başında ile cümle

başında kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Partinin programı o dönemki basında yer aldı.Этот процесс нашёл отражение в периодической печати того времени.
2006- 2007 sezonu başında üst yapıya çıktı.Сезон 2006—2007 стал для них первым сезоном на взрослом уровне.
O özünü (kendisini) Kars’ın yukarı başında Bayrampaşa mahallesine yetirdi (yetiştirdi).Он увеличивал габарит судна по ширине, что мешало прохождению узких мест (например между опор мостов).
20. asır basinda Rum yerleşimiydi.В доме 20 была столовая.
Başında takılı tolgası (miğferi) ile betimlenir.Затем накладывается давящая повязка.
Bunların başında Ayasofya gelir.'Там-то и живут с самого начала эти сербы».
Burada Akademi olarak bilinen okulu kurmuş ve ölümüne kadar başında kalmıştır.Тэер возглавлял свою Академию и преподавал в ней до самой смерти.
1960'ların başında Coetzee Londra'ya taşındı.В середине 1971 года Nazareth переезжают в Лондон.
2. sezonun başında Gorath'ın bedenine girmiştir.Также захватил тело Гармадона во 2-м сезоне.
2007 başında ise, farklı sanatçıların şarkılarının coverlarını YouTube'da söyleyerek hayran toplamıştır.В начале 2007, она начинала вывешивать на YouTube простые видео, где перепевала песни других исполнителей.
Fakat roktan önce pek hareket etme imkanı olmadığından oyunun başında pek etkili değildir.К тому же сразу после выхода игра работала не очень стабильно.
1990'lı yılların başında politik bir rehabilitasyona başladı.Только в 90-е годы начался процесс их реабилитации.
ABD, 19. ve 20. yüzyılların başında idamlarını ya asarak ya da kurşuna dizerek infaz ederdi.В конце 1930-х годов стали происходить аресты и даже расстрелы.
Basında çıkan haberler göre satış fiyatı 1.8 milyar Euro idi.По данным прессы, стоимость пакета акций составила $1,83 млрд.
Askeri idare iki sene iş başında kalacağını ilan etti.Депутат уверял, что пришёл на два месяца.
Aynı dönemde bulunan sinema ve otomobil, başından beri birbirleriyle bağlantı içinde olmuşlardır.وكانتا السينما والسيارة المتوجدتان في نفس الوقت والزمان على اتصال ببعضهما من البداية.
Tampere, 20. yüzyılın başında Finlandiya'nın birçok önemli siyasi olayının merkeziydi.كانت تامبيري مركزاً لعديد الأحداث السياسية الهامة في فنلندا أوائل القرن العشرين.
20. yüzyılın başında büyük gazeteler önemli bir üne ve nüfuza sahipti.وفي بداية القرن ال20 كانت الصحف الكبرى صاحبة شهرة ونفوذ كبير.
Hogwarts’ta yeni okul yılının başında öğretmen kadrosuna yeni bir isim eklenmiştir.وقد أُضيف اسم جديد لمجموعة المعلمين في بداية العام الدراسي الجديد في (هوجوارتس).
Oyunlarının birçoğu hayatı boyunca değişik kalitede ve doğrulukta basında yayınlandı.تم نشر معظم مسرحياته في إصدارات مختلفة الجودة والدقة طوال مدة حياته.
Berlin’e gitmeyi en başından istemeyen Marić, şehirde gittikçe daha mutsuz hale geldi.ماريك لم تكن تُريد الذهاب إلى برلين، وإزدادت التعاسة في المدينة.
Röle veya valf kullanan elektronik bilgisayarlar, 1940'ların başında ortaya çıkmaya başladı.الحاسوب الإلكتروني باستخدام إما التبديلات relays أو الصمامات valves ، بدأت تظهر في أوائل 1940.
Bolivya'da gerillaların başında olduğuna dair gelen haberlerin doğru olduğu sonradan anlaşılmıştır.في نهاية المطاف تبين أن التقارير المستمرة عن أنه كان يقود الثوار في بوليفيا كانت صحيحة.
Eski liderleri Jay Park 2010 yılının başında resmi olarak gruptan ayrılmıştır.القائد السابق جاي بارك، والذي ترك المجموعة في بداية 2010.
Russell 1900'lerin başında İngilizlerin “idealizme karşı isyanı”na öncülük etmiştir.قاد راسل الثورة البريطانية "ضد المثالية" في أوائل القرن العشرين.
İlk çizimleri Yarın gazetesinde, ilk yazıları Artist dergisinde 1930'lu yılların başında yayımlandı.نشرت أولى رسوماته في جريدة الغد وأولى كتاباته في مجلة أرتيست في بداية عام 1930.
1960’lı yılların başında Latin ve Yunan ozanların mitoloji kitaplarının Türkçe çevirilerini yaptı.في بداية الستينات قام بترجمة كتب في الميثولوجيا لخبراء يونانيون و لاتينيون إلى اللغة التركية.
Paris şehrinde görev başında iken ölmüş olan polis ve itfaiyeciler için de anıtlar bulunur.توجد بالمقبرة أيضًا نصب تذكارية لرجال الشرطة والإطفاء الذين لقوا حتفهم أثناء أداء واجبهم في العاصمة الفرنسية.
Bu grub 1930'ların başında İngiltere'deki en ilerici sanat çalışmalarını sürdürüyorlardı.واصلت هذه المجموعة في بداية عام 1930 أعمالها الفنية التقدمية في إنجلترا .
Bunların başında kuşkusuz köpek ve kedi gelir.وتنتمي القطط الصغيرة والكلاب الصغيرة إلى هذه المجموعة.
