başında ile cümle

başında kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Temmuz başından itibaren hasat edilmeye başlanır.Sie kommen ab Juli aus den Bauen.
Bu etkinliklerin başında 2005 yılından sonra her yıl düzenlenen "Düzce Kafkas Festivali" başta gelmektedir.Im Jahr 2005 wurde das Neujahrswunschkonzert, das seither jährlich Anfang Jänner stattfindet, begründet.
Başından beri hatalıydım.J'ai eu tort depuis le début.
İşini başından savma.Ne néglige pas ton travail.
Özellikle yaptığın şeyleri başından savma!Surtout, ne néglige pas ce que tu as à faire !
Başından beri dediğim bu.C'est ce que je dis depuis le début.
İslâm dininde iman esaslarının başında Allah'a iman gelir.Car, c'est en Allah que les croyants doivent placer leur confiance .
Eski liderleri Jay Park 2010 yılının başında resmi olarak gruptan ayrılmıştır.L'ancien leader, Jay Park quitte officiellement le groupe en début d'année 2010.
Başındaki çelik miğferinin bir parçası beynine girmişti.Un fragment de son casque d'acier a pénétré dans son cerveau.
Kariyerinin başında Susie Wynne tarafından çalıştırılıyordu.Au début de sa carrière, il fut entraîné par Susie Wynne.
Eğer bu kart oyunun başında açılırsa, aynı kurallar uygulanır.Si cette carte est retournée en début de jeu, la même règle s'applique.
1970'lerin başında Mon oncle Antoine adlı filmin senaryosunu yazdı.Au début des années 1970, il scénarise le film Mon oncle Antoine.
1990'ların başında genç bir çift lambaları başarılı bir şekilde üretmeye ve pazarlamaya başladı.Au début des années 1990, un jeune couple commence à produire et à vendre les lampes avec beaucoup de succès.
1990'ların başında White'ın sağlığı hızla bozuluyordu.Au début de l'année 1990, la santé de Ryan White se détériore rapidement.
Filmin başında, güzellik yarışmasının adaylarını taşıyan uçak bir adaya düşmektedir.Au début du film, un avion transportant des participants à un concours de beauté s'écrase sur une île déserte.
2005 yılı başında The Game, G-Unit ile bir kavgaya başladı.Au début de 2005, Game se lance dans une rivalité face à G-Unit.
Rita yine iş başındadır.Jack reprend du service.
Le Roy Ladurie 1970'lerin başında,Nouvelle histoire (yeni tarih) hareketini kurdu.Au début des années 1970, Le Roy Ladurie participe à la « Nouvelle histoire ».
1670'lerin başında Ceneviz Cumhuriyeti XIV. Louis tarafından tehdit edildi.Au début des années 1670, la République de Gênes est menacée par Louis XIV.
Keşif heyeti Ekim 1851'in başında İngiltere'ye geri dönmüştür.Les navires retournent en Angleterre au début du mois d'octobre 1851.
Catherine Hardwicke filmin gelişim aşamasının başında yönetmen olarak katıldı ancak sonradan çekildi.Catherine Hardwicke fut d'abord associée au projet en tant que réalisatrice mais se rétracta ensuite.
2007 yılının başından bu yana elektronik aylık bilet sistemi kullanılmaktadır.Fin 2007, un nouveau système de ticket électronique est introduit.
1990'ların başında ünü özellikle de İspanyolca'nın konuşulduğu ülkelerde büyümüştür.Sa renommée continue de grandir au début des années 1990, en particulier dans les pays hispaniques.
Bu arada Catelyn Stark ise Winterfell'da bilinçsiz şekilde yatan oğlu Bran'ın başında bekler.Pendant ce temps, à Winterfell, une triste Catelyn Stark veille sur son fils Bran toujours inconscient.
Basileous 39 yıl (986-1025 döneminde) hayatını ordusu başında savaşlarda geçirdi.Pendant 39 ans (986-1025), le basileus conduit son armée sur tous les champs de batailles.
2003 yılının başında Nolan, yeni bir Batman filmi yapma fikriyle Warner Bros'a yaklaştırıldı.Au début de l'année 2003, Nolan a approché Warner Bros. avec l'idée de faire un nouveau film Batman.
Seksenli yılların başından beri 20 milyondan fazla albümleri satılmıştır.Ils ont vendu plus de 20 millions d’albums depuis le début des années 1980.
Başından geçen bir olay politik düşüncelerinin değişmesine sebep oldu.Un événement va les faire changer d'avis.
Oyun başında her kuyuda 4 taş bulunur.Chaque trou contient au début du jeu quatre graines.
