başında ile cümle

başında kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Einsatzgruppe C : başında SS-Gruppenführer Otto Rasch vardı.Il fut le chef de l'Einsatzkommando 6 au sein de l'Einsatzgruppe C dirigé par Otto Rasch.
2010 akademik yılının başında hizmete girmiştir.La phase 1 a été achevée à temps pour l'année universitaire de 2010.
II. Dünya Savaşı'nın başında, Hollidt 52. Piyade Tümen Komutanı olarak görev yaptı.Au début de la Seconde Guerre mondiale, Hollidt sert comme commandant de la 52e division d'infanterie.
Altmışlı yılların başında Sovyet vatandaşlığına kabul edildi.Dans les années 1960, elle reçoit la citoyenneté soviétique.
Bu hediyelerin başında çiçekler ve çikolata gelir.Ils y sont très bien accueillis, avec fleurs et chocolats.
3 gün sonra bir BÇG belgesi daha basında yer aldı.Quelques jours plus tard, elle trouve une troisième lettre dans un journal.
1990'lı yılların başında çim sahaya dönüştürülmüştür.Au début des années 1990, le Vieux-Port fut redéveloppé.
Bunlardan bir tanesi ve ilki, 1830’ların başında düzenledikleri eylemdi.De la crise présente et de celle qui se prépare, 1830.
Saldırıda bir kişi başından yaralandı.Dans l'attaque, un des hommes est blessé.
20 Şubat 2007'de Kuzey Amerika'da ve 23 Şubat 2007 başında dünya çapında piyasaya sürüldü.Le jeu est sorti le 20 février 2007 en Amérique du Nord et le 23 février 2007 dans le reste du monde.
Başında ise iki tane çok uzun ve sivri boynuzdan oluşan bir börk (başlık) taşır.Celui-ci se compose de deux buttes (cibles) opposées et distantes de cinquante mètres.
Grelot 1670'li yılların başında İstanbul'a gelmiş ve iki yıl kalmıştır.Collot arrive à Lyon en 1782 et y demeure deux ans.
Bu sayı 20. yüzyılın başında 600'e ulaşmıştır.Celle-ci atteint plus de 3 600 âmes au début du XXe siècle.
1970'li yılların başından itibaren birçok dizi yayınlanmıştır.Avant 1970, quelques informations ont été diffusées.
1990'li yılların başında Dünya Güreş Federasyonu (WWF)'deki tarzıyla tanındı.Il est principalement connu pour son travail à la World Wrestling Federation (WWF) dans les années 1990.
Yaklaşım 1970'lerin başında Christopher Strachey ve Dana Scott tarafından ortaya atılmıştır.Cette discipline a été introduite par Christopher Strachey et Dana Scott.
Konferansın başında iki öneride bulundu.Il est en premier lieu instauré deux conférences.
Dolayısıyla kelime başında bulunmaz.Pas avec des mots.
Basında çıkan haberler göre satış fiyatı 1.8 milyar Euro idi.La vente a rapporté 1 800 euros.
Filmin başında 30 bin doları vardır ve Teddy KGB ile karşılıklı poker oynar.Il remporte 123 000 € et devient dès lors un habitué du circuit du poker.
Bölümün başında Giles, Buffy'le konuşmaktadır.Durant les trois premières saisons, Giles est l'observateur de Buffy.
Altıncı sezon başından bu yana, Ellen Yüksek çözünürlüklü yayın yapmaktadır.Depuis le début de la sixième saison, l'émission est diffusée en haute définition.
Söz başındaki m- sesleri b- sesi olur.П représente le son /p/.
2003'ün başında araç yenilendi.Début 2009, les véhicules ont été adaptés.
Bu dönemde köy gruplarının başında yerel derebeyler vardı.Il existait certainement des assemblées de voisinages à ce niveau-là.
Bu sapkın akımların başında elbette şüphecilik geliyordu.Sur l'autre face, il y avait Suspicion.
Oyunculuğu dışında babasından kalan şirketin de başında yer almaktadır.Son père, addict aux jeux d'argent, est également absent.
Pietila, The Tracey Ullman Show programının başından beridir Simpsonlar'da yer almaktadır.Il raconte alors que les Simpson ont fait leurs débuts dans le Tracey Ullman Show.
Bana aklı başında birisini gönder.Gardez un esprit ouvert.
1600lı yıllar başında restorasyon.En 1600 commence une période de restauration.
