başında ile cümle

başında kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
İngiliz kolonileri toplamda 13 taneydi ve her koloninin başında bir vali vardı.يوجد بالأكاديمية العسكرية الأمريكية ثلاثة عشر قسم أكاديمي، لكل منها رئيس حاصل على رتبة عقيد.
2002 kışında yapılan sözleşme sonucunda ilk uçaklar yaz ayı başında teslim edilmiştir.تم تسليم أول نظام من الطائرة في بدايات صيف نفس العام.
Deliriyorum, uzun aralıklı ve berbat aklı başında dönemler geçirerek."آمل أن تلك الأيام التي تعذبني فيها الأفكار الغبية تمر بسرعة."
Hollywood'un klasik kara film dönemi, 1940'ların başından 1950'lerin sonuna kadar uzanır.وتمتد حقبة أفلام النوار الكلاسيكية الهوليودية من بداية أربعينات القرن العشرين حتى أواخر الخمسينات.
Kültürel çalışmalar 1990'ların başından beri Asya boyunca hızla gelişti ve büyüdü.في جميع أنحاء آسيا، والدراسات الثقافية وازدهرت وانتعشت منذ ما لا يقل عن بداية من 1990s.
Ziyaret, basında "Tarihi Buluşma" olarak nitelendirildi.نظرة من الداخل (كانت تسمى سابقا "أخبار العالم").
2008'in başında Ogeday ile ortak çalışması olan Maxi Single çıktı.وفي بداية عام 2008، طرحت ألبوم Maxi Single، وهو عمل مشترك بينها وبين أوكاضاي .
1962'nin başında da İspanyol televizyonunda ve Paris Olympia salonunda sahne aldı.وفي 1969، قدّم عروضه في مسرح الأولمبيا في باريس.
Bu, işlemleri serinin başından itibaren tekrar ve tekrar ederek kullanılabilir.يمكن إعادة استخدامها من قبل الآخرين بعد الابتلاع والتخلص.
If clause cümlenin başında veya sonunda olabilir.يفتقر إلى الأصوات المتناغمة في بداية أو نهاية الكلمات.
21. yüzyılın başında kulüp maddi sorunlarla yüz yüze kaldı.وبنهاية القرن التاسع عشر، واجهت الطبعة التاسعة المشاكل المالية.
Ulusal para birimi markka (FIM) dolaşımdan çekildi ve 2002 yılı başında yerini Euro (EUR) aldı.استعيض عن الماركا بواسطة اليورو (€)، الذي كان قد قدم، في شكل نقدي، في 1 كانون الثاني 2002.
İslâm dininde iman esaslarının başında Allah'a iman gelir.أن الإيمان به داخل في الإيمان بالله - عز وجل - إذلا يستقيم الإيمان بالله حتى يؤمن العبد بأسماء الله وصفاته .
19. yüzyılın başında, İspanya'da siyasi durum son derece karışıktı.كان الوضع السياسي في إسبانيا بداية القرن 19 معقدا للغاية ويصعب حله.
1980'lerin başında Çin'in nüfusu 1 milyar civarına yükseldi ve 2000'li yılların başında ise 1,3 milyarı aştı.في بداية الثمانينيات بلغ عدد سكان الصين المليار وفي بداية الألفية الثالثة وصل إلى مليار وثلاثمئة مليون نسمة.
Bunların başında, Joyce'un Finnegans Wake adıyla yayınlanacak olan kitabı için yaptığı araştırmalar gelir.وقد أجرى مباحثات عديده لإتمام كتاب جويس الذى سيتم نشره بإسم "فينجانس ويك".
Kaza sırasında başından kaskı, elinden eldivenleri çıktı.انه فقد قبعته في الحلقة نرفع قبعاتنا بي.
1980'lerin sonu ve 1990'ların başında Amerikan sanat camiasında tanınmıştır.بدأت مشاركته في السينما الأمريكية في أواخر عام 1980 وأوائل 1990.
Tüm bu sınıfların başında ise padişah veya sultan yani yönetici bulunur.وعلى رأس كل قبيلة قائد أو سلطان يسمى (بنج).
Bu olayın uluslararası basında haberleşmesi, Einstein’ı dünyaca ünlü yapmıştır.وفعلت ذلك وسائل الإعلام الدولية مضمنة شهرة أينشتاين العالمية.
Metresi kazada ölürken Reynaud, başından yaralandı.مارافيتش عانى من إصابات في الركبة منذ ذلك الموسم فما بعد.
Bu parfüm hala dünyada en çok tanınan kozmetiklerin başında gelmektedir.وبذلك تكون تلك المجرة في نفس الوقت هي أقدم الأجرام الكونية المعروفة التي نشأت في الكون.
Tahmini olarak 1800 lü yılların başında kurulduğu düşünülmektedir..وتم الاتفاق على أن تلك عموما قد إضمحلت بحلول عام 1800.
Bu devletlerin bazılarının başında ise, yabancı hanedanlar hüküm sürmekteydi.حيث رفض بعض سكان القرى الباقيه حمل هذه الجنسية.
Ziyaret basında Tarihi Buluşma olarak nitelendirildi.وصدر له كتاب زيارة جديدة للتاريخ.
1990'ların başında White'ın sağlığı hızla bozuluyordu.No começo de 1990, a saúde de White deteriorou-se rapidamente.
Lombard 1930'ların başında birkaç küçük başarıya imza attı.Lombard conseguiu alguns pequenos sucessos no início dos anos 1930.
Bu özellik, Google'nin yılın başında satın aldığı Songza'nın teknolojisinden uyarlandı.O recurso foi adaptado da tecnologia do Songza, que o Google adquiriu no começo do ano.
