başında ile cümle
başında kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Kasım 1784'ün başında Ağa Muhammed Zand kuvvetlerini Mazenderan'dan attı.No início de novembro de 1784, Aga Maomé Cã havia repelido todas as tropas Zande de Mazandarão.
2008 yılı başında Ciara, üçüncü albümü üzerinde çalışmaya başladı.No início de 2008, Ciara começou a trabalhar em seu terceiro álbum.
Mayıs başında dans festivalleri bu ağacın altında düzenlenirdi.Os primeiros batismos foram realizados em maio deste mesmo ano.
Manchester United, sezona kötü başladı ve kasım ayının başında 10. sıradaydı.O time inicia mal na nova liga, ocupando apenas o décimo lugar em novembro.
2011'de Libya İç Savaşı'nda Libya Özel Güçleri'nin başındaydı.Ela esteve presente na Guerra Civil Líbia de 2011.
Ama başından beri bu evlilikten memnun değildi.O casamento foi infeliz desde o início.
1960'ların başından başlayarak Çekoslovakya ekonomik olarak dar boğaza girmeye başladı.No início dos anos 1960, a Checoslováquia tornou-se uma economia severamente estagnada.
Torak: Ana karakter olan Torak, serinin başında 12 yaşında, saf ve meraklı bir çocuktur.Darren, aos doze anos, é um menino centrado e bastante seguro de si mesmo.
Bu boykot 2009 başında sona erdi.O namoro acabou no início de 2009.
Çift 2014 başında ayrıldı.O casal se separou em 2014.
Bu açık tabut cenazeleri tarafından eğer kurban başından hasar görmüşse yapılan bir şeydir.Porém, há dúvidas se o edifício alguma dia serviu de fato como seu túmulo.
Takımın başında Hollandalı Pim Verbeek vardır.O Wikcionário tem o verbete Holandês.
Ancak Gasperini takımın başında yalnızca 5 maç kalabildi.Sua aventura na equipe durou apenas cinco partidas.
2007 yılının başında tamamlanmış olup, 2007 yılının ortalarında konuta açılmıştır.Ela completou sua conversão no início de 2007, após três anos de estudo.
Bu gelişmeler 2009'un başında tamamlanacaktır.Parece que vai ser próximo ao final do ano de 2009.
Haziran başında Antalyaspor kulübüyle anlaşma sağladı.Ele rescindiu seu compromisso com o Flamengo no início de junho.
Teşkilatın başında şu anda General Eduardo Delgado Rodriguez bulunmaktadır.É presidida, na atualidade, por Eduardo Vítor Rodrigues .
En yeni sürümü olan AK-74M, 1990'ların başından beri Rusya Silahlı Kuvvetleri'nin ana saldırı tüfeğidir.86. Rússia: AK-74M é atualmente o principal fuzil de serviço nas Exército Russo.
2016-17 sezonu başında Bundesliga ekiplerinden Darmstadt 98 ile sözleşme imzaladı.Em 2016, ele assinou um contrato com o Darmstadt 98.
18. yüzyılın başında Polonya İsveç'in işgaline uğradı, kentleri yağmalandı ve nüfusunun dörtte birini yitirdi.A partir do início do século IV a cidade foi perdendo população e ocorreram alguns saques.
Nisan ayı kuruluş hazırlıklarıyla geçtikten sonra, Mayıs ayı başında partiye üye alımına başlandı.O governo acabou pagando a parcela de abril da dívida com a União no início de maio.
Sinema yapım çalışmalarındaki tasarım ve yönetmenlik kariyeri 1960'lı yılların başında başladı.Ele trabalha com roteiros de cinema e televisão desde o começo dos anos 90.
2002'de NSÍ Runavík takımının başında ilk kez kulüp takımı kariyerine başladı.Parou de jogar pela primeira vez em 2002, iniciando a carreira de treinador.
2006 yılının başında tamamen yeni, 3. nesil Ducato satışa sunuldu.Dois anos depois, em 2006, é lançada a novela Cozinha Gorda.
19. yüzyılın başında, İspanya'da siyasi durum son derece karışıktı.O início do século XIX foi particularmente instável em Portugal.
2008 yılının başından bu yana, iki katlı 600 metrekare kullanım alanı olan köy konağı yapımı sürmektedir.E foi anunciado em 2013 a construção de um novo Hospital Regional com mais de 200 leitos.
Terim olarak 19. asır başında ortaya çıktı.O seu nome surge na 19.ª coluna.
Program Ekim ayının başında yayınlanmaya başladı.O lançamento ocorreu no começo daquele outono.
Şu an Brezilyalı yönetmen Walter Salles projenin başındadır.Em 1998, no premiado filme Central do Brasil, do diretor Walter Salles.
Onun aklı başında değil.Ele não bate bem.
Sen aklı başında birisin.Você é uma pessoa com os pés no chão.
