başında ile cümle
başında kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
2010-11 sezonun başında1.Nella stagione 2010-11 esordisce in 1.
Cirit oyunu bildikleri oyunların başında gelir.Qui iniziano le avventure rappresentate dal gioco.
20. yüzyılın başında.Inizi XX secolo.
Çünkü görünmezliği sağlayan başındaki kalpaktır.Suo attributo era la cappa che rende invisibili.
Sene başında herkes Lakers'ın rekor bir galibiyet-mağlubiyet rakamıyla şampiyon olacağını öngörüyordu.Quell'anno, tutti si aspettavano che la Ferrari vincesse a mani basse.
2008 yılında bazı ülkelerde yayımlandı, 2009 yılı başında tüm dünya ülkelerinde satışa sunuldu.È stato rilasciato nelle sale in diversi paesi del mondo alla fine del 2009.
Bunların başında kuşkusuz köpek ve kedi gelir.Tra il giornalista e il gatto nasce subito un'amicizia.
Devrimin başında ülkeden kaçmayı denedi ancak başarısız oldu.L'omicidio aveva lo scopo di provocare una rivoluzione, ma non riuscì nel suo intento.
Tek teselli sezon başında bir kez daha kazanılan TSYD Kupası'ydı.La prima sorpresa è ritrovare la prima coppa rubata di nuovo al suo posto.
1945 başında, 512.512 dal 1905.
Bu mekanlarda en çok sergilenen sanat eserlerinin başında resim gelmektedir.In questa sezione sono esposte le opere più antiche.
Nisan ayı kuruluş hazırlıklarıyla geçtikten sonra, Mayıs ayı başında partiye üye alımına başlandı.Dopo essersi allenato a parte per circa un paio di mesi, è stato aggregato alla prima squadra a fine maggio.
Bunların başında Vİ.Di testa loro.
Genellikle başında bir disk bulunan şahin kafalı insan biçiminde canlandırılmıştır.A volte era rappresentato come un falco dalla testa umana.
Dizi 1980'lerin sonunda ve 1990'ların başında çok popülerdi.Monza: molto forte tra la fine degli anni ottanta e l'inizio degli anni novanta.
2006-07 sezonun başında Eyüpspor teknik direktörlüğüne getirildi ve bu görevini üç sezon boyunca sürdürdü.Durante la pausa prima della stagione 2006-07 assume uno chef personale che gli ha fatto perdere 30 chili.
1950′lerin başında İstanbul’a taşındı.All'inizio del 1930 emigrò in Palestina.
1970'lerin başında Jugnauth, Mauritius Militan Hareketine katıldı.A metà degli anni '70 decide di trasferirsi definitivamente a Macerata.
2008 yılının başından bu yana, iki katlı 600 metrekare kullanım alanı olan köy konağı yapımı sürmektedir.Dal 2008 si preferisce una risoluzione di 2 Mpx sui telefoni di fascia medio alta.
Bunların başında "Savio Konseyi" üyeliği gelmekteydi.Gli altri facevano parte del "Consiglio dei Principi".
Başından geçenleri burada ayrıntılı olarak New York Herald Tribune gazetesine anlatır.Il nome del giornale si rifà probabilmente a Herald Tribune.
Bütün bu sistemin başında bulunan kişiye de 'Başpiskopos' denir ve bu haliyle 'Papa'ya işaret etmektedir.Tutti gli altri regnanti, come il Papa, "inaugurano" il loro ufficio.
Köşe başında bir meyhane var.За углом есть магазин.
Tom otuzlu yaşların başındaydı.Тому было слегка за тридцать.
O, yirmili yaşlarının başındadır.Ему чуть больше двадцати лет.
Oyunu başından sonuna kadar izledim.Я посмотрел игру от начала до конца.
Yanı başında onun için atan bir kalp var.Рядом с ним есть любящее его сердце.
Neden listenin en başında benim adım var?Почему в самом начале списка есть мое имя?
Tom hâlâ iş başında.Том еще на работе.
80'lerin başında çıkan "Tallinn Uyanışı", Sovyetler Birliği'ndeki bütün inananları şok etti.«Таллинское пробуждение» начала 80-х годов потрясло всех верующих Советского Союза.
Bütün gece Tina'nın başında beklemiş ve ancak sabah yanından ayrılmaya başlamışlardır.Они стояли возле Тины всю ночь, и начали уходить лишь утром.
Kolombiyalı sürücü, kariyerinin başından beri Café de Colombia'nın sponsorluğundadır.Спонсором колумбийского пилота с начала его карьеры является компания Café de Colombia.
