Bunların başında hesap çalınmaları ve soygunları gibi önemli şikayetler gelmiştir.Rozpoczęły się zwykłe przy takich okazjach rekwizycje i rabunki.
2013-14 sezonu başında ise Fethiyespor ile anlaşmıştır.W sezonie 2013-14 regularnie trenował z pierwszym składem.