Ama başından beri bu evlilikten memnun değildi.Leur mariage fut, dès le début, malheureux.
Oyunun başında her eyalet küçük bir köy gibidir.Au début, chaque province est comme un petit village dirigé par le joueur.
Kariyerinin başında, ailesine ait bir inşaat şirketinde çalıştı.Au début de sa carrière, il a travaillé pour l’entreprise familiale de construction.
Oyunun başında herkese dörder kâğıt dağıtılır.Chaque joueur reçoit quatre cartes au début de la partie.
Bir Kardinal bu ayinin başında bulunacaktır.Le cardinal doit arriver d'une minute à l'autre pour présider la cérémonie.
İnsan kılığında ve ocak başında bulunan bir ruhtur.L’homme à la main sanglante, à la robe écarlate ! ».
50'lerin başında Roma'da annemle yalnızdım.Dans les années 1950, elle s'installe avec sa famille à Rome.
O 1990'ların başında Fransa'ya taşındı.Elle s'installe en France au début des années 1990.
İletişim medikal tavsiyeler ve kuaförlerin tavsiyeleri ile basında yapılır.La communication se fait dans la presse par des recommandations médicales et des conseils de coiffeurs.
Turan, basında çıkan bu haberleri yalanladı.Kellan transmet les informations reçues à la presse.
2013'ün başında ayrılıklarını açıklamışlardır.Ils se séparent au début d'année 2013.
Yanı başındaki yunusla birlikte.La Rousselais sur le Meu.
1970'lerin başında Gottfried Hüngsberg ile evlendi.En 1974, à 27 ans, elle a épousé Gottfried Hüngsberg.
1942'nin başında da, Montreal merkezli ağırsiklet şampiyonluğu unvanını elde etti.Au début de 1942, il joue également le rôle de champion du monde des poids lourds basé à Montréal.
Film deniz subayı K. M. Nanavati'nin başından geçen gerçek bir olaydan esinlenmiştir.Il est basé sur la vie de l'officier de marine K. M. Nanavati,.
Bu unsurların başında vurmalı çalgılar gelir.Ils doivent en passer par les tirs au but.
70li yılların başında Senato güçlerinde aşamalı bir aşınma görülmüştü.Les 70 années précédentes avaient été témoins d’une érosion graduelle du pouvoir des sénateurs.
Dizideki yetişkin karakterlerin başında ise Eric'in ebeveynleri Kitty ve Red Forman gelmektedir.Eric vit chez ses parents, Kitty Forman et Red Forman.
Bu OneDrive değişikliklerinin 2016 yılının başında hayata geçirildi.Les changements apportées à OneDrive seraient effectifs dès le début de l'année 2016.
19. yüzyılın başında, İspanya'da siyasi durum son derece karışıktı.Au début du XIXe siècle, il y avait des troubles politiques en Nouvelle-Espagne.
Su ve kanalizasyon işleri 2009 yılı başında tamamlanmıştır.L'électricité et l'intérieur viennent d'être terminés fin 2009.
Sezonun başında Willow, Buffy'i güçlü bir büyüyle diriltir.Au début de cette saison, Willow est convaincue de pouvoir ramener Buffy à la vie.
Özellikle Seelow Tepeleri Muharebesi ve Oder-Neisse Muharebesi sırasında 9. Ordu'nun başındaydı.Busse dirige sa 9e armée lors de la bataille de Seelow et de la bataille de Oder-Neisse.
Halen Nintendo Entertainment Analysis and Development kuruluşunun başındadır.Il dirige le Groupe de Développement no 2 du studio Nintendo Entertainment Analysis and Development.
Ölümü yeneceğine dair annesinin mezarı başında yemin eder.Elle jure sur le tombeau de son père de le venger.
Ona takvimi gösterir, takvimde şu yazar: "Make it safe and sane" (Güvenli ve aklı başında yap).Keep it safe and simple : « laisse-le sûr et simple ».
Bu gelişmeler 2009'un başında tamamlanacaktır.Ceux-ci se terminent au début de l'été 2009.
1070 basında hiç bekelenmedik bir gelişme oldu.Sa mort, postérieure à 1070, n’a pas été consignée.
Şu anda gelişmekte olan kendi şirketi Intentional Software'ın başındadır.Il a depuis créé sa propre entreprise, Intentional Software.
O özünü (kendisini) Kars’ın yukarı başında Bayrampaşa mahallesine yetirdi (yetiştirdi).Privat lui, s'est retiré en ermite dans des grottes au-dessus de Mimate (Mende).
1989 yılında SWAPO seçmen kaydının başındaydı.Il était en charge de Inscription des électeurs à la SWAPO en 1989.

İlgili Sayfalar