Çarpma, canlı olarak basında ve televizyonda sunulan ve tartışılan önemli bir haber olayı idi.Il y avait quelque chose de grave qui passait à la fois sur l'écran et dans la salle.
Bu alanların başında çatışma analizi ve strateji konuları gelmektedir.Cette notion s'analyse en situations de conflit et de groupe.
Bu zamanlarda fizikçiler atomik çekirdeği keşfetmenin başındaydılar.En 1900, les physiciens commençaient juste à envisager la structure de l'atome.
20. yüzyılın başında Doha dokuz ana semte ayrılmaktaydı.Au début du XXe siècle, elles se tenaient le 9 de chaque mois.
Bunun üzerine 1920'lerin başında New York'a taşındı.Ils déménagent à New York au début des années 1920,.
1980'lerin başında ilk albüm çalışmaları olan Asphalt Garden ve Steppin' Out'u çıkardı.Au début des années 1980, il sort ses deux premiers albums studio, Asphalt Gardens et Steppin' Out.
İlçe yönetiminin başında kaymakam bulunmaktadır.J’assiste au début d’un office.
Çift 2014 başında ayrıldı.Le couple s'est séparé début 2012.
Romanın başında uzun bir giriş vardır.Au-dessus de la porte se trouve percée une ouverture romane.
19. yüzyılın başında bölgede ticari faaliyetler münasebetiyle üsleri bulunan üç ülke kalmıştı.Au début du XIXe siècle, localement, trois usines travaillaient le cuivre.
Budama: Budama kış sonu ya da bahar başında yapılır.Elle se produit à la fin de l'hiver ou au début du printemps.
Karısının ve çocuğunun başında olmamasının sonunun böyle olmamasına şaşırmaz.Dans ce dernier cas, il n'arriverait rien à sa femme et à son fils.
Serinin başında 11 yaşındadır.Il a 11 ans au début de la série.
1984 yılında Canal+'u kurmuş ve 1994 yılına dek başında kalmıştır.Ils seront actifs sur Canal+ Belgique jusqu'à leur auto-dissolution en 1994.
2009-10 sezonu başında Mile Jedinak transferinde takas yolu ile Gençlerbirliğine transfer oldu.Pendant 6 à 12 mois, le SMV propose aux jeunes un parcours d'insertion vers l'emploi.
2006-2007 sezonu başında Ankaraspor'a transfer oldu.Il a été transféré au début de la saison 2008-2009 à Ankaraspor.
En başından beri ilham kaynağı blues ve 60'ların rock and roll'uydu.Dès ses débuts, Sambora s'inspire essentiellement du blues et du rock and roll des années 1960.
Şâir, başından geçen aşk mâceralarını hikâye eder.Ce qui laisse à penser que leur histoire d'amour recommence.
Deliriyorum, uzun aralıklı ve berbat aklı başında dönemler geçirerek."Alors que nous sommes maintenant face à de véritables sauvages fous furieux ».
1970'lerin başında Jugnauth, Mauritius Militan Hareketine katıldı.Durant les années 1970, elle est engagée politiquement dans le mouvement maoïste.
Forrest daha çok atılgan bir tiptir, Graham ayrıca daha sakin ve aklı başındadır.Genzo est quelque peu pervers, drôle et sérieux à la fois.
Fakat roktan önce pek hareket etme imkanı olmadığından oyunun başında pek etkili değildir.Bien qu'ayant débuté très tôt la guitare il n'a pas eu de succès immédiat.
Fakülteler'in başındaki en üst düzey görevli dekandır.La position est occupée par l'officier le plus senior des FAC.
20. yüzyılın başında.Au début du XXe siècle .
Bu geçiş ve istilayı yeni yıl başında yapmayı planlamakta idi.Les travaux de construction de la route et de nivellement débutent cette année-là.
Bununla ilgili durum 1980’lerin başında ortaya çıktı.Toute la magie des années 1980 s'y trouve ».
Zengin, 2010'un başında Eskişehirspor'a kiralandı.Plainte avait été déposée auprès de la HALDE par un invité à un mariage début 2010.
Elyazmasının başında yazımın bitiş tarihi olarak 1401 tarihi görülmektedir.La première mention écrite de la localité date de 1401.
Onlar, onun Dünya'nın başındaki dev bir uzay gemisi tarafından yutulduğundan habersizlerdir.Cela les mène ensuite au cœur d'un immense vaisseau spatial.
Guberniya yönetimi 1920'li yılların başında kaldırılmıştır.Le gouvernement est aboli au début des années 1920.

İlgili Sayfalar