başında ile cümle

başında kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
2005 yılı başında Beckenbauer, UEFA başkanlığı için aday olacağını açıkladı.Fin 1996, Franz Beckenbauer donne son accord pour devenir ambassadeur de la candidature allemande.
Öykünün başında adı geçer.Le premier titre de son histoire.
1943 yılının başında direniş hareketine dahil olmuştur.Il entre dans la Résistance début 1943.
21. yüzyılın başında kulüp maddi sorunlarla yüz yüze kaldı.Au début du XXIe siècle, le club est au bord de la faillite.
Bu birliklerin çoğu savaşın başından bu yana çatışma içindedir.Les combats y sont les plus violents depuis le début de la bataille.
Kelime başında ğ sesi yer almaz.Il ne peut pas communiquer par la parole.
Sürekli basında sosyopolitik ve tarihi-felsefi konularda 100'den fazla makalenin yazarıdır.Auteur de plus de 100 articles sur des sujets sociaux, philosophiques et politiques.
Bunların başında kuşkusuz köpek ve kedi gelir.Il s'entend d'ailleurs avec la jeune fille comme chien et chat.
Başından geçenleri ve üzüntülü geçen hayatını anlatmaktadır.Il lui révèle alors son passé et sa solitude présente.
20. yüzyıl başından itibaren otel olarak kullanılmaya başlamış bir yapıdır.Depuis la fin du XIXe siècle, le site a été transformé en hôtel.
Şarkı, albümün dördüncü ve son teklisi olarak 2004 yılı başında piyasaya sürülmüştür.Le single est sorti comme le quatrième et dernier single de l'album au début de 2004.
Kulübün 1980'lerin başında, göreceli bir başarılı dönemi vardı.À partir de la fin des années 1980, le club va connaître sa meilleure période.
Seksenlerin başında Morrison Avrupa'ya geri taşındı.Marshall, entre la vie et la mort, est rapatrié en Europe.
Ahmet Kural, zaman zaman kadınlara uyguladığı şiddet haberleriyle basında yer aldı.Mandy obtient habituellement ce qu'elle veut par l'intimidation,.
Grubun kendi adını taşıyan ikinci albümleri, 2012'nin Mayıs sonu/Haziran başında yayınlandı.Les deux rappeurs travaillent sur leurs albums solo respectifs (fin 2012, début 2013).
Yanına Dwalin, Fili,Kili'yi ve Bilbo'yu alarak orkların başında olan Azog'u öldürmeye gitmektedirler.Les dîmes se partageaient entre le seigneur des lieux, celui de Chissey, le curé et l'évêque.
Sonuç, 1990 başında RISC System/6000 ile sunulan POWER mimarisi oldu.Il a été annoncé en 1990 et a été initialement utilisé dans la première gamme de machines RISC System/6000.
Sıkıntılı günler geçiren Galatasaray daha ligin başında yarıştan kopmuştu.Vichot préfère les courses disputées par beau temps.
Kömür ve kok kömürü geniş bir şekilde ithal listesi başındaydı.Le charbon et l'argile du site ont eu autrefois une grande importance économique.
Valencia takımının başında 1980 yılında UEFA Süper Kupası'nı kazandı.Avec les Valenciens, il remporte la Supercoupe de l'UEFA en 1980.
Şarkı 1980 başında üç gün içerisinde kaydedildi.La chanson est enregistré trois semaines plus tôt.
Cromwell ise sağ kanatta altı buçuk süvari alayının başındadır.L'aile droite est composé de 6 et demi régiments de cavalerie commandés par Cromwell.
Yerel basında da grupla ilgili birçok haber yayımlanmıştır.Plusieurs groupes de médias diffusent les informations locales.
2000'li yılların başından itibaren ise başka taraftar grupları da eklenmiştir.Jusqu'à la fin du premier millénaire divers groupes arrivent et s'intègrent.
Onun resimlerinde her zaman başında bir tüy bulunur.Les profils présentent toujours un méplat en face.
Semtte 20. yüzyıl başında inşa edilmiş çok sayıda eski yapı yer alr.Il y a une vieille horloge installée au début du XXe siècle.
Fakat Aodhan, başından beri farklı bir şey istemektedir.À l'origine, Bioshock avait un scénario différent de ce qu'il est aujourd'hui.
Adamın yanı başında, acılı bir mektup ve boş bir zehir şişesi bulundu.À côté de son cadavre, on trouve un mot exprimant des remords et une fiole de poison vide.
20. yüzyılın başında filizlenen birçok ressamın etkili bir destekçisi oldu.De nombreux artistes apparus au début du IVe siècle vont rester célèbres.
Sabri ise "Maçın başından sonuna kadar bir bütün oynadık.Federer déclare : « C'était un grand match, difficile du début à la fin.