Sonra ( 1985 başında) yapımcı Dieter Bohlen ile çalışmaya başladı (C.C.Catch ismi ile).وبداية من عام 1985 تعاونت مع ديتر بولن تحت اسم سي سي كاتش (C.C.Catch).
2013'ün başında ayrılıklarını açıklamışlardır.إلا أنهما إنفصلا في بداية عام 2011.
İngiliz gizli servisi MI6'nın başında bulunan ve 007'nin amiri olan karakterdir.بوند هو عميل بريطاني سري يعمل لدى فرع MI6، ولقبه الرمزي 007.
Ayrıca 2007'nin başında Law & Order: Special Victims Unit'in bir bölümünde konuk oyuncu olarak yer almıştır.في عام 2007، كانت النجمة ضيفا في حلقة من القانون والنظام: الوحدة الخاصة للضحايا .
Gaz odaları, 1920'lerin başında, ABD'de idam mahkûmları için kullanılırdı.بدأ استخدام غرف الغاز لإعدام المجرمين في عشرينيات القرن العشرين في الولايات المتحدة.
Ancak bu beraberlik de 1991 yılının başında bitti.وانتهت تلك العلاقة في بدايات عام 1991.
Bu gelişmeler 2009'un başında tamamlanacaktır.سوف تكون جاهزة في نهاية عام 2009.
1990'lı yılların başında Apple, Macintosh için A/UX gibi alternatif platformlar geliştiriyordu.بدخول أوائل التسعينات، كانت أبل تطور منصاتٍ بديلة للماكينتوش، مثل منصة "إيه.\ يو.
Başında hâlâ saçları var.له شعر في هجائه.
Bu resimde 6 köylü yediği insanların kalıntılarının başındalar.تنتمي المنطقة لقضاء غور المزرعة الذي يضم 6 مناطق.
1990'lı yılların başında çim sahaya dönüştürülmüştür.في أواسط التسعينات فقط أخذ الفاما يستعيد تدريجيا.
20. yüzyılın başında Boyce bir milyoner olmuştu.بحلول ذلك الوقت أصبح بوش مليونيرا.
Basında ilk şiiri 1978 yılında yayımlandı.صدرت الطبعة الأولى من الكتاب في عام 1978.
1920'lerin başında, bir Standard Oil tankeri olan J.A. Moffet otomatik pilot kullanılan ilk deniz aracı oldu.في أوائل العشرينات أصبحت ناقلة نفط (J.A Moffet) أول سفينة تستخدم نظام الطيار أو المرشد الآلي.
Bu birliklerin çoğu savaşın başından bu yana çatışma içindedir.هرب أغلب السكّان حالما المعركة بدأت.
Seksenli yılların başından beri 20 milyondan fazla albümleri satılmıştır.باعت اسطوانات الفرقة مايزيد عن 20 مليون نسخة منذ أوائل الثمانينيات.
Son on yılda ise bu ülkelerin başında Irak, Polonya, Tayland, Somali ve Çin yer almaktadır.قدم معظم المهاجرين في العقد الأخير من العراق وبولندا وتايلاند والصومال والصين.
Bu ısmarlama bilgisine kitabın başında değinilmiştir.لقد نوهت عن ذلك وكما تجد ذلك في مقدمة الكتاب.
Film deniz subayı K. M. Nanavati'nin başından geçen gerçek bir olaydan esinlenmiştir.ويستند الفيلم على الحياة الحقيقية في حادثة ضابط في البحرية يدعى K. M. Nanavati ورجل الأعمال بريم أهوجا.
Bunlarla birlikte bazı çalışmaları ulusal ve uluslararası basında geniş yer bulmuştur.وتجذب مثل هذه الجنازات الكثير من الاهتمام الإعلامي على الصعيدين الدولي والمحلي.
Bu gözlemevi 1980'lerin başından bu yana terk edilmiş durumdadır.إلا أن هذه المغارة تم إهمالها بعد ذلك إلى غاية بداية عقد الثمانينيات من القرن العشرين.
Aralık başında, Batı Almanya ve Avusturya sınırlarında bulunan tüm dikenli teller ve diğer engeller söküldü.في مطلع شهر ديسمبر أزيل سلك شائك على الحدود مع غرب ألمانيا و النمسا.
1998 yılında Uşakspor'un başında iken kalp krizi geçirerek vefat etmiştir.وكانت أرملة في عام 1998 بعد وفاة زوجها بسبب سكتة قلبية.
Ancak bu görev çok da uzun sürmemiş, sadece 6 hafta takımın başında kalabilmiştir.يجب تجنب حمل أشياء ثقيلة لمدة 6 أسابيع من العملية.
Lisenin hemen başında Feynman hızla daha üst matematik derslerine terfi ettirilmiştir.في بداية دراسته بالمدرسة الثانوية، رقّي فاينمان إلى فصول المتفوقين للرياضيات.
Yaz başında hasat edilir.تنضج في أواخر الصيف.
Yaz sonuyla sonbaharın başında olgunlaşır.بعضهم يبدأ في أواخر الخريف.
20. yüzyılın başında.في مطلع القرن العشرين.
20. yüzyılın başında Mısırlı kadınların kullandıkları burka tartışma konusu oldu.نشب النقاش حول وضع المرأة المصرية والحجاب في مطلع القرن العشرين.
Türkler Vadili'ye 17. yüzyılın başında yerleşmeye başlamışlar.بدأت السياحة بالوصول إلى بوراكاي بحلول سبعينيات القرن العشرين.

İlgili Sayfalar