başında ile cümle

başında kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Aslında her şey başından beri planlıdır.Deze was reeds vanaf het begin gepland.
1970'in başında grup üyelerinde birçok değişiklikler oldu.Aan het begin van de jaren zeventig vinden veel veranderingen plaats.
2010 yılının başında ise Galatasaray Medical Park'a transfer olmuştur.In 2011 tekende hij een contract tot medio 2013 bij Galatasaray Medical Park.
Böyle tandır başında anlatılan masal, hikâye vs.lere tandırname denirdi.Nu zijn ze even uit het verhaal zegt de saga.
Hitchcock bu filmde cameo'sunu filmin başında yapar.Hitchcock heeft een cameo aan het begin van de film.
Bir yandan da cami merdivenin başında heybetli bir ses ile Fetih Suresi okunuyordu.In het begin een duister klinkende dalende toonladder.
Serinin başında 11 yaşındadır.Aan het begin van de serie is hij 11 jaar oud.
Albümün başında ilginç bir giriş paragrafı vardı: "İyi akşamlar.De eerst uitzending werd ingeluid met de woorden: Goedenavond!
1990'lı yılların başında politik bir rehabilitasyona başladı.Tijdens de jaren vijftig begon een ideologische rehabilitatie.
20. yüzyılın başında.Begin 20e eeuw.
Joannes'im ölümünden üç gün sonra, Aëtius büyük bir Hun ordusunun başında geri döndü.Drie dagen na Iohannes' dood arriveerde Aetius met een groot leger van de Hunnen.
Lionsgate'te film dağıtım işinin başında yer aldı.De filmrechten van de serie zijn verkocht aan Lionsgate.
Başında ise Hüsamettin (Ertürk) Bey bulunmaktaydı.Op de koer stond het (al dan niet gemeenschappelijk) sanitair.
Bunların başında ise fiyatı geliyor.Hier komt de rente dan nog bij.
1970'li yılların başında hizmete girmiştir.Hij had succes aan het begin van de jaren zeventig.
Başında komik bir başlığı vardır.Er staat een heel hoge premie op zijn hoofd.
Siyasi olduğu açık olan bu eylem basında tepki topladı.In de politiek werd ontstemd gereageerd op de onthulling.
Michael şarkının başında bir vince biner ve vinç havaya kalkmaya başlar, Michael şarkı söylemeye başlar.Na deze intro begint een akoestische gitaar te spelen, waarna Michael begint te zingen.
Bu, operasyonun başından beri gerçekleşen en ölümcül saldırıydı.Dit is de zwaarste aanslag op de missie tot dusver.
Ancak kadınlar hala evinde işinin ve çocuğunun başındadır.Thuis heeft ze te touwtjes in handen, zowel bij haar man als bij de kinderen.
Notlarına göre; yolculuğun başında, her şey yolunda gitti.Op de dag van vertrek lijkt alles mis te gaan.
2011 yılı başında NBA Development League takımı Maine Red Claws'a gönderilmiştir.Op 14 januari 2011 werd Bradley naar de Maine Red Claws in de NBA Development League gestuurd.
Bunların başında "challenge"lar gelmektedir.Vervolgens krijgen de modellen een 'challenge'.
TRS konnektörü ilk olarak 20. yüzyılın başında telefon santrallerinde kullanılmak üzere üretilmiştir.De TRS-plug is uitgevonden voor het gebruik in telefooncentrales in de 20e eeuw.
Ayrıca polis olayın başından bu yana saldırının rastgele olduğunu sanıyordu.Daarnaast gedraagt de hond van de buurman zich agressief sinds de aanval.
2002 Mart başında 1,000 kişiye ulaştılar.In maart 2002 was hun aantal gegroeid tot boven de duizend.
Bunların başında kuşkusuz köpek ve kedi gelir.Ook afstammelingen van honden en katten komen op Pern voor.
Sonraki sezonun başında Giresunspor'a bir yıllığına kiralandı.Een jaar later werd hij voor een seizoen uitgeleend aan Inegölspor.
Böylece 70'li yılların başında yeni bir endüstri doğdu.Vanaf de jaren 1970 kwam er een industrieterrein.
Genç kız başından geçenleri kraliçeye anlatır.Het verhaal vertelt niet hoe het afloopt met de koningin.
Burada 2010-2011 sezonunun başından itibaren altyapı antrenörü olarak görev almaktadır.Vanaf the seizoen 2012-2014 is hij actief als trainer.
Bu gelişmeler 2009'un başında tamamlanacaktır.De veranderingen moeten zeker eind 2009 af zijn.
Sırt yüzgeci başından kuyruğuna kadar uzanır.Deze strepen lopen van vooraan de kop tot op de staart.