Sonuç, 1990 başında RISC System/6000 ile sunulan POWER mimarisi oldu.Het resultaat was de POWER-architectuur, die begin 1990 geïntroduceerd werd in de RISC System/6000.
Albüm, Haziran ayı başında altı günlük bir süreçte kaydedildi.Het album werd naar verluidt opgenomen gedurende een periode van zes dagen in het begin van juni.
İlçe yönetiminin başında kaymakam bulunmaktadır.Het loopt het eerst mis bij de leiding.
19. yüzyılın başında, İspanya'da siyasi durum son derece karışıktı.In het begin van de 19de eeuw was de Spaanse politieke situatie zeer problematisch.
1990'lı yılların başında, Trujillo ve Muir, Infectious Grooves adlı grubu kurdular.In de jaren negentig begonnen Trujillo en Muir de funk-rockgroep "Infectious Grooves".
Başından beri Hitler’in en sadık adamlarından olmuştu.Hij was één der meest trouwe volgelingen van Hitler.
2013'ün başında ayrılıklarını açıklamışlardır.Begin 2013 zijn zij uit elkaar gegaan.
Serinin başında, Julian 12 yaşındadır.Julian is 12 jaar oud als de serie begint.
Mülûk Bâvendîyye’den “Şehrîyâr” bu dâvete icâbet edenlerin başında gelmekteydi.De buurtschap werd ook gesticht door de bewoners van Goënga in de hooilanden (miede) van dat dorp.
Resmi web sitesi, www.icloud.com, Ağustos başında Apple Developers için canlı yayın hayatına başladı.De officiële website, www.icloud.com, werd begin augustus 2011 voor Apple-ontwikkelaars gelanceerd.
Başından geçen bir evlilikten sonra, Amerika'ya yerleşir.Na een misgelopen huwelijk is ze naar Amerika geëmigreerd.
Yerine Ekber ve erşad sistemini (ailenin aklı başında olan en büyük üyesi) getirmiştir.Hij introduceerde de oed en de Tembûr (Saz).
Ama başından beri bu evlilikten memnun değildi.Het huwelijk was vanaf het begin niet goed.
1960'ların başında, Koreograf Paul Taylor için sahne ve kostümler tasarladı.Begin jaren twintig ontwierp ze ook decors en kostuums voor het ballet.
3. Tarikat kollarından birinin başında bulunan kimsedir.Een tiende figuur ligt onder zijn voeten.
Robert, oğlu I. Boemondo'yu Yunanistan'da ordunun başında bıraktı.Robert gaf zijn zoon Bohemund de leiding over het in Griekenland achterblijvende leger.
Olay uluslararası basında yer buldu.De gebeurtenis werd in de internationale pers breed uitgemeten.
Klibin başında Matt Bellamy piyano çalarken arkadan kırmızı dumanlar yükselir.De video begint met Matthew Bellamy die zijn piano bespeelt, met op de achtergrond rode rook.
Bunların başında da, Apollonius tarafından ortaya atılan bir problem gelmektedir.Hetzelfde probleem stelt zich in het geval van een tekst waarnaar wordt verwezen door Apollonius.
Mart sonu ile Nisan başında üreme yerlerine giderek koloniler oluştururlar.Einde maart of begin april bouwen ze hun nest.
Bunların başında Selçuklu başkenti İznik (Nicea) gelir.Daar komt dus ook de H(oog) vandaan.
2008 yılı başında Ciara, üçüncü albümü üzerinde çalışmaya başladı.Eind 2008 ging de band verder met het werk aan het derde album.
Klaus Hükümeti II 19 Nisan 1966'dan 3 Mart 1970'e kadar görev başındaki Avusturya federal hükümetiydi.De Oostenrijkse Bondsregering-Klaus II regeerde van 19 april 1966 tot 21 april 1970.
Savaşın başında Ljubljana'da siyasi işlerden sorumlu oldu.Hij begon na de oorlog aan een politieke loopbaan in Leuven.
Einsatzgruppe B : başında suç masası şefi SS-Brigadeführer Arthur Nebe (Ekim 1941'e kadar) buluyordu.Einsatzgruppe B: SS-Brigadeführer Arthur Nebe (tot oktober 1941), opgevolgd door Erich Naumann.
1991 yılında yine Havana’da düzenlenen 11. Pan Amerika Oyunlarının düzenlenmesinin başındaki isimdir.In 1991 werd hij zesde bij de Pan Amerikaanse Spelen in Havana.
Adından da anlaşılacağı üzere mahalle bir kayanın başında yer almaktadır.Haenggung (행궁) is de naam van het paleis dat zich binnen de muren van de vesting bevindt.
1996 yılının başında 1997 model olarak üretilmeye başlanmıştır.Dit model is gecertificeerd in begin 1997.
Kral aynı zamanda dinin de başındaki kişiydi.De koning was immers zelf ook ridder in de orde.