başında ile cümle
başında kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Bütün gece Tina'nın başında beklemiş ve ancak sabah yanından ayrılmaya başlamışlardır.Se pararon al lado de Tina durante la noche y comenzaron a irse en la mañana.
1970'lerin başında birkaç yıl Yunanistan'da yaşadı, burada The Names adlı romanını yazdı.Durante la década de los 70 vivió algunos años en Grecia; allí escribió Los nombres.
Sinagoga ev sahipliği yapan ilk bina 1950'lerin başında tamamlanmıştı.El edificio original que albergaba la sinagoga se completó a principios de 1950.
Şehir 2002 başında, yaşlanan DAC otobüsleri yerine 130 yeni MAZ ötobüsleri satın aldı.En los años 2000, la ciudad trajo 130 nuevos autobuses MAZ, para reemplazar los envejecidos autobuses DAC.
Brezilya diplomatik servisinde görevde bulunduktan sonra 1927'lerin başında Morano ABD'ye geldi.Morano llegó a los EE.UU. a principios de 1927 después de servir en el servicio diplomático de Brasil.
Keşif heyeti Ekim 1851'in başında İngiltere'ye geri dönmüştür.La expedición regresó a Inglaterra a principios de octubre de 1851.
3 yıl boyunca ambarda bilgisayar başında 108 dakikada bir kez düğmeye basar.Dicha tarea consiste en pulsar un botón de un ordenador cada 108 minutos.
İki yüz elli yerli figüran Ağustos başında seçildi.250 extras locales fueron elegidos al comienzo de agosto.
1970'lerin başında, İtalyan progressive rock gruplarıyla birlikte ortak çalışmalar yaptı.En los primeros años de las década de 1970, colaboró con diversas bandas italianas de rock progresivo.
Sonra ( 1985 başında) yapımcı Dieter Bohlen ile çalışmaya başladı (C.C.Catch ismi ile).Después de eso, desde 1985 trabajó musicalmente con Dieter Bohlen bajo el nombre C.C. Catch.
Serinin başında, Julian 12 yaşındadır.Al empezar la saga, Julián tiene 12 años.
Sabah ve akşam olmak üzere 20 yıl mikrofon başından hiç ayrılmadı.No obstante, la conversión no ocurrió de la noche a la mañana.
Charlie de aynı şekilde gözüküyordu, ama yerde yatıyordu, başında kendisinin ve Jonathan'ın kıyafetleri vardı.Charlie estaba en el suelo, con la cabeza sobre su ropa y la de Jonathan.
Litvanya'daki yerleşimlerinin en başından beri Lipka Tatarları olarak bilinmektedirler.Desde su asentamiento en Lituania fueron conocidos como tártaros de Lipka.
Robert, oğlu I. Boemondo'yu Yunanistan'da ordunun başında bıraktı.Roberto dejó a su hijo Bohemundo a cargo del ejército en Grecia.
1990'ların başında genç bir çift lambaları başarılı bir şekilde üretmeye ve pazarlamaya başladı.A principios de los 90, una joven pareja comenzó a fabricar estas lámparas y consiguió venderlas con éxito.
1980'lerin başında emekli oluncaya değin bu görevini sürdürdü.Desempeñó este trabajo hasta su jubilación al comienzo de los años 1980.
2011 yılı başında NBA Development League takımı Maine Red Claws'a gönderilmiştir.En 2011 juega en la NBA Development League de la NBA en las filas de Maine Red Claws.
Büyük alışveriş merkezleri ve kafeler, özellikle genç nüfusun buluşma yerlerinin başında gelir.Sirven de bares particulares y de lugar de reunión sobre todo para los jóvenes.
Çift 2014 başında ayrıldı.La pareja se separó a principios del 2014.
2002 Mart başında 1,000 kişiye ulaştılar.Ascendían a más de 1000 a principios de marzo de 2002.
Kariyeri 2001 yılında BZRK Records'un başındaki Dj Buzz Fuzz'a bir demo kaydı göndermesinden sonra başladı.Comenzó su carrera en 2001 después de enviar una demo para el DJ Buzz Fuzz, director de BZRK Récords.
Dizide Earl'ün bunu yaparken başından geçen olaylar anlatmaktadır.Ellos dicen a Earl lo que pensaban del asunto.
Szpilman 1930'ların başında Varşova ve Berlin'de piyano eğitimi aldı.Wladyslaw Szpilman estudió piano en la década de 1930 en Varsovia y Berlín .
Trankov kariyerinin başında Natalia Shestakova ve Irina Ulianova ile birlikte kaydı.Al principio de su carrera, Trankov compitió con Natalia Shestakova e Irina Ulianova.
Kıbrıs'ta, Pepsi Twist 2014'ün başında tanıtıldı.En Chipre, Pepsi Twist es introducido en inicios de 2014.
Kamu hizmetlerinden emekli olmuş ve 1270li yılların başında ölmüştür.Se retiró de los asuntos públicos y murió a principios de los años 1270.
Rex Sacrorum, devletin başında yer alırdı.El Rex Sacrorum era un cargo con carácter de jefe de estado.