Berlin’e gitmeyi en başından istemeyen Marić, şehirde gittikçe daha mutsuz hale geldi.Марич, которая изначально не хотела ехать в Берлин, всё более раздражалась.
1970'lerin başında birkaç yıl Yunanistan'da yaşadı, burada The Names adlı romanını yazdı.В конце 1970-х он несколько лет прожил в Греции, где написал роман «Имена».
1990'ların başında genç bir çift lambaları başarılı bir şekilde üretmeye ve pazarlamaya başladı.В начале 1990-х гг. молодая пара стала успешно производить и продавать светильники.
Keşif heyeti Ekim 1851'in başında İngiltere'ye geri dönmüştür.Поисковая экспедиция вернулась в Англию в начале октября 1851 года.
Bunların başında kuşkusuz köpek ve kedi gelir.А вместе с ним — кот и пёс.
Albüm, Haziran ayı başında altı günlük bir süreçte kaydedildi.Альбом был записан в течение шести дней в начале июня.
19. yüzyılın başında, İspanya'da siyasi durum son derece karışıktı.В начале XIX века политическая ситуация в Испании была чрезвычайно сложна.
Araştırmaların sonuçları açık görüşmelerde gösterip Ukrayna ve yabancılarn basında yayınlanır.Результаты исследований представляются на публичных обсуждениях, печатаются в украинских и зарубежных СМИ.
Sinagoga ev sahipliği yapan ilk bina 1950'lerin başında tamamlanmıştı.Оригинальное здание, где располагается синагога было завершено в начале 1950-х.
Flaman çiftçi sendikası Boerenbond'ın başında bulundu.Возглавлял Фламандский фермерский союз Boerenbond.
Deneyin başında katılımcılara (2,4,6) sayı üçlüsünün kurala uyduğu söylenmiştir.В начале им сказали, что тройка (2,4,6) соответствует правилу.
Bennett’e göre Şah daha sonra New York’taki Gurdjieff gruplarının başındakilerle de tartışmalarda bulunmuştur.По словам Беннетта, позже Шах вел переговоры с главами гурджиевских групп в Нью Йорке.
1963 yılı başında Baytayga ve Erzin bölgeleri kaldırılır.В начале 1963 года были упразднены Бай-Тайгинский и Эрзинский районы.
Yuri Yehanurov Ukrayna'da özelleştirme çalışmalarının ve Ukrayna Devlet Varlıkları Fonu'nun başında bulundu.Юрий Ехануров стоял у истоков украинской приватизации и Фонда государственного имущества Украины.
İslâm dininde iman esaslarının başında Allah'a iman gelir.И пусть верующие уповают на одного Аллаха».
Bunların başında Bourbon sülalesinin mensupları gelmektedirler.От первого из них происходят Пармские Бурбоны.
1942'nin başında da, Montreal merkezli ağırsiklet şampiyonluğu unvanını elde etti.В начале 1942 года он также был чемпионом монреальского варианта Мирового чемпионата в тяжелом весе.
Bunların başında polimeraz zincir tepkimesi (PCR) gelir.Лежит в основе полимеразной цепной реакции (ПЦР).
Yaz başında hasat edilir.Размножается в начале лета.
Kuruluşun başında Robert Ley vardı.Во главе операции встал Роберт Ли.
Bu ülkelerin başında Hindistan bulunuyor.На этих землях изначально жили индейцы.
Kasım başında tekrar bilincini kaybetmeye başladı.К концу дня он стал терять сознание.
1960'ların başında Serbest Konuşma Hareketi ve Gençlerin Sosyalist Birliği'ne destek vermiştir.Поддерживал в 1960-е годы «Движение за свободу слова» и «Социалистическую лигу молодежи».
Sabri ise "Maçın başından sonuna kadar bir bütün oynadık.Ропер заявил, что «игра слишком сложна даже с самого начала».
1970'lerin başında dünya şampiyonası televizyonda kısmen yer almıştı.Начиная с 1970 года, мировой чемпионат стал транслироваться по телевидению.
20 yüzyılın başında Avam Kamarası üstünlüğü açıkça kurulmuştur.Верховенство Палаты Общин было чётко установлено в начале XX века.
1945 başında, Dachau toplama kampına transfer edildi.В начале апреля 1945 года они были переведены в концентрационный лагерь Дахау.
Bunun üzerine 1920'lerin başında New York'a taşındı.Наконец, в начале 1920 года он переезжает в Нью-Йорк.