Başında ise Hüsamettin (Ertürk) Bey bulunmaktaydı.(Ici Bakou !) et présentée par Nəcibə Məlikova.
1990'ların başından beri Ege Bölgesi'nin futbol ekiplerinden görev almaya başladı.Les chercheurs se sont intéressés dès les années 1990 à la police de proximité.
Şarkının başındaki "it's in the trees, it's coming!"Cadena s'exclame: « He's here! » (« Il est ici! »).
Birimin başında Prof. Dr. Gerhard Weikum bulunmaktadır.Le préfet Grimaud est là en personne.
Olayı araştıran James Bond, ezeli rakiplerinden Ernst Blofeld'in işin başında olduğunu öğrenir.James Bond fait le tour du monde pour retrouver Ernst Stavro Blofeld, responsable de la mort de sa femme.
Bu parfüm hala dünyada en çok tanınan kozmetiklerin başında gelmektedir.Il s'agit peut-être aujourd'hui du parfum le plus connu au monde.
22 Şubat 1962 günü Albay Talat Aydemir'in başında bulunduğu cunta yönetime el koymaya kalkıştı.Le 22 février 1962, une tentative de coup d'État est menée par le colonel Talat Aydemir.
2010-2011 sezonunun başından beri Bulgaristan ekiplerinden Lokomotiv Plovdiv'de oynamaktadır.Lors de la saison 2010-2011 il s'engage au PFK Lokomotiv Plovdiv.
Willow'un içinde en başından beri çok büyük bir enerji vardı.De ce point de vue, il est très proche de Willow à ses débuts.
İsminin başındaki Wilkinson, 2003 yılında David Todd Wilkinson anısına eklendi.Tom Van Dyck joue notamment en 2003 dans La Mémoire du tueur.
Rex Sacrorum, devletin başında yer alırdı.Le rex sacrorum a hérité des fonctions religieuses du roi.
1980'li yılların başında Fransa’da bir tartışma ortamı doğdu.En France, une scène émerge dès le début des années 1980.
En çok kullanılan plastiklerin başında gelir.Le modèle en plastique devient le plus utilisé.
Müzenin açılış tarihi olan 1986'dan 1994'e kadar müzenin başındaydı.Le musée est ouvert au public depuis 1986.
Clarke evliliği hakkında "başından beri uyumsuz bir evlilikti" dedi.Par la suite Oskar dit de ce mariage qu'il est« mauvais depuis le début ».
1980'lerin başında, grubun birçok teklisi ve EP'si aynı zamanda UK Indie Charts'da ilk 10'a girdi.Au début des années 1980, leurs morceaux atteignent fréquemment l'UK Indie Chart.
Ermenice olduğu için ismi 90'lı yılların başında değiştirildi.Si par contre c'est à Moscou qu'elle a été peinte elle doit être datée des années 1390.
2007 yılının başında yeniden Fenerbahçe kadrosuna çağrıldı.Il siège à nouveau à l'assemblée du Nebraska à partir de 2007.
Eğer oyunun başında açılırsa, kart ortaya atılır ve yeni kart seçilir.Si les partenaires découvrent la réponse, la carte est gagnée et on tire la suivante.
Dizi, dedektif Sam Tyler'ın başından geçenleri konu almaktadır.Huissier de justice, Joe Tyler se voit charger d'une étrange affaire.
Sözcüğün başındaki "a" eki olumsuzluk ekidir.D ou d est le nom par défaut d'une droite.
Neden listenin başındasın?¿Por qué encabezas tú la lista?
Tom kendini başından vurdu.Tom se disparó en la cabeza.
Aklı başında olmayan sensin.No estás en tu sano juicio tú.
2005 yılı başında The Game, G-Unit ile bir kavgaya başladı.A principios de 2005, The Game inició una disputa con G-Unit.
Tampere, 20. yüzyılın başında Finlandiya'nın birçok önemli siyasi olayının merkeziydi.Tampere fue el centro de muchos acontecimientos políticos importantes de Finlandia en el siglo XX.
Bosch, başından beri büyük ölçüde mesleki eğitimi teşvik konusunda endişeliydi.Desde el principio, Bosch estaba muy preocupado por la promoción de la formación profesional.
Eski liderleri Jay Park 2010 yılının başında resmi olarak gruptan ayrılmıştır.El líder del grupo, Jay Park, abandonó la banda oficialmente a inicios del 2010.
Nedenlerinin başında neden olduğu komplikasyonlar(ortaya çıkan istenmeyen etki) yer almaktadır.Ésos, ¡qué vanas son sus obras!
1990'ların başında, Başbakan Alassane Ouattara'ya Teknik Danışman olarak çalıştı.A principios de 1990 comenzó a trabajar como asesor técnico del entonces Primer Ministro, Alassane Ouattara.

İlgili Sayfalar