Bu arada Catelyn Stark ise Winterfell'da bilinçsiz şekilde yatan oğlu Bran'ın başında bekler.Mientras tanto, en Invernalia, una dolida Catelyn Stark cuida de su inconsciente hijo Bran.
Bu büyümenin dörtte üçü 1960'larda ve 1970'li yılların başında meydana geldi.Este incremento rondaba el 3% en los años 1960 y principios de los años 1970.
Özellikle ilişkimizin başında bu uzun mesafe meselesi çok sinir bozucuydu.Sobre todo al comienzo de nuestra relación, esa larga distancia fue muy frustrante.
Guberniya yönetimi 1920'li yılların başında kaldırılmıştır.El sistema de gobernaciones es abolido a principios de la década de 1920.
Sezonun başında Skate America'yı kazandı ve Trophée Eric Bompard'da gümüş madalya aldı.Ando ganó el Skate America y obtuvo la medalla de plata en el Trofeo Eric Bompard.
Program Ekim ayının başında yayınlanmaya başladı.El disco sale a principios de octubre.
Bana aklı başında birisini gönder.Pon un hombre en tu vida.
Çok tatlı ve mikrofon başında fazla etkileyici.Es tan dulce, tan inspiradora y maestra en el micrófono.
Bunların başında Piave Nehri gelmektedir.En sus pendientes surge el río Piave.
Rieflin sonunda Pigface'den ayrılmış ve Atkins'i görev başında bırakmıştır.Eventualmente Rieflin dejó Pigface dejando a Atkins al mando de la agrupación.
Bu OneDrive değişikliklerinin 2016 yılının başında hayata geçirildi.Estos cambios de OneDrive fueron programados para efectuarse a principios de 2016.
Bunların başında Uluslararası Adalet Divanı ve Uluslararası Ceza Mahkemesi bulunmaktadır.Estos contarán con una comisión de justicia penal y prevención ciudadana, entre otras.
Efigenio Ameijeiras Devrimci Ulusal Polis teşkilatının başındaydı.«Efigenio Ameijeiras, primer jefe de la Policía Nacional Revolucionaria».
Gerçekte de bir kadının başından geçmiş olayları anlatır.Quiero contar historias desde una perspectiva femenina.
I. Theodosius'dan sonra hiçbir imparator ordunun başında sefere çıkmamıştı.Desde el reinado de Teodosio I, ningún emperador romano había dirigido en persona los ejércitos.
2003 yılının başında Quark, QuarkXPress'in QuarkDDS denilen bir sunucu sürümünü yayınladı.En 2003 Quark lanzó una versión para servidor, llamada QuarkDDS.
Ben klavyedeydim, Mike bas gitardaydı ve Dr. Dre elektronik davulun başındaydı".Así que estaba en los teclados, y Mike Elizondo estaba en el bajo, y Dre estaba en la caja de ritmos."
1990'ların başında ünü özellikle de İspanyolca'nın konuşulduğu ülkelerde büyümüştür.Su fama siguió creciendo a principios de 1990, especialmente en los países hispanos.
2013'ün başında ayrılıklarını açıklamışlardır.Se separaron a principios de 2013.
Öğrenci senatosunun başında bir senato başkanı vardır.Al frente de la academia se encuentra un coronel director.
Sözcüğün Fransızca karşılığı olan détente, 1970'lerin başından itibaren uluslararası siyasette kullanılmıştır.El término fue utilizado en política internacional desde principios de 1970.
1950'lerin başında artık New York'ta işlerini sergileyebiliyordu.Al principio de los años 50 se instala en Nueva York.
İlk kez bölümün başında isim gösterildiği yerde "Louise" ismi çıkarılacaktır.En esta obra se menciona por primera vez en un mapa el nombre de «Louisiane».
Böylece son Uygur Devleti de 13. yüzyılın başında ortadan kalktı (1212).La salud del conde finalmente comenzó a declinar a principios de 1219.
Başında çizgi bulunmaz.No presentan línea en la espalda.
Tuğgeneral olarak, Hava Kuvvetleri Pilotlarının Eğitim Okulu başındaydı.Como General de Brigada, estuvo a cargo de Escuela de Formación de Pilotos de la Fuerza Aérea.
Valencia'nın başında çıktığı 22 lig maçında sadece 4 galibiyet alabildi.De los veintiséis partidos de la competición, el Valencia solamente perdió cuatro.
Kariyerinin başında Napoli ve Parma takımlarında parladı.A lo largo de su carrera ha jugado, entre otros, en Napoli y Parma.
Bunların başında kuşkusuz köpek ve kedi gelir.Delante de la mesa se encuentran un perro y un gato adormecidos.
O zamanlardaki Sosyal Demokrat lider Jens Otto Krag'ın başında ve sonrasında başkanlık etti.Fue precedido y sucedido por el entonces líder de los socialdemócratas, Jens Otto Krag.
II. Dünya Savaşı'nın başında, Hollidt 52. Piyade Tümen Komutanı olarak görev yaptı.Al comienzo de la Segunda Guerra Mundial sirvió como comandante de la 52ª División de Infantería.
Her grubun başında olgun bir erkek yunus bulunur.Todo grupo tiene al menos un macho adulto.