Bunun için, ya çok büyük yapılması ya da başında her an birinin beklemesi gerekiyordu.Dit betekent dat men ofwel een zeer intense bundel nodig heeft, ofwel lang moet wachten.
Basında çıkan haberler göre satış fiyatı 1.8 milyar Euro idi.Het belang had, op het moment dat dit bekend werd gemaakt, een marktwaarde van US$ 1,8 miljard.
1 yıl oynayıp sezon başında ise İtalyan kulübü Juventus'a transfer olmuştur.Al na één seizoen maakte hij de overstap naar de Italiaanse topclub Juventus.
Einsatzgruppe C : başında SS-Gruppenführer Otto Rasch vardı.Aan het hoofd stond SS-Oberführer Otto Reich.
Deliriyorum, uzun aralıklı ve berbat aklı başında dönemler geçirerek."'Ik voel mij oud en afkeerig van strijd'.
3 gün sonra bir BÇG belgesi daha basında yer aldı.Zes weken eerder was hem een nieuw paspoort verstrekt.
Turan, basında çıkan bu haberleri yalanladı.Turner zegt dan dat hij met het verhaal naar de pers is gestapt.
Barney ile Robin, sezon başında kısa bir süreliğine çıkarlar.Barney en Robin hadden ondertussen een relatie tijdens de zomer.
1990'ların başında, jaguarların yaşam alanları Güney Kaliforniya ve batı Teksas'a kadar kuzeye uzanıyordu.Aan het eind van de jaren dertig reisde de Carters naar het zuiden van de staat Texas.
1946 yılının başında Demokrat Parti'nin kuruluşunda bu partide yeniden politikaya girdi.Kort na de oprichting van de Partij van de Arbeid in 1946 werd zij lid van deze politieke partij.
Eyllul başında hava sıcak olabilir ama hava devamlı olarak soğumaya başlamıştır.Soms kan het wel kouder worden 's nachts, maar vorst komt bijna nooit voor.
Tembel bir insan olan Jimmy sürekli ot içip televizyon başında konsol oyunu oynamaktadır.Oma is een heks die altijd met drankjes en spreuken in de weer is.
Savaşın başında zaferler kazanmasına rağmen, 1632’de Lützen Savaşı sırasında öldü.Hij boekt grote successen maar sneuvelt zelf in 1632 in de Slag bij Lützen.
1960'lı yılların başında Emlak Kredi Bankası lojmanları bu mahallede kurulmuştur.Tot in de jaren 1990 was in dit gebouw de Sociale Verzekeringsbank gevestigd.
Bu birliklerin çoğu savaşın başından bu yana çatışma içindedir.Veel van deze functies had het bureau al voordat de oorlog begon.
Bu tarz oyunlardan farklı olarak oyuncu her levelin başında uçak veya halikopter seçimi yapabilir.Op ieder gewenst moment kan de speler een ander vliegtuig kiezen.
Murtagh kitabın başında çok az bulunur.In het eerste boek komt Nasuada amper voor.
1950'li yılların başında, bir bilgisayar eş zamanlı olarak birden fazla program çalıştıramıyordu.In 1970 kon lang niet iedereen over een computer beschikken.
Derin kökleriyle, rüzgar erozyonuna direnebilen türlerin başında gelir.Dichter bij de rand staan soorten die beter bestand zijn tegen de wind.
Alman orduları başında Kuzey İtalya'yı ve Roma'yı eline geçirdi ve Güney İtalyayı fetih için harekete geçti.Hij liet Rome links liggen en zeer snel had hij heel Zuid-Italië in handen.
Artık Robin, dördüncü sezonun başındaki Japonya faciasından beri Ted'le yaşamaktadır.Robin doet sinds het vierde seizoen mee in de animatieserie The Batman.
1999-2000 sezonunda APOEL Nicosia'nın başında yer aldı.In de jaargang 2009-10 zette APOEL Nicosia Kopenhagen voortijdig de voet dwars.
1700'lü yılların başında yapıldığı düşünülmektedir.De schatting is aanvankelijk dat dat 17.000 jaar geleden gebeurde.
Bu ütopyalar dini temellidir ve insanlığın başından beri vardır.Deze Traditie, als bron, bestaat reeds sinds het ontstaan van de mensheid.
2015 yılı başından itibaren Eskişehirspor'da kiralık olarak oynadı.Hij is sinds begin 2015 bij het grotere Neophyte Records.
Bu tarz 90'lı yılların başından beri özellikle internet üzerinden dağıtılmıştır.Het latrelatie-verschijnsel is vooral sinds de jaren zestig verspreid.
Sette diğer oyuncuların arasında yeni olmasına rağmen sanki en başından beri oradaymış gibi.De laatste partij bestond uit de drie spelers die samen aan de leiding stonden toen ze begonnen.

İlgili Sayfalar