Şarkının başında Clue, "Off that The Blueprint 3 baby!" diyordu.Na introdução, Clue diz, "Off that Blueprint 3 baby!".
İlk müşteri sürümü 1997 başında Exchange Server 5.0 sürümünün bir parçası olarak gönderildi.A primeira versão do cliente foi enviada como parte do lançamento do Exchange Server 5.0 no início de 1997.
Eski liderleri Jay Park 2010 yılının başında resmi olarak gruptan ayrılmıştır.O ex-líder Jay Park deixou oficialmente o grupo no início de 2010.
Bu zamanlarda fizikçiler atomik çekirdeği keşfetmenin başındaydılar.Na época, os físicos estavam começando a explorar o núcleo atômico.
Barré-Sinoussi 1970'lerin başında Paris'teki Pasteur Enstitüsüne katıldı.Barré-Sinoussi se juntou ao Instituto Pasteur em Paris no início dos anos 1970.
Albüm, Haziran ayı başında altı günlük bir süreçte kaydedildi.O álbum foi supostamente gravado durante um período de seis dias no início de junho.
Sissako, 1990'lı yılların başında Fransa'ya yerleşti.Sissako se estabeleceu na França no início da década de 1990.
2002 Mart başında 1,000 kişiye ulaştılar.Somavam mais de 1.000 no início de março de 2002.
Bu, 1990'ların başında İsrail'e doğru bir göç dalgası yaratmıştır.Isso produziu uma onda de imigração para Israel no começo da década de 1990.
Gaga "tüm iyi müziklerin piyano başında söylenebileceğine ve yine de birer hit olabileceğine" inanıyor.Gaga acredita que "toda boa música pode ser tocada em um piano e ainda soar como um sucesso".
Montana'nın karakterleri 1940'lı yılların başında radyoda boy göstermeye başladı.Os personagens de Montana foram ouvidos no rádio no início da década de 1940.
Bazı köprüler, giriş rampasının başından çıkış rampasının sonuna kadar ölçülür.Algumas pontes são medidas desde o início da rampa de entrada até ao fim da saída.
Rieflin sonunda Pigface'den ayrılmış ve Atkins'i görev başında bırakmıştır.Rieflin eventualmente saiu do Pigface, deixando Atkins no comando.
1990'ların başında genç bir çift lambaları başarılı bir şekilde üretmeye ve pazarlamaya başladı.No início da década de 1990, um jovem casal começou a fabricar e a comercializar este produto com sucesso.
Litvanya'daki yerleşimlerinin en başından beri Lipka Tatarları olarak bilinmektedirler.Desde o início de sua presença na Lituânia receberam o nome de tártaros de Lipka.
Durum basında "Britpop Savaşı" olarak geçti.O episódio ficou conhecido como "The Battle of Britpop".
Buna karşın, önceki iki albümü gibi bu albüm de başta piyano başında bestelenmişti.Como seus dois álbuns anteriores, foi inicialmente composto no piano.
Efigenio Ameijeiras Devrimci Ulusal Polis teşkilatının başındaydı.Efigenio Ameijeiras era chefe da Polícia revolucionária.
Şarkının başındaki "it's in the trees, it's coming!"Diante do Trono «Está chegando!
20. yüzyılın başında Boyce bir milyoner olmuştu.Na década de 1930, Hornby tinha-se tornado um milionário.
Önceki sezonda olduğu gibi yol arkdaşları sezonun başından sonuna kadar tamamen değişmiştir.Como na temporada anterior, o elenco de companheiros havia mudado do começo ao fim.
2001 sezonunun başından itibaren ise kullanım zorunlu hale geldi.Seu uso foi tornado obrigatório a partir do início da temporada de 2001.
Dördüncü tekli olan Sting-örneklemesi "Shape", 2003'ün başında Hollanda ve İrlanda'da ilk ona girmeyi başardı.Um quarto single, o Sting-sampling "Shape", foi o top ten da Holanda e da Irlanda no início de 2003.
2009'un başında, kapak, ABD'deki cep telefonları için en popüler form faktörü idi.Os flips foram, desde o início de 2009, o formato mais popular para celulares em todo o mundo.
Özellikle ilişkimizin başında bu uzun mesafe meselesi çok sinir bozucuydu.Principalmente no começo de nossa relação, essa coisa de longa distância sempre foi muito frustrante.
2003 yılının başında Nolan, yeni bir Batman filmi yapma fikriyle Warner Bros'a yaklaştırıldı.No início de 2003, Nolan entrou em contato com a Warner Bros. com a ideia de fazer um novo filme do Batman.
Kamu hizmetlerinden emekli olmuş ve 1270li yılların başında ölmüştür.Ele retirou-se dos assuntos públicos e morreu no começo dos anos 1270.
Spurs 1997 yılında ilk NBA şampiyonluğunu elde ettiğinde, takımın başında Gregg Popovich bulunmaktaydı.A franquia conquistou o primeiro campeonato da NBA em 1999, onde estava treinada por Gregg Popovich.
Ancak, yolculuk daha başından ters gitti.Mas, logo o voo começa a dar errado.
1960'ların başında Kuzey İtalya'daki Lombardiya da Milano 'ya taşındı.Ele se mudou para Milão, em Lombardia no norte da Itália, no início da década de 1960.
Galba, imparator olarak tanındı ve Lejyonlarının başında şehre girişi sevinçle karşılandı.Galba foi reconhecido como o novo imperador e aclamado na cidade, com suas legiões.
Bu arada Catelyn Stark ise Winterfell'da bilinçsiz şekilde yatan oğlu Bran'ın başında bekler.Enquanto isso, em Winterfell, uma aflita Catelyn Stark cuida de seu filho inconsciente, Bran.

İlgili Sayfalar